KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/10009 E., 2024/4677 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2024
- Esas No
- 2023/10009
- Karar No
- 2024/4677
- Temyiz eden (davalı)
- ... Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
556 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: 28/10/2011 tarih ve 28098 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2011/2281 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla uygulama alanı ilan edilen Amasya İli, Merzifon İlçesi, ... Köyü'nde yapılan toplulaştırma işleminin ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile dava dosyasına sunulan bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, davacıya ait taşınmazların bulunduğu alanda yapılan toplulaştırma işleminde davaya konu parsellerden yapılan kesintilerin yasal sınır olan %10'u aşmadığı, yapılan toplulaştırma işleminin teknik kriterlere uygun olduğu, dava konusu kadastro parsellerine yakın ve eşdeğer yerden tahsisin sağlandığı,
toprak derecelendirmesi ve sınıflandırmanın rayiç bedel, ürün çeşidi, verimlilik, toprağın özellikleri, yerleşim yerine ve sulama alanına uzaklığı ve konumunun gözetilerek yapıldığı anlaşılmış olup, dava konusu arazi toplulaştırması işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince. Amasya İli, Merzifon İlçesi, ...
Köyü, ... parsel sayılı taşınmaza karşılık ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın davacıya tahsis edildiği, tahsis yapılan parselin küçük bir kısmının fiili kullanım alanına denk geldiği, davacının fiili kullanım alanına denk gelecek şekilde parsel oluşturulmamasını zorunlu ve gerekli kılan sebeplerin ortaya konulamadığı gibi ... parsel sayılı taşınmazın ... ada ... parsel sayılı taşınmaza göre daha düzgün bir şekle sahip olduğunun görüldüğü,
bu durumda, davacının fiili kullanımına uygun şekilde parsel üretilmemesinin ve uygulama sonrasında tahsis edilen parselin şeklinin, dikdörtgen, en/boy oranının 1/3-1/7 arasında olmamasının sebeplerinin ortaya konulamadığı, kaldı ki taşınmazın uygulama öncesindeki şeklinin uygulama sonrasında tahsis yapılan taşınmaza göre daha düzgün olduğu göz önüne alındığında, bu şekildeki tahsisin toplulaştırma amaç ve ilkelerine uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Bölge İdare Mahkemesinin, yerel mahkemenin esas aldığı bilirkişi raporunu hiçbir gerekçe göstermeden görmezden geldiği ve yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılmadan mahkeme kararının kaldırılmasına karar verildiği, davacının eski ve yeni parselinin kuzey kısmında yer alan kadastro yolunun, korunan yol olarak değerlendirilen yollardan olduğu, yolda bulunan virajlar, kırıklar ve kıvrımlar nedeniyle blok şeklinin ve yola cephe parsellerin yola bakan cephelerinin dikdörtgen şeklinde oluşturulmasının teknik olarak mümkün olmadığı, toplulaştırmanın kanun, yönetmelik ve teknik talimata uygun yapıldığı belirtilerek kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2023/10009, K. 2024/4677, 12 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama