KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/1649 E., 2025/2471 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2025
- Esas No
- 2024/1649
- Karar No
- 2025/2471
- Temyiz eden (davacılar)
- 1- ... 2- ... 3- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
671 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: 07/11/2012 tarih ve 28460 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 12/10/2012 tarih ve 2012/3857 sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, Osmaniye - Kadirli Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında, Osmaniye ili, Kadirli ilçesi, ... Köyü, ... ada ... ve ... parsel sayılı taşınmazları da kapsayan alanda yapılan arazi toplulaştırma işleminin anılan parsellere ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E..., K:... sayılı kararla; dosyadaki bilgi ve belgelerle taşınmaz mahalinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen ve hükme esas alınabilecek nitelikte görülen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu taşınmazı da kapsayan alanda yapılan toplulaştırma sonucunda, katılım payı oranı ve parsel endeksi katsayılarına göre davacılar parselindeki dağıtımların hesaplandığı, projede % 2,4536 oranında katılım payı kesildiği, kamu ortaklık payı kesintisinin %10 seviyesinin altında gerçekleştiği ve kanuna uygun davranıldığı,
toplulaştırma sonucunda ... ada ... ve ... ada ... parseller olduğu ve geometrik olarak düzgün, kullanışlı ve yola cepheli hale getirildiği, sulama sorununun olmadığı, dava konusu taşınmazların konum olarak aynı yerde olduğu, toprak yapısı olarak aynı özelliklere sahip olduğu, yapılan işlemin tekniğe ve parsellerin yeniden düzenlenmesi ilkelerine uygun olduğu anlaşılmakta olup, bu bağlamda, toplulaştırmanın hedef ve gayelerine uygun olarak,
gerekli ilkelere ve işlem tarihinde yürürlükte bulunan ve uyuşmazlığa uygulanacak olan mevzuatlarla belirlenen şartlara uyulmak suretiyle tesis edildiği anlaşılan dava konusu toplulaştırma işleminde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; davacı ... yönünden, istinaf başvurusuna konu kararın ve dayandığı gerekçenin hukuka ve usule uygun olduğu anlaşıldığından, istinaf başvurusunun reddine; davacılar ... ve ... yönünden ise, dava konusu parsellerde ... ve ... ...'nün hissesinin bulunmadığı, adı geçenlerin bu taşınmazlara ilişkin toplulaştırma işleminin iptalini istemekte kişisel, güncel ve meşru bir menfaatinin bulunmadığı anlaşıldığından, bu parsellere ilişkin olarak açılan davanın adı geçenler yönünden ehliyet yönünden reddi gerektiği, istinaf isteminin açıklanan gerekçe ile reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Yeni parsellerin farklı yerde oluşturuldukları, haberlerinin olmadığı, toplulaştırmanın ruhuna aykırı davranıldığı, toplulaştırma işleminin tebliğ edilmediği, keşif ve ölçüm yapılmadan masa başında parselasyon yapıldığı, askıya çıkarılmadığı, itiraz hakkı tanınmadığı, ... Köyü ile ... projelerinin çakıştığı, tarlaların üst üste bindiği, bazı kişilerin aynı yerde tapularının çıktığı, çiftçi tercihlerine aykırı davranıldığı, rızai taksimin dikkate alınmadığı, tarımsal üretime elverişli parsel oluşturulmadığı, ...'nün babası ...'den kalan miras nedeniyle dava konusu parsellerde hissedar olduğu, dolayısıyla davayı açmakta kişisel, güncel ve meşru menfaatinin bulunduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Davacılar ... ve ...'nün temyiz istemi yönünden; Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Davacı ...'nün temyiz istemi yönünden;
Temyiz dilekçesinin ekinde sunulan mirasçılık belgesiyle (TC kimlik numaraları belirtilmemiş)...'nün muris İsmail Körlü'nün mirasçısı olduğu, dava dosyasında yer alan parsel dağıtım cetvellerinden ise, dava konusu ... ada ... ve ... parsel sayılı taşınmazlarda...nün (TC kimlik numarası belirtilmemiş) hissedar olduğu anlaşıldığından, davacı ... ile ...'nün mirasçısı olan ...'nün aynı kişiler olup olmadığı hususunun araştırılarak karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığından,
davacı ...'nün dava konusu parsellerde hissesi bulunmadığından bahisle, bu taşınmazlara ilişkin toplulaştırma işleminin iptalini istemekte kişisel, güncel ve meşru bir menfaatinin bulunmadığı gerekçesiyle, bu parsellere ilişkin olarak açılan davanın ehliyet yönünden reddi yolunda verilen temyize konu kararda hukuki isabet bulunmamıştır.
Danıştay 4. Daire, E. 2024/1649, K. 2025/2471, 21 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama