İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /6. Daire

DANIŞTAY · 6. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 6. Daire E.2020/6083 K.2022/5878

3- … 4- … 5- … 6- … 7- … VEKİLİ : Av. …

Esas2020/6083Karar2022/5878Tarih18 Mayıs 2022Okuma8 dk · 1.549 kelime

KÜNYE

Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2020/6083 E., 2022/5878 K.·T.C. Danıştay Altıncı Daire

Karar tarihi
18 Mayıs 2022
Esas No
2020/6083
Karar No
2022/5878
Temyiz eden (davacı)
…
Vekili
Av. …
Karşı taraf (davalı)
… Belediye Başkanlığı
Vekili
Av. …
Davalı yanında müdahiller
1- … 2- …
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.549 kelime·8 dk okuma·3 bölüm

3- … 4- … 5- … 6- … 7- … VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN ÖZETİ

… İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

SAVUNMALARIN ÖZETİ

… Belediye Başkanlığı tarafından, savunma verilmemiştir. Davalı yanında müdahiller tarafından, temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan onanması gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ:Dava dilekçesinin bir bütün olarak incelenmesinden; davacı tarafından iş bu dava açılmadan önce uyuşmazlık konusu taşınmazdaki şüyuun satış suretiyle giderilmesi yoluyla taşınmazın tümüne sahip olunmak amacıyla adliye mahkemesinde bir dava açıldığı, buna bağlı olarak görülmekte olan davanın da taşınmazın parselasyon işlemine tabi tutulmaması, tutulması halinde ise hisselerin ayrıştırılmaması gerektiği iddiasıyla açıldığı, dava dilekçesinde parselasyon işleminin içeriği ile ilgili olarak birtakım iddialar ileri sürülmüşse de asıl talebin yukarıda açıklandığı gibi taşınmazın parselasyona tabi tutulmaması,

tutulsa bile hisselerin ayrıştırılmamasına dair olduğu, dilekçede dava konusu uygulama imar planı değişikliğine yönelik somut bir iddiada bulunulmadığı, söz konusu plan değişikliğinin iptalinin istemesinin de parselasyon işleminin iptalini sağlamaya matuf olduğu, parselasyon işleminin 22/10/2005 tasdik tarihli uygulama imar planı, 09/09/2013 tasdik tarihli uygulama imar planı değişikliği ve 06/03/2014 tasdik tarihli uygulama imar planı değişikliğine istinaden onaylandığı,

her ne kadar dava dilekçesinde 06/03/2014 tasdik tarihli uygulama imar planı değişikliğine yapılan itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istenmişse de yukarıdaki açıklamalardan anlaşılacağı üzere asıl talebin parselasyon işleminin dayanağı olan uygulama imar planlarının iptaline ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.

Dosyada 22/10/2005 tasdik tarihli uygulama imar planı ve 09/09/2013 tasdik tarihli uygulama imar planı değişikliğine ait paftaların bulunduğu, ancak 06/03/2014 tasdik tarihli uygulama imar planı değişikliğine ait paftanın bulunmadığı görülmüş olup parselasyon işlemine ait kroki ile diğer iki uygulama imar planına ait paftaların mukayesesinden 06/03/2014 tasdik tarihli uygulama imar planı değişikliği ile uyuşmazlık konusu taşınmazın kullanım kararlarında herhangi bir değişiklik yapılmadığı,

bu itibarla her ne kadar parselasyon işleminin onaylanmasına dair belediye encümeni kararında üç adet uygulama imar planı zikredilmişse de aslında parselasyon işleminin 22/10/2005 tasdik tarihli uygulama imar planı ve 09/09/2013 tasdik tarihli uygulama imar planı değişikliğine istinaden yapıldığı anlaşılmaktadır.

Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde dava konusunun "davacının hissedarı olduğu İstanbul İli, Tuzla İlçesi, … Mahallesi, … parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda yapılan parselasyon işlemine yönelik itirazın reddine dair Tuzla Belediye Encümeninin … tarihli, … sayılı kararı, bu kararın bildirilmesine dair Tuzla Belediye Başkanlığının … tarihli, … sayılı yazısı, anılan parselasyon işleminin dayanağı 22/10/2005 tasdik tarihli uygulama imar planı ve 09/09/2013 tasdik tarihli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istemi" şeklinde kurulması gerekmektedir.

İmar hukukunda "planların kademeli birlikteliği" olarak da adlandırılan planlama hiyerarşisi gereği alt ölçekli planların üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkelerine, stratejilerine ve kararlarına uygun olması zorunlu olup Dairemizin yerleşik hale gelmiş içtihadına göre planlama yapılırken 10 metre ve üzerinde genişliği bulunan yolların genişlikleri ve nitelikleri itibariyle ulaşım sistemlerinin gösterileceği ve ulaşım problemlerinin çözümünün belirleneceği 1/5000 ölçekli nazım imar planlarında yer alması gerekmektedir.

Dosyada bulunan 22/10/2005 tasdik tarihli uygulama imar planı, 09/09/2013 tasdik tarihli uygulama imar planı değişikliği ve 1/5000 ölçekli nazım imar planına ait paftaların incelenmesinden, her ne kadar bilirkişi raporunda 1/5000 ölçekli nazım imar planında uyuşmazlık konusu taşınmazın kısmen “yol alanı”nda kaldığı belirtilmişse de bu tespitin gerçeği yansıtmadığı, anılan planda taşınmazın tamamının “konut alanı”nda kaldığı anlaşıldığından taşınmazda 10 metre en kesitli bir imar yolunun planlandığı 22/10/2005 tasdik tarihli uygulama imar planı ve 09/09/2013 tasdik tarihli uygulama imar planı değişikliğinin nazım imar planına ve bu nedenle imar mevzuatına aykırı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Dava konusu uygulama imar planlarının uyuşmazlık konusu taşınmaza ilişkin kısımlarının hukuka aykırılığı saptandığından bu planlara dayanılarak yapılan parselasyon işleminde de hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Öte yandan, uyuşmazlık konusu taşınmazda mülga 2981 sayılı Kanunun Ek 1. maddesinin uygulanması için yapılaşma ve fiili paylaşım bulunması tek başına yeterli olmayıp anılan maddenin uygulanması için gerekli koşulların bulunup bulunmadığının da mahkemece ortaya konulması gerekmektedir.

Bu durumda, davanın reddi yolunda verilen idare mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına ve dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmesi gerekirken istinaf başvurusunun reddi yolunda verilen temyize konu bölge idare mahkemesi idari dava dairesi kararında isabet görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, temyize konu bölge idare mahkemesi idari dava dairesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmketedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Dava, davacının hissedarı olduğu İstanbul İli, Tuzla İlçesi,.

Mahallesi, … parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda yapılan parselasyon işlemine yönelik itirazın reddine dair Tuzla Belediye Encümeninin … tarihli, … sayılı kararı, bu kararın bildirilmesine dair Tuzla Belediye Başkanlığının … tarihli, … sayılı yazısı, aynı alanda Çevre ve Şehircilik Bakanlığının … tarihli, … sayılı işlemiyle onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine yönelik itirazın reddine dair Tuzla Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararı ve bu kararın bildirilmesine dair Tuzla Belediye Başkanlığının … tarihli, … sayılı yazısının iptali istemiyle açılmış, İdare Mahkemesince;

mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan rapor ile dosyadaki diğer bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, uyuşmazlık konusu taşınmazın 22/10/2005 tasdik tarihli 1/5000 ölçekli nazım imar planı, 22/10/2005 tasdik tarihli uygulama imar planı ve 09/09/2013 tasdik tarihli uygulama imar planı değişikliğinde kısmen “konut alanı” kısmen “yol alanı”nda kaldığı, uygulama imar planlarının üst ölçekli plan kararlarına uygun oldukları, dava konusu uygulama imar planı değişikliği ile uyumazlık konusu taşınmaza ilişkin olarak bir önceki uygulama imar planında herhangi bir değişiklik yapılmadığı,

plan bütünlüğünü bozucu karar ve yapılaşma şartlarının getirilmediği, bu nedenle dava konusu uygulama imar planı değişikliğinin şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uygun olduğu; parselasyon işlemi ile yapılan düzenleme ortaklık payı kesintisinin yasal sınırlar içerisinde olduğu, düzenleme sahasındaki fiili durumun dikkate alındığı, uyuşmazlık konusu taşınmazdaki hissesine karşılık davacıya üzerinde gecekonduların bulunmadığı bir alanda oluşturulan … ada, … sayılı parselin müstakilen verildiği, söz konusu imar parselinin büyük kısmının uyuşmazlık konusu taşınmazın altlığında yer aldığı,

uyuşmazlık konusu taşınmazda bina, bahçe duvarı, fiilen oluşmuş yollar, alt ve üst yapı tesisleri ve fiilen paylaşım mevcut olduğundan mülga 2981 sayılı Kanunun Ek 1. maddesinin uygulanma koşullarının bulunduğu, dolayısıyla taşınmazın üzerindeki yapı sahipliği durumu göz önünde bulundurularak hisse ayrıştırması suretiyle yapılan parselasyon işleminin dağıtım ilkeleri ve parselasyon tekniklerine uygun olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince bu karara karşı istinaf başvurusunda bulunulmuş, Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince;

