KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/6032 E., 2024/6505 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2024
- Esas No
- 2023/6032
- Karar No
- 2024/6505
- Temyiz edenler
- 1-(DAVALI) : ... Defterdarlığı
- Vekili
- Av. ...
- 2- (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı
- Vekili
- Av....
- Karşı taraf (davacı)
- ... Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptale ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
798 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Samsun ili, İlkadım ilçesi, ... Mahallesinde ... Gemisinin bulunduğu alan ve çevresinin fuzulen işgal edildiğinden bahisle 23/06/2010-31/07/2011 dönemine ait 44.282,79.-TL ve 01/08/2011-02/12/2013 dönemine ait 106.996,12.-TL ecrimisil ihbarnameleri ile bu ihbarnameler üzerine düzenlenen ... tarih, ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; dava konusu yerde bulunan ...
Gemisinin açık ihale usulüyle dava dışı ... adlı kişiye kiraya verilerek 23/06/2010 tarihli tutanak ile teslim edildiği, kiracının sözleşmeye konu yerin kullanım hakkını davacı şirkete devretmek istediğini bildirmesi üzerine devir talebinin kabulüne karar verilerek davacı şirket ile 01/03/2014 tarihinde dava konusu yerin işletilmesi ile ilgili olarak sözleşme imzalandığı, ödeme emirlerine konu ecrimisil bedellerinin 23/06/2010 - 31/07/2011 ve 01/08/2011 - 02/12/2013 dönemlerine ilişkin olduğu, sözkonusu dönemde ise dava konusu ...
Gemisinin ... adlı kişi tarafından işletildiğinin sabit olduğu, davacı şirketin fuzuli işgalin sözkonusu olduğu iddia edilen dönemde işletmeci olmadığı dolayısıyla fuzuli şagil olarak aleyhine borç tahakkuk ettirilemeyeceğinden davacı şirkete gönderilen ödeme emirlerinde hukuka uygunluk bulunmadığı, ecrimisil ihbarnamelerinin de davacı şirkete tebliğ tarihleri dikkate alındığında, bu işlemler için dava açma süresi geçirildikten sonra dava açıldığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle ecrimisil düzeltme ihbarnameleri yönünden davanın süre aşımı nedeniyle reddine, ödeme emirlerinin ise iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
Davalı Samsun Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından; ecrimisil tarhiyatının ihtilafsız olarak kesinleştiği, ödeme emrine yönelik itirazların herhangi bir gerekçesinin bulunmadığı, dosyaya sunulan tutanakta davacının 2011/Ağustos ayından itibaren dava konusu yeri işgal ettiği, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı Samsun Defterdarlığı tarafından; davacı şirket işgalinin sabit olduğu, tesis edilen işlemlerin hukuka uygun olduğu, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Olay tarihinde yürürlükte bulunan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 'Ödeme emri'' başlıklı 55. maddesinde, "amme alacağını vadesinde ödemiyenlere, 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumu bir “ödeme emri” ile tebliğ olunur." hükmüne, ''Ödeme emrine itiraz'' başlıklı 58. maddesinde ise, Kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahıs, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz komisyonu nezdinde itirazda bulunabileceği hükmüne yer verildiğinden, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın bu konularda dava açabileceği de tabiidir.
Ödeme emrine konu kamu alacağının dayanağı olan ihbarnamenin iptali istemiyle dava açılmış ise, bu davanın sonucuna göre ödeme emrinin hukuki denetiminin yapılması gerektiği açıktır.
Dava dosyasının incelenmesinden, Samsun ili, İlkadım ilçesi, ... Mahallesinde Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerin fuzulen işgal edildiğinden bahisle 23/06/2010-31/07/2011 dönemine ait 44.282,79.-TL ve 01/08/2011-02/12/2013 dönemine ait 106.996,12.-TL ecrimisil ihbarnamelerinin davacı şirkete tebliğ edildiği, ecrimisil alacaklarının süresinde ödenmediğinden bahisle ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı sayılı ödeme emirlerinin de düzenlenerek tebliğ edilmesi üzerine hem ecrimisil ihbarnamelerinin hem de ödeme emirlerinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Yapılan yargılama sonucu, davanın ecrimisil ihbarnamelerinin iptali istemine ilişkin kısmının süre aşımından reddine karar verildiği ve kararın bu kısmının temyiz edilmeyerek kesinleştiği görülmüştür.
Ödeme emrine karşı açılan davada, 6183 sayılı Kanun'un "Ödeme emrine itiraz" başlıklı 58. maddesinin, "Kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahıs, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında... itirazda bulunabilir..." hükmü uyarınca sınırlı bir inceleme yapılabileceğinden; maddede belirtilen "böyle bir borcu olmadığı" itirazı kapsamında ise, süresinde dava açılmayarak hukuk aleminde idari yönden kesinleşmiş işlemin yeniden dava edilmesi sonucunu doğuracak şekilde hukukilik denetimi yapılması mümkün olmayıp, yalnızca dayanak işlemin tesisinden sonraki aşamalara ilişkin olarak ileri sürülen iddialar incelenebilir.
Bu itibarla; ödeme emrinin dayanağını oluşturan idari işlemin hukuka uygunluk denetimi ancak bu işleme karşı açılmış bir davada mümkün olduğundan, kamu alacağını oluşturan dayanak işlemde olabilecek hukuka aykırılıkların ödeme emrine karşı açılan davada "borcum yoktur" iddiası kapsamında değerlendirilmesi olanaklı değildir.
Bu durumda, dava konusu ödeme emirlerinin dayanağı olan ecrimisil alacakları kesinleştiğinden, ödeme emirleri konusunda yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
(X) KARŞI OY
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile kararın iptale ilişkin kısmının onanması gerektiği oyuyla Dairemiz kararına katılmıyoruz.
Danıştay 4. Daire, E. 2023/6032, K. 2024/6505, 19 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama