KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/5803 E., 2024/4922 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2024
- Esas No
- 2023/5803
- Karar No
- 2024/4922
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Valiliği
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
594 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesinde, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki 57.641,79 m² alan üzerinde hafriyat sahası yapılmak suretiyle 29/04/2016-28/04/2021 tarihleri arasında fuzulen işgal edildiğinden bahisle davacı adına 2.891.809,10-TL ecrimisil bedeli tahakkuk ettirilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen...tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; her ne kadar davalı idarece ecrimisil ihbarnamesi ile davaya konu ecrimisil düzeltme ihbarnamesinde söz konusu adresin (... Mah. ...
Sitesi No:...Bodrum/Muğla) davacının yerleşim yeri (Mernis) adresi olduğu şerhi düşülmek suretiyle tebliğe çıkarılmış ise de, söz konusu adresin davacının resmi yerleşim yeri adresi olmasa dahi, anılan adresin davacının bilinen en son adresi olarak kabul edilmesi, salt söz konusu şerhin varlığının tebligatı geçersiz kılamayacağı ve bu haliyle yapılan tebligatın usulsüz olduğunun kabulüne olanak bulunmadığı sonucuna varıldığı, diğer yandan, gerek dava dilekçesi ekinde sunulan, gerekse davacı tarafından davalı idareye kiralama yapmak amacıyla dilekçe ekinde sunulan örnek kira sözleşmelerinde, davacının (kiracının) adresinin, ''...
Mah. ... Sitesi No:...
Bodrum/Muğla" olarak gösterildiğinin görüldüğü, ilaveten, davaya konu işgale yönelik olarak düzenlenen ecrimisil ihbarnamesinin davacıya tebliği üzerine verilen itiraz dilekçesinde söz konusu adrese yönelik olarak davacı tarafından herhangi bir itirazda bulunulmadığı gibi, ayrıca, anılan dilekçe içeriğinde yeni bir adres beyanında dahi bulunulmayarak, tüm bu hususların ecrimisil düzeltme ihbarnamesine ilişkin olarak açılan iş bu davada ileri sürüldüğü görüldüğünden, davacının gerçek beyanından ve iyi niyetinden söz edilmesi mümkün olmadığı, bu durumda;
dava konusu ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin davacıya tebliğ edildiği 30/12/2021 tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde ve en son 28/02/2022 tarihinde doğrudan dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten çok sonra 01/04/2022 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerekmektedir. Belirtilen gerekçelerle, 2577 sayılı Kanun'un 14/3-e ve 15/1-b maddeleri uyarınca davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Tebligat Kanununun 21. maddesinin 2. fıkrası uyarınca tebligat yapılabilmesinin şartının, öncelikle bilinen en son adrese anılan Kanunun 10. Maddesinin 1. fıkrası uyarınca yapılmış bir tebligatın varlığı olduğu, buna göre davalı idare tarafından yapılan tebligatın usulsüz olduğu, öğrenme tarihi üzerine açılan davanın süresinde olduğu, mahkeme kararının ve Bölge İdare Mahkemesi kararının, hak arama hürriyeti ve adil yargılanma hakkına aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2023/5803, K. 2024/4922, 23 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama