İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /5. Daire

DANIŞTAY · 5. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 5. Daire E.2024/6882 K.2024/22463

Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan…

Esas2024/6882Karar2024/22463Tarih24 Aralık 2024Okuma12 dk · 2.379 kelime

KÜNYE

Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/6882 E., 2024/22463 K.·T.C. Danıştay Beşinci Daire

Karar tarihi
24 Aralık 2024
Esas No
2024/6882
Karar No
2024/22463
Temyiz eden (davalı)
... Bakanlığı / ANKARA
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davacı)
...
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.379 kelime·12 dk okuma·8 bölüm

Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararında.

Uyap kayıtları üzerinde yapılan incelemede; davacının yargılandığı ceza davası dosyasında; davacının örgütün adliye imamı olarak değerlendirilen C.U.'nun tertip etmiş olduğu sohbet adı verilen toplantılara bir çok kez katıldığını ifade eden tanık beyanları bulunduğunun görüldüğü, davacının ikametinde yapılan aramada 1 doların ve örgüte ait inancın gölgesinde isimli kitabın bulunduğu tespitine yer verildiği, ...

Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığının ... tarih ve ...sayılı kararında davacıya ilişkin olarak, mesleğe alınmadan önce girdiği mülakat heyetinde bulunan Komisyon Başkanı H.Ş.'nin FETÖ/PDY soruşturması kapsamında meslekten çıkarıldığı, Komisyon Üyesi Cumhuriyet Başsavcısı E.Y.'nin ise FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tutuklu bulunduğu, adliye imamı C.U.' nun tertip ettiği, sohbet toplantılarına katıldığının belirtildiği, açıklanan delil ve tespitler bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olduğu sonucuna varıldığından,

kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı tarafından, istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ...

İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı hakkında 17/25 Aralık 2013 sürecinden önce sınırlı sayıda sohbetlere katıldığı, ikametinde yapılan aramada 1 dolar ve örgüte ait "İnancın Gölgesinde" isimli kitabın bulunduğu ve adliye mahrem sorumlularının kullandığı patates/ikincil hat üzerinden ardışık arandığından başkaca bir iddia bulunmadığı,

davacının örgütün sohbet adı verilen toplantılarında sınırlı sayıda da olsa bulunduğu sabit ise de ceza yargılamasında E.Y. isimli şahsın...'un durumu ile ilgili 3 tane Gümüşhaneli şahsın geldiğini, bunun sıkıntı çıkartacağını söylediğini, bu şahsın alımı aşamasında kendisi ile komisyon arasında problem çıktığının iddianamede belirtildiğini, şayet kendisi fetöcü olsa bu problemin çıkmaması gerekeceği, gizli Tanık ...'nın sohbet adı verilen toplantı sırasında Fethullah Gülen CD'sinin izletmek istediğinde ... ve ...'in buna tepki gösterdiği yolundaki beyanları davacının beyanları ile birlikte değerlendirildiğinde,

davacının sınırlı sayıda katılım sağladığı toplantılara katılma amacının örgütsel olmadığı, davacı hakkında verilen beraat kararında, davacının kullandığı GSM hattının sabit hatlardan aranmış olmasının örgütsel aranma kapsamında olup olmadığı konusunda şüpheli bir durum ortaya çıkması dikkate alındığında, sabit hatlardan ardışık arama bilgisinin davacı aleyhine değerlendirilemeyeceği, davacı tarafından ceza yargılaması sırasında, sözü edilen 1 dolar ile "İnancın Gölgesinde" isimli kitabın kendi ikameti olmayan Gümüşhane İlinde bulunan yakınlarının ikamet ettiği evde ele geçirildiği ileri sürüldüğü, bu hususun aksi ortaya konulamadığından,

bu tespitin de davacının aleyhine değerlendirilmediği, dava konusu Komisyon kararında, belirtilen kurum personel bilgi dosyasında yer verilen kanaatin dayanağı tespitlere ilişkin yapılan ara kararına rağmen hukuken itibar edilebilecek somut delillerle desteklenmediğinden dolayı davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne iltisak veya irtibatına delil oluşturmayacağı,

öte yandan ilgili kurumlardan davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakına delil olabilecek nitelikteki bilgi ve belgelerin istenilmesine ilişkin ara kararına verilen cevaplarda ve Örgütlü Suçlar Bilgi Bankası üzerinde yapılan araştırmada davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak veya irtibatlı olduğuna kanaat getirilmesini sağlayacak herhangi bir bilgiye de ulaşılamadığından, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibat veya iltisaklı olduğu kanaatine varılması hukuken mümkün bulunmadığından,

dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yönünde verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle istinaf isteminin kabulüyle, İdare Mahkemesi kararı kaldırılarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Kanun Hükmünde Kararname'de belirtilen tedbirin uygulanabilmesi için mutlaka terör örgütüyle, terör faaliyetleriyle ve darbe teşebbüsüyle arasında mutlak bir bağ kurulmasının aranmadığı, dosyada mevcut delillerle örgütle irtibat ve iltisakının bulunduğu, kamu görevlilerinde aranan sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğinin anlaşıldığı, ceza yargılamasından bağımsız olarak örgütle irtibat ve iltisak kapsamında karar verilmesi gerektiği ve davacının terör örgütüyle irtibatının bulunduğu sonucuna varılarak tesis edilen dava konusu işlemin her yönüyle hukuka uygun olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davacı tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'NIN DÜŞÜNCESİ

Davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakının varlığına kanaat getirilmesine yeterli düzeyde tespitin dosyada mevcut olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamakta olup, temyize konu İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Davacı, icra müdür yardımcısı olarak görev yapmakta iken Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmış, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yaptığı başvurusu ... tarih ve ... sayılı işlemle reddedilmiştir.

Bunun üzerine, anılan işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davayı açmıştır.

Diğer yandan, davacının ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla “FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme” suçundan hapis cezası ile cezalandırıldığı, davacının pişmanlık göstererek örgütün faaliyeti kapsamında bilgi verdiği, verilen bilginin mahiyeti ve içeriği dikkate alınarak verilen cezada indirim uygulandığı, söz konusu karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi ...Ceza Dairesinin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacı hakkında verilen hükmün bozulduğu ve bozma kararı üzerine ...Ağır Ceza Mahkemesinin E:..., K:... sayılı kararıyla "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan beraatine karar verildiği, kararın sonucu itibariyle kesinleştiği anlaşılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır.

Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.

MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır.

Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır.

Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve 18/07/2018 tarihinde sona ermiştir.

29/10/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin ''Kamu personeline ilişkin tedbirler'' başlıklı 1. maddesinde, ''(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan ve ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır.

Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir.'' kuralına yer verilmiştir. Öte yandan 7086 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un birinci maddesinde yer alan “üyeliği, mensubiyeti veya” ibaresi Anayasa Mahkemesi’nin 24/6/2021 tarihli ve E:2018/81. K:2021/45 sayılı kararı ile iptal edilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.

AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28).

Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan tedbirin uygulanabilmesi için yeterlidir.

Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır.

Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.

Öte yandan, 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılanlar hakkında bu olağanüstü tedbirin sebebini oluşturan eylem ve davranışların niteliği ve mahiyeti itibarıyla aynı zamanda ceza hukuku bakımından da suç oluşturması halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) uyarınca ''Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak'' suçundan ceza soruşturması ve kamu davası açıldığı da görülmüştür.

Bununla birlikte, 675 sayılı KHK uyarınca bir kamu görevlisi hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da bu terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabilmesi karşısında, anılan kamu görevlisi hakkında "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan açılan ceza davasında beraat kararı verilmiş olmasının, ilgili hakkında anılan olağanüstü tedbirin hukuka uygunluğu yönünden yürütülen yargılama faaliyeti için bağlayıcı olmayacağı açıktır.

Bu durumda, somut olayda, davacı hakkında yapılan ceza kovuşturması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:..., K:...sayılı kararıyla silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 223/2-e maddesi uyarınca anılan suçu işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle beraat kararı verildiği görülmüş ise de davacının terör örgütüne üyelik suçundan beraat etmiş olmasının, FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunup bulunmadığı yönünden farklı bir değerlendirme yapılmasına hukuki engel oluşturmayacağı gibi Dairemiz tarafından yapılacak idari yargılama yönünden bağlayıcılığı da bulunmamaktadır.

Bu bağlamda, davacı hakkında FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakına yönelik olarak davalı idare tarafından dava dosyasına sunulan bilgi ve belgeler ile delil ve tespitler incelendiğinde:

1- Davacı Hakkındaki Tanık Beyanı:

Davacı hakkında yapılan ceza kovuşturmasında, ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında yer alan;

"...Aynı dosyada yargılanan sanık İ.D.'ın bozma öncesi mahkememizce tespit edilen beyanlarında özetle; 2011-2012 yılında 7-8 kez sohbet toplantılarına katıldığını, toplantılarda Kuran'ı Kerim okunduğunu, ... soruşturma aşamasında müdafii huzurunda alınan beyanında özetle; ... isimli dini bilgileri yüksek şahıs ile yapılan ilk sohbet için Şakuş Köprüsünden geçince ... Caddesinde bulunan daireye gitiklerini, gittiğinde burada yine adliyede çalışan ve işe birlikte başladığı, A.E., A.A. isimli şahıslarında olduğunu, 2-3 kez daha sohbete gittiğini, hatırladığı kadarı ile F.T.,..., R.D. ve az önce saydığı arkadaşların da bu sohbette olduklarını,...'nin çağırdığı evde adliyede çalışan U.B., Y.S.K.,..., R.D., A.A. ve E.D.'i gördüğünü, Toki'deki evde R.A. ve M.E.T:'ı gördüğünü ...,

Bozma öncesi aynı suçtan mahkememizin... esas sayılı dava dosyasında yargılanan ve hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kesinleşen sanık R.D. tespit edilen beyanlarında özetle; emniyette vermiş olduğu beyanlarını aynen tekrar ettiğini, sohbette gördüğü kişileri kollukta ayrıntılı beyan ettiğini, 2013 yılından sonra devlet yetkililerinin açıklamaları üzerine bu örgütten uzaklaştığını beyan ettiği ... R.D.'ın soruşturma aşamasında müdafii huzurunda tespit edilen beyanlarında özetle; 2011 yılında Düzce'ye tayini çıktığında ...diye bildiği şahsın telefon ederek davet etmesi üzerine sadece cemaat toplantılarına gittiğini, bu toplantılarda F.T., A.A., R.D., İ.D.,..., E.D., A.T. ve Y.S.K.'ı gördüğünü beyan ettiği anlaşılmıştır...,

Gizli tanık ...'nın mahkememizce tespit edilen beyanında özetle; 2011 yılı içerisinde sohbet için C.U.'ın götürdüğü Şaguç Köprüsünün oradaki evde F.T. ve A.A.'un olduğunu, ... isimli şahsın yaptığı sohbetlerde..., A.A., İ.D.'ın olduğunu, Gazi'nin kendilerini cemaatin dergilerine abone yapmak istediğini, bir seferinde Fetullah Gülen CD'sini izletmek istediklerini, ... veya ...'dan hangisi olduğunu tam olarak hatırlamadığını, ancak bunlardan birinin buraya CD izlemeye gelmedik diye itiraz ettiğini, CD izlettirme olayının 2012 yılında olduğunu, ondan sonra ...'ı bir kez daha gördüğünü, 2013 yılında ...'ı görmediğini ..." şeklinde tanık beyanlarının bulunduğu görülmüştür.

2- HTS Kayıtları

Yine davacı hakkında yapılan ceza yargılamasına ait dosyada; "...Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarihli ... soruşturma sayılı yazı ve eki HTS Analiz raporunda sanığın adliye mahrem sorumlularının kullandığı ikincil/patates hatlar ile görüşme/ardışık tespiti yapıldığının bildirildiği, yapılan çalışmalarda R.Z. adına kayıtlı... numaralı gsm hattının 2012-2014 yıllarında H.D. isimli şahıs tarafından kullanıldığına ilişkin teyide muhtaç istihbari mahiyette bilgiler edinildiğinin belirtildiği,

R.Z. adına kayıtlı olup H.D.'in kullandığı belirtilen hattan sanığın kullandığı ... numaralı hattın 02/11/2013-19/11/2013-04/12/2013 tarihlerinde farklı saatlerde İ.D., F.T., A.T. ve S.G. ile ardışık olarak arandığının tespit edildiği, yine sanığın adliye mahrem sorumlusu olduğu belirtilen H.D. ile 2013 yılında farklı tarih ve saatlerde tekil aramalarının bulunduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.

Hts analiz raporuna göre; sanığın kullanmış olduğu ... numaralı hat ile hakkında aynı suçtan dava açılan kişiler ile görüşme kayıtlarının bulunduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır..." şeklinde tespitlerin bulunduğu görülmüştür.

Açıklanan tespitler değerlendirildiğinde; davacının örgütün sohbet toplantılarına birden çok defa katıldığına yönelik tanık beyanları bulunduğu, yine HTS Analiz raporuna göre örgütün adliye mahrem sorumlusu ile ardışık arama ve tekil arama kayıtları olduğu tespitleri ile diğer tespitler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakının varlığına kanaat getirilmesine yeterli düzeyde delilin dosyada mevcut olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak dava konusu işlemin iptali yönündeki temyize konu İdare Dava Dairesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne; 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararı kaldırılarak dava konusu işlemin iptali yolunda verilen temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 24/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Danıştay 5. Daire, E. 2024/6882, K. 2024/22463, 24 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi...'nın Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. Maddi Olay
  9. İlgili Mevzuat
  10. Hukuki Değerlendirme
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2024/6882
Karar No
2024/22463
Tarih
24 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay 9. Daire E.2024/6889 K.2024/8147
  • Danıştay 9. Daire E.2024/6891 K.2024/8146
  • Danıştay 9. Daire E.2024/6901 K.2024/7262
  • Danıştay 8. Daire E.2024/6904 K.2024/7726
  • Danıştay 8. Daire E.2024/6905 K.2024/7725
  • Danıştay 8. Daire E.2024/6918 K.2024/7793

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.