KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/6554 E., 2024/5455 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2024
- Esas No
- 2023/6554
- Karar No
- 2024/5455
- Temyiz eden (davacı)
- ... Taahhüt Ticaret ve Yatırım Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Valiliği... Başkanlığı
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
589 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: İstanbul İli, ... İlçesi, ... ... Mahallesi, ... ada, ... parsel, sayılı taşınmazın işgalinden dolayı tahakkuk ettirilen ecrimisilin terkin edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı başvuru ile ... tarih ve ... sayılı ek başvurunun zımnen reddine dair işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine İdare Mahkemesince verilen kararda; ecrimisile konu taşınmazın 6292 sayılı Kanun kapsamında akdi halef ...
Anadolu İnşaat Limited şirketine satıldığından dolayı şirketin hak sahibi olduğu iddia edilmekte ise de, şirket yönetim kurulunun 30/09/1999 tarihli kararı ile taşınmazın tapulama işlemlerinin ... ve ... adına yapılmasının karar altına alındığı, kadastro çalışmaları esnasında bu taşınmazın ... ve ... tasarrufunda olduğunun tespit edildiği, buna göre davacı şirketin herhangi bir hak veya zilyetlik bağı bulunmadığı,
Hazineye ait olduğu sabit olan uyuşmazlığa konu taşınmazı, idarenin izni olmaksızın kullanan davacıdan ecrimisil istenilmesinde ve tahakkuk ettirilen ecrimisilin terkin edilmesine ilişkin başvuru ile sonraki tarihli başvurusunun zımnen reddedilmesine ilişkin işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Taşınmaza ilişkin 1999-2009 arası işgalden dolayı tahakkuk eden ecrimisilin kesinleştiği ve kararın hatalı olduğu, taşınmazda ilk hak sahipliğinin şirkete ait olduğu, dava konusu taşınmazın 1995 tarihinde “muhtarlık zilyetlik devir senedi” ile satın alındığı, 1997 tarihli Kadastro tutanağı ile tapu siciline aktarılan şerhle hak sahipliği sıfatını kazandığı ve sonrasında şirketin 1999 tarihli yönetim kurulu kararı ile hak sahipliğini... ve ... isimli kişilere devrettiği, dava konusu 16.415,13 m2 büyüklüğündeki taşınmazın kullanıcısı değil, 30 m²’lik kısmının kiracısı olduğu, firmanın faaliyetinin asgari düzeyde olduğu,
mali krizde olan sigortalı işçisi dahi bulunmayan şirketin bu denli büyük bir araziyi kullanma potansiyelinin bulunmadığı, ayrıca ... ve ...'ın 6292 sayılı Kanun gereğince 2021 tarihinde satın alma başvurusu yaptığı, 2014 yılında hak sahipliklerini noter muvafakatnamesi ile ...Anadolu İnş. Ltd.
Şti.‘ne devrettiği, taşınmazın Hazine tarafından bu son hak sahibine satıldığı, idarenin 2009 yılında taşınmazın gerçek kullanıcısını tespit etmesi gerektiği, 6292 sayılı Kanun’a göre “..bu taşınmazlardan ecrimisil alınmaz, tahakkuk ettirilen ecrimisiller terkin edilir” hükmüne aykırı davranıldığı, davalı idarenin sadece hak sahibi durumunda olanların ecrimisil borcunun terkin edilebileceği iddiasında olsa da yasada açıkça “satışı yapılan taşınmazlardan ecrimisil alınmayacağı” ibaresinin yazılı olduğu, “satışı yapılan taşınmazlardan hak sahibi olanlardan ecrimisil alınmaz” şeklinde bir düzenlemenin bulunmadığı,
satışı yapılan söz konusu taşınmazla ilgili olarak tahakkuk ettirilmiş olan ecrimisillerin terkin edilmesi gerektiği sebepleriyle kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, Mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir. Temyiz istemine konu kararın Danıştay Onuncu Dairesinin 30/01/2018 tarih ve E:2016/9866, K:2018/194 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2023/6554, K. 2024/5455, 8 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama