KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/12798 E., 2025/2264 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2025
- Esas No
- 2023/12798
- Karar No
- 2025/2264
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
845 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Bahçelik 3. Kısım Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında, Kayseri ili, Develi ilçesi, ... mahallesinde yer alan ve davacının hissedarı olduğu ... ada, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasının anılan parsellere ilişkin kısmının iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu ... ada, ... perselde yer alan taşınmazı kapsayan alanda yapılan arazi toplulaştırma projesiyle davacıya eşdeğer bir yerden ve eşdeğer özellikli bir alandan tahsis yapıldığı anlaşıldığından, arazi toplulaştırması işleminin uyuşmazlık konusu taşınmaz yönünden arazi toplulaştırmasının amacına, dağıtım ilke ve esaslarına uygun olarak yapıldığı anılan parsel yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı, ... ada, ..., ..., ..., ..., ..., ... parselde kayıtlı taşınmazların davacının mülkiyetinde olmadığının anlaşıldığı,
her ne kadar anılan parsellere ilişkin yargılama süreci devam etmekte ise de, toplulaştırma işleminin niteliği itibariyla mülkiyet hakkına ve doğrudan maliğin tasarrufuna yönelik olduğu anlaşıldığından davacının mülkiyet bağı bulunmayan parseller yönünden toplulaştırma işleminin iptalini istemesinde hukuken korunması gereken güncel ve meşru bir menfaat ilişkisinin bulunmadığı sonucuna varıldığından 2577 sayılı Kanunun aradığı anlamda bakılan davada ehliyet koşulu sağlanamadığından anılan parseller yönünden uyuşmazlığın esasının incelenmesine olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle ... ada ... parsel yönünden davanın reddine, diğer parseller yönünden davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, ... ada, ..., ..., ..., ..., ..., ... perseller yönünden tapu iptali ve tescil davası açıldığı, davanın derdest olduğu, mülkiyet hakkını doğrudan ilgilendirdiği, toplulaştırma işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ
Davacının ... ada, ..., ..., ..., ..., ..., ... parseller yönünden ... Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde tapu iptali ve tescil davası açtığı göz önüne alındığında, dava konusu alanın davalı idare tarafından gerçekleştirilen arazi toplulaştırması uygulamasının dışında tutulması gerektiği sonucuna ulaşıldığından, Bölge İdare Mahkemesi kararının açıklanan gerekçeyle bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Davacının Kayseri ili, Develi ilçesi, ... mahallesinde yer alan ... ada, ... sayılı parsele ilişkin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü temyiz nedenleri, kararın buna ilişkin kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davacının, ... ada, ..., ..., ..., ..., ...... ... sayılı parsellere ilişkin temyiz istemine gelince;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2/1-a maddesinde iptal davalarının, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılabileceği hükmüne yer verilmiştir.
İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görülebilmesi için ön koşullardan olan ehliyet, yani idari işlemle dava açacak kişi arasında "menfaat ilgisi"nin bulunup bulunmadığının yargı yerince takdir edileceği açıktır.
İptal davasına konu edilecek işlem ile davacı arasında menfaat ilişkisinin kurulabilmesi gerek doktrinde gerekse yargı içtihatlarında belirlendiği üzere ancak kişisel, meşru ve güncel bir ilginin varlığıyla mümkündür.
Dosyanın incelenmesinden; toplulaştırma işlemine tabi tutulan Kayseri İli, Develi İlçesi,...'de bulunan ... ada, ..., ..., ..., ..., ..., ... parsel sayılı taşınmazların mülkiyetinin, davacının annesi ve kardeşlerine (..., ..., ..., ..., ...) ait olduğu, davacı tarafından anılan parsellere ilişkin olarak... Asliye Hukuk Mahkemesinin E:... sayılı dosyası üzerinden açılan "Tapu İptal ve Tescil Davasının" devam ettiği, UYAP üzerinden yapılan incelemede...
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin E...., K.... sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, söz konusu kararın ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ...tarih ve E...., K....sayılı kararı ile kaldırılarak esastan incelenmek üzere ...
Asliye Hukuk Mahkemesine gönderildiği, anılan Mahkemenin bu konuda vereceği karar sonucunun beklenmesi makul sürede yargılanma hakkı kapsamında mümkün olmamakla birlikte, davaya konu uyuşmazlıkta olduğu gibi mülkiyet iddiası bulunan taşınmazlar yönünden, mülkiyet iddiası bulunan şahısların toplulaştırma işlemine karşı iptal davası açabileceğinin kabulü gerektiği, öte yandan davacının, tapu iptali ve tescil davasının sonucunu beklemesi halinde idari yargı mercii nezdinde dava açma süresini kaçırabileceği gibi, tapu iptali ve tescil davasının lehine sonuçlanması halinde dava hakkını kullanamamış duruma düşeceği, bu durumda,
davacının mülkiyet hakkı konusundaki iddiasını yargı yoluna taşıdığı ve yargılamanın hâlâ devam ettiği dikkate alındığında davaya konu taşınmazlar yönünden toplulaştırma işlemine karşı idari yargıda dava açmaya ehliyetli olduğunun kabul edilerek işin esası incelenerek karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Diğer taraftan, işbu davada nihai karar verilinceye kadar tapu iptali ve tescil davasının ''ret'' ile sonuçlanarak kesinleşmesi halinde ise ehliyet hususunun oluşan hukuki duruma göre yeniden değerlendirilebileceği tabiidir.
(X) KARŞI OY
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında usul yönünden 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği oyu ile Daire kararına katılmıyorum.
Danıştay 4. Daire, E. 2023/12798, K. 2025/2264, 14 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama