İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /5. Daire

DANIŞTAY · 5. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 5. Daire E.1995/2050 K.1996/2871

Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin reddiyle idare mahkemesi kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

Esas1995/2050Karar1996/2871Tarih26 Eylül 1996Okuma6 dk · 1.266 kelime

KÜNYE

5. Daire 1995/2050 E., 1996/2871 K.·T.C. Danıştay Beşinci Daire

Karar tarihi
26 Eylül 1996
Esas No
1995/2050
Karar No
1996/2871
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı)
...
Vekili
...
Karşı Taraf
... Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğü
Vekili
...
İsteğin Özeti
... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararının dilekçede yazılı nedenlerle temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
Savunmanın Özeti
Temyizi istenen kararın usul ve kanuna uygun olduğu, bu nedenle istemin reddi gerektiği yolundadır.
Danıştay Tetkik Hakimi
...
Düşüncesi
Davanın idari yargının görev alanına girdiği anlaşıldığından, İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı
...
Düşüncesi
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1.fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp idare mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir.
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.266 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin reddiyle idare mahkemesi kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesince işin gereği düşünüldü: ... Bankasında Uzman olarak görev yapan davacı, Türkiye-... Kültürel Mübadele Komisyonu tarafından düzenlenen ... bursunu kazanarak 11,5 ay süreyle Türkiye Kalkınma Bankasının izniyle ...'ye gönderilmesi karşılığında 5 yıl mecburi hizmetle yükümlü tutulmasının iptali istemiyle dava açmıştır.

... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla.

165 sayılı KHK'nin 1. maddesine göre, davalı kurumun bu KHK ile düzenlenen hususlar dışında özel hukuk hükümlerine tabi ve anonim şirket şeklinde tüzel kişiliğe sahip bir kalkınma ve yatırım bankası olduğu; bankanın sermayesinin A, B ve C grubu paylara ayrıldığı, sermayenin %49'unu teşkil eden A grubu payların Hazineye ait bulunduğu; söz konusu KHK'nin 15. maddesinde, "Banka personeli hakkında iktisadi devlet teşekkülleri personel rejimi uygulanır" denildiği;

geçici 3. maddesinde ise, Banka personelinin özlük haklarının, 15. maddede belirtilen personel rejimiyle ilgili kanun yürürlüğe girinceye kadar mevcut düzenlemeler çerçevesinde yürütüleceğinin öngörüldüğü. 29.1.1990 tarih ve 399 sayılı KHK'ye ekli cetvellerde ... Bankasının yer almadığı; ancak, davalı bankanın kamusal nitelikte bazı görev ve yetkileri bulunduğunun da anlaşıldığı.

15. madde banka personeli hakkında KİT personel rejiminin uygulanacağını öngörmekte ise de, KİT Yasası yürürlüğe girinceye kadar uygulanan ve halen uygulanmakta olan personel rejimini Ana Sözleşme ve Ücret Yönetmeliğinin düzenlediği.

399 sayılı KHK ve 3771 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği tarihlerden itibaren Ana Sözleşme ve Ücret Yönetmeliğindeki özlük haklara ilişkin hükümlerin yürürlükten kalkmış olduğuna dair bir Yönetim Kurulu Kararının da dosyada bulunmadığı; bu itibarla, 15. madde hükmünün uygulanabilmesinin Bankanın KİT niteliği kazanmasına bağlı olduğu sonucunun ortaya çıktığı.

233 sayılı KHK ile KİT kapsamından çıkartıldığının ise tartışmasız olduğu; bu durumda, davalı kurumun yurt ekonomisine özel hukuk hükümleri kapsamında katkıda bulunmak amacıyla kurulduğu, sözleşmeli de olsa çalıştırdığı personelin İş Kanunu kapsamında işçi statüsünde bulunduğunun kabul edilmesi, dolayısıyla davanın 5521 sayılı İş Mahkemeleri Yasasının 1. maddesine ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Yasasının 134. maddesine göre adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava görev yönünden reddedilmiştir.

Davacı, yurt dışına gönderilmesine ilişkin Yönetim Kurulu kararının idari bir tasarruf olduğunu, 165 sayılı KHK'nin 15. maddesi karşısında uyuşmazlığın idari yargının görev alanına girdiğini ileri sürmekte ve İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir. Dava konusu uyuşmazlığın çözümünde öncelikle ... Bankasının ve anılan bankada uzman olan davacının statüsünün saptanması gerekmektedir.

Türkiye Kalkınma Bankasının Devlet Sanayi ve İşçi Yatırım Bankası (DESİYAB) adıyla ilk kez 27.11.1975 günlü, 15425 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 13 sayılı KHK ile kurulduğu. 14.11.1983 günlü, 18221 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 165 sayılı KHK ile Bankanın yeniden düzenlenerek 13 sayılı KHK'nin yürürlükten kaldırıldığı.

15.7.1988 günlü, 19873 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 329 sayılı KHK ile 165 sayılı KHK'nin bazı maddelerinde değişiklik yapılarak Bankanın adının "Türkiye Kalkınma Bankası" olarak değiştirildiği.

165 sayılı KHK.'nin 329 sayılı KHK. ile değişik 15. maddesiyle de "Banka personeli hakkında iktisadi devlet teşekkülleri personel rejimi uygulanır." hükmünün getirildiği; gerek 2929 sayılı Kanunda gerekse 233 sayılı KHK'de "Devlet Sanayi ve İşçi Yatırım Bankası" adını taşıyan Banka KİT mevzuatı dışında tutulmuş ise de, 29.1.1990 tarihinde 399 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Personel Rejimi Hakkında KHK çıktıktan sonra 12.2.1990 tarihli,

401 sayılı KHK ile 165 sayılı KHK'de bazı değişiklikler yapıldığı halde 165 sayılı KHK'nin anılan 15. maddesi hükmünün korunduğu ve bu suretle Banka personelinin İktisadi Devlet Teşekkülleri Personel Rejimine tabi tutulması yolundaki hükmün daima muhafaza edildiği anlaşılmaktadır.

4.11.1983 tarihli, 165 sayılı Devlet Sanayi ve İşçi Yatırım Bankası A.Ş.'nin Kuruluşu Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 401 sayılı KHK. ile değişik 3. maddesinin birinci fıkrasında, Bankanın amacı, Türkiye'nin kalkınması için anonim şirket statüsündeki teşebbüslere karlılık ve verimlilik anlayışı içinde kredi vermek, iştirak etmek suretiyle finansman ve işletme desteği sağlamak, yurtiçi ve yurtdışı tasarrufları kalkınmaya dönük yatırımlara yöneltmek, sermaye piyasasının gelişmesine katkıda bulunmak, yurtiçi,

yurtdışı ve uluslararası ortak yatırımları finanse etmek ve her türlü kalkınma ve yatırım bankacılığı işlevlerini yapmak olarak tanımlanmış.

17. maddesinin 2. fıkrasında yer verilen "Bankanın taşınır ve taşınmaz malları, paraları ile her türlü hak ve alacakları Devlet malı hükmündedir." hükmü, 20. maddenin 1. fıkrasında "Bankaya ait her türlü taşınır ve taşınmaz mallar ve paralar ile her türlü hak ve alacaklar Devlet malı hükmündedir." şeklinde tekrarlanmış; anılan 20. maddenin 2. fıkrasında ise, Bankanın mal ve paraları ve para hükmündeki evrak ve senetleriyle diğer mevcutlarına karşı işlenen suçların Devlet mallarına karşı veya Devlete ait kağıt ve belgeler üzerinde işlenen suçlardan sayılacağına işaret edilmiştir.

"Gözetim ve Denetim" başlıklı 22. maddede "Bakanlık (Başbakanlık), Bankanın faaliyetlerinin ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütülmesini gözetmekle görevlidir. Bu görev, Bankanın görev ve yetkilerini daraltmayacak ve normal faaliyetlerini aksatmayacak şekilde yerine getirilir.

Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu her yıl Bankanın faaliyetlerine ilişkin bir rapor hazırlar ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin bilgisine sunar.

Banka, bilanço ve kar-zarar cetvellerini hazırlar ve en geç Mart ayı sonuna kadar Yüksek Denetleme Kuruluna gönderir.

Yüksek Denetleme Kurulu Bankaya ilişkin raporunu Mayıs ayı sonuna kadar Bankaya gönderir.

Bankanın Genel Kurulu en geç Haziran ayı sonuna kadar toplanır ve Yüksek Denetleme Kurulunun raporunu da dikkate alarak kararlarını verir." hükmüne yer verilmiştir.

Anılan hükümlerden; ülke ekonomisine etkide bulunabilecek ve kalkınma politikasına yön verebilecek finansman gücünü elinde bulunduran Bankanın, amacını tanımlayan hükme göre, merkezi otoritenin bu yöndeki politikalarını gerçekleştirmek üzere özel bir statü ile kurulduğu anlaşılmakta ve sahip olduğu her türlü hak ve mal ve belgeleri Devlet Malı kapsamında tutulmaktadır. Gözetim ve denetim maddesi ile de, ilgili olduğu Bakanlığın (Başbakanlığın), Banka faaliyetlerinin ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütülmesini gözeteceği belirtilmek suretiyle maddede öngörülen yöntemle merkezi otoritenin denetimine tabi kılınmış bulunmaktadır.

Buraya kadar yapılan açıklamalardan anlaşılacağı üzere; ... Bankasının "kamu kurumu" niteliğinde olduğunda, faaliyetlerinin de "kamusal" nitelik taşıdığında ve personelinin ise İktisadi Devlet Teşekkülleri Personel Rejimine tabi bulunduğunda kuşkuya yer bulunmamaktadır.

Kaldı ki; 165 sayılı KHK.'nin 401 sayılı KHK ile değişik 6. maddesine göre Bankanın sermaye paylarının (A), (B) ve (C) grubu olmak üzere üç gruptan oluştuğu, sermayenin % 49'unu teşkil eden (A) grubu payların Hazine'ye ait olduğu ve % 31'ini teşkil eden (C) grubu payların bir kısmının kamu tüzel kişileri ve sosyal güvenlik kurumlarına ait olduğu hususu gözönüne alındığında, Bankanın sermayesinde de Hazine ve kamu kuruluşları ağırlığının bulunduğunu belirtmek gerekmektedir.

Anılan KHK'nin 15. maddesinde yer verilen, Banka Personelinin İktisadi Devlet Teşekkülleri personel rejimini düzenleyen Kanuna tabi olduğu şeklindeki hüküm nedeniyle, Bankada uzman olarak görev yapan davacının 5 yıl mecburi hizmetle yükümlü tutulması yolundaki işlem hakkında Kamu İktisadi Teşebbüsleri Personel Rejiminin Düzenlenmesi ve 233 sayılı KHK.'nin Bazı Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair 399 sayılı KHK.'nin 3771 sayılı Kanunla değişik 3/b. maddesi gereğince bu KHK hükümlerinin uygulanması gerekeceğinden, idari işlem niteliğindeki dava konusu uyuşmazlığın çözümünde özel hukuk hükümlerinin uygulanmasına hukuki olanak bulunmamaktadır.

Dolayısıyla da idari yargının görev alanına giren uyuşmazlıkta davacının İş Kanunu kapsamında işçi statüsünde olduğu, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 1. maddesine göre, davanın adli yargının görev alanında bulunduğu gerekçesiyle görev yönünden reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle davacının temyiz isteminin kabulüyle ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K.... sayılı kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1/b. fıkrası uyarınca bozulmasına, aynı maddenin 3622 sayılı Kanunla değişik 3. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adıgeçen Mahkemeye gönderilmesine, 26.9.1996 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Danıştay 5. Daire, E. 1995/2050, K. 1996/2871, 26 Eylül 1996 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
1995/2050
Karar No
1996/2871
Tarih
26 Eylül 1996

İlgili Kararlar

  • Danıştay 7. Daire E.1995/3042 K.1996/3287
  • Danıştay 8. Daire E.1995/4312 K.1996/2120
  • Danıştay 6. Daire E.1995/5382 K.1996/3777
  • Danıştay 7. Daire E.1995/5687 K.1996/3083
  • Danıştay 6. Daire E.1995/5856 K.1996/3761
  • Danıştay 6. Daire E.1995/6284 K.1996/3870

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.