KÜNYE
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2020/5431 E., 2023/16426 K.·T.C. Danıştay Beşinci Daire
- Karar tarihi
- 16 Kasım 2023
- Esas No
- 2020/5431
- Karar No
- 2023/16426
- Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı Taraf (Davalı)
- ... Bakanlığı
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
544 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
İstemin Özeti
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük haklarının iadesine, parasal haklarının ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:.., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin .. tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerinin ihlal edildiği, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının terör örgütü üyeliğinden hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de, davacının anılan suçtan mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir.
Bununla birlikte davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde 6 yıl 3 ay hapis cezası ile tecziyesine ilişkin ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...
Dosya kapsamına göre, sanığın kullanımıda bulunan ... nolu telefonun, 17.11.2013-24.01.2014 tarihleri arasında 3 ayrı sabit telefon üzerinden 5 kez arandığı, 17.11.2013 tarihinde yaklaşık 3 dakikalık zaman dilimi içerisinde gerçekleşen aramalarda sanık ile birlikte yine kendisi gibi subay olarak görev yapmakta olan M.Ş. ve A.A. isimli kişilerinde aranmış olduğu, anılan aramanın ardışık bir arama olduğu,
sanık ile örgütsel anlamda kendisinden sorumlu olarak faaliyet yürüten ve Sivil İmam olarak nitelendirilen şahıs/şahıslarca ankesörlü/kontörlü telefonlardan aranmak suretiyle irtibat kurulduğu anlaşılmıştır. ..." tespitleri dikkate alındığında, davacının örgütün örgütsel amaçlı haberleşme metotlarından olan “ankesörlü/sabit hatlardan aranma” gizli iletişim sistemine dahil olduğu anlaşılmakta olup, anılan tespit, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Danıştay 5. Daire, E. 2020/5431, K. 2023/16426, 16 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama