KÜNYE
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/4074 E., 2021/2284 K.·T.C. Danıştay Beşinci Daire
- Karar tarihi
- 23 Haziran 2021
- Esas No
- 2021/4074
- Karar No
- 2021/2284
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Karşı taraf (davalı)
- … Bakanlığı / …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
748 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: … hakimi olarak görev yapmakta iken 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilen davacı tarafından,
Jean Monnet bursu kapsamında şartsız kabul aldığı Essex Üniversitesinde yüksek lisans programının 02/10/2014 tarihinde başlayacağı belirtilerek 1 (bir) yıl süreyle anılan üniversitede yüksek lisans eğitimi görmek üzere aylıklı izinle yurtdışına gönderilmesine izin verilmesi için 2802 sayılı Kanunun 49. maddenin 1. fıkrasında yapılan değişiklik uyarınca Adalet Bakanlığına yaptığı 21/08/2014 tarihli başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. İdare Mahkemesinin Danıştay Onaltıncı Dairesinin 11/02/2016 tarih ve E:2015/44, K:2016/385 sayılı bozma kararına uymak suretiyle verdiği … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında. 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan düzenleme uyarınca hâkim ve savcıların yurt dışına gönderilmesi konusunda idareye takdir yetkisi tanındığı, ancak idareye tanınan bu takdir yetkisinin mutlak ve sınırsız olmadığı,
kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğu ve hukuken geçerli nedenlere dayalı olarak kullanılabileceği, uyuşmazlık konusu olayda, davacıya 2014-2015 Akademik Yılında Jean Monnet Burs Programına başvurmak üzere Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Birinci Dairesi'nce (2802 sayılı Kanunun 49. maddesinin 6524 sayılı Kanunla değişmeden önceki düzenlemesiyle verilen yetki çerçevesinde) izin verildiği açık olmakla beraber, bu iznin söz konusu programa "katılmak" üzere verilen bir izin olmadığı, sadece davacının anılan programa "başvuru yapabileceği" yönünde verilen bir izin olduğu,
davacıya anılan programa başvuru yapabilmesi için verilen iznin ise, davacının anılan burs programından yararlandırılmak üzere davalı idare tarafından mutlak suretle yurtdışına gönderilmesi sonucunu doğurmayacağı ve 2802 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca yurtdışında eğitime gönderilecek hakim ve savcılara izin verme konusunda takdir yetkisine sahip bulunan Adalet Bakanlığının bu yetkisini ortadan kaldıracak şekilde yorumlanamayacağı, kaldı ki davacı ile aynı dönemde (2014/2015 Akademik yılında) Jean Monnet Burs Programına katılmak üzere başvuruda bulunan diğer yargı mensuplarının başvurularının da davalı idare tarafından reddedildiği,
bu durumda, davacının, 21/08/2014 tarihli dilekçesiyle yaptığı başvurudaki talebinin, yerine getirdiği hizmet ve çalıştırdığı personel hakkında ayrıntılı bilgi ve değerlendirme yapma olanağına sahip olan davalı idare tarafından takdir yetkisi sınırları dahilinde reddedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, davacı tarafından dava açıldıktan sonra dosyaya sunulan ve 20/11/2014 tarihinde Mahkeme kayıtlarına giren 19/11/2014 tarihli ek dilekçede yer verilen istemin, dava dilekçesinde yer verilen istemi değiştireceği ve dava dilekçesindeki istemin genişletilmesi sonucunu doğuracağı değerlendirilmiş ve anılan dilekçede yer alan istemin, davanın genişletilmesi yasağı kapsamında kaldığı belirtilerek işbu davada incelenme olanağının bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, davacının, dava dilekçesinde istemi yönünden davanın reddine, 20/11/2014 tarihinde Mahkeme kayıtlarına giren 19/11/2014 tarihli ek dilekçede yer verilen istemi yönünden davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Dava ve karar düzeltme dilekçesinde belirttiği hususları tekrarladığını belirterek hukuka aykırı Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Dava konusu işlemde mevzuata aykırılık bulunmadığı, davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen hususların 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan sebeplerin hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 5. Daire, E. 2021/4074, K. 2021/2284, 23 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama