KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/9910 E., 2024/5108 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2024
- Esas No
- 2023/9910
- Karar No
- 2024/5108
- Temyiz eden (davalı)
- ... Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacılar)
- 1- ... 2- ... 3- ... 4- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
818 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Gaziantep İli, Oğuzeli İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkiinde bulunan ve davacıların 1/4 oranında hissedar olduğu, ... ve ... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda yapılan toplulaştırma işlemi neticesinde, anılan taşınmazlara karşılık tahsis edilen ... ada, ..., ... ada, ..., ... ada, ..., ... ada, ... ve ... ada, ... parsel sayılı taşınmazların hisse oranlarının her bir hissedara 1/4 oranında olacak şekilde tescil edilmemesi işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; kanunun amacına uygun olarak toplulaştırma işlemi sırasında 5 kısma ayrılan parsellerin tescil işleminin arazi toplulaştırma listesinde yer aldığı şekliyle gerçekleştirildiği, davacıların toplulaştırma işlemine karşı dava açmadıklarını ısrarla vurguladıkları göz önüne alındığında, ilgili mevzuat uyarınca arazi toplulaştırma listesinde yer aldığı şekliyle toplulaştırma işlemi sonucu oluşan hisselerin davacılar adına tescil edilmesi işleminde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; toplulaştırma işlemi öncesi mevcut olan kök parselde 1/4 oranıyla eşit hissedar olan ve kadimden beri bu şekilde tarımsal faaliyet yürüten davacılardan bir tanesinin üretilen yeni parsellerden birinde tercihe şayan bir gerekçe gösterilmeksizin (...'e 119/1 parsel sayılı taşınmazın müstakil olarak verilmesinin özel bir nedeni olmadığı hususu davalı idareye ait savunma dilekçesinde açıkça beyan edilmiştir) tek başına malik kılınırken, bir tanesinde hiç hisse verilmediği,
üretilen diğer dört parselde ise teknik ve hukuki bir zorunluluk bulunmadığı halde, farklı hissedar ve farklı hisse miktarları ile tahsis yapıldığı, bu duruma bağlı olarak kök parsellerdeki eşit hisseleri nedeniyle davacılarca eşit koşullarda yürütülen tarımsal faaliyetin, yapılan uygulama sonucu oluşturulan yeni hissedarlık ve hisse nispeti durumu itibariyle eskisine nazaran güçleştirildiği, ayrıca eşit şartlarda toplulaştırma işlemine katılan davacıların hiç gereği olmadığı halde ve hakkaniyete aykırı olarak hisselerinin ayrıştırıldığından,
uyuşmazlık konusu parsellerdeki mülkiyet deseni ve hisse oranları bağlamında, toplulaştırma mevzuatının amacına açıkça aykırı olan dava konusu toplulaştırma işleminde hukuka uyarlık, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında isabet bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, davacıların istinaf isteminin kabulüne, istinafa konu İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin "uyuşmazlık konusu parsellerdeki mülkiyet deseni ve hisse oranlarına" ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Taşınmazlardan geçen yol nedeniyle söz konusu parsellerin bölündüğü, davacıların talepleri dikkate alınarak hisselendirme yapıldığı, bir parselin müstakil olarak tescil edilmesinin özel bir nedenin olmadığı, küçük parsellerin hisseli olarak tahsis edilmesinin tarıma uygun olmadığı, dava konusu toplulaştırma işleminin mevzuata uygun olarak yapıldığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
Dosyanın incelenmesinden, Gaziantep ili, Oğuzeli ilçesi, ... Mahallesi, ...
Mevkiinde bulunan ve davacıların 1/4 oranında hissedar olduğu, ... ve ... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda yapılan toplulaştırma işlemi neticesinde, anılan taşınmazlara karşılık, ... ada, ..., ... ada, ..., ... ada, ..., ... ada, ... ve ... ada, ... parsel sayılı taşınmazların tahsis edildiği, hisse oranlarının ve hissedarlarının her parselde farklı olarak belirlendiği, davacılar tarafından ise taşınmazların toplulaştırma öncesinde olduğu gibi her bir hissedara 1/4 hisse oranında olacak şekilde tahsis edilmesine yönelik 060/06/2018 tarihli başvurunun yapıldığı,
anılan başvuruya herhangi bir cevap verilmemesi üzerine toplulaştırma sonrasında oluşturulan hisselerin yanlış tescil edildiğinden bahisle, hisse oranlarının düzeltilmesi istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
Bakılan uyuşmazlıkta, arazi toplulaştırması dava edilmemiş, toplulaştırma işlemi sonucunda yapılan tescil işleminin her bir hissedara 1/4 hisse oranında olacak şekilde tahsis edilmemesinin dava konusu edildiği anlaşılmaktadır.
Olayda, yargılamanın arazi toplulaştırması işlemi yönünden değil, taleple bağlılık ilkesi gereği toplulaştırma işlemi sonucunda davacılar adına yapılan tescil işleminin düzeltilmesi istemi yönünden yapılması gerekmektedir.
Bakılan uyuşmazlık bu çerçevede incelendiğinde, söz konusu arazi toplulaştırması neticesinde yapılan müstakil ve hisseli tescilin her bir hissedara 1/4 oranında olacak şekilde düzeltilmesine ilişkin istemin tapu işlemine yönelik olduğu, bu nedenle söz konusu istemin tapu idarisine yöneltilmesi ve görev alanı nedeniyle uyuşmazlığın idari yargının değil, adli yargının ilgili mahkemesince çözülmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Açıklanan nedenle, bakılan uyuşmazlığın talebe bağlılık ilkesi çerçevesinde değerlendirilmesi suretiyle, davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek dava konusu işlemin iptali yolunda verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle onamaya dair Daire kararına katılmıyorum.
Danıştay 4. Daire, E. 2023/9910, K. 2024/5108, 26 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama