İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /5. Daire

DANIŞTAY · 5. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 5. Daire E.2016/17499 K.2020/1288

Dava konusu istem: ... ili, ... İlçe Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Grup Amirliği emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının, "amirin emrini yapmamak" suçunu işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 10.…

Esas2016/17499Karar2020/1288Tarih18 Şubat 2020Okuma6 dk · 1.174 kelime

KÜNYE

Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2016/17499 E., 2020/1288 K.·T.C. Danıştay Beşinci Daire

Karar tarihi
18 Şubat 2020
Esas No
2016/17499
Karar No
2020/1288
Temyiz eden (davacı)
...
Vekili
...
İstemin konusu
... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.174 kelime·6 dk okuma·8 bölüm

Dava konusu istem: ... ili, ... İlçe Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Grup Amirliği emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının, "amirin emrini yapmamak" suçunu işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 10. maddesi uyarınca cezalandırılması gerekmekte ise de aynı Tüzük'ün 15. maddesi uygulanmak suretiyle "10 ay kısa süreli durdurma" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin İl Polis Disiplin Kurulu'nun 28/06/2011 tarih ve 2381 sayılı kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:2012/1925 sayılı kararında; davacının ... İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Şube Müdürlüğü emrinde görevli olduğu dönemde ...

Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:... sayılı dosyasında görülen davada "tanık" sıfatıyla çağrılması üzerine davalı idarece duruşmada hazır bulunması gerektiği yönünde kendisine yazılı tebligat yapılmasına rağmen 04/06/2010, 22/07/2010, 08/10/2010 ve 20/01/2011 tarihlerindeki duruşmalara katılmadığı, yine ...

Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:... sayılı dosyasında görülen davada "tanık" sıfatıyla çağrılmasına ve bu konuda kendisine tebligat yapılmasına rağmen 20/01/2011 tarihli duruşmaya katılmadığı, yapılan soruşturma sonucu hazırlanan raporla davacının "amirin emrini yapmamak" suçunu işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/D maddesi uyarınca "24 ay uzun süreli durdurma cezası" ile cezalandırılmasının teklif edildiği, dava konusu işlemle aynı Tüzük'ün 15. maddesinin uygulanarak davacıya "10 ay kısa süreli durdurma cezası" verilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı,

davacının tanık sıfatıyla çağrıldığı 22/07/2010 tarihli duruşmaya yıllık izinde olduğundan bahisle katılmadığı şeklinde mazereti bulunmakla birlikte, 04/06/2010 tarihli duruşma için 07/05/2010 tarihinde, 08/10/2010 tarihli duruşma için 02/08/210 tarihinde, 20/01/2010 tarihli duruşma için 30/11/2010 tarihinde, yine E:.. sayılı dosyada görülen davada tanık sıfatıyla çağrıldığı 20/01/2010 tarihli duruşma için 13/12/2010 tarihinde tebligat yapılmasına rağmen geçerli bir mazereti olmaksızın duruşmalara katılmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından; mahkemeye tanık sıfatıyla çağrılmasına ilişkin tebligatların Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 10. maddesi anlamında "amirin emri" niteliğinde olmadığı, anılan maddede "amir emri" ile kast edilenin, mesleki emirler olduğu ve bu mesleki emirlerin Tüzük'ün 7/D maddesinde açıkça belirtildiği, duruşmalara iştirak etmeyişinde herhangi bir kastı bulunmadığı, diğer taraftan, duruşmalara katılmaması nedeniyle hakkında mahkeme tarafından verilmiş bir zorla getirme kararı ya da soruşturma talebinin bulunmadığı, yine mahkemenin davalı idare aleyhine bir tekit yazısının da bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davalı idare tarafından; savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

... ili, ... İlçe Emniyet Müdürlüğü emrinde görev yapan davacının, ... İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Şube Müdürlüğü emrinde görevli olduğu dönemde, ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:... ve E:... sayılı dosyalarındaki duruşmalara tanık olarak çağrılmasına ve bu konuda kendisine tebligat yapılmasına rağmen anılan duruşmalara mazeretsiz olarak katılmadığının anlaşıldığından bahisle hakkında disiplin soruşturması başlatılmıştır.

Söz konusu soruşturma sonucunda hazırlanan 17/05/2011 tarihli soruşturma raporunda; davacının soruşturmaya konu eylemleri sırasında Narkotik Şube Müdürlüğü, Yurtiçi Uyuşturucu Şebekeleriyle Mücadele Büro Amirliğinde görev yaptığı, davacının soruşturma kapsamındaki ifadesinde; ...

Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davalarla ilgili olarak tanık sıfatıyla çağrıldığı duruşmalara bazen senelik izinde olması, bazen de Narkotik Şube Müdürlüğünce yapılan operasyonlarda görev alması nedeniyle katılamadığını ifade ettiği, ancak yapılan araştırmada, 04/06/2010 tarihli duruşmaya operasyon nedeniyle katılamadığını beyan etmişse de operasyon saatleri ile mahkeme saatinin farklı olduğu ve kendisine verilen yazılı emir gereği öncelikli olarak mahkemeye katılması gerektiği, operasyonun mahkemeye katılmama konusunda bir mazeret teşkil etmediği,

08/10/2010 tarihli duruşmaya yine bir operasyon nedeniyle katılamadığını beyan etmişse de o tarihte böyle bir operasyonun yapılmadığı ve ilgili memurlara da operasyonla ilgili yazılı veya sözlü bir talimat verilmediği, 20/01/2011 tarihli duruşmalara yine operasyon nedeniyle katılamadığını beyan etmişse de bahse konu operasyonun 17/01/2011 tarihinde gerçekleştiği, operasyonun ilerleyen safhalarında ve mahkeme gününde davacının herhangi bir görevinin olmadığı,

duruşmalara katılması hususu defaten tebliğ edilmesine rağmen davacının duruşmaya katılma hususunda kısım amirini de bilgilendirmediği hususlarının tanık olarak ifadelerine başvurulan komiserler ..., ... ve ...'nin ifadeleriyle de doğrulandığı, davacının gerek senelik izin gerekse görevi başında bulunduğu süre içinde söz konusu duruşmalara katılma imkanının bulunduğu anlaşıldığından,

kendisine yapılan yazılı ve sözlü tebliğlere rağmen Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 10. maddesinde yer alan "amirin emrini yapmamak" fiilini işlediğinden bahisle, aynı Tüzük'ün 7/D maddesinde yer alan uzun süreli durdurma cezasının üst sınırı olan "24 ay uzun süreli durdurma" cezası ile cezalandırılması, ayrıca halen görev yaptığı Narkotik Şube Müdürlüğü kadrosundan çıkarılıp daha uygun birimlerde istihdam edilmesi teklifinde bulunulmuştur.

Anılan raporu değerlendiren İl Polis Disiplin Kurulu'nun 28/06/2011 tarih ve 2381 sayılı kararıyla; mahkeme duruşmalarında hazır bulunması gerektiği kendisine yazılı olarak tebliğ edildiğinden yazılı emir gereği öncelikle mahkemeye katılması gerektiği halde kabul edilebilir mazereti bulunmaksızın 04/06/2010, 08/10/2010 ve 20/01/2011 tarihlerindeki duruşmalara katılmayarak "amirin emrini yapmamak" fiilini işlediği anlaşılan davacının Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 10. maddesi uyarınca cezalandırılması gerekmekte ise de aynı Tüzük'ün 15. maddesi uyarınca "10 ay kısa süreli durdurma" cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Bunun üzerine, anılan cezanın iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 10. maddesinde, "Amirin emrini yapmayan memura uzun süreli durdurma cezasının üst sınırı verilir. Emrin yapılmaması, devleti ya da kişileri zarara uğratmış ya da hizmetin gecikmesine ya da durmasına neden olmuşsa, doğan zararın derecesine ya da durumun ağırlığına göre meslekten çıkarma cezası da uygulanabilir." hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 10. maddesinde ifadesini bulan "amirin emri" kavramından, bir işin yapılması ya da yapılmaması şeklinde mutlak bir emri ihtiva eden ve ilgilisine yönelik olarak verildiğinde tereddüt oluşturmayan emir anlaşılmakta olup, bu emrin sözlü veya yazılı olabileceği açıktır.

Olayda. Tüzük'ün anılan maddesinde sözü edilen "amirinin emrini yapmamak" fiilinin oluşabilmesi için, verilen emrin "göreve ilişkin" olması gerektiği açık olduğundan, ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:... ve E:... sayılı dosyalarındaki duruşmalara tanık olarak çağrılan davacının duruşmalara icabet etmemesi fiilinin "amirin emrini yapmamak" olarak değerlendirilemeyeceği; öte yandan, her ne kadar ...

Ağır Ceza Mahkemesinin 12/11/2010 tarihli yazısı ile; davacının duruşmalarda hazır edilmesi için müteaddit kereler müzekkere yazılmasına rağmen duruşmalarda hazır edilmediğinden, müzekkerenin gereğini yerine getirmeyen yetkili ve sorumlunun tespit edilerek hakkında görevi ihmal veya görevi kötüye kullanmak suçlarından yasal gereğinin yapılması için ...

Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmuş ise de, aynı Mahkemenin ... tarihli yazısında; davacının, E:... ve E:... sayılı dosyalar için 25/03/2011 tarihinde yapılan duruşmada hazır bulunarak tanık olarak ifade verdiği, daha önceki duruşmalara neden gelmediğinin sorulduğu,

görev yoğunluğundan dolayı gelemediği anlaşıldığından mazeretinin yerinde bulunduğu ve önceki duruşmalara gelmemesinin keyfi olmadığının anlaşıldığı hususlarının belirtildiği dikkate alındığında, duruşmalara katılması için yapılan tebligatların görevle ilgili bir emir gibi kabul edilerek amirin emrine uymadığından bahisle disiplin cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.

Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin kabulüne; 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanun'un (geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,18/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 5. Daire, E. 2016/17499, K. 2020/1288, 18 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'nun Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. Maddi Olay
  9. İlgili Mevzuat
  10. Hukuki Değerlendirme
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2016/17499
Karar No
2020/1288
Tarih
18 Şubat 2020

İlgili Kararlar

  • Danıştay 5. Daire E.2016/21876 K.2020/674
  • Danıştay 5. Daire E.2016/58410 K.2020/463
  • Danıştay 13. Daire E.2017/44 K.2020/658
  • Danıştay 2. Daire E.2017/168 K.2020/674
  • Danıştay 13. Daire E.2017/382 K.2020/660
  • Danıştay 13. Daire E.2017/889 K.2020/457

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.