KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/1543 E., 2024/8199 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 31 Aralık 2024
- Esas No
- 2024/1543
- Karar No
- 2024/8199
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Bakanlığı
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
671 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacıya ait ... plakalı araçla tehlikeli olduğu anlaşılan atığın mevzuata aykırı bir şekilde taşınması nedeniyle 2872 sayılı Çevre Kanununun 8. maddesinin ihlal edildiğinden bahisle, aynı Kanunun 20/v maddesi uyarınca davacıya 3.665.289,00 TL para cezası verilmesine ilişkin Kocaeli Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün ... tarihli ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacıya ait araçla tehlikeli atığın taşındığının açık olduğu, malla ilgili sadece sevk irsaliyesinin alındığı, ancak irsaliyede "su bazlı boya atığı" yazdığı, davacının atık taşımak için lisans belgesinin de olmadığı, buna rağmen bu atığı kabul ettiği, malı aldığı kişiden atığın mahiyetine / niteliğine ilişkin bir yazılı belge almadığı, yüklediği materyali kendisinin de kontrol etmediği, gerekli özen ve hassasiyeti göstermeden malı kabul ettiği, araca ait kimyasal atık taşıma izin belgesi olmadığı gibi atık taşıma izin belgesi de olmadığı,
atık taşıma prosedürlerine riayet edilmeksizin taşıma işinin kabul edildiği, yükün variller içerisinde sıvı bir materyal olduğu ve normal bir eşya olmadığının bilindiği halde atık taşımaya ilişkin kurallara uyulmadığı, ayrıca yapılan analiz sonucu taşınan atığın da tehlikeli atık olduğunun tespit edildiği, bu nedenle, davacıya 2872 sayılı Çevre Kanununun 20/v maddesi gereğince verilen temel para cezasının yerinde olduğu,
öte yandan davacının kendi nam ve hesabına taşımacılık yaptığı, kanunda geçtiği şekliyle kurum, kuruluş veya işletme olmadığından anılan Kanunun 20. maddenin ikinci fıkrasındaki cezaların üç kat uygulanacağı yönündeki artım maddesinin olayda uygulanmasının yerinde olmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin 2.443.526,00 TL'lik kısmının iptaline, 1.221.763,00 TL yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davacıya 2872 sayılı Çevre Kanununun 20/v maddesi gereğince verilen temel para cezasının yerinde olduğu, bu yöndeki İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu.
İdare Mahkemesi kararının, davacıya anılan Kanunun 20. maddesinin ikinci fıkrasındaki cezaların üç kat uygulanacağı hükmüne ilişkin kısmı yönünden ise; dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının kendi nam ve hesabına taşımacılık faaliyeti yürüttüğü, diğer bir ifadeyle davacının kazanç elde etmek amacıyla ticari faaliyette bulunduğu,
dolayısıyla ortada bir işletmenin var olduğunun kabulü gerektiği sonucuna varılmakla, davacıya temel para cezasının üç katı şeklinde para cezası verilebileceği hususu açık olup, davalı idarece tespit edilen aykırılık üzerine kurum, kuruluş ve işletmeler için öngörülen üç kat olarak hesaplanan idari para cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak, davacının istinaf talebinin reddine, davalı idarenin istinaf talebinin kabulüne, ...
İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptale ilişkin kısmının kaldırılmasına, bu kısım yönünden de davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından; dava konusu ihlalin oluşmasında davacının hiçbir kusuru bulunmadığı, olayda tamamen gönderici firmanın kusurlu olduğu, bu nedenle cezanın da gönderici firmaya kesilmesi gerektiği, ayrıca gerçek kişi olan davacıya Çevre Kanununun 20. maddesinin ikinci fıkrasındaki cezaların üç kat uygulanacağına ilişkin hükmün uygulanamayacağı iddia edilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Kanununun 17/2 maddesi uyarınca, davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek, işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2024/1543, K. 2024/8199, 31 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama