İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /6. Daire

DANIŞTAY · 6. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 6. Daire E.2021/9007 K.2023/3072

TEMYİZ EDEN (DAVACI) … Adına Gemi Kaptanı … VEKİLİ : Av. …

Esas2021/9007Karar2023/3072Tarih23 Mart 2023Okuma12 dk · 2.360 kelime

KÜNYE

Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/9007 E., 2023/3072 K.·T.C. Danıştay Altıncı Daire

Karar tarihi
23 Mart 2023
Esas No
2021/9007
Karar No
2023/3072
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.360 kelime·12 dk okuma·10 bölüm

TEMYİZ EDEN (DAVACI) … Adına Gemi Kaptanı … VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU

… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: Davacı şirkete, deniz kirliliğine sebebiyet verdiğinden bahisle, 2872 sayılı Çevre Kanununun 20. maddesinin (ı) bendinin 3 numaralı alt bendi uyarınca 391.068,00-TLidari para cezası verilmesine ilişkin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın … tarih ve … sayılı idari yaptırım kararının iptali ve ödenen bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı … isimli geminin (… isimli gemi ile birlikte) fırtına sonucu sürüklenerek Tuzla Liman Başkanlığı kıyısında kıyıya oturduğu hususunun, kamera kayıtları ve resimler incelenmesinden sübuta erdiği, davacı tarafından kirliliğin temizlendiği anlaşılmakla, 1/3 oranında 391.068,00-TL para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan, dava konusu işlem hukuka uygun olduğundan davacı tarafından ödenen tutarın yasal faizi ile birlikte iadesi talebininde reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Dava konusu işlemin dayanağı olan tespit tutanağında belirtilen … tarih ve … numaralı numune tutanağının tebliğ edilmediği ve alınan numunelerden de örnek bırakılmadığı, mevzuatta belirtilen şekilde usulüne uygun olarak numune alınmadığı, davalı idareye bağlı Çevre Koruma Müdürlüğünün analiz raporuna ilişkin yazısında numunelerin yapılan ön işlemlerinde değerlendirmeye değer veri elde edilemediği, çalışmalar devam ederken COVİD-19 virüsü nedeniyle alınan tedbirler nedeniyle çalışmaya ara verildiğinden bu raporların 2872 sayılı Kanun ve Yönetmelik çerçevesinde delil sayılamayacağının belirtildiği, … Gemisinden kaynaklı denize yakıt sızıntısının olmadığı davalı idarece oluştuğu belirtilen deniz kirliliğinin … Gemisinden kaynaklanmadığının ispat edilemediği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ…'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yetkililerince yapılan denetimde, Tuzla Liman Başkanlığı kıyısında bulunan ve fırtına sonucu sürüklenip çarpışarak kıyıya oturan … isimli gemiden denize yakıt sızıntısı olduğunun görüldüğü, kamera kaydı yapılarak laboratuvara gönderilmek üzere sızıntı olan yerlerden ve temiz deniz yüzeyinden numuneler alındığı belirtilerek … tarih ve … numaralı tespit tutanağı ile aynı tarih ve N004 numaralı numune tutanağının düzenlendiği anlaşılmaktadır.

Deniz kirliliği tespitlerine ilişkin alınan ve petrol türevli olduğu belirtilen numunelerin analizinin yapılmak üzere 04/03/2020 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığı, Çevre Koruma Müdürlüğüne teslim edildiği, anılan Müdürlüğün … tarih ve … sayılı yazısında ise söz konusu numunelerin ön işlemlerinin TS12235 standardına göre tamamlandığı, ancak değerlendirmeye değer veri bulunamadığı, çalışmalar devam ederken Covid-19 virüsü tedbirleri kapsamında çalışmalarının durdurulduğu,

bu bağlamda "değerlendirmeye tabi veri elde edilememiştir" şeklinde düzenlenmiş olan raporların 2872 sayılı Kanun kapsamında delil sayılamayacağının bildirildiği, diğer yandan davalı idareye. Gemisi Donatanı vekili tarafından verilen 09/04/2020 tarihli dilekçede ". Gemisinin çarpıştığı … isimli gemiden kaynaklı yağ ve yakıt benzeri sıvının su yüzeyine çıkarak …Gemisine doğru hareket ettiğinin görülmesi üzerine.

Deniz Temizlik Hizmetleri A.Ş ile anlaşılarak deniz temizliğinin yaptırıldığı"nın belirtildiği görülmüştür.

Söz konusu tespitler üzerine, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın … tarih ve … sayılı idari yaptırım kararıyla "…" isimli geminin deniz kirliliğine sebebiyet verdiğinden bahisle, 20. maddesinin (ı) bendinin 3 numaralı alt bendi uyarınca 1/3 oranında 391.068,00-TL idari para cezası verilmiş, davacı vekili tarafından 29/06/2020 tarihinde 293.301,00- TL ödeme yapılmıştır. Davacı tarafından, anılan idari yaptırım kararının iptali ile ödenen bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

2872 sayılı Çevre Kanununun "Tanımlar" başlıklı 2. maddesinde. "Atığın.

Herhangi bir faaliyet sonucunda oluşan, çevreye atılan veya bırakılan her türlü maddeyi" ifade edeceği düzenlenmiş, "Kirletme Yasağı" başlıklı 8. maddesinde, “Her türlü atık ve artığı, çevreye zarar verecek şekilde, ilgili yönetmeliklerde belirlenen standartlara ve yöntemlere aykırı olarak doğrudan ve dolaylı biçimde alıcı ortama vermek, depolamak, taşımak, uzaklaştırmak ve benzeri faaliyetlerde bulunmak yasaktır.

Kirlenme ihtimalinin bulunduğu durumlarda ilgililer kirlenmeyi önlemekle; kirlenmenin meydana geldiği hallerde kirleten, kirlenmeyi durdurmak, kirlenmenin etkilerini gidermek veya azaltmak için gerekli tedbirleri almakla yükümlüdürler." hükmüne yer verilmiş, 12. maddesinde "Bu Kanun hükümlerine uyulup uyulmadığını denetleme yetkisinin Bakanlığa ait olduğu, gerektiğinde bu yetkinin, Bakanlıkça;

il özel idarelerine, çevre denetim birimlerini kuran belediye başkanlıklarına devredileceği düzenlenmiş, aynı Yasanın 20. maddesinin (ı) bendinde, "Bu Kanunda öngörülen yasaklara ve sınırlamalara aykırı olarak ülkenin egemenlik alanlarındaki denizlerde ve yargılama yetkisine tâbi olan deniz yetki alanlarında ve bunlarla bağlantılı sularda, tabiî veya sunî göller ve baraj gölleri ile akarsularda; ...

3) Petrol türevleri (sintine, slaç, slop, akaryakıt, yağlı atık vb.) veya kirli balast tahliyesi yapan gemi ve diğer deniz vasıtalarından bin gros tona kadar olanlar için gros ton başına 200 Türk Lirası, bin ilâ beşbin (dahil) gros ton arasında olanlara bu miktar ve ilave her gros ton başına 40 Türk Lirası, beşbin gros tondan fazla olanlara ise, yukarıdaki miktarlar ve ilave her gros ton başına 10 Türk lirası idarî para cezası verilir......

Kirliliğin oluşmasını müteakip gemi ve deniz aracının kendi imkanları ile neden olduğu kirliliği giderdiğinin tespit edilmesi durumunda, idari para cezası 1/3 oranında uygulanır" hükmü yer almıştır.

03/04/2007 günlü, 26482 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Çevre Kanununa Göre Verilecek İdari Para Cezalarında İhlalinin Tespiti ve Ceza Verilmesi ile Tahsili Hakkında Yönetmeliğin, "Gemilerde İhlalin Tespiti" başlıklı 11. maddesinde "(1) Çevre denetim ekiplerince deniz alanlarında yapılacak tespitlerde aşağıdaki usul ve esaslara uyulur. a) Kirleten geminin olay mahallinde bulunduğu durumlarda; kirlenme mahallindeki idarî para cezası vermeye yetkili kurumların/kuruluşların çevre denetimi ekiplerince.

1) Kirlenen mahallin ve kirleticinin yeteri kadar fotoğraf, film ve video çekimi ile tespiti yapılır. 2) Kirlenen mahalden ve kirleticiden yeteri kadar numune alınır, Ek-1’de yer alan Numune Tutanağı düzenlenerek ilgililerce imzalanır. 3) Alınan numuneler özel kaplarına konarak üzerleri mühürlenir. 4) Alınan numunelerin analizlerinin yapılması için numuneler en yakın yetkilendirilmiş laboratuvara mevzuatta belirtilen süre içinde teslim edilir/gönderilir.

5) Alınan numuneler yetkilendirilmiş laboratuvarda derhâl değerlendirilerek sonuç bir rapor ile bildirilir." 6) Ek-2’de yer alan Tespit Tutanağı düzenlenerek ilgililerce imzalanır." düzenlemesine, "Denetim Ve Tespit Tutanağının Düzenlenmesi" başlıklı 13. maddesinde ise (1)... gemilerle ilgili olarak ise Ek-2’de yer alan Tespit Tutanağı düzenlenir. (2) Çevre Denetim Tutanağı ile Tespit Tutanağı en az üç nüsha düzenlenir.

Bunların her nüshası arasına karbon kâğıdı konulan ya da kendiliğinden karbonlu tutanaklar sabit, mürekkepli veya tükenmez kalemle tam ve eksiksiz doldurularak, tutanağı düzenleyenlerin her biri ve ihlale neden olan sorumlu kişi tarafından imzalanır. İhlale neden olan sorumlu kişi, imza atmaktan kaçındığı takdirde bu durum tutanakta belirtilir..." düzenlemesine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri birlikte incelenip değerlendirildiğinde; gemilerde ihlalin tespiti amacıyla çevre denetim ekiplerince deniz alanlarında yapılacak tespitlerde, kirleten geminin olay mahallinde bulunduğu durumlarda; kirlenen mahallin ve kirleticinin yeteri kadar fotoğraf, film ve video çekimi ile tespitinin yapılması, kirlenen mahalden ve kirleticiden yeteri kadar numune alınarak, düzenlenen numune tutanağının ilgililerce imzalanması, ayrıca gemilerle ilgili olarak düzenlenen tespit tutanağının düzenleyenlerin her biri ve ihlale neden olan sorumlu kişi tarafından imzalanması, ihlale neden olan sorumlu kişi, imza atmaktan kaçındığı takdirde bu durumun tutanakta belirtilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlıkta, dava konusu idari yaptırım kararına dayanak alınan İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen … tarih ve … numaralı tespit tutanağı ile aynı tarih ve ... numaralı numune tutanağının altında sadece yetkili idarenin denetim ekibi görevlilerinin imzalarının olduğu, kirleten gemi yetkilisinin imzasının bulunmadığı, imza atmaktan kaçınma durumu ile ilgili olarak tutanağa herhangi bir şerh düşülmediği, dolayısıyla tespite ve numune alımına ilişkin tutanakların yukarıda yazılı mevzuatta öngörülen usule uygun düzenlenmediği anlaşıldığından, usulüne uygun olarak düzenlenmeyen tutanaklara dayanılarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

Öte yandan, dava konusu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın … tarih ve … sayılı idari yaptırım kararına ilişkin verilecek kararın sonucuna göre davacı tarafından ödenen meblağın iadesi konusunda da karar verileceği tabiidir.

Bu itibarla, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 23/03/2023 tarihinde, kesin olarak, oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY (X)

Dava; davacı şirkete, deniz kirliliğine sebebiyet verdiğinden bahisle, 2872 sayılı Çevre Kanununun 20. maddesinin (ı) bendinin 3 numaralı alt bendi uyarınca 391.068,00-TLidari para cezası verilmesine ilişkin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın … tarih ve …sayılı idari yaptırım kararının iptali ve ödenen bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle açılmıştır.

Anayasamızın 6. maddesinde; hiç bir kimse veya organın kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisini kullanamayacağı, 127. maddesinde ise; mahalli idarelerin kuruluş ve görevleri ile yetkilerinin, yerinden yönetim ilkesine uygun olarak kanunla düzenleneceği belirtilmiştir.

2872 sayılı Çevre Kanununun 12. maddesinde; "Bu Kanun hükümlerine uyulup uyulmadığını denetleme yetkisi Bakanlığa aittir. Gerektiğinde bu yetki, Bakanlıkça; il özel idarelerine, çevre denetim birimlerini kuran belediye başkanlıklarına, Denizcilik Müsteşarlığına, Sahil Güvenlik Komutanlığına, 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre belirlenen denetleme görevlilerine (...) devredilir." hükmüne, 24. maddesinde; "Bu Kanunda öngörülen idarî yaptırım kararlarını verme yetkisi Bakanlığa aittir. Bu yetki, 12 nci maddenin birinci fıkrası uyarınca denetim yetkisinin devredildiği kurum ve merciler tarafından da kullanılır." hükmüne yer verilmiştir.

Bu bağlamda, 2872 sayılı Çevre Kanununun 12. ve 24. maddeleri uyarınca Çevre ve Orman Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğünce "yasa dışı boşaltım"a yönelik Yetki Devrine ilişkin (2011/9 sayılı) Genelge'de; Türkiye'nin yargılama yetkisine tabi olan deniz yetki alanlarında 2872 sayılı Çevre Kanunu hükümlerine uyulup uyulmadığının denetlenme ve aynı Kanunun 24. maddesine göre idari yaptırım kararı verme yetkisi Genelgede belirtilen şartlarda (diğer sayılan kurumların yanısıra) İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığına devredilmiştir.

Bu Genelgeye göre yetki devri yapılan kurumların ve belediyelerin; kendileri için belirlenen Ek-1'deki deniz alanlarında; gemilerden kaynaklanan deniz kirliliğinin kontrol edilmesi amacıyla 2872 sayılı Çevre Kanunu ve ilgili yönetmeliklerinde belirtilen yasaklara, standartlara ve yükümlülüklere uymayanlara aynı Kanunun 20. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinde (son paragrafında belirtilenler hariç) belirtilen yükümlülükler kapsamında gemilere idari yaptırım uygulanması konusunda yetkili olduğu ifade edilmiştir.

5393 sayılı Belediye Kanununun 3/b maddesinde belediyenin organları; belediye meclisi, belediye encümeni ve belediye başkanı şeklinde tanımlanırken, 34/e maddesinde "Kanunlarda öngörülen cezaları vermek" belediye encümeninin görevleri arasında sayılmış, anılan Kanunun 38. maddesinin (h) ve (p) bentlerinde de "Meclis ve encümen kararlarını uygulamak", "Kanunlarla belediyeye verilen ve belediye meclisi veya belediye encümeni kararını gerektirmeyen görevleri yapmak ve yetkileri kullanmak" görev ve yetkilerinin belediye başkanına ait olduğu ifade edilmiştir.

5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 18. maddesinde, büyükşehir belediye başkanının görev ve yetkileri tek tek sayılmış olup, sözkonusu maddede "kanunlarda öngörülen cezaları vermek" büyükşehir belediye başkanının görev ve yetkileri arasında belirtilmemiştir. Aynı Kanunun 28. maddesinde ise; "Belediye Kanunu ve diğer ilgili Kanunların bu kanuna aykırı olmayan hükümleri ilgisine göre büyükşehir ve ilçe belediyeleri hakkında da uygulanır. " hükmüne yer verilmiştir.

5326 sayılı Kabahatler Kanununun "İdarî yaptırım kararı verme yetkisi" başlıklı 22. maddesinde; "1) Kabahat dolayısıyla idarî yaptırım kararı vermeye ilgili kanunda açıkça gösterilen idarî kurul, makam veya kamu görevlileri yetkilidir, 2) Kanunda açık hüküm bulunmayan hallerde ilgili kamu kurum ve kuruluşunun en üst amiri bu konuda yetkilidir." hükmü yer almaktadır.

Kamu idaresinin hızlı çalışabilmesi ve çeşitli sebeplere binaen Kanunda yetkili kılınan makam tarfından başka bir makama yetkinin devredilmesi gerekli olabilir. Yetkinin bizzat yetkili makamca kullanılması esasına bir istisna olarak ifade edilen "yetki devri" müessesi, yasayla bir makama verilen karar alma yetkisinin, diğer bir makama aktarılması olup, doktrin ve yargısal içtihatlarla, yetki ögesinin nitelikleri dikkate alınarak geliştirilen bir takım koşul ve kurallara tabidir. Bu kriterlere uyulmadan yapılan yetki devri hukuki bakımdan geçerli sayılmayacak ve dolayısıyla bu yetki devrine dayanılarak tesis edilen idari işlemleri de geçersiz hâle getirebilecektir.

Yetki devrinin, ancak Kanunun açıkça izin vermesi halinde ve yine açıkça izin verdiği konular hakkında yapılabileceği ilgili yasalarda ve yargı içtihatlarında kabul edilmektedir. İmza yetkisinin devrinde ise, yetkili makam yetkili olduğu işlemlerden bir kısmının imzalanması yetkisini, astlarına devretmekte, imza yetkisini devralan kişi de, vekaleten görevlendirmeden farklı olarak, imza yetkisini devreden amirin görevi başında olduğu zamanlarda da bu yetkiyi kullanmaktadır. Ancak imza yetkisinin devrinde, yetki devrinden farklı olarak karar alma yetkisi imza yetkisini devreden makamda kalmaktadır.

Belediye başkanlarının da ancak yasal olarak münhasıran belediye başkanının imzalayacağı işlemler dışında olmak üzere kendilerinin imzalayacakları diğer işlemlerle sınırlı olarak imza yetkilerini devredebilecekleri şüphesizdir. Ancak belediye encümenine ait bir yetkinin belediye başkanı tarafından imza devri usulü ile devredilemeyeceği de tabidir.

Yukarıdaki mevzuat hükümlerinden; kanunlarda öngörülen para cezalarını vermekle görevli karar organının belediye encümeni, kurumun karar organlarınca alınan kararları uygulamakla görevli yürütme organının ise belediye başkanı olduğu, 5393 sayılı Kanuna göre belediye başkanlarının diğer kanunlarla belediyelere verilen ancak meclis yahut encümen kararını gerektirmeyen yetkilerini kullanabileceği, öte yandan;

gerek 2872 sayılı Kanun gerek 2011/9 sayılı yetki devri genelgesinde "Belediye Başkanlıkları" ibaresi kullanılmaktaysa da, yetki devri için kurulması gereken "Çevre Denetim Birimlerinin" başkanlık makamına değil, belediye tüzel kişiliğine ait bir birim olduğu düşünüldüğünde, bu ibarenin belediye tüzel kişiliğini ifade eden temsil makamının isminin kullanılmasından ibaret olduğu anlaşılmaktadır.

Keza 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 22. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında yer alan, sırasıyla "Kabahat dolayısıyla idari yaptırım kararı vermeye ilgili kanunda açıkça gösterilen idari kurul, makam veya kamu görevlileri yetkilidir." ve "Kanunda açık hüküm bulunmayan hallerde ilgili kamu kurum ve kuruluşunun en üst amiri bu konuda yetkilidir." hükümleri dikkate alındığında, "ilgili kanun" ibaresiyle yetki devri yapılabilecek kurum ve kuruluşların teşkilat kanunlarının kastedildiği, bu bağlamda.

Belediye teşkilatını düzenleyen 5393 sayılı Kanunun 34/e maddesiyle belediyenin vereceği cezalara ilişkin karar alma görevi açıkça belediye encümenlerine bırakılması nedeniyle, 5326 sayılı Kanunun 22/2. maddesinde Belediye Başkanının ceza verebilmesine yönelik yetki yönünden öngörülen şartın oluşmadığı, dolayısıyla 2872 sayılı Kanun uyarınca verilecek cezalar konusundaki yetkinin yürütme organı olan belediye başkanı tarafından kullanılamayacağı açıktır.

Olayda ise, dava konusu idari para cezasının İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adına Genel Sekreter Yardımcısı tarafından verildiği görülmektedir. Bu durumda; yetkili belediye encümeni yerine genel sekreter yardımcısı tarafından tesis edilen dava konusu işlemde, yetki yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığından, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesine kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği oyuyla, aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.

Danıştay 6. Daire, E. 2021/9007, K. 2023/3072, 23 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemin Konusu
  4. Yargılama Süreci
  5. Temyiz Edenin İddiaları
  6. Karşı Tarafın Savunması
  7. Türk Milleti Adına
  8. İnceleme Ve Gerekçe
  9. Maddi Olay
  10. İlgili Mevzuat
  11. Hukuki Değerlendirme
  12. Karşı Oy (X)
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
6. Daire
Esas No
2021/9007
Karar No
2023/3072
Tarih
23 Mart 2023

İlgili Kararlar

  • Danıştay 2. Daire E.2021/9022 K.2023/1033
  • Danıştay 2. Daire E.2021/9024 K.2023/1512
  • Danıştay 5. Daire E.2021/9026 K.2023/2671
  • Danıştay 2. Daire E.2021/9026 K.2023/1031
  • Danıştay 2. Daire E.2021/9028 K.2023/1297
  • Danıştay 2. Daire E.2021/9030 K.2023/1649

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.