KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/2210 E., 2024/4472 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2024
- Esas No
- 2024/2210
- Karar No
- 2024/4472
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Belediye Başkanlığı
- Vekili
- Av. ...
- Müdahil (davalı yanında)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
569 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: İstanbul İli, Fatih İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde davacının arsa payının, 6306 sayılı Kanun uyarınca 03/03/2022 tarihinde açık artırma ile satış işleminin yapılacağının bildirilmesine ilişkin Fatih Belediye Başkanlığı Emlak ve İstimlak Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; taşınmazın 6306 sayılı Kanun hükümleri uyarınca riskli bina olarak tespit edildiği ve riskli yapı sürecinin kesinleştiği, dava konusu yapının 4 bağımsız bölümden oluştuğu, davacının maliki olduğu bağımsız bölüm dışındaki kısımların müdahil ...'a ait olduğu, 2/3 çoğunluk tek kişiden oluştuğu belirlendiğinden toplantı/kat malikleri kurulu toplantısı yapılmasının beklenemeyeceği, 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin 15. maddesinin 2. fıkrası uyarınca karar alındığı, sürecin 6306 sayılı Kanun ve Uygulama Yönetmeliği hükümlerine uygun olarak işletildiği belirlendiğinden,
çoğunluk kararına katılmayan davacının hissesinin 6306 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmelik hükümleri uyarınca satışına ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından; kat malikleri kurulu toplantısının yapılacağına yönelik bir tebligatın kendisine gönderilmediği ve kat malikleri kurulu toplantısının yapılmadığı, kat malikleri kurulu kararı alınmasının kanuni bir zorunluluk olduğu, Anayasa Mahkemesinin benzer bir davada bireysel başvuru üzerine verdiği kararı dikkate alındığında, dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği, taşınmaz satış işleminin iptali istemiyle açılan davada dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi karına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddedildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
1- Davalı tarafından, cevap verilmemiştir. 2- Davalı yanında müdahil tarafından; ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının kesin olarak verildiği ve temyize tabi kararlardan olmadığı, ayrıca davacı tarafa posta gider avansının yatırılması için verilen 7 günlük süre içerisinde eksikliğin giderilmediği ve bu nedenle temyiz isteminden vazgeçilmiş sayılmasına karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, temyize konu karar her ne kadar kesin olarak verilmişse de, uyuşmazlığın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 46. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyize tabi olduğu anlaşıldığından, işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2024/2210, K. 2024/4472, 4 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama