İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /6. Daire

DANIŞTAY · 6. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 6. Daire E.1997/4028 K.1998/2403

Tetkik Hakimi …'ın Düşüncesi : Koruma kurulu kararlarının idari yargıda dava konusu olması durumunda bu konuların koruma kurulunca dava sonuçlanıncaya kadar değerlendirilmesinin önlenmesi amacıyla alınan Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek…

Esas1997/4028Karar1998/2403Tarih8 Mayıs 1998Okuma6 dk · 1.298 kelime

KÜNYE

6. Daire 1997/4028 E., 1998/2403 K.·T.C. Danıştay Altıncı Daire

Karar tarihi
8 Mayıs 1998
Esas No
1997/4028
Karar No
1998/2403
Davacılar
…,…,…,…,
Karşı Taraf
Kültür Bakanlığı
Davanın Özeti
Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun 23.8.1996 günlü, 466 sayılı ilke kararının, yargı kararları ile hukuka uygunluğu saptanan 4.3.1988 günlü, 21 sayılı ilke kararını ortadan kaldırmaya yönelik olduğu öne sürülerek iptali istenilmektedir.
Savunmanın Özeti
Sit alanı ilan edilen bir bölgede bir parsel sahibi dava açtığında diğer parsellerin durumu değerlendirilemediğinden, sit kararlarının boşlukta kaldığı, korumacılığın gerçekleştirilmediği nedeniyle bu tıkanıklığı çözmek amacıyla dava konusu işlemin tesis edildiği, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.298 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Tetkik Hakimi …'ın Düşüncesi : Koruma kurulu kararlarının idari yargıda dava konusu olması durumunda bu konuların koruma kurulunca dava sonuçlanıncaya kadar değerlendirilmesinin önlenmesi amacıyla alınan Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun 4.3.1988 günlü, 21 sayılı ilke kararının iptali ve revizyonu yolundaki Yüksek Kurul kararlarının Danıştay Altıncı Dairesince iptal edildiği gözönünde bulundurulduğunda, dava konusu ilke kararının yargı kararları ile iptal edilen işlemlerle aynı sonucu doğuracak ve 21 sayılı ilke kararının uygulanmasının engeller nitelikte olduğu sonucuna varılmaktadır. Bu nedenle hukuka aykırı olan işlemin iptali gerektiği düşünülmektedir.

Savcı …'in Düşüncesi : Dava, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'nun 23.8.1996 günlü, 466 sayılı ilke kararının iptali istemiyle açılmıştır.

Korunması gerekli kültür ve tabiat varlıkları için öncelikli amaç onların korunması ve gelecek kuşaklara en iyi şekilde aktarılmasının sağlanmasıdır. Bu amacın gerçekleştirilebilmesi için Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu tarafından ilke kararları alınması mevzuat gereğidir.

Öte yandan Anayasa'nın 125.maddesine göre idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır. İdari Yargı denetiminin amacı idarenin kanunların verdiği yetkiyi aşması veya kötüye kullanması ya da hukuka ve mevzuata aykırı işlem veya eylem tesis etmesi hallerinde bunları denetlemek suretiyle idareyi hukuk alanı içinde kalmaya zorlamaktır.

Hukuka ve mevzuata aykırı olması nedeniyle bir idari işlemin iptal edilmesine ilişkin karar, geçmişe yürüyerek idareye, iptal edilen idari işlemden önce var olan ve bu işlemle değiştirilmiş bulunan hukuki durumu aynen iade etmek zorunluluğu yükler.

Koruma kurulu kararlarına karşı İdare Mahkemelerinde açılan davaların sonuçlandırılmasından önce kurula yapılan başvuruların değerlendirilmemesini öngören 4.3.1988 günlü, 21 sayılı ilke kararı daha önce de 9.2.1993 günlü, 305 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu kararı ile iptal edilmiş, bu işleme karşı açılan dava sonucunda Danıştay 6.Dairesinin 27.12.1993 günlü, E:1993/1245 K:1993/5891 sayılı kararıyla, bu ilke kararının iptal edilmesi durumunda korunması gerekli kültür ve tabiat varlıkları hakkında yeni bir kurul kararı alınması suretiyle mahkeme kararlarının etkisiz hale gelebileceği gerekçesiyle kültür ve tabiat varlıklarını koruyucu nitelikte olan Yüksek Kurul ilke kararının kaldırılmasında isabet görülmeyerek söz konusu işlem iptal edilmiştir.

Yüksek Kurulun 19.4.1996 günlü,415 sayılı kararı ile tekrar 21 sayılı kararın iptaline karar verilmiş,buna karşı açılan davada da yine Danıştay 6.Dairesinin 17.12.1996 günlü; E:96/1865, K:96/5820 sayılı kararı ile,daha önce verilen ve kesinleşen yargı kararı ile iptal edilen işlemle aynı sonucu doğuracak şekilde tesis edilen işlemin iptaline karar verilmiştir.

Kurulun dava konusu 23.8.1996 günlü,466 sayılı kararı ile de,idare mahkemelerinde iptal davası açılan koruma kurulu kararlarının birden fazla parsel ve parsel sahibini ilgilendirmesi ve Koruma Yüksek Kurulunun uygun görmesi halinde;

a) Diğer parsel sahiplerinin mağduriyetinin önlenmesi amacıyla dava konusu alanla ilgili dava açmayan hak sahiplerine ilişkin konular;

b) Sit alanı sınırları,dereceleri değişikliği,geçiş dönemi yapılanma koşulları ve plan revizyonları gibi genel değerlendirmelerin koruma kurullarında görüşüleceğine karar verilmiştir.

Sit alanı içerisinde bulunan bir parsel için dava açılmış olması halinde,yapılacak yargısal denetimde parselin yanında bütün alanında değerlendirilmesi sit alanlarının niteliği gereği olup,bu bölgede bulunan ve dava açılmamış olan diğer parsellerinin ilke kararıkapsamı dışında kabul edilmesine olanak bulunmamaktadır.

Bu durumda,daha önce yargı kararı ile iptal edilen işlemlerle aynı sonucu doğuran dava konusu ilke kararında hukuka uyarlık bulunmadığından iptali gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

Dava, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'nun 23.8.1996 günlü, 466 sayılı ilke kararının iptali istemiyle açılmıştır.

Dava konusu ilke kararı ile idare mahkemelerinde iptal davası açılan koruma kurulu kararlarının birden fazla parsel ve parsel sahibini ilgilendirmesi ve Koruma Yüksek Kurulunun uygun görmesi halinde;

a) Diğer parsel sahiplerinin mağduriyetinin önlenmesi amacıyla dava konusu alanla ilgili dava açmayan hak sahiplerine ilişkin konular;

b)Sit alanı sınırları, dereceleri değişikliği,geçiş dönemi yapılanma koşulları ve plan revizyonları gibi genel değerlendirmelerin koruma kurullarında görüşüleceğine karar verilmiştir.

2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 3.maddesinde "tarih öncesinden günümüze kadar gelen çeşitli medeniyetlerin ürünü olup yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik, mimari ve benzeri özelliklerini yansıtan kent ve kent kalıntıları, önemli tarihi hadiselerin cereyan ettiği yerler ve tespiti yapılmış tabiat özellikleri ile korunması gerekli alanlar olarak tanımlanan sit alanları için öncelikli amaç bu alanların korunması, gelecekte oluşabilecek değişikliklerin etkisinde kalarak yok olmalarına engel olunması ve mevcut şekliyle gelecek kuşaklara en iyi şekilde aktarılmasının sağlanmasıdır. Bu amacın gerçekleştirilmesi doğrultusunda Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu tarafından ilke kararları alınması mevzuat gereğidir.

Anayasa'nın 125.maddesine göre idarenin her türlü eylem ve işlemine karşı yargı yolu açıktır. İdari yargı denetiminin amacı idarenin idare hukuku alanı ve yasa çerçevesi içinde kalmasını sağlamak, idarenin kanunların verdiği yetkileri aşması veya kötüye kullanması ya da hukuka ve mevzuata aykırı işlem tesis etmesi hallerinde bu eylem ve işlemleri yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden denetlemek suretiyle idareyi hukuk alanı içinde kalmaya zorlamaktır.

Hukuka ve mevzuata aykırı olması nedeniyle bir idari işlemin iptal edilmesine ilişkin karar, geçmişe yürüyerek sakat idari işlemi tesis edildiği tarihten itibaren ortadan kaldırır ve idareye iptal edilen idari işlemden önce var olan ve bu işlemle değiştirilmiş bulunan hukuki durumu aynen iade etmek zorunluluğu yükler.

Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Yüksek Kurulu'nun 4.3.1988 günlü, 21 sayılı ilke kararı ile koruma kurulu kararlarının iptali istemiyle idari yargıda dava açılması halinde bu konularda koruma kurullarının yeni bir karar vermesinin engellenmesi suretiyle idarenin hukuka uygun davranması öngörülmüş bulunmaktadır. Yüksek Kurulun anılan ilke kararının iptali yolundaki 9.2.1993 günlü, 305 sayılı kararına karşı açılan davada, Danıştay Altıncı Dairesinin 27.12.1993 günlü, E:1993/1245,K:1993/5891 sayılı kararıyla, bu ilke kararının iptal edilmesi durumunda korunması gerekli kültür ve tabiat varlıkları hakkında yeni bir kurul kararı alınması suretiyle mahkeme kararlarının etkisiz hale gelebileceği gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmiştir.

Yüksek Kurul'un 19.4.1996 günlü, 415 sayılı kararı ile, yine 4.3.1988 günlü, 21 sayılı ilke kararının iptaline karar verilmiş, buna karşı açılan davada Danıştay Altıncı Dairesinin 17.12.1996 günlü, E:1996/1865.

K:1996/5820 sayılı kararıyla, davalı idarece 21 sayılı ilke kararının tümüyle iptal edilmediği,19.4.1996 günlü, 431 sayılı ilke kararı ile revize edilerek, idare mahkemelerinde iptal davası açılan parsel ölçeğini içeren kurul kararlarının idare mahkemelerinde görüşülmesi sonuçlanmadan yeniden ele alınmasının engellendiği öne sürülmekte ise de,

Danıştay Altıncı Dairesi kararında koruma kurulunun parsel ölçeğinde aldığı kararlarla daha büyük alanları kapsayan düzenleyici nitelikteki kararlar arasında herhangi bir ayırım yapılmadığı nedeniyle daha önce verilen ve kesinleşen yargı kararıyla iptal edilen işlemle aynı sonucu doğuracak şekilde tesis edilen işlem iptal edilmiştir.

Davalı idare tarafından, bir alanın sit olarak ilanından sonra bir parsel sahibinin kendi parseli için dava açması halinde, bu davanın başka bir parsel için emsal teşkil etmemesine karşın,21 sayılı ilke kararı gereği diğer parsellerin durumunun incelenemediği, aynı durumda sit sınırında veya derecelerinde yapılması gereken değişikliklerin değerlendirilemediği,bu nedenle sit kararlarının boşlukta kaldığı, korumacılığın gerçekleşemediği belirtilerek dava konusu ilke kararının alındığı öne sürülmektedir.

2863 sayılı Yasa uyarınca sit alanları belirlenirken, inceleme yapılan bölgenin belirlenen sınırlarına göre gerekli değerlendirmelerden sonra sitin oluştuğu sonucuna varılması halinde bölgenin bütünü içerisinde yeralan parsellerin ayrı ayrı ve bütünden ayrık olarak sit özelliği taşıyıp taşımadığının saptanmasına olanak bulunmadığı gibi aksine bir yorumun işin özüne ve sit alanlarının niteliği gereği yasanın bütüncül koruma amacına da uygun düşmeyeceği tartışmasızdır.Bu durumda sit alanı içerisinde bulunan bir parsel için dava açılmış olması halinde, yapılacak yargısal denetimde parselin yanında bütün alanın da değerlendirilmesi gerektiğinden, bu bölgede bulunan ve dava açılmamış olan diğer parsellerin 21 sayılı ilke kararı kapsamı dışında kabul edilmesine olanak bulunmamaktadır.

Belirtilen nedenlerle daha önce verilen ve kesinleşen yargı kararları ile iptal edilen işlemlerle aynı sonucu doğuracak nitelikteki dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin İPTALİNE, aşağıda dökümü yazılı ….TL.yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine 8.5.1998 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 6. Daire, E. 1997/4028, K. 1998/2403, 8 Mayıs 1998 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
6. Daire
Esas No
1997/4028
Karar No
1998/2403
Tarih
8 Mayıs 1998

İlgili Kararlar

  • Danıştay 7. Daire E.1997/4138 K.1998/2090
  • Danıştay 4. Daire E.1997/4143 K.1998/1870
  • Danıştay 8. Daire E.1997/4150 K.1998/1759
  • Danıştay 7. Daire E.1997/4231 K.1998/1788
  • Danıştay 4. Daire E.1997/4245 K.1998/1825
  • Danıştay 4. Daire E.1997/4258 K.1998/1809

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.