İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /4. Daire

DANIŞTAY · 4. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 4. Daire E.2023/13265 K.2023/7046

2- … Defterdarlığı … Yakası … Dairesi Başkanlığı … VEKİLİ : Av. …

Esas2023/13265Karar2023/7046Tarih14 Aralık 2023Okuma10 dk · 1.996 kelime

KÜNYE

Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/13265 E., 2023/7046 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire

Karar tarihi
14 Aralık 2023
Esas No
2023/13265
Karar No
2023/7046
Temyiz eden (davacı)
…
Vekili
Av. …
Karşı taraf (davalılar)
1- … Belediye Başkanlığı …
Vekili
Av. …
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.996 kelime·10 dk okuma·12 bölüm

2- … Defterdarlığı … Yakası … Dairesi Başkanlığı … VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU

… Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: İstanbul İli, Fatih İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazda yer alan gecekondu için gereken bedellerin ödenerek düzenlenen tapu tahsis belgesinin iptal edilmesi nedeniyle söz konusu taşınmazın güncel değeri olan 225.000,00-TL'nin yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının söz konusu taşınmazın tapu tahsis belgesinin iptalinde herhangi bir kusurunun bulunmadığı, tarihi sit alanı içerisinde yer alması nedeniyle tapu tahsis belgesinin iptal edildiği göz önüne alındığında, davacının tapu tahsis belgesini almadan önce taşınmaz için ödediği bedel olan 1.782.403,00-TL'nin güncel değerinin, tapu tahsis belgesini iptal eden davalı. Yakası.

Dairesi Başkanlığı ile taşınmazın mevcut maliki olan Fatih Belediyesince müştereken ve müteselsilen tazmini gerektiği, söz konusu bedelin güncel değerinin Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksine göre 13.348,82-TL olduğu, bu doğrultuda davacının 225.000,00-TL maddi tazminat talebinin, 13.348,82-TL'lik kısmının kabulü, 211.651,18-TL'lik kısmının ise reddi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçeleriyle, davacının maddi tazminat talebinin 13.348,82-TL'lik kısmının kabulüne, 211.651,18-TL'lik kısmının ise reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının reddine yönelik kararın Danıştay Altıncı Dairesinin 19/10/2022 tarih ve E:2020/5626, K:2022/8830 sayılı kararı ile davanın görev yönünden kesinleşme şartının gerçekleşmediği, bu uyuşmazlığa konu aynı nitelikteki tazminat istemli davanın adli yargıda devam ettiği gerekçesiyle bozulması üzerine, …Bölge İdare Mahkemesi.

İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile bozma kararına uyularak, ''İdare Mahkemesi kararının, davanın 211.651,18 TL'lik kısmının reddine ilişkin kısmına karşı davacının istinaf başvurusunun incelenmesinde. Uyuşmazlıkta; davacının davalı Belediye adına olan tapunun iptali ve kendi adına tescili, bu mümkün değilse ödediği bedelin güncelleştirilmiş karşılığının ve munzam zararının davalılardan tahsili talebiyle adli yargıda açılan davada,.

Asliye Hukuk Mahkemesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararı ile tapu iptali ve tescili talebinin esastan, tazminata ilişkin talebin ise görev yönünden reddinin (kararın kesinleştiğinden bahisle) ardından taşınmaz rayiç bedeli olan 225.000,00 TL'nin yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı, ancak Yargıtay.

Hukuk Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararı ile "...tazminat talebi yönünden adli yargının görevli olduğu, mahkemece davacının yatırdığı tahsis bedelinin dava tarihi itibarıyla güncelleştirilmiş değerinin tespit edilerek tahsiline karar verilmesi gerektiği..." gerekçesiyle.

Asliye Hukuk Mahkemesinin … gün ve E:.., K:…. sayılı kararının bozulduğu ve yargılamanın devam ettiği, uyuşmazlıkla ilgili açılmış bir dava bulunduğu, uyuşmazlığa konu tazminat istemli davanın adli yargıda devam ettiği, adli yargıda açılan davanın 15.02.2013 tarihinde açıldığı, davacının dava konusu işlemden en geç bu tarihte haberdar olduğu,

bu tarihten itibaren yasal dava açma süresi olan 60 gün içerisinde dava açılması ya da tazminat talebiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 12. maddesi kapsamında idareye başvurularak verilecek yanıt üzerine dava açılması gerekirken, yasal dava açma süresi geçirildikten çok sonra 23.12.2015 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerektiğinden, İdare Mahkemesi kararının bu kısmında sonucu itibariyle hukuki isabetsizlik görülmemiştir.

İdare Mahkemesi kararının, davanın kısmen kabulü ile 13.348,82 TL'nin davalı idarelerce müştereken ve müteselsilen adli yargıdaki dava tarihi olan 15.02.2013'den itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin kısmına karşı davalı idarenin istinaf başvurusunun incelenmesinde. Uyuşmazlıkta; davacı tarafından adli yargıda.

Asliye Hukuk Mahkemesinin E:… sayılı dosyasına kayden açılan davanın 15.02.2013 tarihinde açıldığı, davacının dava konusu işlemden en geç bu tarihte haberdar olduğu, idareye yapılmış bir başvurusunun olmadığı, dava konusu uyuşmazlıkla ilgili olarak adli yargıda yargılamanın devam ettiği, adli yargı yerlerine açılmış bulunan davaların görev noktasından reddi halinde, bu husustaki kararların kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içinde görevli mahkemede dava açılabileceği, bakılan uyuşmazlığın 2577 sayılı İdari Yargılama Usul Kanununun 9. maddesi kapsamında açılmış bir dava kabul edilemeyeceği anlaşılmaktadır.

Bu durumda; uyuşmazlığa konu tazminat istemli davanın adli yargıda devam ettiği, adli yargıda açılan davanın 15.02.2013 tarihinde açıldığı, davacının dava konusu işlemden en geç bu tarihte haberdar olduğu, bu tarihten itibaren yasal dava açma süresi olan 60 gün içerisinde dava açılması ya da aynı süre içerisinde idareye başvurularak verilecek cevap üzerine dava açma süresi içerisinde dava açılması gerekirken, yasal dava açma süresi geçirildikten çok sonra 23.12.2015 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerekmektedir.'' gerekçeleriyle davacının istinaf başvurusunun belirtilen gerekçeyle reddine,

davalı idarelerin istinaf başvurularının kabulüne,. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davanın kısmen kabulü ile 13.348,82-TL'nin davalı idarelerce müştereken ve müteselsilen adli yargıdaki dava tarihi olan 15.02.2013'den itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin kısmının kaldırılmasına,.

İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davanın kısmen kabulü ile 13.348,82 TL'nin davalı idarelerce müştereken ve müteselsilen adli yargıdaki dava tarihi olan 15.02.2013'den itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin kısmının süre aşımı nedeniyle reddine, karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

İstinaf dairesi tarafından adli yargıda devam eden süreç göz ardı edilmek suretiyle işbu dava sanki müstakil bir şekilde idari yargıda ikame edilmiş gibi bir değerlendirme yapıldığı, daha sonra basit bir yorumla davanın süre aşımı nedeniyle reddedildiği, tazminat istemine ilişkin olarak aynı anda hem adli hem de idari yargının görevli olamayacağı göz önüne alındığında. Bölge İdare Mahkemesi.

İdare Dava Dairesi tarafından bu hususta bir değerlendirme yapılmayıp işin esasına müteallik olacak şekilde davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesinin hata olduğu, ilk olarak Danıştay Altıncı Dairesi'nin bozma ilamında işbu davanın süre aşımı nedeniyle reddedilmesi gerektiği yönünde bir bozma nedeni bulunmaması karşısında yaklaşık 8 yıl önce ikame edilen işbu davanın usuli müktesep hak ihlaline yol açacak şekilde süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesinin hatalı olduğu,

davanın Danıştay'ın bozma kararından sonra tüm hukuki güvenceleri ihlal edecek şekilde reddedilmesi hatalı olmakla birlikte hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri muvacehesinde adil yargılanma hakkının ihlali anlamına taşıdığı, yapılması gerekenin yargı yolu ayrılığı nedeniyle görev yönünden reddi kararı verilmesi olduğu belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davalı İdareler tarafından savunma verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ

Dosyanın incelenmesinden, temyize konu davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 9. maddesinin 1. fıkrası uyarınca açılmış bir dava olduğu ve davacı tarafından dava dilekçesinde,. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı tazminat istemi yönünden görev ret kararının 23.11.2015 tarihinde tebliği üzerine bu davanın açıldığının belirtildiği görülmekle birlikte, söz konusu görev ret kararının Yargıtay.

