KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/3191 E., 2024/6663 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2024
- Esas No
- 2024/3191
- Karar No
- 2024/6663
- Temyiz eden taraflar
- 1- ... Turizm Yatırım ve İşletmecilik Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
813 kelime·4 dk okuma·10 bölüm
2- ... Valiliği VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem : Antalya ili, Aksu ilçesi, ... Mahallesinde bulunan, ... ada, .. parsel sayılı Hazineye ait 581.830,04 m² yüzölçümlü taşınmazın 22.650,00 m²'si üzerinde turistik tesis yapmak suretiyle davacı şirket tarafından fuzulen işgal edildiğinden bahisle 13/10/2016-07/08/2017 tarihleri arasındaki dönem için 866.399,61TL ecrimisil istenilmesine ilişkin ... günlü, ... sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; bilirkişilerden alınan ek rapor uyarınca dava konusu ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin 29.248,64 TL'sine ilişkin kısmının iptaline, 837.150,97-TL'sine ilişkin kısmının ise reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI
Bilirkişi raporunun hatalı değerlendirmeler içerdiği, itirazlarının karşılanmadığı, işgal alanının daha az olduğu ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI
Taşınmazdaki rayiç değer artışlarının, kullanım şekli ve zemin bedelinin dikkate alınmadığı, bilirkişilerin mevzuatın aradığı şekliyle değerlendirme yapmadığı ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, 28/06/2014 tarih ve 29044 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 19. maddesiyle değişik 45. maddesinin (3) numaralı fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar vereceği, karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı vereceği.
(4) numaralı fıkrasında, bölge idare mahkemesinin ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vereceği ve bu halde bölge idare mahkemesinin işin esası hakkında yeniden bir karar vereceği.
(5) numaralı fıkrasında ise bölge idare mahkemesinin, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu ve davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hallerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye göndereceği ve bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verdiği kararların kesin olduğu hükme bağlanmıştır.
Belirtilen düzenlemeler uyarıca bölge idare mahkemesinin, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde kural olarak istinaf başvurusunu kabul ederek ilk derece mahkemesi kararını kaldırdıktan sonra ilk derece mahkemesi kararındaki maddi ve/veya hukuki eksiklikleri tamamlayarak işin esası hakkında yeniden bir karar vermesi gerekmektedir.
2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin (5) numaralı fıkrasında ise bu kuralın istisnalarına yer verilmiştir. Anılan hükme göre, bölge idare mahkemesinin, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulması ve davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hallerinde, istinaf başvurusunu kabul ederek ilk derece mahkemesi kararını kaldırdıktan sonra yeniden bir karar vermeksizin dosyanın ilgili ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermesi gerekmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden, ilk derece mahkemesince, dava konusu ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin hukuka uygun olup olmadığı incelenmek suretiyle dava konusu işlemin kısmen iptali, davanın kısmen reddi yolunda verilen karara yapılan istinaf başvurusunun reddedilmesi üzerine temyiz edildiği ve davalı idarenin temyiz istemi kabul edilerek bu kısmın bozulduğu, bozma kararı üzerine yeniden İdare Dava Dairesine gelen dosya hakkında yeniden bir karar verilmek üzere Mahkemeye gönderildiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlıkta, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin (5) numaralı fıkrasında istisnai olarak sayılmış olan hallerden herhangi birinin bulunmaması karşısında, ilk derece mahkemesi kararında tespit edilen maddi ve/veya hukuki eksikliğin anılan Kanun'un 45. maddesinin (4) numaralı fıkrası uyarınca bölge idare mahkemesince tamamlanarak yeniden bir karar verilmesi gerekmekte iken, söz konusu usule uyulmaksızın bölge idare mahkemesince dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi üzerine verilen kararın istinaf isteminin reddine dair İdare Dava Dairesi kararının bu nedenle bozulması gerektiği görüşü ile aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.
Danıştay 4. Daire, E. 2024/3191, K. 2024/6663, 25 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama