İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /4. Daire

DANIŞTAY · 4. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 4. Daire E.2023/4969 K.2024/6660

... Yakası ...Dairesi Başkanlığı

Esas2023/4969Karar2024/6660Tarih25 Kasım 2024Okuma11 dk · 2.201 kelime

KÜNYE

Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/4969 E., 2024/6660 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire

Karar tarihi
25 Kasım 2024
Esas No
2023/4969
Karar No
2024/6660
Temyiz eden (davacı)
... Büyükşehir Belediye Başkanlığı (E-Tebligat
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davalı)
... Defterdarlığı
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.201 kelime·11 dk okuma·9 bölüm

... Yakası ...Dairesi Başkanlığı

İSTEMİN KONUSU

... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: İstanbul ili, Beşiktaş ilçesi, ... Mahallesinde bulunan ... pafta, ... ada, ... sayılı parselin önünde yer alan Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki denizden dolgu vasıflı 450,00 m²'lik taşınmazın 01/01/2009-07/06/2010 tarihleri arasında restoran ve çay bahçesi olarak kullanılmak suretiyle işgali nedeniyle 162.724,25 TL tutarında ecrimisil istenilmesine ilişkin... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; davacı Büyükşehir Belediyesinin ecrimisil konusunda fahişlik itirazı bulunmadığı ve tespit tarihinden geriye doğru beş yıllık yasal sürenin de aşılmadığı dikkate alındığında, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazın davacı tarafından fuzulen işgal edilmesi nedeniyle düzenlenen dava konusu ihbarnamede hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Taşınmazın denizden dolgu alan olmadığı, Kıyı Kanunu kapsamında kıyı tarifine uymadığı, tasarrufunun kendilerinde olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ

2886 sayılı Kanun'da, Kanun koyucu tarafından, tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yılı geçmemek üzere ecrimisil tespit ve takdir edilmesi kuralı getirilirken, ecrimisilin Borçlar Kanunu'nun genel hükümleri çerçevesinde on yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğundan hareketle, aynı Kanun'daki kiralar konusundaki beş yıllık zaman aşımı süresine tâbi tutulduğunun amaçlandığına göre, taşınmaz malın işgale uğradığının tespiti halinde, tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere ecrimisilin tespit ve takdir edileceği,

kanunda aksine hüküm bulunmadıkça her alacağın on yıllık zaman aşımına tâbi olduğu yönündeki kural uyarınca tespit tarihinden itibaren en geç beş yıl içinde ecrimisil ihbarnamesi düzenlenerek fuzuli şagile tebliğ edileceği hususu dikkate alındığında, 07/06/2010 tarihli tespit tarihinden itibaren beş yıllık süre aşıldıktan sonra 28/05/2016 tarihinde düzenlenen dava konusu ecrimisil ihbarnamesinin süresinde düzenlenmediği anlaşılmakla, temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 75. maddesinin 1. fıkrasında, "Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzelkişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9 uncu maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenir. Ecrimisil talep edilebilmesi için, Hazinenin işgalden dolayı bir zarara uğramış olması gerekmez ve fuzuli şagilin kusuru aranmaz." hükmü yer almıştır.

Anılan Kanun'un 74. maddesine dayanılarak çıkarılan Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik'in 84. maddesinin 1. fıkrasında, "Hazine taşınmazlarından kiraya verilen, irtifak hakkı kurulan veya kullanma izni verilerin dışında kalanların fiili durumları, İdarece hazırlanan program dâhilinde tespit edilir. Taşınmazların tespitleri yılda en az bir defa yapılır, ancak tespit programlarının süresi beş yıldan fazla olamaz...".

85. maddesinin 1. fıkrasında, "Hazine taşınmazlarının kişilerce işgale uğradığının tespit edilmesi hâlinde, tespit tarihinden itibaren onbeş gün içinde "Taşınmaz Tespit Tutanağı"na dayanılarak, tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere bedel tespit komisyonunca ecrimisil tespit ve takdir edilir.". 2. fıkrasında, "Ecrimisilin tespit ve takdirinde.

İdarenin zarara uğrayıp uğramadığına ve işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, taşınmazın işgalci tarafından kullanım şekli, fiili ve hukuki durumu ile işgalden dolayı varsa elde ettiği gelir, aynı yer ve mahalde bulunan emsal nitelikteki taşınmazlar için oluşmuş kira bedelleri veya ecrimisiller, varsa bunlara ilişkin kesinleşmiş yargı kararları, ilgisine göre belediye, ticaret odası, sanayi odası, ziraat odası, borsa gibi kuruluşlardan veya bilirkişilerden soruşturulmak suretiyle edinilecek bilgiler ile taşınmazın değerini etkileyecek tüm unsurlar göz önünde bulundurulur.

İşgalin şekli, Hazine taşınmazının konumu ve taşınmazdan elde edilen gelir gibi unsurlar itibariyle asgari ecrimisil tutarlarını belirlemeye Bakanlık yetkilidir.".

86. maddesinin 1. fıkrasında, "Takdir edilen ecrimisiller, takdir tarihinden itibaren onbeş gün içinde ecrimisil ihbarnamesi düzenlenerek fuzuli şagile, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre öncelikle elden veya iadeli taahhütlü mektupla, bu şekilde tebliğ edilemeyenler diğer usullere göre tebliğ edilir.".

2. fıkrasında, "Ecrimisil işlemine karşı, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde ilgili İdareye dilekçeyle müracaat edilerek düzeltme talebinde bulunulabilir." ve 3. fıkrasında, "Düzeltme talepleri, talep tarihinden itibaren en geç otuz gün içinde bu amaçla oluşturulacak komisyonlarca karara bağlanır ve sonucu karar tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde düzenlenecek Ecrimisil Düzeltme İhbarnamesi ile ilgilisine tebliğ edilir." düzenlemeleri yer almaktadır.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesinde, "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir." kuralı yer almaktadır.

Görüldüğü üzere; 2886 sayılı Kanun'da, tespit tutanağı ile idarenin bilgisi dahiline giren işgalden dolayı tespit tarihinden itibaren en fazla beş yıl geriye doğru gidilerek ecrimisil istenilebileceği, beş yılı aşan ecrimisil alacağının ise zaman aşımına uğrayacağı kabul edilmiş iken, tespit üzerine takdir edilecek ecrimisil hakkında en geç hangi sürede ecrimisil ihbarnamesi düzenleneceği ve fuzuli şagile tebliğ edileceğine ilişkin bir kurala yer verilmemiştir.

Tespit tutanağının düzenlendiği tarih ile işgalin, diğer bir ifadeyle ecrimisil alacağının idarenin bilgisi dahiline girdiği, bu tarihten itibaren idarece söz konusu alacak hakkında belirli bir süre içerisinde idari bir işlem tesis edilerek ilgilisine tebliği gerektiği açıktır.

Kanun koyucu tarafından, tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yılı geçmemek üzere ecrimisil tespit ve takdir edilmesi kuralı getirilirken, ecrimisilin Borçlar Kanunu'nun genel hükümleri çerçevesinde on yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğundan hareketle, aynı Kanun'daki kiralar konusundaki beş yıllık zaman aşımı süresine tâbi tutulduğunun amaçlandığı görülmüştür.

Dosyanın incelenmesinden, İstanbul ili, Beşiktaş ilçesi, ... Mahallesinde bulunan ... pafta, ... ada, ... sayılı parselin önünde yer alan Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki denizden dolgu vasıflı 450,00 m²'lik taşınmazın, davacı tarafından restoran ve çay bahçesi olarak kullanılmak suretiyle işgal edildiğinin 07/06/2010 tarihli taşınmaz tespit tutanağı ile tespit edildiği, bu tutanağa dayanılarak 01/01/2009-07/06/2010 tarihleri arasındaki dönem için 162.724,25 TL tutarında ecrimisil istenilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin düzenlenip davacıya tebliğ edildiği, ilgili ihbarnamenin iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Yukarıda yer verilen mevzuat birlikte değerlendirildiğinde; taşınmaz malın işgale uğradığının tespiti halinde, tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere ecrimisilin tespit ve takdir edileceği, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça her alacağın on yıllık zaman aşımına tâbi olduğu yönündeki kural uyarınca tespit tarihinden itibaren en geç beş yıl içinde ecrimisil ihbarnamesi düzenlenerek fuzuli şagile tebliğ edileceği hususu dikkate alındığında, 07/06/2010 tarihli tespit tarihinden itibaren beş yıllık süre aşıldıktan sonra 28/05/2016 tarihinde düzenlenen dava konusu ecrimisil ihbarnamesinin süresinde düzenlenmediği sonucuna varılmıştır.

Bu durumda, süresinde düzenlenmeyen dava konusu işlemde hukuka uygunluk, İdare Dava Dairesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 25/11/2024 tarihinde esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X) KARŞI OY

2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 75. maddesinin 1. fıkrasında, "Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzelkişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9 uncu maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenir. Ecrimisil talep edilebilmesi için, Hazinenin işgalden dolayı bir zarara uğramış olması gerekmez ve fuzuli şagilin kusuru aranmaz." hükmü yer almıştır.

Anılan Kanun'un 74. maddesine dayanılarak çıkarılan Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik'in 84. maddesinin 1. fıkrasında, "Hazine taşınmazlarından kiraya verilen, irtifak hakkı kurulan veya kullanma izni verilenlerin dışında kalanların fiili durumları, İdarece hazırlanan program dâhilinde tespit edilir. Taşınmazların tespitleri yılda en az bir defa yapılır, ancak tespit programlarının süresi beş yıldan fazla olamaz...".

85. maddesinin 1. fıkrasında, "Hazine taşınmazlarının kişilerce işgale uğradığının tespit edilmesi hâlinde, tespit tarihinden itibaren onbeş gün içinde "Taşınmaz Tespit Tutanağı"na dayanılarak, tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere bedel tespit komisyonunca ecrimisil tespit ve takdir edilir.". 2. fıkrasında, "Ecrimisilin tespit ve takdirinde.

İdarenin zarara uğrayıp uğramadığına ve işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, taşınmazın işgalci tarafından kullanım şekli, fiili ve hukuki durumu ile işgalden dolayı varsa elde ettiği gelir, aynı yer ve mahalde bulunan emsal nitelikteki taşınmazlar için oluşmuş kira bedelleri veya ecrimisiller, varsa bunlara ilişkin kesinleşmiş yargı kararları, ilgisine göre belediye, ticaret odası, sanayi odası, ziraat odası, borsa gibi kuruluşlardan veya bilirkişilerden soruşturulmak suretiyle edinilecek bilgiler ile taşınmazın değerini etkileyecek tüm unsurlar göz önünde bulundurulur.

İşgalin şekli, Hazine taşınmazının konumu ve taşınmazdan elde edilen gelir gibi unsurlar itibariyle asgari ecrimisil tutarlarını belirlemeye Bakanlık yetkilidir.".

86. maddesinin 1. fıkrasında, "Takdir edilen ecrimisiller, takdir tarihinden itibaren onbeş gün içinde ecrimisil ihbarnamesi düzenlenerek fuzuli şagile, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre öncelikle elden veya iadeli taahhütlü mektupla, bu şekilde tebliğ edilemeyenler diğer usullere göre tebliğ edilir.".

2. fıkrasında, "Ecrimisil işlemine karşı, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde ilgili İdareye dilekçeyle müracaat edilerek düzeltme talebinde bulunulabilir." ve 3. fıkrasında, "Düzeltme talepleri, talep tarihinden itibaren en geç otuz gün içinde bu amaçla oluşturulacak komisyonlarca karara bağlanır ve sonucu karar tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde düzenlenecek Ecrimisil Düzeltme İhbarnamesi ile ilgilisine tebliğ edilir." düzenlemeleri yer almaktadır.

Görüldüğü üzere; 2886 sayılı Kanun'da, tespit ve takdir edilecek ecrimisil alacağı tespit tarihinden geriye doğru beş yıllık bir süre ile sınırlanmış iken, tespit ve takdir edilen ecrimisil alacağının tahakkukuna ilişkin ecrimisil ihbarnamesinin düzenlenmesi ve ilgilisine tebliğ edilmesi süresi ile ilgili bir kuralın yer almadığı; bu hususun anılan Kanun'a dayanılarak yürürlüğe konulan Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik ile düzenlendiği anlaşılmaktadır.

Dolayısıyla, taşınmazın fuzulen işgal edildiğinin tespit edildiği tarihten geriye doğru takdir edilen beş yıllık ecrimisil alacağı hakkında, yukarıda yer verilen Yönetmelik'te belirtilen süre içerisinde ecrimisil ihbarnamesi düzenlenerek ilgilisine tebliği gerekmektedir.

Buna göre; uyuşmazlıkta işgalin davalı idarece tespit edildiği tarihten geriye doğru beş yıl için takdir edilen ecrimisil alacağı için tespit ve takdir tarihinden itibaren onbeş gün içinde ecrimisil ihbarnamesi düzenlenerek fuzuli şagile tebliğ edileceğinden, 07/06/2010 tarihli tespit tutanağının üzerinden geçen süre dikkate alındığında, 28/05/2016 tarihli dava konusu ecrimisil ihbarnamesinin mevzuatta öngörülen sürede düzenlenmediği anlaşılmıştır.

Nitekim, işgalin tespit edildiği tarih itibariyle geriye doğru beş yıllık süre için ecrimisil istenilebileceği, ancak taşınmazın bu tarih itibariyle tahliyesinin zorunlu olduğu dikkate alındığında, tespit tarihinden sonra işgalin varlığından söz edilebilmesi için yeniden bir tespit yapılması gerektiği, bu yönden işlem yapmayan idareye mevzuatta öngörülmeyen keyfi bir uygulama süresi tanınarak tahakkuk işlemlerinin belirsiz bir zamana yayılmasının kamu yararına aykırı olması yanında, hukukun öngörülebilirlik ilkesi ile de bağdaşmadığı açıktır.

Bu durumda, süresinde düzenlenmeyen dava konusu işlemde hukuka uygunluk, İdare Dava Dairesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.

Yukarıda belirtilen gerekçe ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyorum.

(XX) KARŞI OY

2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 75. maddesinin 1. fıkrasında, "Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzelkişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9 uncu maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenir.

Ecrimisil talep edilebilmesi için, Hazinenin işgalden dolayı bir zarara uğramış olması gerekmez ve fuzuli şagilin kusuru aranmaz.". 92. maddesinde, "Bu Kanunda yazılı sürelerin hesaplanmasında hüküm bulunmayan hallerde, Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır." hükmü yer almıştır.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesinde, "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir."; 151. maddesinde ise, "Süreler hesaplanırken zamanaşımının başladığı gün sayılmaz ve zamanaşımı ancak sürenin son günü de hak kullanılmaksızın geçince gerçekleşmiş olur.

Zamanaşımı sürelerinin hesaplanmasında da, borçların ifasındaki sürelerin hesaplanmasına ilişkin hükümler uygulanır." denilmiştir.

Görüldüğü üzere; 2886 sayılı Kanun'da, tespit ve takdir edilecek ecrimisil alacağı tespit tarihinden geriye doğru beş yıllık bir süre ile sınırlanmış iken, tespit ve takdir edilen ecrimisil alacağının ecrimisil ihbarnamesine bağlanması suretiyle tahakkuk ettirilmesi ve ilgilisine tebliğ edilmesi süresine ilişkin bir kuralın yer almadığı, Kanun'daki atfın Borçlar Kanunu'nun genel zamanaşımının düzenlendiği 146. maddesine yapılmadığı, sürelerin hesaplanmasına yönelik 151. maddesine ilişkin olduğu, dolayısıyla 2886 sayılı Kanun'dan kaynaklanan ecrimisil alacağının tahakkuku aşamasında bu Kanun dışında başka bir kanunun uygulanamayacağı anlaşılmaktadır.

Buna göre, 2886 sayılı Kanun'daki ecrimisil alacağının tespit tarihinden geriye doğru beş yıllık sürenin, ecrimisil alacağının tahakkuk ettirilmesi ve ilgilisine tebliğ edilmesi için de uygulanması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.

Bu durumda, taşınmaz malın işgale uğradığının tespiti halinde, tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilen ecrimisil alacağı hakkında, tespit tarihinden itibaren en geç beş yıl içinde ecrimisil ihbarnamesi düzenlenmesi ve ilgilisine tebliği gerekmektedir.

Uyuşmazlıkta, İstanbul ili, Beşiktaş ilçesi, ... Mahallesinde bulunan ... pafta, ... ada, ... sayılı parselin önünde yer alan Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki denizden dolgu vasıflı 450,00 m²'lik taşınmazın, davacı tarafından restoran ve çay bahçesi olarak kullanılmak suretiyle işgal edildiğinin 07/06/2010 tarihli taşınmaz tespit tutanağı ile tespit edildiği, bu tutanağa dayanılarak 01/01/2009-07/06/2010 tarihleri arasındaki dönem için 162.724,25 TL tutarında ecrimisil istenilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin düzenlenip davacıya tebliğ edildiği görülmekle, süresinde düzenlenmeyen dava konusu işlemde hukuka uygunluk, İdare Dava Dairesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.

Yukarıda belirtilen gerekçe ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.

Danıştay 4. Daire, E. 2023/4969, K. 2024/6660, 25 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemin Konusu
  4. Yargılama Süreci
  5. Temyiz Edenin İddiaları
  6. Karşı Tarafın Savunması
  7. Düşüncesi
  8. Türk Milleti Adına
  9. İnceleme Ve Gerekçe
  10. (X) Karşı Oy
  11. (Xx) Karşı Oy
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
4. Daire
Esas No
2023/4969
Karar No
2024/6660
Tarih
25 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay 4. Daire E.2023/4971 K.2024/6635
  • Danıştay 4. Daire E.2023/4977 K.2024/6698
  • Danıştay 12. Daire E.2023/4979 K.2024/4959
  • Danıştay 4. Daire E.2023/4980 K.2024/6459
  • Danıştay 4. Daire E.2023/4986 K.2024/6393
  • Danıştay 2. Daire E.2023/4986 K.2024/5850

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.