KÜNYE
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2016/15984 E., 2021/99 K.·T.C. Danıştay Beşinci Daire
- Karar tarihi
- 1 Şubat 2021
- Esas No
- 2016/15984
- Karar No
- 2021/99
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Karşı taraf (davalı)
- … Bakanlığı / …
- İstemin konusu
- … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
739 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, … Asliye Ceza Mahkemesi Hakimi olarak görev yapmakta iken hakkında şikayette bulunduğu Adalet Başmüfettişi … hakkında soruşturma izni verilmemesine ilişkin … tarih ve … sayılı yazıyla bildirilen Adalet Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı'nın … olur tarihli işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.
İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; dava dosyası ile işlem dosyasında bulunan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, davacının şikayet ettiği Adalet Başmüfettişi … hakkındaki; gıyabında alaycı bir tavırla konuşup hakaret ettiği, hal kağıdı yazımı ve soruşturma sırasında taraflı davrandığı, adliye aracını Taşıt Kanunu'na aykırı olarak kullandığı, mesaisini aksattığı yönündeki iddiaların dayanaktan yoksun olduğu, isnat edilen fiillerin işlendiğine dair davacının soyut iddiası dışında somut bilgi ve belge bulunmadığı anlaşıldığından,
adı geçen Başmüfettiş hakkında soruşturma izni verilmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, Taşıt Kanunu'nun özel bir yasa olduğu ve kamuya ait araçların kullanılmasını özel ve detaylı olarak düzenlediği, kamuya ait resmi araçların kullanılmasının görev emri ve iznine tabi olduğu, olayda şikayet edilenin Cumhuriyet Başsavcısı'na tevdi edilen aracı görev yazısı ve emri olmadan kullandığının tanık beyanı ve dosya kapsamı ile sabit olduğu, her ne kadar Mahkeme kararında Taşıt Kanunu'na muhalefet edilmediği ve gerekçesinde de Teftiş Kurulu Yönetmeliği'nin 19/3.
Maddesi dayanak gösterilmekte ise de bu maddede yer alan "yer sağlamak ve diğer tedbirleri almak zorundadır" ibaresinin görev yaptığı il dışına resmi araçla görev yazısı ve emri olmadan gidebileceği anlamını taşımadığı, sadece görev yaptığı il içerisinde konaklama ve yaşamsal ihtiyaçları ile ilgili düzenlemeyi kapsadığı, madde gerekçesinin de bu yönde olduğu, kanuna aykırı yönetmeliğin de geçersiz olacağı, kanuna aykırı Teftiş Kurulu Yönetmeliği'ne de bu nedenle itibar edilmemesi gerektiği, yerel mahkeme kararının tamamen usul ve yasaya aykırı olduğu,
her ne kadar dayanaksız şekilde tarafına düşük not verilmesi ile ilgili şikayeti, Teftiş Kurulu Tüzüğü'nün 10. maddesi ve Yönetmeliğin 88. ve devamı maddeleri gerekçe gösterilerek red edilmiş ise de, hakkında düzenlenen hal sicil kağıdının, tamamen idari bir işlem olduğu ve kanun gereği idari işlemlerin gerekçeli olmak zorunda olduğu, Mahkeme kararlarında gerekçe göstermek zorunda olan bir hakim olarak ve hukuk devletinde olması gereken gerekçe gösterilmesi zorunluluğu var iken Mahkeme kararında gerekçe gösterme zorunluluğu bulunmadığının belirtilmesinin hukuk ve adalet adına talihsizlik olduğu,
hiç bir gerekçe göstermeden tavsiye kararlarında hiç bir tavsiye ve eksiklik gösterilmeden hal sicil kağıdı not bölümlerinde tarafına çok düşük notlar verilmesinin art niyetten başka bir izahla izah edilemeyeceği, diğer mahkeme tavsiyeleri ile mahkemesi tavsiyeleri incelendiğinde tıpa tıp aynı tavsiyeler olduğu, hal böyleyken kendisine düşük notlar verilmesi ve diğer mahkeme hakimlerine yüksek not verilmesi durumunun değerlendirilmesi gerektiği, şikayet edilen müfettişin mahkemesi ile ilgili tavsiyelerinin bir kısmının önceki hakim ve savcılara ait olduğu,
kendisinden önceki görevli hakim ve savcıların eksikleri nedeniyle hal sicil kağıdında düşük not alan kişi olmasının usul, yasa ve adalete tamamen aykırı olduğu, şikayet edilen müfettişin tamamen kasta, art niyete, ön yargıya dayalı, iyi niyetten uzak, hukuka aykırı ve taraflı olarak tarafına düşük not verdiğinin sabit olduğu, Mahkeme gerekçesinde her ne kadar tanık …'nın beyanında ilgili müfettişin aleyhinde konuşmadığı belirtiliyor ise de, beyanı detaylı şekilde incelendiğinde kendisi aleyhine konuştuğu hususunun sabit ve açık olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından; dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 5. Daire, E. 2016/15984, K. 2021/99, 1 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama