İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /6. Daire

DANIŞTAY · 6. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 6. Daire E.2019/16706 K.2021/10819

… 7- …

Esas2019/16706Karar2021/10819Tarih6 Ekim 2021Okuma8 dk · 1.574 kelime

KÜNYE

Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2019/16706 E., 2021/10819 K.·T.C. Danıştay Altıncı Daire

Karar tarihi
6 Ekim 2021
Esas No
2019/16706
Karar No
2021/10819
Temyiz eden (davacıları)
1- …
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.574 kelime·8 dk okuma·9 bölüm

… 7- …

VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı

İSTEMİN KONUSU

… Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: İstanbul ili, Pendik ilçesi, … Mahallesi, … mevkii, … pafta, … parsel sayılı taşınmazın da bulunduğu alanda parselasyon yapılmasına ilişkin Pendik Belediye Encümeni'nin … tarih ve … sayılı kararın iptali istenilmektedir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan bilirkişi raporundaki tespitler ile dava dosyasında yer alan diğer tüm bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, davacıların veraseten malik ve hissedar olduğu İstanbul ili, Pendik ilçesi,.

Mahallesi, … mevkii, … pafta, … parsel sayılı 561,00 m2 yüzölçümlü taşınmazın imar planlarında "ilkokul alanında" kalması nedeniyle parselasyon sonrasında davacılar adına aynı yerden tahsis yapılmasının mümkün olmadığı, parselasyon ile yer tahsisi yapılan … ada … parsel sayılı taşınmazın imar planlarında "konut alanında" kaldığı ve raylı toplu taşıma istasyonuna ve cazibe merkezlerine yakın bir konumda olduğu, davacılara fiili duruma göre parsel dışından mümkün mertebe yakın olabilecek bir konumda ve önceki parsele göre daha iyi bir konumda yer tahsisi yapıldığı, dağıtım ilke ve esaslarına uyulduğu,

uygulama sınırının mevzuattaki esaslara göre geçirildiği, uyuşmazlık konusu parselin tapu kayıtlarına göre 561,00 m2 olarak edinildiği, parselasyona 561,00 m2 olarak dahil edildiği ve %28,25478 oranında düzenleme ortaklık payı kesildiği, parselden ikinci defa düzenleme ortaklık payı kesilmediği, bölgede yapılaşmanın planlı bir şekilde sağlanması, alt yapı tesislerinin planlı hale getirilmesi, kamunun ihtiyacı olan donatı alanlarının elde edilmesi,

imar planları doğrultusunda parselasyon planlarının hazırlanması ve mülkiyet sınırlarının da imar planları doğrultusunda düzenlenmesinin önemli olduğu anlaşılmakla, dava konusu parselasyonun davacıların parseli yönünden ilgili mevzuat hükümlerine, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Parselasyon ile üzerinde üç katlı evi olan taşınmazının yok sayılıp yapılaşması tamamlanmış çok farklı bir alanda hisse verildiği, bu durumun hukuka aykırı olduğu, hisse verilen parselde onlarca binanın bulunduğundan burada kullanabileceği boş bir alan ve müstakil yapılaşma imkanının bulunmadığı, bütün binalar yıkılıp yeniden yapılaşma olmadan tapudan kaynaklanan mülkiyet hakkını kullanamayacağı, parselasyon ile okul alanına dönüştürülen parsel üzerinde yaklaşık kırk adet bina bulunduğu, bu hali ile parsel üzerinde okul yapılabilmesinin de mümkün olmadığı,

ayrıca bu parselin içerisinden dört ayrı sokak geçtiği, okulun tek parça olacağı ve içinden yol geçemeyeceği varsayıldığında bu sokakların kapatılması ile bütün mahallenin ulaşımının etkileneceği, parselasyon ile kendisine verilen yerin daha merkezi ya da daha değerli olup olmamasının öneminin olmadığı, önemli olanın müstakil yapılaşma hakkı olduğu, parselasyonun şehir planlama ilkelerine ve kamu yararına aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ … DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

İstanbul ili Pendik ilçesi, … ve … Mahallelerini içine alan alanın riskli alan ilan edilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Bakanlar Kurulu kararı doğrultusunda hazırlanan 1/1000 ölçekli Orta ve Dumlupınar Mahalleleri Riskli Alan Uygulama İmar Planı 12.03.2015 tarihinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından onaylanmış, bu plan uyarınca Pendik Belediye Encümeni'nin … tarih ve … sayılı kararı ile parselasyon yapılmıştır. Davacı tarafından parselasyon işleminin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

3194 sayılı İmar Kanunu’nun 5. maddesinde; "Uygulama İmar Planı" tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastrol durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren planlar olduğu belirtilmiştir.

3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde, imar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyelerin yetkili olduğu, sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkilerin valilikçe kullanılacağı kurala bağlanmıştır.

6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'un 2. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan halinde; riskli alan; zemin yapısı veya üzerindeki yapılaşma sebebiyle can ve mal kaybına yol açma riski taşıyan, Bakanlık veya idare tarafından Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının görüşü de alınarak belirlenen ve Bakanlığın teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca kararlaştırılan alan şeklinde tanımlanmış, aynı Kanunun "Uygulama İşlemleri" başlıklı 6. maddesinin 6. fıkrasında.

"Bakanlık, riskli alanlardaki ve rezerv yapı alanlarındaki uygulamalarda faydalanılmak üzere; özel kanunlar ile öngörülen alanlara ilişkin olanlar da dâhil, her tür ve ölçekteki planlama işlemlerine esas teşkil edecek standartları belirlemeye ve gerek görülmesi hâlinde bu standartları plan kararları ile tayin etmeye veya özel standartlar ihtiva eden planlar yapmaya, onaylamaya ve kent tasarımları hazırlamaya yetkilidir." hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinde, 3194 sayılı Kanunun 18. maddesinde tanımlanan parselasyon işlemi, bir düzenleyici işlem olan uygulama imar planının uygulanmasının (hayata geçirilmesinin) araçlarından birini oluşturmaktadır. Planların kademeli birlikteliği ile plan hiyerarşisi ilkeleri uyarınca bir bölgede ilk defa uygulama imar planı yapılırken yasal tanıma ve mevzuata göre öncelikle nazım imar planının yapılması, bu plana uygun olarak yapılacak uygulama imar planına göre de parselasyon işleminin tesis edilmesi gerekmektedir.

6306 sayılı Kanun uyarınca, zemin yapısı veya üzerindeki yapılaşma sebebiyle can ve mal kaybına yol açma riski taşıyan bir alanın öncelikle Bakanlar Kurulu kararı ile (02.07.2018 tarihinde anılan Kanunda yapılan değişiklik ile bu yetki artık Cumhurbaşkanına aittir.) riskli alan ilan edilmesi, sonrasında bu karar kapsamında 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının, uygulama imar planı doğrultusunda da parselasyon işleminin yapılması gerekmektedir.

Bu durumda, Bakanlar Kurulunun riskli alan kararının hukuka aykırı olduğunun yargı kararıyla tespit edilmesi veya yürürlükten kalkmış olması halinde bu karar doğrultusunda hazırlanan nazım ve uygulama imar planları ile uygulama imar planına dayanılarak yapılan parselasyon işleminin de hukuka aykırı hale geleceği tabidir.

Bu itibarla, uyuşmazlıkta öncelikle dava konusu parselasyon işleminin dayanağı olan ve dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planının hazırlanmasına esas teşkil eden bölgenin riskli alan edilmesine ilişkin olan Bakanlar Kurulu Kararının halen yürürlükte olup olmadığının tespiti öncelik arz etmektedir.

Uyuşmazlık konusu taşınmazın bulunduğu alanın 18.09.2013 tarih ve 5434 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile riskli alan ilan edildiği, alanın riskli alan ilanına ilişkin söz konusu Bakanlar Kurulu kararının iptali istemiyle açılan davada; riskli alan olarak ilan edilen alanda toplam 2387 adet yapının yer aldığı, söz konusu yapıları temsilen 14 adet yapının fiziksel özellikleri ve bodrum katlardaki yapılara ait kolonların korozyon (aşınma) durumunun gözlemsel olarak incelendiği ve inceleme sonucunda hangi bilimsel verilerin elde edildiğinin anlaşılamadığı,

seçilen 14 adet yapının dava konusu alanın riskli alan olarak ilan edilmesini gerektirecek yeterli sayıda ve nitelikte olup olmadığının ortaya konulmadığı gibi bu incelemeler dışında bilimsel veriler içeren herhangi bir teknik incelemenin de yapılmadığı,

dolayısıyla işlemin dayanağı teknik raporun yapıların can ve mal kaybına yol açma riski taşıdığını kanıtlayacak nitelikte olmadığı hususları dikkate alındığında, 6306 sayılı Kanunun ve Uygulama Yönetmeliğinin öngördüğü koşullarda detaylı bir teknik inceleme yapılmadan tesis edilen uyuşmazlığa konu alanın "riskli alan" ilan edilmesine ilişkin 18/09/2013 tarih ve 2013/5434 sayılı Bakanlar Kurulu kararında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptali yolunda Danıştay Ondördüncü Dairesince verilen 06/04/2016 tarih ve E:2015/3394, K:2016/2545 sayılı kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 01/12/2016 tarih ve E:2016/3569,

K:2016/3201 sayılı kararı ile onanmasına karar verildiği görülmüştür.

Bu itibarla, uyuşmazlığa konu alanın riskli alan ilan edilmesine ilişkin Bakanlar Kurulu kararında hukuka uyarlık bulunmaması nedeniyle bu karar uyarınca hazırlanan 12.03.2015 tarihinde onaylanan 1/1000 ölçekli Orta ve Dumlupınar Mahalleleri Riskli Alan Uygulama İmar Planının dayanaktan yoksun kaldığı anlaşıldığından, bu plan uyarınca tesis edilen dava konusu parselasyon işleminde hukuka uygunluk, davanın reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacıların temyiz istemilerinin kabulüne, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 06/10/2021 tarihinde, kesin olarak, oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY (X) :Dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlık konusu taşınmazın bulunduğu alanın 18/09/2013 tarih ve 5434 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile riskli alan ilan edildiği, bu kararın iptali istemiyle riskli alan ilan edilen bölgede yer alan başka taşınmaz malikleri tarafından açılan davada, dava konusu işlemin iptali yolunda Danıştay Ondördüncü Dairesince verilen 06/04/2016 tarih ve E:2015/3394, K:2016/2545 sayılı kararın Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulunun 01/12/2016 tarih ve E:2016/3569, K:2016/3201 sayılı kararıyla, iptal kararının sadece 18/09/2013 tarih ve 2013/5434 sayılı Bakanlar Kurulu kararına karşı dava açan davacıların taşınmazları yönünden hüküm ifade edeceği açıklaması eklenerek onanmasına karar verildiği görülmüştür.

Bu durumda, Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulunun Bakanlar Kurulu kararının iptaline ilişkin kararı, bu karara karşı dava açmayan davacılar açısından hüküm ifade etmeyeceğinden, dava konusu parselasyon işleminin esasa ilişkin diğer hususlar yönünden incelenmesi suretiyle davanın reddi yolunda İdare Mahkemesince verilen karara yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin karara karşı davacılar tarafından yapılan temyiz başvurusunun esasa ilişkin diğer hususlar yönünden hukuka ve mevzuata uygun olup olmadığının değerlendirilmesi suretiyle karar verilmesi gerektiği oyuyla Dairemiz kararına katılmıyorum.

Danıştay 6. Daire, E. 2019/16706, K. 2021/10819, 6 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemin Konusu
  4. Yargılama Süreci
  5. Temyiz Edenin İddiaları
  6. Karşı Tarafın Savunması
  7. Türk Milleti Adına
  8. İnceleme Ve Gerekçe
  9. Maddi Olay
  10. İlgili Mevzuat
  11. Hukuki Değerlendirme
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
6. Daire
Esas No
2019/16706
Karar No
2021/10819
Tarih
6 Ekim 2021

İlgili Kararlar

  • Danıştay 6. Daire E.2019/16865 K.2021/11342
  • Danıştay 6. Daire E.2019/16894 K.2021/10521
  • Danıştay 6. Daire E.2019/16953 K.2021/10940
  • Danıştay 6. Daire E.2019/17001 K.2021/11434
  • Danıştay 6. Daire E.2019/17005 K.2021/12001
  • Danıştay 6. Daire E.2019/17043 K.2021/11783

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.