KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/5703 E., 2024/6834 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2024
- Esas No
- 2023/5703
- Karar No
- 2024/6834
- Temyiz eden taraflar
- 1- (DAVACI) ... Yapı Sanayi Turizm Yatırımları Ticaret ve Elektrik Üretim Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
1.058 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
2- (DAVALI) ... Valiliği ... İl Müdürlüğü (...Yakası ...Dairesi Başkanlığı) VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: İstanbul ili, Ataşehir ilçesi, ... Mahallesinde bulunan ... ada, ... parsel sayılı Hazineye ait taşınmazın 4.995 m²'lik kısmının üzerine işyeri (şantiye idare binası ve otopark) yapılmak suretiyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle 25/02/2014-19/06/2014 tarihleri arasındaki dönem için davacı şirketten 275.409,20 TL ecrimisil bedeli istenilmesine ilişkin düzenlenen... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istenilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine İdare Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; dava konusu ecrimisil ihbarnamesinin 150.063,31 TL'lik kısmı yönünden davanın reddi yönünde verilen hüküm fıkrası kesinleştiğinden, bu aşamada uyuşmazlığın ecrimisil ihbarnamesinin 125.347,89 TL'lik kısmı yönünden bozulan kısma münhasır kaldığı;
davalı idarece, işgal edilen taşınmazın emlak vergi değerinin %3'ünü aşar şekilde %5 oranında hesaplanma yapılmasının hukuken geçerli nedenlerle ortaya konulamadığı gibi, yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda da ticari kullanım vs. nedenlerle daha fazla miktarda ecrimisil alınması gerektiği belirtilmediğinden, taşınmazın emlak vergi değerinin %3'ü oranı esas alınarak, ecrimisil bedeli hesaplanmasının hukuka uygun olacağı kanaatine varıldığı, bu haliyle Dairelerince yapılan hesaplamaya göre 164.626,87 TL ecrimisil bedeli istenebileceği anlaşıldığından,
Danıştay kararıyla bozulan 125.347,89 TL ecrimisilin 14.565,56 TL'lik kısmında hukuka aykırılık görülmediği, bu kısmı aşan miktar olan 110.782,33 TL'lik kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, Mahkeme kararının "dava konusu ecrimisil ihbarnamesinin 125.347,89 TL'lik kısmının iptaline" ilişkin kısmının kaldırılmasına, bu kısma ait 110.782,33 TL ecrimisil miktarının iptaline, kalan 14.565,56 TL ecrimisil yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI
Davacı tarafından, olayda haksız bir işgalin söz konusu olmadığı, bu haliyle adına ecrimisil tahakkuk ettirilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı, temyiz isteminin kabulü ile kararın aleyhe kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI
Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, Bölge İdare Mahkemesi kararının iptale ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmadığı, ayrıca davacı lehine hükmedilen ve davalı lehine hükmedilmeyen vekalet ücreti yönünden de kararın hukuka aykırı olduğu, dolayısıyla temyiz isteminin kabulü ile kararının belirtilen kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyize konu kararın, uyuşmazlığın münhasır kaldığı dava konusu işlemin 110.782,33 TL kısmının iptaline, 14.565,56 TL'lik kısmı yönünden davanın reddine ve davacı lehine takdir edilen vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkralarının onanması; davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmının ise düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Davacının, dava konusu işlemin 14.565,56 TL kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına dair temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar ile davalı idarenin kararın dava konusu işlemin 110.782,33 TL kısmının iptaline ve davacı lehine takdir edilen vekalet ücretine ilişkin kısmına dair temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar, temyize konu edinilen kararın bu kısımlarının bozulmasını sağlayacak nitelikte görülmemiştir.
Davalı idarenin, kararın, davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmına dair temyiz istemine gelince;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz İncelemesi Üzerine Verilecek Kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararın düzeltilerek onanmasına karar verileceği hükmü yer almaktadır.
Aynı Kanunun 31. maddesinde, yargılama giderleri ile ilgili olarak bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiş.
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununu yürürlükten kaldıran 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "diğer kanunlardaki yargılama usulü ile ilgili hükümler" başlıklı 447. maddesinde yer alan "mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır" hükmü gereğince uyuşmazlıkta uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun'un 323. maddesinde "vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti" yargılama giderleri arasında sayılmış.
326. maddesinde ise, kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği düzenlenmiştir.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesinde avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği, 168. maddesinin son fıkrasında ise, avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı kurala bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, Danıştay bozma kararı üzerine verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararında, davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, Mahkeme kararının "dava konusu ecrimisil ihbarnamesinin 125.347,89 TL'lik kısmının iptaline" ilişkin kısmının kaldırılmasına, bu kısma ait 110.782,33 TL ecrimisil miktarının iptaline, kalan 14.565,56 TL ecrimisil yönünden ise davanın reddine karar verildiği, ancak "istinafa konu Mahkeme kararının davanın reddine ilişkin kısmı kesinleştiğinden ve ret edilen kısım için Mahkemece davalı idare lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmiş olması nedeniyle davalı idare lehine yeniden avukatlık ücreti takdir edilmesine yer olmadığına" hükmedildiği görülmüştür.
Bu durumda, İdare Dava Dairesince, 23/09/2021 tarihli karar ile kısmen iptal, kısmen ret kararı verilmesi üzerine, davayı vekille takip eden davalı tarafça da söz konusu karar tarihindeki vekalet ücretine hak kazanıldığı anlaşılmış olup, bu husus 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca yeniden yargılama yapılmaksızın düzeltilebilecek hallerden olduğundan, kararın, davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmının "kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 2.040,00 TL vekalet ücretinin (önceki karar nedeniyle ödenmiş olan vekalet ücreti varsa mahsup edilerek) davacı tarafından davalı idareye verilmesine" şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Danıştay 4. Daire, E. 2023/5703, K. 2024/6834, 28 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama