KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/12001 E., 2023/6889 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 7 Aralık 2023
- Esas No
- 2023/12001
- Karar No
- 2023/6889
- Temyiz eden (davacılar)
- 1- ... Derneği
Karar Metni
828 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
2- ... Muhtarlığı Tüzel Kişiliği 3- ... 4- ... 5- ... VEKİLLERİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...
MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : ... Maden Nakliyat Asfalt İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU
... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Yalova İli, Merkez İlçesi, ... Köyü'nde ve ...paftada kayıtlı İR... nolu işletme ruhsatlı sahada ... Maden Nakliyat Asfalt İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından işletilen "Kalker Ocağı, Kırma Eleme Tesisi ve Mekanik Plent Tesisi Kapasite Artışı" projesi için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı verilmesine ilişkin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda. Yalova İli, Merkez İlçesi, ... Köyü'nde ve...paftada kayıtlı İR... nolu işletme ruhsatlı sahada ...
Maden Nakliyat Asfalt İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından işletilen "Kalker Ocağı, Kırma Eleme Tesisi ve Mekanik Plent Tesisi Kapasite Artışı" projesi için verilen ... tarih ve ... sayılı ÇED Olumlu kararının Mahkemelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla iptal edildiği, buna istinaden mülga Çevre ve Orman Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi ve Planlama Genel Müdürlüğü'nün 2009/7 sayılı Genelgesi uyarınca yeniden yapılan değerlendirme sonucunda anılan proje hakkında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işlemiyle "ÇED Olumlu" kararı verildiği,
işbu işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı, bakılan davada, ... tarih ve E:..., K:... sayılı Mahkeme kararında gösterilen hukuka aykırılık nedenlerinin giderilip giderilmediği, söz konusu projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeyde olup olmadığı,
projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla maden mühendisi, ziraat mühendisi, jeoloji mühendisi, çevre mühendisi, harita mühendisi, orman mühendisi ve biyologtan oluşan bilirkişi heyeti ile yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporunun, dosyada yer alan diğer bilgi ve belgelerle birlikte incelenmesinden; dava konusu işleme esas Çevresel Etki Değerlendirme Raporunda projenin çevresel etkileri ortaya
konularak oluşacak çevresel etkilere karşı alınacak tedbir ve önlemlerin detaylı
olarak değerlendirildiği, raporun hazırlanması sürecinde teknik ve bilimsel yöntemlerin, çevre uyumu kapsamında
insan sağlığı ve doğanın korunması için konu ile ilgili tüm mesleklere ait lisans eğitimi almış kişilerin yer aldığı, konusunda uzman ve yetkili teknik
görevlilerce detaylı raporlar sunulduğu, projenin yapılmasında kamu yararı olduğu, ... tarihli ve ... sayılı
ÇED Olumlu kararının iptaline ilişkin Mahkemelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında gösterilen hukuka
aykırılık nedenlerinin, Nihai Çevresel Etki Değerlendirme Raporunda ayrı ayrı değerlendirilerek giderildiği, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler
sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde
olduğu, projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca bulunulmadığı hususunun ortaya konulduğu, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
... tarihli ve ... sayılı ÇED Olumlu kararının tümüyle iptal edildiği, buna rağmen dava konusu ÇED Olumlu Kararının tesis edildiği, salt bilirkişi raporuna istinaden verilen ret kararının hukuka uygun olmadığı, 2009/7 sayılı Genelgenin bu davada uygulanamayacağı, daha önceki iptal kararının ÇED Raporunun bir ya da birkaç hususuna ilişkin olmayıp tamamına ilişkin olduğu, projenin zeytinlik alanlara 3 km mesafede olduğu, projenin entegre bir proje olduğu ve tek bir ÇED Raporu hazırlanması gerektiği, kapasite artışı nedeniyle tesislerin hepsinin kapasitesinin ve kirlilik etkisinin artacağı, kümülatif etki değerlendirmesinin yapılmadığı,
proje sahasının Orhangazi barajına 1600 m mesafede olduğu, PM 2,5 ve altı parçacıklara ilişkin toz modellemesi yapılmadığı, PM 2,5 ve altı parçacıklara ilişkin mevzuatımızda düzenleme olmamasının, devletin ve Anayasal normların yatay etkisi nedeniyle 3. kişilerin pozitif yükümlülüklerini ortadan kaldırmadığı, eksik düzenlemenin de hukuka aykırılık teşkil ettiği ve çevre hukukuna hakim ilkelerden ihtiyat ilkesi uyarınca ispat yükünün tersine döndüğü, Yeni Delhi prensiplerinin ihtiyat ilkesinin anlam ve kapsamını genişlettiği, toz dağılım modellemesinde hesaplamalara dayanak teşkil eden meteorolojik verilen 2011 yılına ait olduğu,
alternatif alan araştırması yapılmadığı, flora ve fauna çalışmalarının yeterli olmadığı, kapasite arttırıldığı halde pasa alanlarının düşürülmesinin çelişki arzettiği, tozumayı önlemek için gerekli su miktarı hesaplamalarında yanlışlık olduğu, su kaynakları, araç trafiği, tarımsal faaliyetler, taş savrulma mesafesi, acil eylem planı konularında eksiklikler ve/veya tutarsızlıklar olduğu, fayda maliyet analizi yapılmadığı, kararın bozulması ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare ve müdahil tarafından, Mahkeme kararının usul ve yasalara uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ :...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2023/12001, K. 2023/6889, 7 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama