İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /4. Daire

DANIŞTAY · 4. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 4. Daire E.2025/551 K.2025/2379

Davacı tarafından, İstanbul ili, Çatalca ilçesi, ... Mahallesinde bulunan ve Hazine adına kayıtlı olan ... parsel sayılı taşınmazın 4706 sayılı Kanun kapsamında tarafına satılması için yaptığı başvurunun değerlendirmeye alınmamasına ilişkin İstanbul…

Esas2025/551Karar2025/2379Tarih16 Nisan 2025Okuma14 dk · 2.744 kelime

KÜNYE

Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2025/551 E., 2025/2379 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire

Karar tarihi
16 Nisan 2025
Esas No
2025/551
Karar No
2025/2379
Davacı
...
Vekili
Av. ...
Davalı
... Bakanlığı
Vekili
Av. ...
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.744 kelime·14 dk okuma·10 bölüm

Davanın konusu

Davacı tarafından, İstanbul ili, Çatalca ilçesi, ... Mahallesinde bulunan ve Hazine adına kayıtlı olan ... parsel sayılı taşınmazın 4706 sayılı Kanun kapsamında tarafına satılması için yaptığı başvurunun değerlendirmeye alınmamasına ilişkin İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü Avrupa Yakası Milli Emlak Dairesi Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin dayanağı olan 382 sıra numarlı Milli Emlak Genel Tebliğinin 5. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI

50 yıldan fazladır uyuşmazlık konusu taşınmazın malik sıfatıyla zilyedi olduğu ve taşınmaz için yıllar boyunca ecrimisil ödediği, 4070 sayılı ve 4706 sayılı Kanun uyarınca Milli Emlak Müdürlüğüne başvurduğu, yıllar sonra gelen yazılı cevapta, 382 sıra numarlı Milli Emlak Genel Tebliğine göre “deniz kıyı kenar çizgisine beş bin metreden az mesafe olan yerlerin satışa konu edilemeyeceğinden" bahisle satın alma başvurusunu değerlendirmeye alamayacağının belirtildiği,

ancak 4070 sayılı Kanun'un 11/f bendine göre "Deniz kıyı kenar çizgisine 2.000 metre, tabii ve sun'i göl kenar çizgisine 500 metreden az mesafede bulunan alanlar"ın satışının yapılamayacağının düzenlendiği, buna göre Kanun'un aradığı şartın 382 Sıra Sayılı Milli Emlak Genel Tebliğindeki gibi 5.000 metre değil, 2.000 metre mesafe olduğu, söz konusu taşınmazın deniz kıyı kenar çizgisine uzaklığının 2.000 metreden fazla olduğu, İdarenin dava konusu Genel Tebliğ ile Kanun'dan daha daraltıcı bir şart öngördüğü,

Tebliğin Kanun'un uygulamasını daraltamayacağı, bu nedenle, 5. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin 4070 sayılı Kanun'a aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

DAVALININ SAVUNMASI

Dava konusu Tebliğ kuralının aykırı olduğu iddia edilen 4070 sayılı Kanun’un 19/04/2012 tarih ve 6292 sayılı Kanunun 13. maddesinin 10. fikrası ile yürürlükten kaldırıldığı, aynı Kanun’un 14. maddesinde "diğer mevzuatta 2924 sayılı Kanuna ve 4070 sayılı Kanuna yapıları atıflar bu Kanuna yapılmış sayılır.” hükmünün yer aldığı, davacının iddialarının mesnetsiz olduğu, Tebliğ'in kanunun üstüne çıkması veya kanunun uygulamasını engelleyecek şekilde daraltmasının söz konusu olmadığı,

iptali istenen Tebliğ kuralının, 4706 sayılı kanunun 4. maddesinin 12. fıkrasına, söz konusu fıkranın ise uygulama bakımından kıyasen 6292 sayılı Kanun'un 12. maddesine dayandığı, söz konusu maddeye göre, denizlerde kıyı kenar çizgisine beş bin metre mesafede bulunan Hazineye ait tarım arazilerinin satışa konu edilemeyeceği, dava konusu Tebliğ de bu hükme dayanılarak düzenlendiğinden, söz konusu düzenlemenin hukuka uygun olduğu savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...

DÜŞÜNCESİ

Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI: ...

DÜŞÜNCESİ

Dava, İstanbul ili, Çatalca İçesi, ... Mahallesi, ... parsel sayılı Hazineye ait taşınmazın, 4706 sayılı Kanunun 4. maddesine eklenen 12. fıkrası kapsamında doğrudan satışının yapılması talebinin reddine ilişkin idari işleme dayanak oluşturan 382 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin 5. maddesinin (c) bendinin iptali istemiyle açılmıştır.

18/7/2001 tarih ve 24466 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olan 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi Ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun, Hazineye ait taşınmazların daha kısa sürede ekonomiye kazandırılması amacıyla hazırlanmış olup, "Doğrudan satış" başlıklı 4. maddesine, 28/11/2017 tarihinde 7061 sayılı Kanunun 58. maddesi ile eklenen 12. fıkrasında.

26/4/2012 tarihi itibarıyla belediye ve mücavir alan sınırları içinde yer alan ve imar planı bulunmayan veya imar planında tarımsal amaca ayrılan Hazineye ait tarım arazilerini 30/3/2014 tarihi itibarıyla en az üç yıldan beri tarımsal amaçla kiralayan ve kira sözleşmesi halen devam eden kiracıları veya bu arazileri aynı süreyle tarımsal amaçla kullanan ve kullanımlarının halen devam ettiği belirlenen kullanıcıları ya da paydaşlarından.

31/12/2019 tarihine kadar bu arazileri doğrudan satın almak için başvuruda bulunan ve tespit ve tebliğ edilen bedeli itiraz ve dava konusu etmeksizin kabul edenler bu fıkraya göre hak sahibi sayılır. Tarımsal amaçlı yapılar ile esaslı unsuru tarımsal faaliyet olması koşuluyla üzerinde sürekli ikamet amacıyla konut bulunan tarım arazileri de bu fıkra kapsamında değerlendirilir.

Satılan tarım arazilerinin satış tarihinden itibaren otuz yıl içerisinde 1/5000 veya 1/1000 ölçekli imar planında tarım dışı amaca ayrılması hâlinde, güncel satış bedeli ile satış tarihinden itibaren TÜFE (bir önceki yılın aynı ayına göre değişim) oranında artırılarak güncellenen bedel arasındaki fark, bu fıkradaki hükümlere göre en son kayıt malikinden tahsil edilir.

(Ek cümleler: 4/7/2019-7181/16 md.) Bu süre içerisinde tarım arazilerinin üç yıl aralıksız olarak tarımsal amaçla kullanılmaması hâlinde, satış işlemi iptal edilir, taşınmaz resen Hazine adına tescil edilir ve ödenen bedel faizsiz olarak kayıt malikine iade edilir. Bu hususlarda tapu kütüğüne gerekli belirtme yapılır.

Bu fıkra kapsamında yapılacak satışlarda; satış bedeli, ödeme şekli, taksit süresi ve sayısı, uygulanacak faiz oranı ve diğer hususlarda 19/4/2012 tarihli ve 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanunun Hazineye ait tarım arazilerinin satışına ilişkin hükümleri kıyasen uygulanır." hükmü yer almıştır.

Oysa 4706 sayılı Yasaya 26/04/2012 tarihi itibariyle belediye ve mücavir alan sınırları içinde yer alan ve imar planı bulunmayan veya imar planında tarımsal amaca ayrılan Hazineye ait tarım arazilerini başlangıç alan 30/3/2014 tarihi itibarıyla en az üç yıldan beri tarımsal amaçla kullanımı ve 31/12/2019 tarihine kadar bu arazileri doğrudan satın almak için başvuruda bulunmayı öngören hüküm 2017 yılında eklenmiş olmasına karşın,

6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun 26/4/2012 tarih ve 28275 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olup, "Hazineye ait tarım arazilerinin satışına ilişkin işlemler" başlıklı 12. maddesinde; "(1) Hazineye ait tarım arazilerinin.

31/12/2011 tarihi itibarıyla en az üç yıldan beri tarımsal amaçla kiralayan, kira sözleşmesi halen devam eden kiracıları veya bu arazileri aynı süreyle tarımsal amaçla kullanan ve kullanımlarının halen devam ettiği idarece belirlenen kullanıcıları ya da paydaşlarından; bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içerisinde bu arazileri bedeli karşılığında doğrudan satın almak için idareye başvuran ve idarece bu maddede belirtilen şekilde tespit ve tebliğ edilen satış bedelini itiraz etmeksizin kabul edenler bu maddeye göre hak sahibi sayılır.

(2) Bu madde kapsamında doğrudan hak sahiplerine satılacak Hazineye ait tarım arazilerinin satış bedeli, 6 ncı maddenin dördüncü fıkrasının dördüncü cümlesinde belirtilen şekilde kullanılanlar için rayiç bedelin yüzde ellisidir, bu şekilde satılan tarım arazilerinin sonradan farklı amaçla kullanılması hâlinde aynı cümlede belirtilen şekilde işlem yapılır. Bu tarım arazilerinin satışında da, bu Kanunda belirtilen satış ve ödeme şartları uygulanır.

(3) Kamu hizmetine tahsis edilmiş veya fiilen bu amaçla kullanılanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte geçerli olan belediye ve mücavir alan sınırları içinde kalan yerler, belediye ve mücavir alan sınırları dışında olmakla birlikte kamu kurum ve kuruluşlarının hazırladıkları planlarda tarım dışı kullanıma ayrılmış alanlar, denizlerde kıyı kenar çizgisine beş bin metre, tabii ve suni göllerde kıyı kenar çizgisine beş yüz metreden az mesafede bulunan alanlar ile içme suyu amaçlı barajların mutlak ve kısa mesafeli koruma alanları içinde kalan yerler, satış tarihi itibarıyla arazi toplulaştırılması yapılacak yerler,

özel kanunları kapsamında kalan ve özel kanunlarına göre değerlendirilmesi gerekenler ile diğer sebeplerle satılamayacağı Maliye Bakanlığınca belirlenecek Hazineye ait tarım arazileri bu madde kapsamında hak sahiplerine satılmaz. Hazineye ait tarım arazilerinden kadastrosu yapılmayan yerler kadastrosu yapıldıktan, tescil harici olanlar ise Hazine adına tapuya tescil edildikten sonra bu maddeye göre değerlendirilir.

(Ek cümle: 20/8/2016-6745/69 md.) Ayrıca, 26/4/2012 tarihinden sonra belediye ve mücavir alan sınırları dışına çıkarılan yerler de bu maddeye göre değerlendirilir.(...), 13. maddesinin (10) fıkrasında. 17/10/1983 tarihli ve 2924 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında Kanun ile 16/2/1995 tarihli ve 4070 sayılı Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılmıştır.

4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 4 üncü maddesinin onikinci fıkrasına dayanılarak hazırlanmış olan 382 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği ile, 26/4/2012 tarihi itibarıyla belediye ve mücavir alan sınırları içinde yer alan ve imar planı bulunmayan veya imar planında tarımsal amaca ayrılan Hazineye ait tarım arazilerinin satışına ilişkin işlemler, kapsamı olarak belirlenmiştir.

Anılan Tebliğin, "Satışa konu edilebilecek Hazineye ait tarım arazileri" başlıklı 5. maddesinde.

(1) Hazineye ait tarım arazilerinden; a) 26/4/2012 tarihi itibarıyla belediye ve mücavir alan sınırları içinde yer alan ve imar planı bulunmayan veya imar planında (ölçeğine bakılmaksızın nazım imar planları ile 1/1.000 ölçekli uygulama imar planı) tarımsal amaca ayrılanlar, b) Kamu hizmetine tahsis edilmeyen veya fiilen bu amaçla kullanılmayanlar, c) Deniz kıyı kenar çizgisine beş bin metre mesafenin dışında bulunanlar, ç) Tabii ve suni göllerin kıyı kenar çizgisine beş yüz metre mesafenin dışında bulunanlar, d) İçme suyu amaçlı barajların mutlak ve kısa mesafeli koruma alanları dışında kalanlar,

e) Satış tarihi itibarıyla arazi toplulaştırılması yapılmayacaklar, f) Özel kanunlar kapsamında kalmayanlar, g) Kadastrosu yapılanlar, satışa konu edilebilir." kuralı getirilmiştir.

Her ne kadar dava konusu Tebliğin dayanağı 4706 sayılı Yasa olarak görülmekte ise de.

Tebliğ 31.12.2017 tarihli ve 30287 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olup, yürürlüğe girdiği tarih öncesinde 6292 sayılı Kanun da 26/4/2012 tarih itibariyle yürürlükte bulunmakta ve "Hazineye ait tarım arazilerinin satışına ilişkin işlemler" başlıklı 12. maddesinde denizlerde kıyı kenar çizgisine beş bin metre, tabii ve suni göllerde kıyı kenar çizgisine beş yüz metreden az mesafede bulunan alanların satılamayacağı hükme bağlanmıştır.

Dolayısıyla uyuşmazlığa konu Tebliğin yayımlanıp yürürlüğe girdiği tarih itibariyle her iki yasada yürürlükte olduğundan her iki yasanın da belirli koşulları taşıyan Hazineye ait taşınmazların satışını kapsadığı ve yasayla satışı yapılamayacak hazine arazilerinin belirlenmiş olması karşısında Tebliğ ile yapılan düzenlemede satışı engellenmiş olan alanlara yer verilmiş olmasında hukuki isabetsizlik bulunmamıştır.

Dava konusu düzenlemeye dayanak oluşturan ve yukarıda yer verilen Yasa hükmü ile denizlerde kıyı kenar çizgisine beş bin metre, tabii ve suni göllerde kıyı kenar çizgisine beş yüz metreden az mesafede bulunan alanlar ile içme suyu amaçlı barajların mutlak ve kısa mesafeli koruma alanları içinde kalan yerlerin bu madde kapsamında hak sahiplerine satılamayacağı hükme bağlanmış olup, 382 sayılı Milli Emlak Genel Tebliğ ile de aynı doğrultuda düzenleme yapılmış olmakla, normlar hiyerarşisine göre alt hukuk normunun üst hukuk normuna uygunluğu esas olup, üst hukuk normuna uygun olarak yapılan düzenlemede mevzuata aykırılık görülmemiştr.

Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerektiği, düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ

Davacı tarafından, İstanbul ili, Çatalca ilçesi, ... Mahallesinde bulunan ve Hazine adına kayıtlı olan ... parsel sayılı taşınmazın 4706 sayılı Kanun kapsamında tarafına satılması için başvuruda bulunulmuş, söz konusu başvurunun İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü Avrupa Yakası Milli Emlak Dairesi Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemiyle, 382 sıra sayılı Milli Emlak Genel Tebliğinin 5. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine de yer verilerek reddedilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE

İLGİLİ MEVZUAT

18/7/2001 tarih ve 24466 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un "Doğrudan satış" başlıklı Doğrudan satış" başlıklı 4. maddesinin 12. fıkrasında,

"26/4/2012 tarihi itibarıyla belediye ve mücavir alan sınırları içinde yer alan ve imar planı bulunmayan veya imar planında tarımsal amaca ayrılan Hazineye ait tarım arazilerini 30/3/2014 tarihi itibarıyla en az üç yıldan beri tarımsal amaçla kiralayan ve kira sözleşmesi halen devam eden kiracıları veya bu arazileri aynı süreyle tarımsal amaçla kullanan ve kullanımlarının halen devam ettiği belirlenen kullanıcıları ya da paydaşlarından.

31/12/2019 tarihine kadar bu arazileri doğrudan satın almak için başvuruda bulunan ve tespit ve tebliğ edilen bedeli itiraz ve dava konusu etmeksizin kabul edenler bu fıkraya göre hak sahibi sayılır. (...) Bu fıkra kapsamında yapılacak satışlarda;

satış bedeli, ödeme şekli, taksit süresi ve sayısı, uygulanacak faiz oranı ve diğer hususlarda 19/4/2012 tarihli ve 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanunun Hazineye ait tarım arazilerinin satışına ilişkin hükümleri kıyasen uygulanır. (…)" hükmüne yer verilmiştir.

26/4/2012 tarih ve 28275 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un "Hazineye ait tarım arazilerinin satışına ilişkin işlemler" başlıklı 12. maddesinin 1. fıkrasında, "Hazineye ait tarım arazilerinin.

31/12/2011 tarihi itibarıyla en az üç yıldan beri tarımsal amaçla kiralayan, kira sözleşmesi halen devam eden kiracıları veya bu arazileri aynı süreyle tarımsal amaçla kullanan ve kullanımlarının halen devam ettiği idarece belirlenen kullanıcıları ya da paydaşlarından;

bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içerisinde bu arazileri bedeli karşılığında doğrudan satın almak için idareye başvuran ve idarece bu maddede belirtilen şekilde tespit ve tebliğ edilen satış bedelini itiraz etmeksizin kabul edenler bu maddeye göre hak sahibi sayılır." hükmü, 3. fıkrasında ise, (…) denizlerde kıyı kenar çizgisine beş bin metre, tabii ve suni göllerde kıyı kenar çizgisine beş yüz metreden az mesafede bulunan alanlar ile içme suyu amaçlı barajların mutlak ve kısa mesafeli koruma alanları içinde kalan yerler, (…) bu madde kapsamında hak sahiplerine satılmaz. (…)" hükmü,

Değiştirilen ve yürürlükten kaldırılan hükümler" başlıklı 13. maddesinin 10. fikrasında ise, "17/10/1983 tarihli ve 2924 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında Kanun ile 16/2/1995 tarihli ve 4070 sayılı Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılmıştır." hükmü yer almaktadır.

31/12/2017 tarih ve 30287 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 382 sıra numaralı Milli Emlak Genel Tebliği'nin "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Tebliğin amacı, 26/4/2012 tarihi itibarıyla belediye ve mücavir alan sınırları içinde yer alan ve imar planı bulunmayan veya imar planında tarımsal amaca ayrılan Hazineye ait tarım arazilerinin satışına ilişkin usul ve esasların belirlenmesidir." kuralına, "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde, "Bu Tebliğ,

26/4/2012 tarihi itibarıyla belediye ve mücavir alan sınırları içinde yer alan ve imar planı bulunmayan veya imar planında tarımsal amaca ayrılan Hazineye ait tarım arazilerinin satışına ilişkin işlemleri kapsar." kuralına, "Dayanak" başlıklı 3. maddesinde, "Bu Tebliğ, 29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 4. maddesinin 12. fıkrasına dayanılarak hazırlanmıştır." kuralına, "Satışa konu edilebilecek Hazineye ait tarım arazileri" başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde ise,

Hazineye ait tarım arazilerinden deniz kıyı kenar çizgisine beş bin metre mesafenin dışında bulunanların satışa konu edilebileceği kuralına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Anayasa'nın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği hükmüne yer verilmiştir.

Buna göre, idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, görev alanlarına ilişkin olarak, yönetmelik, yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapabilmektedirler.

Bu düzenlemeler arasında uyulması gereken "normlar hiyerarşisi" kuramına göre, hukuk düzeni, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır. Normlar hiyerarşisine göre kanundan sonra gelen yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenlemelerin ancak kanunda verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette ve bu normları aşar nitelikte hükümlere yer verilemeyeceği hukukun genel ilkelerindendir.

Yukarıda yer verilen mevzuat incelendiğinde, 382 sıra numarlı Milli Emlak Genel Tebliği'nin, 4706 sayılı Kanun'un 4. maddesinin 12. fıkrasına dayanılarak hazırlandığı, söz konusu fıkrada, belediye ve mücavir alan sınırları içinde yer alan ve imar planı bulunmayan veya imar planında tarımsal amaca ayrılan Hazineye ait tarım arazilerinde nasıl hak sahibi olunacağının düzenlendiği ve bu fıkra kapsamında yapılacak satışlarda, satış bedeli, ödeme şekli, taksit süresi ve sayısı, uygulanacak faiz oranı ve diğer hususlarda, 6292 sayılı Kanun'un Hazineye ait tarım arazilerinin satışına ilişkin hükümlerinin kıyasen uygulanacağının belirtildiği,

6292 sayılı Kanun'un 12. maddesinin 3. fıkrasında ise, denizlerde kıyı kenar çizgisine beş bin metre kalan yerlerin hak sahiplerine satılmayacağı hükmüne yer verildiği, anılan Tebliğ'in dava konusu edilen 5. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde de, Hazineye ait tarım arazilerinden deniz kıyı kenar çizgisine beş bin metre mesafenin dışında bulunanların satışa konu edilebileceğinin düzenlendiği görülmektedir.

Buna göre, davacı tarafından, İstanbul ili, Çatalca ilçesi, ... Mahallesinde bulunan ve Hazine adına kayıtlı olan ... parsel sayılı taşınmazın 4706 sayılı Kanun kapsamında kendisine satılması için yaptığı başvurunun reddine dayanak gösterilen Hazineye ait tarım arazilerinden deniz kıyı kenar çizgisine beş bin metre mesafenin dışında bulunanların satışa konu edilebileceğine ilişkin dava konusu düzenlemenin, yukarıda anılan Kanun hükümlerinin uygulanmasına açıklık getirmek amacıyla tesis edildiği anlaşılmakta olup, bu haliyle dava konusu düzenlemede mevzuat hükümlerine ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Her ne kadar davacı tarafından, 16/2/1995 tarihli ve 4070 sayılı Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un 11/f bendinde, deniz kıyı kenar çizgisine 2.000 metre bulunan alanların satışının yapılamayacağının düzenlendiği, Kanun'un aradığı şartın 382 sıra numaralı Milli Emlak Genel Tebliğindeki gibi 5.000 metre değil, 2.000 metre mesafe olduğu, dava konusu düzenlemenin Kanun'dan daha daraltıcı bir şart öngördüğü ileri sürülmekte ise de, 4070 sayılı Kanun'un, 26/4/2012 tarih ve 28275 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6292 sayılı Kanun'un 13. maddesinin 10. fikrasıyla yürürlükten kaldırıldığı ve anılan 12. maddesinin 3. fıkrasında belirtilen mesafenin 5.000 metre olarak düzenlendiği görüldüğünden, söz konusu iddiaya itibar edilmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Posta avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen otuz (30) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 16/04/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 4. Daire, E. 2025/551, K. 2025/2379, 16 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Davanın konusu
  4. Davacının İddiaları
  5. Davalının Savunması
  6. Düşüncesi
  7. Düşüncesi
  8. Türk Milleti Adına
  9. Maddi Olay Ve Hukuki Süreç
  10. İnceleme Ve Gerekçe
  11. İlgili Mevzuat
  12. Hukuki Değerlendirme
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
4. Daire
Esas No
2025/551
Karar No
2025/2379
Tarih
16 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay 13. Daire E.2025/552 K.2025/1471
  • Danıştay 13. Daire E.2025/553 K.2025/1582
  • Danıştay 13. Daire E.2025/554 K.2025/1580
  • Danıştay 12. Daire E.2025/554 K.2025/1916
  • Danıştay 5. Daire E.2025/567 K.2025/3911
  • Danıştay 9. Daire E.2025/571 K.2025/1299

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.