KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/9821 E., 2024/5511 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2024
- Esas No
- 2023/9821
- Karar No
- 2024/5511
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
644 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: 07/11/2008 tarih ve 27047 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 01/10/2008 tarih ve 2008/14227 sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, Diyarbakır 75. Kısım Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında, Diyarbakır ili, Silvan ilçesi, ... mahallesinde yer alan ve davacının hissedarı olduğu eski ... parsel, yeni ... ada,... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasının anılan parsele ilişkin kısmının iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının dava konusu ettiği taşınmazı 2013 yılında yapılan ve tapuda tescil edilen toplulaştırma sonrasında 2018 yılında üçüncü bir kişiden satın aldığı, satın alındığı zaman taşınmazın mevki olarak nerede, hangi özelliklere sahip olduğu gibi tüm özelliklerin tapuya güven ilkesi uyarınca bilgisi dahilinde olduğu, bu nedenle iktisap etmiş olduğu taşınmaz için satın almadan çok daha önce yapılan toplulaştırma işleminin iptali istenilemeyeceğinden dava konusu toplulaştırma işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davaya konu taşınmazın satın alındığı tarihten itibaren 60 gün içinde dava açıldığı, devir alma ile birlikte bu taşınmaz hakkındaki dava etme hakkının davacıya geçtiği, yeni durumdan satın alma ile haberdar olunduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ:...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra Mahkeme kararında davacı ehliyetli görülerek davanın esası incelenmek suretiyle davanın reddine karar verildiği ve temyize davacının geldiği görüldüğünden aleyhe bozma yasağı gereği anılan husus Daire kararının doğrudan onanmasına engel olmadığından işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
2577 sayılı Kanun'un 24/e maddesinde, kararın dayandığı hukuki sebepler ile gerekçesi ve hüküm kararlarda belirtilmesi gereken bölümler arasında sayılmıştır. Yapılan inceleme sonucu verilen kararda, yazım aşamasında kararda yer verilen gerekçe ile kararın hüküm fıkrasının birbiri ile uyumlu ve tutarlı olması, usul hükümlerinin temel kurallarındandır.
Davacı tarafından taşınmazın toplulaştırması kesinleştikten sonra ve toplulaştırma ile oluşmuş haliyle edinildiği, mülkiyet hakkı kapsamında Anayasa ile güvence altına alınan meşru bir beklentinin varlığının kabul edilmesine olanak bulunmadığı, bu nedenle işlem tarihinde malik olmayan davacının toplulaştırmaya yönelik meşru ve haklı bir beklentisinin de bulunmadığı,
dava tarihi itibariyle taşınmaza malik olan davacının, satın aldığı taşınmazda, satın almadan önce yapılan arazi toplulaştırması işleminin iptalini istemekte mülkiyet hakkı çerçevesinde, güncel, meşru ve kişisel bir menfaatinin var olduğunun kabulüne olanak bulunmadığı açık olduğundan,
davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken benzer gerekçelere yer verildiği ve işin esası incelenmediği halde "dava konusu toplulaştırma işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır" gerekçesiyle davanın reddi yolunda verilen kararın gerekçe ve hüküm fıkrasının uyumlu olmaması nedeniyle kararın sonuç ve hüküm fıkrasının düzeltilerek onanması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyoruz.
Danıştay 4. Daire, E. 2023/9821, K. 2024/5511, 9 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama