KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/9857 E., 2024/4869 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2024
- Esas No
- 2023/9857
- Karar No
- 2024/4869
- Temyiz eden (davalı)
- ... Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
645 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Samsun İli Bafra İlçesi, ... Mahallesinde bulunan, davacının hissedarı olduğu ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... eski parsel numaralı taşınmazların ... ada, ... parsel, ... ada, ... parsel, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazlara dönüştürülmesine ilişkin ... tarihli ... sayılı toplulaştırma işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:...
İdare Mahkemesince verilen...tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava dosyasında yer alan bilgi-belgeler ile söz konusu bilirkişi raporu birlikte değerlendirilmesinden; davacının toplulaştırma öncesinde 18 adet parseli bulunmakta iken uygulama sonucunda 3 adet yeni parsel oluşturulduğu, davacının dağınık durumda olan taşınmazlarının bir araya getirildiği, toplulaştırma öncesinde uygulama kapsamına alınan taşınmazları karşılığında eşdeğer yerden ve benzer yapıya sahip taşınmazların davacıya tahsis edildiği, proje kapsamında kesilen yaklaşık %6,41 katılım payı oranının mevzuatta belirlenen oranın altında olduğu,
toprak derecelendirmelerinin ve sınıflandırmalarının; arazinin varlığı, toprağın özelliği, yerleşim yerine ve yola olan uzaklığı gibi hususlar gözetilerek yapıldığı, parsellerin indeks değerleri bakımından dengenin gözetildiği, dava konusu toplulaştırma işleminin kamu yararına, toplulaştırma temel ilkelerine, hukuka ve hakkaniyete uygun olarak tesis edildiği anlaşılmakla, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; olayda, davacının uygulamaya giren parsellerde sırasıyla ... parsel (2212,19 m2), ... parsel (1662,50 m2), ... parsel (1563,49 m2) ... parsel (1362,97 m2) ve ... parselde (1300,00 m2) en fazla hissesi olduğu, uygulamaya giren diğer ... parsel içindeyse bir parsel içinde en fazla 605 m2 hissesi olduğu,
uygulamaya giren ..., ..., ... ve ... sayılı parsellerin birbirine yakın olduğu bu bölgede sözkonusu dört parselde toplam 4447,06 m2 hisseye sahip olduğu toplulaştırma sistematiğinde arazisinin yoğun olduğu bölgede veya en büyük parselinin etrafında toplanarak arazi verilmesi kuralı karşısında uygulama sonrası en büyük parsel tahsisinin bu bölgeden yapılması gerekirken bu kurala aykırı şekilde toplamı 369.81 m2 yüzölçümlü ... ve ... sayılı parsellerin olduğu bölgeden ... ada ... sayılı ( 6713,13 m2) birinci büyük parselin tahsisinin yapıldığı,
uygulama öncesi bitişik durum da olan, büyük alana sahip ve parsellerin yoğun olduğu bölgede yer alan ... parsel (1362,97 m2) ve ... parselin (1300 m2) bulunduğu alanda parsel tahsisi gerekirken köy yerleşim alanına daha uzak bölgedeki ... ada ... sayılı ikinci büyük parselin tahsis edilmesinde de belirtilen kurala uyulmadığının görüldüğü, bu durumda, davacının uygulama öncesi sahip olduğu arazisinin yoğun olduğu bölgede veya en büyük parselinin etrafında toplanarak arazi verilmesi gerektiği kuralına aykırı davranıldığı açık olup, toplulaştırma mantığından ve Kanunun öngördüğü amaçtan uzaklaşıldığı,
bu şekildeki tahsisin toplulaştırma amaç ve ilkelerine uygun olmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacının 18 adet taşınmazdaki hisselerinin taşınmazların konum, derece ve büyüklükleri de dikkate alınarak 3 adet taşınmazda birleştirilerek planlandığı, yapılan tüm işlemlerin bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi mevzuata ve Teknik Talimata uygun yapıldığı, bu aşamada davacıya ait 18 taşınmazda yapılacak değişikliklerin toplulaştırmaya giren tüm parselleri etkileyeceğinden, köyde huzursuzluğa neden olabileceği belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2023/9857, K. 2024/4869, 19 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama