KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/10820 E., 2024/7599 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2024
- Esas No
- 2023/10820
- Karar No
- 2024/7599
- Temyiz eden (davalı)
- ... Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
583 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: 07/11/2012 tarih ve 28460 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 2012/3857 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile uygulama alanı ilan edilen Burdur İli, Gölhisar İlçesi, ... Mahallesi'nde yapılan toplulaştırma işleminin ... ada ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K: ... sayılı kararda; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; davacının eski ... ada ... nolu parseli ile dağıtım sonucu verilen ... ada ... nolu yeni parsel karşılaştırıldığında; ... ada ... nolu parselin önceki halinin konum olarak daha kullanışlı olduğu, parselin şehir merkezine daha yakın bulunduğu, ancak davacıya yeni tahsis edilen yer değerlendirildiğinde, verilen yerin önceki duruma göre hem konum hem de çöplükten dolayı tarımsal faaliyet açısından olumsuz olduğu,
bununla birlikte toprak derecelendirme ve sınıflandırmasının, ulaşım, sulama, konum, topoğrafya, toprak verimliliği, rayiç bedel, bakımından uygun olmadığı, tahsis edilen ... ada ... nolu parselin özellikle ... ada ... parsel ile eşdeğer olmadığı, tarımsal faaliyet ve tarım dışı kullanımlar için herhangi bir avantaj sağlamadığı, eski yerinden verilemeyen kısım için, toplulaştırma işleminin parselasyon ilkelerine ve fiili duruma uygun olmadığı, parselasyon ilkelerine göre toplulaştırma işlemi ile davacıya taşınmazının bulunduğu yerde yer verilmesi mümkün iken bunun yapılmadığı, dağıtım ilke ve esaslarına uyulmadığı,
eski parselin davacı üzerinde kalacak şekilde toplulaştırma yapılmamasının teknik bir zorunluluktan kaynaklanmadığı hususları gözetildiğinde, toplulaştırma işleminin arazi toplulaştırmasının amacına, parselasyon ilkelerine ve hukuka uygun olarak yapılmadığı anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacının askı ve ilanlara süresinde itiraz etmediği, davada arsa ve arazi düzenlemesine ilişkin kurallara göre değil, arazi toplulaştırmasına ilişkin kurallara göre teknik ve hukuki incelemenin yapılması gerektiği, arazi toplulaştırmasının şehircilik amacıyla değil, zirai amaçlarla yapıldığı, toplulaştırmaya tabi olan diğer arazi sahiplerinin taleplerinin neler olduğu irdelenmeden, salt bu parsel kapsamında değerlendirme yapılmasının bilimsellikten uzak ve hukuka aykırı olduğu, idari yargının idareyi seçeneklerden birisine tercihe zorlayacak ya da belli bir yönde işlem ve eylem tesisine zorlayacak şekilde yargı kararı vermeleri halinde hukuka uygunluk denetimi aşılarak yerindelik denetimi yapılmış olacağı belirtilerek, hukuka aykırı olan kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2023/10820, K. 2024/7599, 18 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama