İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /6. Daire

DANIŞTAY · 6. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 6. Daire E.2022/302 K.2022/3418

1- ...Bakanlığı-...

Esas2022/302Karar2022/3418Tarih22 Mart 2022Okuma10 dk · 2.026 kelime

KÜNYE

Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/302 E., 2022/3418 K.·T.C. Danıştay Altıncı Daire

Karar tarihi
22 Mart 2022
Esas No
2022/302
Karar No
2022/3418
Temyiz eden taraflar
I. (DAVACI) ...
Vekili
Av. ...
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.026 kelime·10 dk okuma·13 bölüm

II. (DAVALILAR)

1- ...Bakanlığı-...

VEKİLİ

Ali ..., Hukuk Müşaviri (E-Tebligat)

2- ...Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...

3- ...Belediye Başkanlığı - ... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF

1- ...Bakanlığı 2- ...Büyükşehir Belediye Başkanlığı 3- ...Belediye Başkanlığı 4- ...

İSTEMİN KONUSU

...Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: İstanbul İli, Avcılar İlçesi, ...Mahallesi, ...Caddesi, ...pafta, ...(eski ...) parselde bulunan ve davacının hissedar olduğu ...blok (2) nolu 110 m² kullanım alanlı bağımsız bölümün Bakanlar Kurulunca alınan Afete Maruz Bölge Kararı gereğince yıkılması üzerine, söz konusu binanın yıkımı sebebiyle uğranıldığı öne sürülen 200.000,00-TL maddi, 50.000,00-TL manevi zararın yıkım tarihinden (23.01.2016) itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tazmini istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; davanın kısmen kabulü ile 19.800,00-TL maddi tazminatın ve 4.000,00-TL manevi tazminatın davalı Çevre ve Şehircilik Bakanlığından, 19.800,00-TL maddi tazminatın ve 4.000,00-TL manevi tazminatın davalı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığından, 19.800,00-TL maddi tazminatın ve 4.000,00-TL manevi tazminatın davalı Avcılar Belediye Başkanlığından olmak üzere toplam 59.400,00-TL maddi tazminatın ve 12.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idarelerden alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi ve manevi tazminat talebi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İdari Dava Dairesince verilen kararda; ilk derece Mahkemesi kararının yargılama giderlerine ve vekalet ücretine ilişkin kısımlarına yönelik davacı tarafın istinaf isteminin.

Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre, maddi ve manevi tazminat için ayrı ayrı hesaplanması, davacı lehine hükmedilen nispi vekalet ücreti miktarını geçmeyecek şekilde, davalı idareler lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği ve konusu belli bir miktarı içeren davalarda, yargılama gideri içinde yer alan kalemlerden nispi karar harcı dışındaki harç, keşif ve bilirkişi ücreti ile posta giderinin, haklılık oranına göre davanın taraflarına yükletilmesi;

hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden hesaplanacak nispi karar harcının ise, hükmedilen miktar yönünden haksız çıkmış olan davalı idareye yükletilmesi gerektiği, istinafa konu kararın diğer yönlerinden ise hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca davacının, yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkralarına yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, davacının fazlaya ilişkin maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik kısmının ve davalı idarelerin istinaf başvurularının ise reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI

1- Davacı tarafından, kusurunun olmadığı, tazminatın yanlış hesaplandığı, arsa ve yapının rayiç değerinin hesaplatılarak karar altına alınması gerektiği, yapının maliyet bedelinin dikkate alınmasının hukuka aykırı olduğu, davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması gerektiği, manevi tazminatın düşük olarak takdir edildiği, tadilat ruhsatı ile bütün aykırılıkların ruhsata uygun uygun hale getirildiği ileri sürülmektedir.

2- Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından, usule ilişkin olarak davanın süre aşımına uğradığı ve kendileri yönünden husumet yokluğu ve idari merci tecavüzünde bulunulduğu ileri sürülmüştür. Esasa ilişkin olarak ise; zarara sebebiyet veren idari bir eylemlerinin olmadığı, kusurlarının bulunmadığı ve zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunmadığı, manevi tazminat için aranılan ağır hizmet kusurunun olayda gerçekleşmediği, tazminatın kabul edilen kısmının hukuka aykırı olarak verildiği ileri sürülmüştür.

3- İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, usule ilişkin olarak davanın süre aşımına uğradığı, esasa ilişkin olarak ise; bölgenin Afete Maruz bölge olmasında, imar planıyla yerleşime açılmasında ve konutlara ruhsat verilmesinde kusurlarının bulunmadığı, kusur olsa dahi yapının ruhsata aykırı olduğunun tespit edilmesiyle illiyet bağının kesildiği, kusurun davacı ve yüklenicide olduğu ileri sürülmüştür.

4- Avcılar Belediye Başkanlığı tarafından, yapıların temel üstü ruhsatlarının olmadığı, İmar Kanununun 42.maddesi uyarınca ilgililerine para cezası verildiği, bu durumun kusuru bulunan davacı ve yüklenicinin zararla idari eylem arasındaki illiyet bağını kestiği, idarede kusur var ise bunun Bakanlıkta olduğu, heyelan nedeniyle maddi zarardan başka manevi zararın oluşmasının mümkün olmadığı, bu nedenle manevi tazminat verilmemesi gerektiğinden kararın hukuka aykırı olduğu ve bu yönlerden kabule ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI

1- Davacı tarafından Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddedilerek kararın kendi talepleri doğrultusunda bozulması gerektiği savunulmuştur. 2- Davalı idareler tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden, yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin, 29/10/2021 günlü, 31643 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 85 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 1. maddesi uyarınca, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Altıncı Kısmının Dördüncü Bölümünün başlığı "Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği" şeklinde değiştirildiğinden husumetin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yerine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına yöneltilmesine karar verilerek, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Dava konusu taşınmazın bulunduğu Avcılar İlçesi için Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Afet İşleri Genel Müdürlüğü ve bazı kamu kurumlarınca farklı tarihlerde yapılan araştırma ve tespitlerde, ilçe geneline yönelik; ''Marmara denizi kıyıları killi ve marnlı serilerle örtülü bulunduğundan heyelana müsaittir, bu kısımlar gerekli önlemler alınmadıkça iskan için sakıncalıdır'' görüşüne yer verildiği, 1971 yılında yapılan bu tespitte, evlerin fazla katlı olmaması, hafif malzemeden yapılması, derin kazılar yapılmaması, yüzey suyu drenajı yapılması, kıyıdan itibaren kademeli olması ve istinat duvarı yapılması gerektiğinin ifade edildiği,

yine Bakanlıkça 1977 yılında Boğaziçi Üniversitesine hazırlattırılan raporda; yamaçları heyelanlı ve heyelana müsait olmaları nedeniyle ancak düşük eğimli ve potansiyel heyelan alanlarında zemine fazla yük vermemek ve kazıdan kaçınmak şartı ile tek katlı ve bahçeli evler yapılmasının mümkün olabileceğinin belirtildiği, İller Bankasınca hazırlanan 1981 tarihli rapora göre Avcıların turistik tesis alanı olarak, kamp alanı ve iki katlı yapı alanı olarak gösterildiği,

davaya konu alanın, 1981 yılında İller Bankası tarafından hazırlanan ve Bayındırlık ve İskan Bakanlığının onayladığı nazım imar planı ve 1982 tarihli Avcılar Belediye Başkanlığının hazırladığı uygulama imar planı ile yerleşime açıldığı ve zaman içerisinde çok katlı yerleşime izin verildiği,

anılan planların hazırlandığı tarihlerde yürürlükte bulunan mülga 6785 sayılı İmar Kanununun 1605 sayılı Kanunla değişik 26. maddesiyle nüfus ve il veya ilçe merkezi olması ölçütlerine göre yol istikamet planları ile imar planlarını belediyelerin yaptırmaları mecburiyeti getirildiği ve 29. maddesiyle imar ve yol istikamet planlarının İmar ve İskan Bakanlığının tasdikiyle kesinleşeceği ve yürürlüğe gireceğinin hüküm altına alındığı,

Bakanlığın onay yetkisi planların hukuki varlık şartlarından olduğundan, bu planlara ilişkin çok katlı yerleşime izin veren ilçe belediyesinin yanında Bakanlığın ve Mülga 3030 sayılı Kanundan kaynaklanan denetim yükümlülüğünü yerine getirmeyen, imar yükümlülüklerini ilçe belediyesi ile birlikte kullanan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının hizmet kusurlarının bulunduğu,

Mülga 180 sayılı Bayındırlık ve İskan Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 9. maddesinin g bendinde de, afetle ilgili daimi iskan yerleşmelerinde imar planlarını ve alt yapı tesisleri planlarını ve bunlara ait etüd, harita, proje ve keşifleri yapmak veya yaptırmak, re'sen onaylamak veya onaylanmasını sağlamak, inşaat işlerini yapmak veya yaptırmak konularında Bakanlık Yapı İşleri Genel Müdürlüğünün yetkili olduğunun hükme bağlandığı,

644 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile de Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından yürütülen görevlerin Çevre ve Şehircilik Bakanlığına geçtiği, Avcılar İlçesi, ...Tesisler Mevkii, ...pafta, 20800 (eski...) parselde bulunan ve davacının hissedar olduğu A2 blok (2) nolu 110 m² kullanım alanlı bağımsız bölümün28.06.2005 gün ve 2005/109 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile "Afete Maruz Bölge" ilan edilen alanda kalması ve yıkılması nedeniyle, uğranıldığı öne sürülen 200.000,00-TL maddi, 50.000,00-TL manevi zararın yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT

2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 125. maddesinin 1. fıkrasında idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtilmiş, son fıkrasında ise, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlü olduğu hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

İdarenin hukuki sorumluluğunun kabulü için, kusursuz sorumluluğa ilişkin istisna halleri dışında, idarenin yürüttüğü kamu hizmetinin, kötü işlemesi, geç işlemesi yada hiç işlememesi sebeplerinden birisiyle kusurlandırılmış olması gerekmektedir. Hizmet kusuru, iradi bir işlem yada eylemden kaynaklanabileceği gibi, idarenin dikkatsizliğinden, tedbirsizliğinden ve ihmalinden de kaynaklanabilir. Yine zarar ile idari eylem veya işlem arasında uygun illiyet bağının da bulunması gerekmektedir. Hizmet Kusuru bulunan idarelerin tazminata esas olmak üzere kusur oranlarının belirlenmesi yönünden;

Dosyanın incelenmesinden; davacının, arsa sahibinin ve yapı müteahhidi ile yapıya ilişkin projeler nedeniyle fenni mesuliyet üstlenen kişilerin taşıdığı hukuki sorumluluklar, dikkate alınarak kusurları olup olmadığı hususlarının da irdelenmesi suretiyle kusur oranlamasının yapıldığı ve tazminat miktarının kusur oranları nispetinde davalı idarelere ayrı ayrı yükletildiği anlaşılmakla birlikte, yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen ve hükme esas alınan raporda; davaya konu ...(eski ...) parsel, ...Blok'ta bulunan yapının iskan ruhsatının bulunmadığının belirtilmesi sebebiyle davacının %10 kusurunun bulunduğu,

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin %30, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının %30 ve Avcılar Belediye Başkanlığının da %30 oranında kusurlarının bulunduğu tespitlerine yer verildiği görülmektedir.

Uyuşmazlıkta; aynı maddi olaya ilişkin başka davacılar tarafından açılan tazminat davalarında, farklı Mahkemeler tarafından yine farklı bilirkişi heyetlerine yaptırılan incelemeler neticesinde; olaya ilişkin sorumluluklar üzerinde, farklı parselde olmakla birlikte, ruhsat, ruhsata aykırılık durumu ve 2981 sayılı Af Yasası ile yapı kullanma izni hususları yönünden aynı durumda bulunan yapılara ilişkin aynı veriler değerlendirildiği halde, değişik kusur oranlamaları üzerinden birbiri ile çelişik kararlar verildiği anlaşılmaktadır.

(Örneğin; davaya konu taşınmaz ile benzer durumda olan ve ...sayılı parselde bulunan yapıya ilişkin başka dosyalarda yapılan yargılamalarda -Dairemizin 12.05.2020 tarih ve E:2019/19301, K:2020/4187 sayılı kararı ile onanan ....

İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararı- bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen ve hükme esas alınan raporlar incelendiğinde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin %60, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının %30 ve Avcılar Belediye Başkanlığının da %10 oranında kusurlarının bulunduğu tespitlerine yer verildiği görülmektedir.)

Bu durumda; davaya konu yapıdaki ruhsata aykırılıkların sonradan alınan tadilat ruhsatıyla hukuka uygun hale getirildiği dikkate alınarak söz konusu yapıya ilgili idare tarafından verilmiş veya 2981 sayılı Yasa kapsamında alınmış yapı kullanma izninin olup olmadığı araştırılarak gelecek cevaba göre davacının, arsa sahibinin ve yapı müteahhidi ile yapıya ilişkin projeler nedeniyle fenni mesuliyet üstlenen kişilerin taşıdığı hukuki sorumluluklar dikkate alınarak kusurları olup olmadığı hususlarının da değerlendirilmesi,

bu değerlendirme yapılırken farklı parselde olmakla birlikte, ruhsat, ruhsata aykırılık durumu ve 2981 sayılı Af Yasası ile yapı kullanma izni hususları yönünden aynı durumda bulunan yapılar hakkında hüküm birlikteliğini sağlamak adına, emsal diğer dosyalardaki kusur oranlarına dair bilirkişi incelemeleri de dikkate alınmak suretiyle (gerekirse tüm davalar için aynı bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle) tazminat miktarının kusur oranları nispetinde davalı idarelere ayrı ayrı yükletilmesi gerektiğinden, hesaplanan maddi zararlar ile takdir edilen manevi zararların tazmini yükümlülüğünün davalı idarelere,

kararda belirtilen şekilde yüklenerek hüküm kurulmasında hukuki isabet görülmemiştir.