istinafa konu kararın dayandığı hukuki ve kanuni gerekçeler uygun bulunduğundan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, bu karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesinin bir bütün olarak incelenmesinden; adliye mahkemesinde açılan dava ile uyuşmazlık konusu taşınmazdaki şüyuun satış suretiyle giderilmesi yoluyla taşınmazın tümüne sahip olunmak istendiğinden görülmekte olan davanın taşınmazın parselasyon işlemine tabi tutulmaması, tutulması halinde ise hisselerin ayrıştırılmaması gerektiği iddiasıyla açıldığı, 06/03/2014 tasdik tarihli uygulama imar planı değişikliğine yapılan itirazın reddine ilişkin işlemin iptalinin istenmesinin de parselasyon işleminin iptalini sağlamaya yönelik olduğu, bu itibarla davacının asıl talebinin parselasyon işlemi ve dayanağı uygulama imar planlarının iptaline ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.

Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde davanın konusunun "davacının hissedarı olduğu İstanbul İli, Tuzla İlçesi, … Mahallesi, … parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda yapılan parselasyon işlemine yönelik itirazın reddine dair Tuzla Belediye Encümeninin … tarihli, … sayılı kararı, bu kararın bildirilmesine dair Tuzla Belediye Başkanlığının … tarihli, … sayılı yazısı, anılan parselasyon işleminin dayanağı uygulama imar planlarının iptali istemi" şeklinde kurulması gerekmektedir.

3194 sayılı İmar Kanununun dava konusu uygulama imar planlarının onaylandığı tarihte yürürlükte olan şekliyle 5. maddesinde, "Nazım İmar Planı; varsa bölge ve çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plandır.

Uygulama İmar Planı; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plandır." tanımlarına yer verilmiştir.

İmar hukukunda "planların kademeli birlikteliği" olarak da adlandırılan planlama hiyerarşisi gereği alt ölçekli planların üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkelerine, stratejilerine ve kararlarına uygun olması zorunlu olup Dairemizin yerleşik hale gelmiş içtihadına göre planlama yapılırken 10 metre ve üzerinde genişliği bulunan yolların genişlikleri ve nitelikleri itibariyle ulaşım sistemlerinin gösterileceği ve ulaşım problemlerinin çözümünün belirleneceği 1/5000 ölçekli nazım imar planlarında yer alması gerekmektedir.

Dosyada bulunan 22/10/2005 tasdik tarihli uygulama imar planının, 09/09/2013 tasdik tarihli uygulama imar planı değişikliğinin ve 1/5000 ölçekli nazım imar planının incelenmesinden, nazım imar planında uyuşmazlık konusu taşınmazın "konut alanı”nda kaldığı anlaşıldığından taşınmazda 10 metre en kesitli bir imar yolunun planlandığı dava konusu uygulama imar planlarının nazım imar planına aykırı olduğu sonucuna ulaşılmıştır

Dava konusu uygulama imar planlarının uyuşmazlık konusu taşınmaza ilişkin kısımlarının hukuka aykırılığı saptandığından bu planlara dayanılarak yapılan parselasyon işleminde de hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Öte yandan, uyuşmazlık konusu taşınmazda mülga 2981 sayılı Kanunun Ek 1. maddesinin uygulanması için yapılaşma ve fiili paylaşım bulunması tek başına yeterli olmayıp anılan maddenin uygulanması için gerekli koşulların bulunup bulunmadığının da mahkemece ortaya konulması gerekmektedir.

Bu durumda, davanın reddi yolunda verilen idare mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına ve dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmesi gerekirken istinaf başvurusunun reddi yolunda verilen temyize konu bölge idare mahkemesi idari dava dairesi kararında isabet görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle, … bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın BOZULMASINA, dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 18/05/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Danıştay 6. Daire, E. 2020/6083, K. 2022/5878, 18 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemin Özeti
  4. Savunmaların Özeti
  5. Türk Milleti Adına
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
6. Daire
Esas No
2020/6083
Karar No
2022/5878
Tarih
18 Mayıs 2022

İlgili Kararlar

  • Danıştay 9. Daire E.2020/6105 K.2022/2208
  • Danıştay 5. Daire E.2020/6142 K.2022/3221
  • Danıştay 9. Daire E.2020/6150 K.2022/2124
  • Danıştay 9. Daire E.2020/6152 K.2022/2413
  • Danıştay 9. Daire E.2020/6153 K.2022/2414
  • Danıştay 9. Daire E.2020/6154 K.2022/2415

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.