İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /5. Daire

DANIŞTAY · 5. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 5. Daire E.2020/3740 K.2023/14189

Davacı tarafından, 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen 35 madde uyarınca, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem sebebiyle yoksun kaldığı…

Esas2020/3740Karar2023/14189Tarih19 Ekim 2023Okuma6 dk · 1.228 kelime

KÜNYE

Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2020/3740 E., 2023/14189 K.·T.C. Danıştay Beşinci Daire

Karar tarihi
19 Ekim 2023
Esas No
2020/3740
Karar No
2023/14189
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı)
...
Vekili
Av. ...
Karşı Taraf (Davalı)
... Bakanlığı
Vekili
Av. ...
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.228 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

İstemin Özeti

Davacı tarafından, 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen 35 madde uyarınca, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem sebebiyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında verilen mahkumiyet kararının kesinleşmediği ve beraat kararı verilmesinin muhtemel olduğu, beraat kararı verilmesi halinde kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin dayanağının ortadan kalkacağı, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, kimsenin işlediği zaman suç sayılmayan fiilleri nedeniyle cezalandırılamayacağı, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde yer alan haklarının ihlal edildiği, dava konusu işlemin ölçülülük ilkesine aykırı olduğu iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.

Bununla birlikte, kamu görevinden çıkarılma gerekçelerinden olan "üyelik" unsuru, ceza kanunları ile tanımlanmış bir suç olduğundan idari yargı mercilerinin bu yönde bir inceleme yapmaları ve tespitte bulunmaları mümkün değildir. Nitekim, Anayasa Mahkemesinin 30/06/2022 tarih ve E:2018/37, K:2022/86 sayılı kararıyla, 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Krarnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesiyle 27/06/1989 tarh ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen geçici 35. maddesinin (B) fıkrasında yer alan "...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle, idari yargı yerlerince terör örgütleri ile iltisak ve irtibat noktasında değerlendirme yapılması gerekmektedir.

Bu bağlamda; ilgili hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan verilen takipsizlik ya da beraat kararı ilgilinin FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunup bulunmadığı yönünden farklı bir değerlendirme yapılmasına hukuki engel oluşturmayacağı gibi, ilgili hakkında örgüt üyeliğinden hükmün açıklanmasının geri bırakılması ya da kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunması da anılan mahkumiyetin gerekçesi olan maddi tespitlere yönelik olarak ilgili hakkında irtibat ve iltisak kavramları yönünden idari yargı yerlerince ayrıca bir irdeleme yapılması gerekliliğini ortadan kaldırmayacaktır.

Şüphesiz terör örgütüne üyelik suçundan kesinleşmiş mahkumiyet kararının bulunması irtibat ve iltisak değerlendirmesi yönünden önemli bir veri olmakla birlikte, dava konusu işlemin irtibat ve iltisak sebebine dayanması nedeniyle, idari yargı yerlerince işlemin sebep unsuru yönünden ayrıca değerlendirme yapılması ve kararda bu değerlendirmeye ilişkin gerekçeye yer verilmesi zorunludur.

Mahkemelerce gerekçeli karar verilmesi ile dosyadaki mevcut delillerin, yargılamada yapılan değerlendirmedeki hukuki gerekçelerin taraflarca öğrenilmesi sağlanmaktadır. Kararın gerekçeli olması ilgililerin karara karşı kanun yoluna başvurması ve bu başvurulardaki iddialarını oluşturması açısından da önem arz etmektedir. Bu sebeple, mahkeme kararının gerekçesiz olmasının bir bozma sebebi olacağı açıktır.

Ancak dava konusu işlemin sebep unsurunu oluşturan eylemlerin aynı zamanda suç teşkil ettiği durumlarda, davacı hakkında yapılan ceza yargılaması sırasında davacının etkin pişmanlıktan faydalanarak samimi ikrarda bulunması işlemin tesisinde belirleyici olan olgularla ilgili çekişmeli durumu ortadan kaldırmaktadır.

Sonuç itibarıyla; kanun hükmünde kararnamenin verdiği yetkiye dayanılarak kamu görevinden çıkarılan kişiler tarafından anılan çıkarma işlemlerinin iptali istemiyle açılan davalarda, idari yargı mercilerince; kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisakının bulunup bulunmadığı hususunun, davalı idarelerce dosyaya sunulan tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza soruşturması ve/veya yargılamasında elde edilen maddi delillerin birlikte dikkate alınması suretiyle irdelenmesi ve kararlarda bu değerlendirmeye ilişkin gerekçeye yer verilmesi gerekmektedir.

Dosyanın incelenmesinden; temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinin ceza yargılaması neticesinde sabit olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülmüştür.

Anılan İdare ve Bölge İdare Mahkemesi kararları, yukarıda yer verilen tespitler ışığında değerlendirildiğinde; İdare ve Bölge İdare Mahkemesince, resen araştırma ilkesi uyarınca herhangi bir araştırma yapılmadığı gibi davalı idare tarafından bakılan bu dosyaya sunulan bilgi, belge ve tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza soruşturması ve yargılamasında elde edilen maddi deliller değerlendirilmeksizin karar verildiği anlaşılmıştır. Ayrıca yargılama süreci devam eden ceza

davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi de masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir.

Öte yandan, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılandığı ve etkin pişmanlıktan yararlandığı ceza yargılaması sonucunda ...

Ağır Ceza Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararda, "...Suç tarihi ve öncesinde astsubay olarak görev yapan sanığın örgütü ile ilk irtibatının lise döneminde öğrenci evlerine gitmekle başladığı, bu süre zarfında Fetö elebaşının kitaplarının okunması gibi faaliyetlere katıldığı, örgüt yönlendirmesiyle askeri sınavlara hazırlandığı ve 2012 yılında Balıkesir ASTASAK Astsubaylık okulunu kazandığı, bu dönemde örgüt toplantılarına katıldığı, toplantıları örgüt içerisinde 'abi, imam' diye isimlendiren kişilerin yapmaya başladığı, bu sohbetlere astsubayların gruplandırılarak katıldığı, sanığın da bu gruplardan birinde yer aldığı,

2014 -2015 yıllarında İstanbul Küçükyalı İkmal Maliye okuluna devam ettiği.

2015 yılında Hakkari Şemdinli İlçesine tayin olduğu , görev süreci içinde zaman zaman örgüt mensubu (abi, imam diye tarif edilen) kişi ile irtibat kurduğu, astsubay grubu içerisinde örgütsel toplantılara katıldığı ,Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde astsubay sıfatı taşıyan sanığın gizlilik içerisinde kod (...) ismi ile tanıdığı, gizlilik nedeniyle sabit ve kontörlü telefonlarla aranması neticesinde örgüt mensupları ile irtibat kurduğu , sanığın böylece hakkında işlem yapılıncaya kadar bağlılığını devam ettirdiği,

hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliğinden soruşturma yapılan H.G. tarafından deşifre edilmesine müteakip, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak isteyen sanığın bildiklerini anlattığı, örgüt içerisinde örgütle bağlantısı olan kişilerin isimlerini verdiği, örgütün faaliyeti ve yapısı hakkında bildiklerini anlattığı, örgüt yapılanması içerisinde kod isimlerini bildiği ancak açık kimlik bilgilerini bilmediği örgüt sorumluları ile gizlilik içerisinde 'sohbet' adı verilen örgütsel toplantılara katıldığı, gizlilik nedeniyle sabit ya da kontörlü telefonlarla aranması ile örgüt mensupları ile irtibat kurduğu,

örgütün astsubay yapılanması içinde yer aldığı, bu şekilde yukarıda ayrıntıları izah edilen fetullahçı silahlı terör örgütü fetö/pdy ile arasında organik ve sıkı bir bağ olduğu, örgütün bir üyesi olduğu, halen görevi başında iken adının örgüt içinde kişi olarak anılmasından sonra etkin pişmanlıkta bulunarak atılı eylemleri de ikrar ettiği, örgütün yapısı ve faaliyeti hakkında beyanlarda bulunduğu ve bir kısım örgüt üyelerinin yakalanmasını, bir kısım örgüt üyelerinin ise belirlenmesini sağladığı, iddianamede de bu hususun belirtildiği,

böylelikle sanığın üzerine atılı suçu işlediği savunma ve tüm dosya kapsamı ıle anlaşılmıştır. ..." yönünde tespitlerin bulunduğu görülmüştür.

Bu durumda, her ne kadar İdare ve Bölge İdare Mahkemesince, davacı hakkında bakılan bu dosya kapsamındaki bilgi, belge ve tespitler ile ceza soruşturması/yargılaması kapsamındaki maddi deliller değerlendirilmeksizin, salt ceza yargılaması sonucunda silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinin sabit olduğu gerekçesine dayalı olarak davanın reddi yönünde kurulan hüküm hukuka aykırı ise de,

ceza yargılamasında etkin pişmanlıktan faydalanan davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibat düzeyindeki ilişkisi kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğundan ve buna bağlı olarak dava konusu işlemin sebep unsurunu oluşturan maddi olgulara ilişkin çekişmeli durum ortadan kalktığından, söz konusu hukuka aykırılık kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiş ve davacının ceza yargılamasında elde edilen deliller ile bakılmakta olan dava dosyasında yer alan tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının anılan örgüt ile irtibat ve iltisakı bulunduğu sonucuna varılmıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına , 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 19/10/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Danıştay 5. Daire, E. 2020/3740, K. 2023/14189, 19 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemin Özeti
  4. Türk Milleti Adına
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2020/3740
Karar No
2023/14189
Tarih
19 Ekim 2023

İlgili Kararlar

  • Danıştay 5. Daire E.2020/3741 K.2023/14320
  • Danıştay 12. Daire E.2020/3744 K.2023/5470
  • Danıştay 13. Daire E.2020/3758 K.2023/4274
  • Danıştay 5. Daire E.2020/3781 K.2023/14178
  • Danıştay 12. Daire E.2020/3812 K.2023/5393
  • Danıştay 12. Daire E.2020/3814 K.2023/5502

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.