Hukuk Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile bozulduğu ve yargılamanın adli yargıda halen derdest olduğu anlaşılmaktadır.

Bu durumda, görülmekte olan davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 9. maddesinin 1. fıkrası kapsamı dışında açılmış bir dava olarak kabulünün usulen mümkün olmaması ve söz konusu maddede öngörülen adli yargıda aynı talep ile açılan davanın görev yönünden kesinleşme şartının olayda gerçekleşmemiş olması hususları birlikte değerlendirildiğinde ve ayrıca davacı tarafından adli yargıda açılan ve halen derdest olan davada verilecek muhtemel görevsizlik kararı üzerine,

davacı tarafından süresi içerisinde idari yargıda dava açma hakkı olacağı ve yargı yolu farklılığı sebebiyle verilen görevsizlik kararı dışında aynı davacı tarafından, aynı davalıya karşı, aynı taleple, ayrı yargı kollarında 2 ayrı dava açılmasının hukuken mümkün olamayacağı da dikkate alındığında, iş bu dava bakımından, davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 9. maddesinin 1. fıkrasında öngörülen adli yargıda aynı talep ile açılan davanın görev yönünden kesinleşme şartı gerçekleşmeden erken açılmış olması sebebiyle, davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerekirken,

davanın süre aşımı yönünden reddi yolunda verilen kararda hukuka uyarlık bulunmamaktadır, ayrıca adli yargı aşamasında verilen görev ret kararının davacı tarafından temyiz edilmemiş olduğu halde, Yargıtay.

Hukuk Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile ''...davacı vekilince tazminat talebinin reddi kararı temyiz edilmemişse de, somut olayda tazminat talebi yönünden de adli yargının görevli olduğu anlaşılmakla; görev kamu düzenine ilişkin olduğundan ve yargılamanın her aşamasında re'sen tetkik edilmesi gerektiğinden'' gerekçesi ile görev ret kararının bozulmuş olması da göz önüne alındığında, davanın kesinleşmeden önce açılmasına davacının sebebiyet vermemiş olması durumunun yargılama giderleri yönünden dikkate alınması gerekmesi nedeniyle, kararda yargılama giderleri yönünden de hukuka uyarlık bulunmadığından,

temyize konu kararın belirtilen gerekçelerle bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

İstanbul İli, Fatih İlçesi, … Mahallesi, …ada, …parsel sayılı taşınmazda yer alan gecekondu için gereken bedellerin ödenerek düzenlenen tapu tahsis belgesinin iptal edilmesi nedeniyle tapu iptali ve tescili, mümkün olmazsa ödediği bedelin güncelleştirilmiş karşılığının ve munzam zararının davalılardan tahsili talebiyle … Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada, tazminat isteminin görev yönünden reddi üzerine söz konusu taşınmazın güncel değeri olan 225.000,00-TL'nin yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.

İLGİLİ MEVZUAT

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 9. maddesinin 1. fıkrasında, çözümlenmesi Danıştay'ın, idare ve vergi mahkemelerinin görevlerine girdiği halde, adli yargı yerlerine açılmış bulunan davaların görev noktasından reddi halinde, bu husustaki kararların kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içinde görevli mahkemede dava açılabileceği, görevsiz yargı merciine başvurma tarihinin, Danıştay'a, idare ve vergi mahkemelerine başvurma tarihi olarak kabul edileceği düzenlenmiştir.

Yine aynı Kanunun 14. maddesinin üçüncü fıkrasında, dilekçelerin sırayla a) görev ve yetki, b) idari merci tecavüzü, c) ehliyet, d) idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, e) süre aşımı, f) husumet, g) 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden inceleneceği hükme bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Dosyanın incelenmesinden. İstanbul İli, Fatih İlçesi,.

Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazda bulunan gecekondu için davacı tarafından 2981 sayılı Kanun uyarınca tapu tahsis belgesi talebinde bulunulduğu, 23.09.1987 tarihinde 2.000,00-TL başvuru ücreti ve 1.780.403,00-TL arsa bedeli tahsil edilerek davacı adına tapu tahsis belgesi düzenlendiği, söz konusu taşınmazın Tarihi ve Kentsel Sit Alanı içerisinde kaldığından bahisle davacıya ait tapu tahsis belgesinin iptal edildiği,

söz konusu taşınmazın Fatih Belediye Başkanlığının talebi üzerine 4706 sayılı Kanunun 5. maddesi uyarınca , öncelikle yapı sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerine satılmak ya da genel hükümlere göre değerlendirilmek üzere Fatih Belediye Başkanlığına devredildiği, sonrasında davacının anılan taşınmazın kendisine devri istemiyle yaptığı başvuru üzerine, taşınmazın ancak 4706 sayılı Kanunun 5. maddesi uyarınca ancak rayiç bedel karşılığında satılabileceği ve bu bedelin 270.390-TL olduğunun 16.05.2012 günlü Fatih Belediye Başkanlığı yazısı ile davacıya bildirildiği,

bunun üzerine davacının davalı Belediye adına olan tapunun iptali ve kendi adına tescili, bu mümkün değilse ödediği bedelin güncelleştirilmiş karşılığının ve munzam zararının davalılardan tahsili talebiyle açılan davada, …Asliye Hukuk Mahkemesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararı ile tapu iptali ve tescili talebinin esastan, tazminata ilişkin talebin ise görev yönünden reddinin (kararın kesinleştiğinden bahisle) ardından taşınmaz rayiç bedeli olan 225.000,00-TL'nin yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı, ancak Yargıtay.

Hukuk Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararı ile "...tazminat talebi yönünden adli yargının görevli olduğu, mahkemece davacının yatırdığı tahsis bedelinin dava tarihi itibarıyla güncelleştirilmiş değerinin tespit edilerek tahsiline karar verilmesi gerektiği..." gerekçesiyle. Asliye Hukuk Mahkemesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının bozulduğu ve yargılamanın halen devam ettiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 9. maddesinin 1. fıkrasında öngörülen adli yargıda aynı talep ile açılan davanın görev yönünden kesinleşme şartının gerçekleşmediği, bu uyuşmazlığa konu aynı nitelikteki tazminat istemli davanın adli yargıda halen devam ettiği anlaşıldığından, Danıştay Altıncı Dairesinin 19/10/2022 tarihli ve E:2020/5626, K:2022/8830 sayılı kararının gereği olarak ve davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 9. maddesinin 1. fıkrası uyarınca açılan bir dava olması sebebiyle, öncelikli olarak görev konusu incelenip değerlendirildikten sonra diğer hususlarda karar verilmesi gerekirken, görev konusunda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2.Temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 14/12/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X) KARŞI OY

2577 sayılı İdari Yargılama Usul Kanununun 9. maddesinin 1. fıkrasında, çözümlenmesi Danıştay'ın, idare ve vergi mahkemelerinin görevlerine girdiği halde, adli yargı yerlerine açılmış bulunan davaların görev noktasından reddi halinde, bu husustaki kararların kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içinde görevli mahkemede dava açılabileceği, görevsiz yargı merciine başvurma tarihinin, Danıştay'a, idare ve vergi mahkemelerine başvurma tarihi olarak kabul edileceği düzenlenmiştir.

Bu durumda; aynı konuda davacı tarafından adli yargıda açılan ve halen derdest olan davada verilecek muhtemel görevsizlik kararı üzerine, davacı tarafından süresi içerisinde idari yargıda dava açma hakkı olacağı da dikkate alındığında, herhangi bir hak kaybı söz konusu olmayacağından, temyize konu kararın onanması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum.

Danıştay 4. Daire, E. 2023/13265, K. 2023/7046, 14 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemin Konusu
  4. Yargılama Süreci
  5. Temyiz Edenin İddiaları
  6. Karşı Tarafın Savunması
  7. Tetkik Hâkimi : …
  8. Düşüncesi
  9. Türk Milleti Adına
  10. İnceleme Ve Gerekçe
  11. Maddi Olay
  12. İlgili Mevzuat
  13. Hukuki Değerlendirme
  14. (X) Karşı Oy
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
4. Daire
Esas No
2023/13265
Karar No
2023/7046
Tarih
14 Aralık 2023

İlgili Kararlar

  • Danıştay 5. Daire E.2023/13322 K.2023/20348
  • Danıştay 5. Daire E.2023/13325 K.2023/18201
  • Danıştay 5. Daire E.2023/13346 K.2023/18200
  • Danıştay 5. Daire E.2023/13357 K.2023/18202
  • Danıştay 5. Daire E.2023/13360 K.2023/18583
  • Danıştay 5. Daire E.2023/13406 K.2023/18203

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.