Bilirkişi raporundaki tazminata ilişkin miktarın belirlenmesi usulü ve tespit dönemi yönünden; Dosya kapsamında yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde, yıkım tarihi olan 23.01.2016 tarihi itibarıyla tazminat hesaplaması yapıldığı anlaşılmaktadır.

Afete Maruz Bölge kararının ...tarihli ve ...sayılı Valilik yazısı ekinde Avcılar Kaymakamlığı'na ve Belediye Başkanlığı'na bildirilmesine ve davaya konu binanın da içinde bulunduğu alandaki yapıların tahliyesine ilişkin yapılan yazışmalar da dikkate alınarak, tahliye tarihinin tespit edilebilmesi durumunda zararın tahliye tarihi itibarıyla hesaplanması, ancak tahliye tarihinin tespit edilememesi durumunda, yıkım tarihinin dikkate alınabilecek olması sebebiyle; tahliye ve yıkım tarihlerinin davalı Belediyelerden araştırılmak suretiyle zararın hangi tarihte ortaya çıktığı Mahkeme tarafından belirlenerek,

maddi tazminat bedeline ilişkin değer tespitinin zarara uğranıldığı tarih itibarıyla tespit edilmesi gerektiği gibi binanın maliyet bedeli tespit edilirken her yıl güncellenen, Mimarlık ve Mühendislik Hizmet Bedellerinin Hesabında Kullanılacak Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkında Tebliğ hükümlerine göre hesaplama yapılması ve bu hesaplama yapılırken dairenin yapı maliyet bedeli belirlendikten ve bu bedelden yıpranma payı düşüldükten sonra, ortaya çıkacak miktara hesap edilen arsa değer kaybının da eklenmesi ve enkaz bedelinin düşülmesi (enkazın davacı uhdesinde kalması durumunda) suretiyle ulaşılması gerekirken;

belirtilen usule uyulmadan yapılan hesaplama ile ortaya çıkan bedel üzerinden tazminata hükmedilmesine dair kararda bu yönden de hukuki isabet görülmemiştir.

Diğer yandan; bozmaya uyularak karar verilmesi halinde; maddi ve manevi tazminata uygulanacak faiz başlangıcı hususunda taleple bağlılık ilkesi dikkate alınarak ıslah edilen kısım için ıslah tarihinden, diğer kısımlar için idareye başvuru/dava tarihinden karar verileceği gibi, bozmaya uyularak yeniden yapılacak yargılama sonucunda yargılama giderleri hususunda da yeniden karar verileceği tabiidir. Bu itibarla, davanın kısmen kabulü, kısmen reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan tarafların temyiz istemlerinin kabulüne,

2. Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan davacının, yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkralarına yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, davacının fazlaya ilişkin maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik kısmının ve davalı idarelerin istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu ...Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA,

3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 22/03/2022 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 6. Daire, E. 2022/302, K. 2022/3418, 22 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. II. (Davalılar)
  4. Vekili
  5. Karşı Taraf
  6. İstemin Konusu
  7. Yargılama Süreci
  8. Temyiz Edenlerin İddiaları
  9. Karşı Tarafın Savunmaları
  10. Danıştay Tetkik Hakimi ...düşüncesi
  11. Türk Milleti Adına
  12. İnceleme Ve Gerekçe
  13. Maddi Olay
  14. İlgili Mevzuat
  15. Hukuki Değerlendirme
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
6. Daire
Esas No
2022/302
Karar No
2022/3418
Tarih
22 Mart 2022

İlgili Kararlar

  • Danıştay 13. Daire E.2022/304 K.2022/1095
  • Danıştay 13. Daire E.2022/305 K.2022/930
  • Danıştay 7. Daire E.2022/305 K.2022/859
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2022/308 K.2022/1066
  • Danıştay 2. Daire E.2022/309 K.2022/1216
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2022/310 K.2022/1170

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.