KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/13016 E., 2024/1640 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 11 Mart 2024
- Esas No
- 2023/13016
- Karar No
- 2024/1640
- Temyiz eden (davacı)
- ... İşletmeleri Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Valiliği
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
562 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Aydın İli, Didim İlçesi, ... Mahallesi, eski DSİ tesisleri mevkiinde bulunan Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki 4.412,00 m²'lik alanın, düzenlenmiş alan, şemsiye-şezlong alanı ve ahşap iskele yapılmak suretiyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle 27/05/2015-31/10/2016 tarihleri arasındaki dönem için davacıdan 170.440,10-TL ecrimisil istenilmesine ilişkin ... günlü, ... sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun bir bütün olarak değerlendirilmesinde davacının Devlet Hazinesine ait taşınmazı hukuken korunabilir bir hakka dayanmaksızın kullandığı, dolayısıyla fuzuli şagil konumunda olduğu, bu sebeple ecrimisil tahakkuk ettirilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmış, dosyanın tahakkuk ettirilecek ecrimisil miktarı yönünden incelenmesinde ise.
27/05/2015-31/10/2016 tarihleri arasındaki dönem için işgal edilen alana ilişkin ecrimisil beledinin 170.075,32 TL olduğu anlaşıldığından dava konusu işlemin bu kısmında hukuka aykırılık, bu miktarı aşan 364,78 TL lik kısmında ise hukuka uyarlık görülmediği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin 364,78-TL'lik kısmının iptaline, davanın söz konusu ecrimisil ihbarnamesinin 170.075,32-TL'lik kısmı yönünden ise reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararına uyularak verilen Bölge İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla davacı tarafından, işgal alanının doğru hesaplanmadığı, işgal sürelerinin doğru belirlenmediği, ecrimisilin fahiş olduğu iddia edilmekte ise de; davalı idare tarafından yerinde yapılan ölçüm ve tespitlere istinaden işgal alanının ve süresinin belirlendiği, buna istinaden taşınmaz tespit tutanağının hazırlandığı, davacı tarafından idarece yapılan tespitlerin aksini ortaya koyan ve hukuken itibar edilebilecek nitelikte herhangi bir somut kanıtın dosyaya sunulmadığı, diğer yandan.
Bölge İdare Mahkemesince yapılan hesaplama uyarınca, söz konusu dönemdeki işgali nedeniyle davacıdan istenilmesi gereken asgari ecrimisil miktarının 228.815,09-TL olduğu, bu hale göre, davacıdan lehine olacak şekilde 170.440,10-TL ecrimisil istenilmesine ilişkin 10/07/2017 günlü, 1809 sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının istinaf başvurusunun anılan gerekçeyle reddi, davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun ise kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davacının istinaf başvurusunun anılan gerekçeyle reddine, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile Aydın 2. İdare Mahkemesi'nin 19/10/2018 gün ve E:2017/929, K:2018/984 sayılı kararının iptale ilişkin kısmının kaldırılmasına, bu kısım yönünden de davanın reddine, karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, ecrimisil ihbarnamesinin hesaplamasında esas alınan kullanım alanın hatalı tespit edildiği, bedelin yanlış hesaplandığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2023/13016, K. 2024/1640, 11 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama