İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /4. Daire

DANIŞTAY · 4. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 4. Daire E.2024/276 K.2024/1189

Dava konusu istem: Tunceli İli, Merkez ve Ovacık İlçeleri, Munzur Nehri üzerinde yapılması planlanan "207 MWm/200.79 Mwe gücünde rezervuarlı Konaktepe Barajı ile HES I-II" projesi ile ilgili olarak "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecinin…

Esas2024/276Karar2024/1189Tarih22 Şubat 2024Okuma6 dk · 1.192 kelime

KÜNYE

Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/276 E., 2024/1189 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire

Karar tarihi
22 Şubat 2024
Esas No
2024/276
Karar No
2024/1189
Temyiz eden (davacı)
... Elektrik Üretim Anonim Şirketi
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davalı)
... Bakanlığı
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.192 kelime·6 dk okuma·5 bölüm

Dava konusu istem: Tunceli İli, Merkez ve Ovacık İlçeleri, Munzur Nehri üzerinde yapılması planlanan "207 MWm/200.79 Mwe gücünde rezervuarlı Konaktepe Barajı ile HES I-II" projesi ile ilgili olarak "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecinin sonlandırılması" nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararların tazmini amacıyla ...

İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında açılan davada, sunulan istinaf başvuru dilekçesine cevap dilekçesinde davalı idare tarafından "ÇED muafiyeti görüşünün geçerliliğinin devam ettiğinin" belirtildiğinden bahisle, söz konusu projeyle ilgili ÇED muafiyetinin devam ettiğine yönelik bilginin teyit edilmesi isteğiyle yapılan başvurunun, "29/05/2013 tarihi itibari ile söz konusu projenin tamamının işletmeye/üretime başlamadığından, ÇED muafiyetinin geçerliliğinin kaybettiği" gerekçesiyle reddine ilişkin... tarih ve ... sayılı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı işleminin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; mevzuat hükümleri ile Mahkemenin 09/08/2023 ve 29/08/2023 tarihli ara kararlarına davalı idarece verilen cevap ve ekleri ile krokilerin birlikte değerlendirilmesinden.

Munzur projesi Konaktepe Barajı ve HES I-II'nin planlama raporunun 1984 yılında hazırlandığı, aynı yıl (ÇED Yönetmeliğinin ilk kez yürürlüğe girdiği 07/02/1993 tarihinde önce) DSİ yatırım ve uygulama programında yer aldığı, projenin ÇED Yönetmeliği yükümlülüğünden muaf olarak değerlendirildiği, farklı tarihlerde yayımlanan/değiştirilen Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmelikleri kapsamında davacı şirket tarafından ÇED muafiyetinin devam edip etmediği hususunda davalı idareden teyitler alındığı, projenin ilk başlarda Konaktepe Barajı ve HES I-II olarak anıldığı ve muafiyet kararının bu şekilde alındığı,

27/11/2020 tarihinde sunulan ÇED başvuru dosyasının yatırımcının kendi talebi üzerine sunulduğu, 27/11/2020 tarihinde sunulan ÇED başvuru dosyasında projenin adının Konaktepe Barajı ve Hidroelektrik Santralleri (HES-I, HES-II), Malzeme Ocakları ve Kırma-Eleme-Yıkama Tesisleri olarak belirtildiği, aslında her iki projenin de Tunceli İli, Ovacık İlçesi, ...

Mevkii'nde kurulmasının planlandığı, ÇED başvuru dosyası sunulan projede, projenin inşaat döneminde gerekli ana malzemelerin çıkarılacağı malzeme ocakları ile malzemenin boyutlandırılacağı kırma-eleme-yıkama tesislerinin ilave edildiği, faaliyet alanlarının aynı olduğu, nihayetinde 29/07/2022 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmeliğin geçici 2. maddesi kapsamında 29/05/2013 tarihi itibari ile söz konusu projenin tamamının işletmeye/üretime başlamadığı gerekçesi ile ÇED muafiyetini yitirdiğinin davalı idare tarafından davacıya bildirildiği,

ayrıca Konaktepe Barajı ve Hidroelektrik Santralleri (HES-I, HES-II), malzeme ocakları, kırma eleme yıkama tesisleri projesinin "göl alanının Munzur Vadisi Milli Parkı sınırları içerisinde kaldığı, projenin hayata geçmesiyle Munzur Vadisi Milli Parkı'nın özelliğini yitireceğinden turizm potansiyelinin olumsuz etkileneceğinin değerlendirildiği,

projenin hayata geçmesi ve su tutması ile beraber milli park sahasından Tunceli-Ovacık ulaşımını sağlayan kara yolunun iptal edilerek Hozat üzerinden Ovacık İlçesine ulaşım sağlanmak zorunda kalınacağından bu durumun olumsuzluğa neden olacağı, ayrıca baraj ve HES yapılacak olan bölgeyi de içine alan Kazanç Vadisi, Yoğunçam-Çığ Deresi ve Sal Deresi bölgelerinin Özel Güvenlik Bölgesi kapsamında değerlendirildiği ve 2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanunu'nun 32/A maddesi gereğince Cumhurbaşkanının 05/01/2021 tarih ve 3399 sayılı kararı ile Özel Güvenlik Bölgesi ilan edildiği,

dolayısıyla projenin çok ciddi güvenlik riski olan bir bölgede bulunduğu" gerekçeleriyle ÇED sürecinin Bakanlığın... tarih ve ... sayılı yazısı ile sonlandırıldığı, söz konusu ÇED sürecinin sonlandırılmasına ilişkin işleme karşı açılan davada, Mahkemenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı "davanın reddine" dair kararının, Danıştay Altıncı Dairesinin 26/04/2022 tarih ve E:2022/396, K:2022/5189 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği görülmektedir.

Bu durumda; faaliyette olan projenin çevreye olumsuz etkisi var ise Devletin denetim yapma ve denetim sonucunda yaptırım uygulama yetkisi ve yükümlülüğünün olduğu dikkate alındığında, 29/05/2013 tarihi itibarıyla üretim veya işletmeye başlamış projelerin ve bunların gerçekleştirilmesi için zorunlu olan yapı ve tesislerin ÇED uygulamasının kapsamı dışına çıkarılmasının, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına ölçüsüz bir müdahale teşkil etmediği açık ise de, henüz bu aşamaya gelmemiş, yatırımları hayata geçirilmemiş,

üretim veya işletme safhası başlamamış olan projelerin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkı kapsamında çevresel konuları düzenleyen mevzuat hükümlerine uygun olması gerektiği, kaldı ki ilgili Yönetmeliğin geçici 2. maddesinin de bu yönde bir düzenleme içerdiği, fakat davacı şirket tarafından projenin tamamının işletmeye/üretime başladığı yönünde bir delil sunulamadığı, davalı idarece de projenin işletmeye/üretime başlatılamadığı gerekçesiyle ÇED muafiyetini yitirdiğinin belirtildiği,

dolayısıyla artık söz konusu projenin ÇED hükümlerine tabi olduğu ve çevreye olası zararlarının değerlendirilmesinin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkı kapsamında zorunlu olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Diğer taraftan; projenin ilk başlarda Konaktepe Barajı ve HES I-II olarak anıldığı, 27/11/2020 tarihinde sunulan ÇED başvuru dosyasında projenin adının Konaktepe Barajı ve Hidroelektrik Santralleri (HES-I, HES-II), Malzeme Ocakları ve Kırma-Eleme-Yıkama Tesisleri olarak belirtildiği, aslında her iki projenin de Tunceli İli, Ovacık İlçesi, ...Mevkii'nde kurulmasının planlandığı, ÇED başvuru dosyası sunulan projede, projenin inşaat döneminde gerekli ana malzemelerin çıkarılacağı malzeme ocakları ile malzemenin boyutlandırılacağı kırma-eleme-yıkama tesislerinin ilave edildiği, faaliyet alanlarının aynı olduğu,

söz konusu projenin ÇED sürecinin Bakanlığın ... tarih ve ... sayılı yazısı ile sonlandırıldığı, ÇED sürecinin sonlandırılmasına ilişkin işleme karşı açılan davada ise Mahkemenin... tarih ve E:2..., K:...sayılı "davanın reddine" dair kararının, Danıştay Altıncı Dairesinin 26/04/2022 tarih ve E:2022/396, K:2022/5189 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, dolayısıyla projenin tamamının ÇED sürecinin çevresel etkileri nedeniyle sona erdiği ve ÇED Olumlu yahut ÇED Gerekli Değildir kararlarının bulunmadığı, hal böyle iken projenin bir kısmının ÇED muafiyetinin devam edeceğinden bahsedilemeyeceği de açıktır.

Öte yandan; davacı tarafından, projelerde planlama aşamalarının tamamlandığı ve mekana fiziki olarak müdahale edildiği iddia edilmiş ise de proje alanına fiziki müdahaleye başlanılmış olmasının çevreye olası olumsuz etkileri ile kamu yararı dengesi gözetildiğinde, geri döndürülemez bir aşama olmadığı, bu durumun projenin tamamen bitirilerek üretime ya da işletmeye başlanıldığı anlamına gelmediği açık olduğundan, söz konusu iddialara itibar edilmemiştir. Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından, 20/11/2018 tarihli ÇED muafiyeti kararının verilmesi sırasındaki yürürlükte olan düzenleme ile bu tarihten sonra yürürlüğe giren düzenlemenin aynı nitelikte olduğu halde, halihazırda başvurunun reddedilmek suretiyle ÇED muafiyet kararının verilmediği, kaldı ki ...

İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında açılan davada, davalı idarenin ÇED muafiyetinin devam ettiği yönünde beyanının bulunduğu, dolayısıyla davalı idare tarafından aynı nitelikteki mevzuat hükmünün farklı yorumlanarak başvurunun reddedilmesinin idarenin istikrar ilkesine aykırı olduğu, diğer taraftan, planlama aşaması tamamlanmış ve mekana fiziki müdahalede bulunulmuş olmasının Mahkemece dikkate alınmamasının da idarenin istikrar ilkesine aykırı olduğu, ayrıca Mahkeme kararında dikkate alınan ÇED sürecinin davacının, yöre halkının endişelerini gidermek adına kendi tercihi ile başlattığı bir süreç olduğu,

dolayısıyla bu tercihin ÇED muafiyeti kararını bertaraf ediyor gibi değerlendirilemeyeceği, bu nedenle, davanın reddi yolundaki Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Mahkeme kararı usul ve hukuka uygun olduğundan, bozulmasını gerektiren bir husus olmadığı belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 22/02/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 4. Daire, E. 2024/276, K. 2024/1189, 22 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
4. Daire
Esas No
2024/276
Karar No
2024/1189
Tarih
22 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay 9. Daire E.2024/276 K.2024/523
  • Danıştay 2. Daire E.2024/276 K.2024/701
  • Danıştay 9. Daire E.2024/277 K.2024/1014
  • Danıştay 5. Daire E.2024/277 K.2024/627
  • Danıştay 10. Daire E.2024/278 K.2024/281
  • Danıştay 13. Daire E.2024/278 K.2024/631

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.