KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/9900 E., 2024/6022 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2024
- Esas No
- 2023/9900
- Karar No
- 2024/6022
- Temyiz eden (davalı)
- ... Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
527 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı vekili tarafından, davacının hissedarı olduğu, Osmaniye İli, Kadirli İlçesi, ... Köyü, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırma işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu toplulaştırma işlemi sonucunda, davacının maliki olduğu ... sayılı parselinin bulunduğu alanda oluşturulacak olan bir parselin müstakil olarak kendisine tahsis edilmesi gerekirken ve dava konusu toplulaştırma işleminde bu olanak mevcut iken, ortada herhangi bir teknik, hukuki ve fiili zorunluluk bulunmamasına rağmen bu olanağın değerlendirilmediği ve hisseli mülkiyetten kaynaklı sorunların devam ettirildiği,
ayrıca davacıya bu parselin 3,5 km. güneyinde oluşturulan... parsel sayılı taşınmazdan 3.676,86 m²'lik tahsis yapıldığı, davacının ekonomik yönden büyük bir hak kaybına uğratıldığı hususları dikkate alındığında, dava konusu toplulaştırma uygulamasında, 3083 sayılı Kanun’un amacına, dağıtım ilke ve esaslarına, kamu yararına ve hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacının 11 adet parselde hissedar olduğu, hisseleri önceki parsellerin bulunduğu yerde planlanarak, yer değişikliği yapılmadan düzenleme yapıldığı, eski ... parsel köy yerleşim yerine komşu olduğu, ..., ..., ... parsellerden gelen hakkedişlerle planlanan ... bloğun küçük olmasının nedeninin köy yerleşim alanına komuşu olması ve köy genişleme planında ileriki yıllarda arsa niteliği kazanabilme olasılığı olduğu, blok içerisindeki diğer parsel maliklerinin hisse payları da hakkaniyetle korumak adına, davacının tüm hissesinin bu kısımdan verilmesi mümkün olmamış ve olan en uygun yere taşındığı,
ayrıca davacının müstakil parsel oluşturulması ile ilgili bir talebinin bulunmadığı, toplulaştırma işleminin kanuna ve hukuka uygun olarak gerçekleştirildiği, bölgedeki mevcut projeler ve fiili durum üzerinden en verimli ve en uygun projenin uygulandığı, dosyaya sunulan bilirkişi raporunun eksik ve yetersiz araştırmaya dayalı olarak hazırlandığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2023/9900, K. 2024/6022, 31 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama