KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/434 E., 2024/7450 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2024
- Esas No
- 2024/434
- Karar No
- 2024/7450
- Temyiz eden (davacı)
- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
686 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: İstanbul ili, Bağcılar ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazı fuzulen işgal edildiğinden bahisle tahakkuk ettirilen ecrimisil bedelinin tahsili amacıyla düzenlenen ... tarihli, ... ana takip dosya numaralı ve 1.200.393,68 TL tutarlı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konu borcun vadesinde ödenmemek suretiyle amme alacağı niteliğine dönüşmüş olması ve davacı adına tahakkuk eden ecrimisil alacağına karşı açılmış herhangi bir davanın bulunmaması nedeniyle kesinleşmiş amme alacağının tahsiline yönelik olarak düzenlendiği anlaşılan dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
.Davacı tarafından, taşınmazın ... A.Ş. tarafından kullanıldığı, ecrimisilin bedelinin anılan firmadan istenmesi gerektiği, istenilen bedelin fahiş olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği tarihte yürürlükte olan haliyle 55'inci maddesinde; kamu alacağını vadesinde ödemeyenlere 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı; 58'inci maddesinde ise, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde dava açabileceği kuralı yer almıştır.
Dosyanın incelenmesinden, İstanbul ili, Bağcılar ilçesi, ...
Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazı fuzulen işgal ettiğinden bahisle davacı adına 1.500.492,10 TL ecrimisil bedeli tahakkuk ettirilmesine ilişkin Avrupa Yakası Milli Emlak Dairesi Başkanlığı'nca ... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin tanzim edildiği, bu ihbarnamenin davacıya 20/10/2021 tarihinde tebliğ edildiği, ardından söz konusu ecrimisil bedeline itiraz edilmemesi sebebiyle %20 indirim uygulanarak ... tarihli, ... ana takip dosya numaralı ve 1.200.393,68-TL tutarlı dava konusu ödeme emrinin düzenlenmesi üzerine dava açıldığı, ecrimisil alacağına konu ihbarnameye ise dava açılmadığı,
dolayısıyla daha önce dava konusu ödeme emrine dayanak alacağın esasıyla ilgili herhangi bir inceleme yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Ödeme emrinin dayanağı olan tahakkuk işlemine karşı dava açılmamış olması, davacının ecrimisil borcunu kabul ettiği anlamına gelmeyeceğinden, 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı yolundaki itirazlarının yargısal incelemesinin yapılmasına engel teşkil etmemektedir.
Davacının temyiz başvurusunda esasa ilişkin itirazları olduğu halde bu itirazlarının şimdiye kadar değerlendirilmediği yolunda iddiaları bulunmaktadır.
Bu durumda, davacının ödeme emrine karşı açtığı davada İdare Mahkemesince davacı tarafından ileri sürülen itirazların "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilerek; tahakkuk dosyası ile Milli Emlak Müdürlüğünden taşınmaza ait işlem dosyası getirtildikten sonra tahakkuk ettirilen ecrimisilin yerinde olup olmadığı ortaya konulmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esası yönünden bir inceleme yapılmaksızın, ödeme emrinin dayanağı olan işleme karşı dava açılmadığından bahisle kamu alacağının kesinleştiği gerekçesiyle davanın reddi yolunda verilen kararda hukuki isabet bulunmadığından davacının temyiz isteminin kabul edilerek idare dava dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.
Danıştay 4. Daire, E. 2024/434, K. 2024/7450, 17 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama