İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /5. Daire

DANIŞTAY · 5. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 5. Daire E.1999/2053 K.2002/3798

Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddiyle İdare Mahkemesi kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

Esas1999/2053Karar2002/3798Tarih11 Ekim 2002Okuma5 dk · 912 kelime

KÜNYE

5. Daire 1999/2053 E., 2002/3798 K.·T.C. Danıştay Beşinci Daire

Karar tarihi
11 Ekim 2002
Esas No
1999/2053
Karar No
2002/3798
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı)
…
Karşı Taraf
…Valiliği
İsteğin Özeti
… İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararının dilekçede yazılı nedenlerle temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
Savunmanın Özeti
Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
Danıştay Tetkik Hakimi
…
Düşüncesi
Davacı hakkında intibak işinden dolayı verilmiş olan Mahkeme kararını, yasal süresi içerisinde uygulamayan davalı idare aleyhine takdir edilecek miktar üzerinden manevi tazminata ve maddi tazminata da davacının talebi doğrultusunda faize hükmedilmesi gerekirken, bu istemleri reddeden Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmüştür.
Danıştay Savcısı
…
Düşüncesi
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp İdare Mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir.
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

912 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddiyle İdare Mahkemesi kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesince işin gereği düşünüldü: Dava, … Malmüdürlüğünde muhasebe şefi olarak görev yapan davacının, yanlış yapılan intibakının Mahkeme kararı ile iptal edilmesine rağmen intibakının yapılmaması nedeniyle intibaktan doğan farklar için maddi, bu dönemde duyduğu üzüntü nedeniyle de …-TL. manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedilmesi istemiyle açılmıştır.

.

İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının 2 yıllık üst öğrenimi bitirmesi nedeniyle yapılan intibak işleminin iptali istemiyle açtığı davada Mahkemenin … günlü, K:… sayılı kararı ile intibak işleminin iptal edilerek bu kararın davalı idareye 21.3.1997 tarihinde tebliğ edildiği, ancak kararın uygulaması bakımından düşülen duraksamanın giderilmesi amacıyla Maliye Bakanlığı ile yazışmalar yapıldığı, 8.10.1997 gün ve 6301 sayılı onay ile davacının durumu düzeltilerek geçmiş onayların iptal edilmek suretiyle mahkeme kararı gereğinin yerine getirildiği,

ayrıca intiba farklarından doğan tutarın Ekim 1995 tarihinden itibaren davacıya ödendiği gerekçesiyle maddi tazminat istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, Mahkeme kararının geç uygulanmasından dolayı olayda manevi tazminat ödenmesi koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle de manevi tazminat isteminin reddine hükmedilmiştir.

Davacı, davalı idarenin Mahkeme kararının uygulanması için yasal süresi içinde hareket etmediğini, bunun Anayasa ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun ilgili hükümlerine aykırı olduğunu, talebi olduğu halde Mahkemece maddi tazminata yasal faiz uygulanması yönünde hüküm kurulmadığını, ayrıca Mahkeme kararının geç uygulanması nedeniyle de manevi tazminata ilişkin şartların oluştuğunu öne sürmekte ve Mahkeme kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

Anayasanın 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyetinin hukuk devleti olduğu vurgulanmakta ve 138. maddesinin son fıkrasında "Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez." yolunda açık, kesin ve buyurucu bir kurala yer verilmektedir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 28. maddesinin 4001 sayılı Yasayla değişik 1. fıkrasının birinci tümcesi de "Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur.

Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez" şeklindeki kuralıyla Anayasanın 2. maddesinde yer alan "hukuk devleti" ilkesine uygun bir düzenleme getirmektedir. Sözkonusu ilke karşısında, idarenin maddi ve hukuki koşullara göre uygulanabilir nitelikte olan bir yargı kararını "aynen" ve "gecikmeksizin" uygulamaktan başka bir seçeneği bulunmamaktadır.

Dava dosyasında yeralan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının memuriyette iken üst öğrenimi (iki yıllık önlisans) bitirmesi nedeniyle yapılan intibak işlemine karşı açmış olduğu davada,.

İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı iptal kararının, Danıştay Beşinci Dairesinin 5.2.1998 günlü, E:1997/1453, K:1998/244 sayılı kararıyla onandığı, sözkonusu iptal kararının 17.3.1997 tarihinde davacıya, 21.3.1997 tarihinde de davalı idareye tebliğ edildiği, davacının Mahkeme kararının uygulanması istemiyle 14.4.1997 günlü, dilekçe ile idareye başvurması üzerine, davalı idarece kararın uygulanması için düşülen duraksamanın giderilmesi amacıyla 5.6.1997 günlü yazı ile Maliye Bakanlığından görüş sorulduğu,

yapılan yazışmalar sonucunda, Maliye Bakanlığının en son 29.9.1997 tarihli görüşü doğrultusunda, davalı idarece 8.10.1997 tarihli işlemle mahkeme kararı doğrultusunda intibak işleminin yapıldığı, ayrıca bu intibak işleminden doğan parasal farkların ise, Ekim/1995-Aralık/1996 dönemine ait …- TL'sının 28.11.1997 tarihinde, Ocak/1997-Ekim/1997 dönemine ait …-TL'sının 13.11.1997 tarihinde faizsiz olarak davacıya ödendiği anlaşılmıştır.

Buna göre, 21.3.1997 tarihinde tebliğ edilen Mahkeme kararını, geciktirmeksizin uygulama zorunluluğu bulunan davalı idarenin, bu yöndeki iradesini, yasal süre geçtikten sonra, 5.6.1997 tarihli yazıyla Maliye Bakanlığından görüş sorarak ortaya koymak suretiyle yargı kararının uygulanması sürecine geçmiş, böylece hukuk devleti ilkesine aykırı davranış içinde olmuştur.

Davacının memuriyet intibakına ilişkin yargı kararını 6 ayı aşkın süre sonra uygulayan idarenin, olayda ağır hizmet kusuru nedeniyle tazmin sorumluluğu bulunmaktadır.

Davacının mahrum kaldığı parasal haklarının mahkeme kararı doğrultusunda 3.11.1997 ve 28.11.1997 tarihlerinde ödenmiş olması karşısında, davacının maddi tazminata yönelik istemi hakkında Mahkemenin karar verilmesine yer olmadığı yolunda kurduğu hükümde hukuka aykırılık bulunmasa da davacının parasal hakları için yasal faiz ödenmesi yolundaki istemi konusunda hüküm kurulmamış olmasında isabet görülmemiştir.

Mahkeme kararının geç uygulanmasından dolayı davacının manevi tazminat istemine gelince;

Mahkeme kararında ifade edilenin aksine, manevi tazminat, sadece manevi değerlerde meydana gelen eksilmelerle sınırlı bir giderim yolu değildir. Aynı zamanda kişinin, yaşamında ortaya çıkan olumsuzluklar nedeniyle duyduğu her türlü sıkıntı ve üzüntüden kaynaklanan manevi zararların da manevi tazminat ödenerek giderilmesi gerekir.

Olayda, memuriyet intibakına ilişkin yargı kararını 6 ayı aşan süre içinde idareye uygulatamayan davacının, idarenin bu hukuk dışı tutum ve davranışı nedeniyle üzüntü ve sıkıntı çektiği, böylece, manevi zarara uğradığı açık olup; olayın oluşumu ve niteliği dikkate alınarak takdir edilecek manevi tazminatın da ağır hizmet kusuru bulunan idareden tahsili gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulüyle, … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararının maddi tazminata yasal faiz uygulanmaması ve manevi tazminat isteminin reddine yönelik kurulan hükümlerinin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1/b. fıkrası uyarınca bozulmasına, aynı maddenin 3622 sayılı Kanunla değişik 3. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adıgeçen Mahkemeye gönderilmesine, 11.10.2002 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 5. Daire, E. 1999/2053, K. 2002/3798, 11 Ekim 2002 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
1999/2053
Karar No
2002/3798
Tarih
11 Ekim 2002

İlgili Kararlar

  • Danıştay 3. Daire E.2000/159 K.2002/3039
  • Danıştay 3. Daire E.2000/169 K.2002/3451
  • Danıştay 12. Daire E.2000/194 K.2002/3189
  • Danıştay 9. Daire E.2000/1208 K.2002/4089
  • Danıştay 12. Daire E.2000/1494 K.2002/3104
  • Danıştay 5. Daire E.2000/1498 K.2002/3994

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.