KÜNYE
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/10716 E., 2024/10125 K.·T.C. Danıştay Beşinci Daire
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2024
- Esas No
- 2024/10716
- Karar No
- 2024/10125
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Başkanlığı / ANKARA
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
554 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: ÖSYM tarafından 23-24/12/2023 tarihinde gerçekleştirilen (Adli Yargı-Adli Yargı Avukat-İdari Yargı) Hakim ve Savcı Yardımcılığı Seçme Sınavına katılan davacı tarafından, sınavın 2. Oturum Alan Bilgisi Ceza Muhakemeleri Testi 17 numaralı sorusunun ve açıklanan sonuca göre mülakata katılmaya hak kazanamayarak başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; dosyada mevcut bulunan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporlarının birlikte değerlendirilmesinden, Adli Yargı-Adli Yargı Avukat-İdari Yargı Hakim ve Savcı Yardımcılığı Seçme Sınavının 2.Oturum Alan Bilgisi Ceza Muhakemeleri Testi 17 numaralı soru ve cevabının davalı idarece belirlenen cevap olduğu, bilimsel veya teknik hata içermediği, soru hazırlama tekniğine veya yazım kurallarına aykırılık bulunmadığı,
yapılan sınav sonucuna göre davacının sınav puanının 81,84 olarak hesaplandığı ve başarı sırasının 2.459. sıra olarak belirlendiği ve kontenjan nedeniyle mülakata hak kazanamadığı anlaşıldığı belirtilerek dava konusu işlemlerde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Temyize konu ilk derece mahkemesince bilirkişi raporuna yaptığı itirazlarının dikkate alınmadığı, anılan raporun hükme esas alınacak surette yeterli olup olmadığı hususunun değerlendirilmeden karar verildiği, bu durumun gerekçeli karar ve adil yargılanma haklarına aykırı olduğu, davaya konu sorunun iki doğru cevabının olduğu, sorunun köküne bakıldığında değerlendirmenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun(CMK) bütünü dikkate alınarak yapılması gerektiği, mezkur Kanun'un 234/1-b-6 hükmü ile 260. maddesi arasında çelişki olduğu,
sorunun cevabının CMK'nın 260. maddesinde yer verilen üç olasılığa ilişkin ayrı ayrı değerlendirilme yapılarak belirlenebileceği, davalı idare tarafından belirtilen cevaptan farklı sonuca varan, belirtilen bu iki hüküm arasındaki çelişkiye ilişkin farklı Yargıtay kararları ve akademik görüşler olduğu, yargı mercilerinin bu noktadaki görevinin dava konusu soruyu mevcut hukuka ve öğretinin üzerinde hem fikir olduğu yorumlama metoduna göre değerlendirmek olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından usule ilişkin olarak; davanın süresinde açılmadığı, esasa ilişkin olarak ise; soruların uzman görüşleriyle hazırlandığı, uzmanlarca dava konusu soru ve cevaplarla ilgili olarak biçimsel veya maddi herhangi bir hata bulunmadığı, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/B maddesi uyarınca Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçildi, gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 5. Daire, E. 2024/10716, K. 2024/10125, 12 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama