İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /6. Daire

DANIŞTAY · 6. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 6. Daire E.2021/3173 K.2022/7737

Dava konusu istem: … tarih ve … sayılı Antalya Büyükşehir Belediye Meclisi kararı ile kabul edilen Kaş İlçesi 1/25.000 ölçekli Nazım İmar Planının Antalya ili, Kaş ilçesi, … Mahallesi, … mevki, … ada, … ve … sayılı parsellere ilişkin kısmının iptali…

Esas2021/3173Karar2022/7737Tarih19 Eylül 2022Okuma8 dk · 1.554 kelime

KÜNYE

Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/3173 E., 2022/7737 K.·T.C. Danıştay Altıncı Daire

Karar tarihi
19 Eylül 2022
Esas No
2021/3173
Karar No
2022/7737
Temyiz eden (davalı)
… Büyükşehir Belediye Başkanlığı
Vekilleri
Av. … - Av. …
Karşı taraf (davacı)
Sınırlı Sorumlu … Yapı Kooperatifi
Vekili
Av. …
İstemin konusu
… Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.554 kelime·8 dk okuma·7 bölüm

Dava konusu istem: … tarih ve … sayılı Antalya Büyükşehir Belediye Meclisi kararı ile kabul edilen Kaş İlçesi 1/25.000 ölçekli Nazım İmar Planının Antalya ili, Kaş ilçesi, … Mahallesi, … mevki, … ada, … ve … sayılı parsellere ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.

İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:…, sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan bilirkişi raporundaki tespitler ile dava dosyasında yer alan diğer tüm bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, ''yetkide paralellik ilkesi'' doğrultusunda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yapılması gereken 08.10.2018 tarihli 1/100.000 ölçekli Antalya-Burdur-Isparta Çevre Düzeni Planı Değişikliğinin davalı idarece yapıldığı görüldüğünden ''açık ve bariz yetki tecavüzü'' nedeniyle yoklukla malul olduğu,

bu nedenle dava konusu 1/25.000 ölçekli nazım imar planı açısından üst ölçekli bu planın dikkate alınamayacağı, uyuşmazlık konusu taşınmazların fundalık ve makilik alan vasfında olduğu, bu alanın yüksek eğimli topoğrafik yapısı ve doğal peyzaj özellikleri nedeniyle imara açılmasının bölgenin koruma-kullanma dengesini bozacağı, dava konusu 1/25.000 ölçekli nazım imar planının davacı parsellerine ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İdari Dava Dairesince verilen kararda; mahkemece açık ve bariz yetki tecavüzü niteliğinde görülen çevre düzeni planı değişikliğinin 14.12.2018 tarihi itibariyle zaten yürürlükte olmadığı anlaşıldığından, mahkemenin bu gerekçesinde hukuki isabet bulunmadığı, uyuşmazlık konusu taşınmazların 27.08.2015 tarihinde onaylanan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında "tercihli kullanım alanında", dava konusu 1/25.000 ölçekli nazım imar planında ise “tarımsal niteliği korunacak alanda'' kaldığı, parselin zeytinlik ve tarım alanı niteliği göstermediği, fundalık ve makilik alan vasfında olduğu,

hemen yakın çevresinde yapılaşma ve yerleşme alanlarının bulunmadığı, söz konusu parsellerin konumu, yüksek eğimli topografik yapısı ve doğal peyzaj özellikleri nedeniyle imara açılmamasının rasyonel bir planlama kararı olabileceği, böyle bir kararın bölgenin koruma-kullanma dengesini ve doğal peyzaj bütünlüğünü sağlayacağı, bu ve benzer alanların yapılaşmaya açılmamasının bölge açısından olumlu olacağı, ancak planla taşınmaz için getirilen kullanım kararının (tarımsal niteliği korunacak alan) mevcut durumla (makilik ve fundalık alan) örtüşmediği,

taşınmazın bulunduğu daha geniş bölgede taşınmazla benzer topoğrafik ve konumsal özelliklere sahip alanlarda bazı turizm tesislerinin yer aldığı, bunun da davacı taraf için emsal teşkil ettiği ve planda eşitlik ilkesi doğrultusunda benzer bir talebe yol açtığı, dava konusu imar planında taşınmaz için belirlenen alan kullanım kararının üst kademe (Antalya Burdur Isparta Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı) plan kararlarına uygun olmadığı anlaşıldığından,

dava konusu 1/25.000 ölçekli nazım imar planının parsele ilişkin kısmında imar mevzuatına, planlama esaslarına, şehircilik ilkelerine ve kamu yararına uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile anılan mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Bölge İdare Mahkemesince delillerin takdirinde hataya düşüldüğü, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının plan notları ile bir bütün olduğu, bu nedenle plan notlarının 5.17. maddesinin de olaya uygulanması gerektiği, dava konusu nazım imar planına esas olmak üzere Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü'nce düzenlenen etüd raporunda uyuşmazlık konusu taşınmazların bulunduğu alanın 3573 sayılı Yasa kapsamında olduğunun ve tarım dışı kullanımının uygun olmadığının belirtilmesi üzerine bu alanın ''tarımsal niteliği korunacak alan'' olarak planlandığı,

her ölçekteki imar plânının bir üst ölçekteki imar plânına uygun olması şeklinde açıklanan kademeli birliktelik ilkesinin bir üst ölçekli plân kararlarının olduğu gibi bir alt ölçeğe aktarılmasını ifade etmeyeceği, "üst ölçek ana kararları bozmayacak biçimde" alt ölçekte, üst ölçekten farklı ve yeni kullanım kararları getirilebilmesinin mümkün olduğu, plan notu ve Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü'nün görüş yazısı göz önünde bulundurularak parselin tarım alanı olarak planlanmasının planların kademeli birlikteliği ilkesine aykırı olmadığı,

parsellerin yakın çevresinde onaylı alt ölçekli planı bulunan (kazanılmış haklara sahip olan) bir alan bulunması nedeniyle 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında kesin sınırlar belirlenmeksizin bu alanın lekesel olarak ''tercihli kullanım alanı'' olarak belirlendiği, alt ölçekli dava konusu imar planında ise kesin sınırlar belirlenerek tapuda vasfı ''zeytinlik'' olan uyuşmazlık konusu taşınmazların ''tarım alanı'' olarak planlanmasının usul ve yasaya uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

… tarih ve … sayılı Antalya Büyükşehir Belediye Meclisi kararı ile kabul edilen Kaş İlçesi 1/25.000 ölçekli Nazım İmar Planının Antalya ili, Kaş ilçesi, … Mahallesi, … mevki, … ada, … ve … sayılı parsellere ilişkin kısmının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinde "İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları" idari dava türleri arasında sayılmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

İdarenin eylem ve işlemlerinin yargısal denetime tabi tutulmasını sağlayan iptal davaları, hukuka aykırı idari eylem veya işlemlere muhatap olan kişilerin hukuki korunmasını sağladıkları gibi hukuk devleti ilkesinin bir unsuru olan idarenin hukuka bağlılığının gerçekleştirilmesi amacına da hizmet ederler. İdarenin hukuka uygunluğunu sağlamaları bakımından kural olarak sırf kişilerin hukuki korunması amacıyla açılan hukuk davalarından ayrılan iptal davaları, bu özellikleri nedeniyle kendine özgü ve objektif yönü de olan bir dava türü olarak kabul edilmektedirler. Hukuka aykırı işlemlerin hukuk aleminden kaldırılmasını sağlayarak bozulan hukuk barışını yeniden temin eden iptal davalarının açılabilmeleri için aranan ehliyet koşulu da bu özellikleri nedeniyle diğer dava türlerinden farklıdır.

İdari yargılama hukukunda, iptal davaları için aranan ehliyet koşulu; objektif dava ehliyeti olarak adlandırılan kişinin dava açma yeteneğinin yanında sübjektif dava ehliyeti olarak adlandırılan dava açacak kişi ile davaya konu edilecek idari işlem arasında bir menfaat bağı bulunmasını da içerecek şekilde anlaşılmaktadır.

Davacı ile dava konusu ettiği işlem arasında bulunması gereken menfaat bağının bulunup bulunmadığı, her bir davada iptal davasının yukarıda açıklanan özellikleri göz önünde bulundurulmak suretiyle yargı mercilerince takdir edilmektedir. Bu değerlendirme yapılırken iptal davasının objektif niteliği nedeniyle dava açma imkanını makul olmayan ölçüde sınırlandıran bir yaklaşımdan kaçınılması gerektiği gibi herkesin makul bir menfaat bağı bulunmaksızın her istediği idari işleme karşı dava açabilmesine imkan tanıyacak ve bu nedenle idarenin işlemlerinde ve işleyişinde istikrarsızlığa neden olacak bir yaklaşımdan da kaçınılması gerekmektedir.

İptal davasında sübjektif dava ehliyeti olarak dava konusu edilecek işlem ile ihlal edilen menfaatin kişisel, meşru ve güncel bir menfaat olması gerekmektedir. Menfaatin güncel olmasından anlaşılması gereken, dava konusu edilecek işlem nedeniyle gerçekleşen menfaat ihlalinin geçmişte kalmış ve etkilerini kaybetmiş ya da gelecekte yaşanması muhtemel olan bir menfaat ihlali olmaması; aksine davanın açıldığı tarihte yaşanan ve dava boyunca da devam eden bir menfaat ihlali olması gerekmektedir.

Bakılan uyuşmazlıkta, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan sorgulamada, uyuşmazlık konusu … parsel sayılı taşınmazın 102, … parsel sayılı taşınmazın ise 74 hissedarının olduğu, bu hissedarlar arasında davacı kooperatifin bulunmadığı görüldüğünden, uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için Danıştay Altıncı Dairesi'nin 18.05.2022 tarih ve E:2022/3173 sayılı ara kararı ile davacı Sınırlı Sorumlu. Yapı Kooperatifinden; uyuşmazlık konusu Antalya ili, Kaş ilçesi,.

Mahallesi, … ada, … ve … parsel sayılı taşınmazlar ile ilgili mülkiyet konusuna açıklık getirilmesinin ve anılan taşınmazlar ile mülkiyet ilişkisini ortaya koyan tapu kayıtları ile buna ilişkin diğer tüm bilgi ve belgelerin istenilmesine karar verilmiş, davacı kooperatif vekilinin 05.07.2022 tarihinde UYAP üzerinden gönderdiği ara kararına cevap dilekçesinde; uyuşmazlık konusu taşınmazların hissedarlarının davacı kooperatifin üyeleri olduğunu, üyelerin hissedar oldukları bu taşınmazlar ile ilgili iş ve işlemlerin yürütülmesi için tüm yetkiyi kooperatife verdiğini, hissedarlar adına tüm işlemlerin vekaletname ile yürütüldüğünü belirterek,

dilekçe ekinde uyuşmazlık konusu taşınmazların bir kısım hissedarları tarafından bu taşınmazlar ile ilgili bir kısım iş ve işlemlerin yapılması için davacı kooperatife verilen dört adet vekaletname suretini ve 13.03.1978 tarih ve 429 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi kaydını sunduğu görülmüştür.

13.03.1978 tarih ve 429 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayımlanan kooperatif ana sözleşmesinin incelenmesinde; sözleşmenin 4. maddesinde, kooperatifin merkezinin ''Ankara'' olduğu, 5. maddesinde ise amacının; ortakları, sıhhi ve ucuz konut sahibi yapmak olduğu belirtilerek; bu amaçla, a) Arsa ve arazi satın alır, gerekirse bunları parsellere böldürerek ortaklarına konut yaptırır, b) Yapılan konutların mülkiyetini bu ana sözleşmede yazılı esaslara göre ortaklarına aktarır, c) a ve b fıkralarında yazılı hususları sağlamak üzere taşınır-taşınmaz mal edinebiilir, gerekirse borç para alabillir, ç) Ortakların sosyal, kültürel ve ekonomik ihtiyaçlarını karşılamak üzere gerekli tesisleri kurar, bu tesisleri işletir veya kiraya verir.'' düzenlemelerine yer verildiği görülmüştür.

Bu durumda, merkezi ''Ankara'' olan davacı kooperatifin planlama alanında taşınmazının bulunmadığı, kuruluş amacı doğrultusunda uyuşmazlık konusu taşınmazlar ile arasında daha öncesinde herhangi bir mülkiyet bağı kurulmadığı anlaşıldığından, ''Kaş ilçesinde'' ve bir kısım üyelerinin şahsi mülkiyetinde bulunan taşınmazları kapsayan alanda kabul edilen dava konusu nazım imar planına ilişkin işlemin doğrudan doğruya yasal ve meşru bir menfaatini ihlal etmediği sonucuna ulaşılmıştır.

Öte yandan, davacı kooperatif tarafından dava konusu nazım imar planına askı süresi içerisinde itiraz edilmesi ve bu itirazın zımnen reddedilmesinin de davacıya dava açma ehliyeti sağlamayacağı tabidir.

Bu itibarla, dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne, 2. Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile anılan kararının kaldırılarak yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 19/09/2022 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 6. Daire, E. 2021/3173, K. 2022/7737, 19 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Türk Milleti Adına
  6. İnceleme Ve Gerekçe
  7. Maddi Olay
  8. İlgili Mevzuat
  9. Hukuki Değerlendirme
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
6. Daire
Esas No
2021/3173
Karar No
2022/7737
Tarih
19 Eylül 2022

İlgili Kararlar

  • Danıştay 7. Daire E.2021/3207 K.2022/3318
  • Danıştay 2. Daire E.2021/3220 K.2022/4538
  • Danıştay 2. Daire E.2021/3225 K.2022/4535
  • Danıştay 9. Daire E.2021/3238 K.2022/4273
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2021/3238 K.2022/2488
  • Danıştay 6. Daire E.2021/3239 K.2022/7870

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.