KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/4668 E., 2024/2696 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2024
- Esas No
- 2023/4668
- Karar No
- 2024/2696
- Temyiz eden (davacı)
- ... İnşaat ve Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Valiliği
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
406 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: ... ili, ... ilçesi, ... ... Birlik Mevkiinde bulunan ve Hazineye ait olan taşınmazın 36.000,00 m2'lik kısmının 24/04/2012-06/02/2014 tarihleri arasında 1 yıl 9 ay 13 günlük süre, kum ocağı, depolama sahası ve şantiye olarak kullanılmak suretiyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle 41.127,78-TL ecrimisil bedeli istenilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; uyuşmazlığın çözümü amacıyla yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporu uyarınca, davacının söz konusu taşınmazda işgalci olduğu ve işgal edilen alana dair yapılan ölçümde işgal edilen alanın esasında 35.879,67 m2 olarak belirlendiği ve bu alanın kira getirisinin davalı idarece tespit edilen 36.000,00 m2'lik alana dair istenen ecrimisil tutarından (41.127,78-TL) daha fazla (41.322,63-TL) olması gerektiği,
yüzölçüm olarak idare ve bilirkişinin belirlediği ölçümlere göre ayrı ayrı yapılan hesaplama sonucunda bulunan bedeller arasında çok fazla fark olmadığı anlaşıldığından, fazlaya ilişkin tespitlerin ise dikkate alınmadığı ve dava konusu ecrimisil ihbarnamesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, işgal edilen alanın hatalı hesaplandığı, bilirkişi tarafından daha az metrekare belirlendiği, Mahkemenin bu ölçüm üzerinden yapılan hesaplamayı dikkate almadığı, dava konusu taşınmazın ... nehri kenarında taşkın sahasında kaldığından kimsenin kullanımında olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2023/4668, K. 2024/2696, 30 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama