KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/1699 E., 2024/5571 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2024
- Esas No
- 2024/1699
- Karar No
- 2024/5571
- Temyiz eden (davacı)
- ... Sac Metal Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
545 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacının İstanbul ili, Tuzla ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, ... Sanayi Sitesi, No:..., Daire:... adresinde işyeri açma ve çalışma ruhsatı olmaksızın metal hurda deposu işletildiğinin tespiti üzerine, İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik'in 6. maddesine istinaden işyerinin faaliyetten men edilmesine ilişkin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Ruhsat ve Denetim Şube Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmektedir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Bölge İdare Mahkemesince; verilen kararla hurda depolama alanları ve satış yerlerini belirlemek yetki ve sorumluluğunun 5393 sayılı Belediye Kanunu'yla genel olarak belediyelere, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu gereğince de özel olarak büyükşehir belediyelerine verildiği, büyükşehir belediyesinin sorumluluğunda bulunan alanlarda işletilecek yerlere ruhsat vermek ve denetlemek yetkisinin de yine aynı Kanun'un 7. maddesinin (i) bendiyle özel olarak büyükşehir belediyesine verildiği belirtilerek,
büyükşehir belediye sınırları dahilinde faaliyet gösterdiği sabit olan davalı idareye ait ve Hurdacılar Sanayi Sitesinde yer alan işyeri hakkında işlem tesis etme yetkisinin 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 7. maddesinin (d) bendi ve (i) bendi uyarınca özel olarak büyükşehir belediyesine verilmiş olduğu dikkate alındığında ruhsatsız olarak faaliyet gösterdiği açık olan davacıya ait iş yerinin ruhsat alınıncaya değin faaliyetten men edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle istinaf talebinin kabulüne,
yetki unsuru yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolundaki Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Temyize konu kararda atıf yapılan mevzuatın iş yerlerine işyeri açma ve çalışma ruhsatı verilmesin ilişkin olmadığı, öte yandan atıf yapılan mevzuatın devamı maddeleri incelendiğinde yetki kapsamında yapılan değerlendirmede de açık hataya düşüldüğü, dava konusu işletmenin 2. Sınıf gayrisıhhi müessese kapsamında olduğu, değerlendirmelerin bu tespit kapsamında yapılması gerektiği belirtilerek İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 50/4. maddesinde, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmüne yer verilmiştir.
Bu nedenle, Bölge İdare Mahkemesi kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, Bölge İdare Mahkemesince bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.
Temyiz istemine konu kararın Danıştay Dördüncü Dairesinin 01/11/2023 tarih ve E:2023/8727, K:2023/5864 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2024/1699, K. 2024/5571, 10 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama