İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /6. Daire

DANIŞTAY · 6. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 6. Daire E.2023/4728 K.2024/3501

18/11/2022 tarih ve 32017 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Şantiye Şefleri Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2. maddesinde yer alan "e) Şantiye şefi: Konusuna ve niteliğine göre yapım/yıkım işlerini yapı müteahhidi adına…

Esas2023/4728Karar2024/3501Tarih3 Haziran 2024Okuma16 dk · 3.237 kelime

KÜNYE

Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/4728 E., 2024/3501 K.·T.C. Danıştay Altıncı Daire

Karar tarihi
3 Haziran 2024
Esas No
2023/4728
Karar No
2024/3501
Davacı
T... Odası
Vekili
Av. ...
Davalı
...Bakanlığı/ANKARA
Vekili
Hukuk Müşaviri ...
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.237 kelime·16 dk okuma·10 bölüm

Davanın konusu

18/11/2022 tarih ve 32017 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Şantiye Şefleri Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2. maddesinde yer alan "e) Şantiye şefi: Konusuna ve niteliğine göre yapım/yıkım işlerini yapı müteahhidi adına yöneterek uygulayan teknik personeli,” ibaresinin, 3. maddesinin, 4. maddesinde yer alan "(4) Mimar veya mühendis unvanlı şantiye şefleri aynı anda herhangi birisinin " şeklindeki ibarenin ve "(9) Teknik öğretmenler ve teknikerler, meslek alanlarına uygun olarak" ibaresinin,

6. maddesinde yer alan "“a) Şantiye şefinin 6 ncı maddede sayılan koşulları sağlayıp sağlamadığını kontrol eder.” ibaresinin ve "h) Şantiye şeflerinin talebine bağlı olarak, fenni mesullerce denetime ilişkin mimarlık ve mühendislik raporları hazırlanan, yapı sahibi, fenni mesuller ve ilgili idare elemanlarının” şeklindeki ibaresinin iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI

Şantiye şefinin yapıyı, tesisatı, kullanılacak malzemeyi, malzemenin kullanım amacına uygunluğuna dair esası belirlemeyi, projeyi, standardı, teknik şartnameyi bilmesi, mesleki eğitim ve yeterlilikte ve bir meslek odasına kayıtlı olması ve bir meslek odasının denetiminde bulunması zorunluluğunun bulunduğu,

"Plan, fen, sanat, sağlık, çevre şartlarına ve standartlara uygun yapı inşa edilmesine yönelik yapım/yıkım faaliyet ve süreçlerinin takibini sağlamak üzere, şantiye şefi çalıştırılması mecburi yapılara ve yapım/yıkım işlerinde görev alan şantiye şeflerine ilişkin usul ve esasları düzenlemek" amacıyla çıkartılan yönetmelikte bu nitelikleri taşıyan ve kanunla kurulup kamusal niteliği bulunan bir meslek odası mensubu olan içmimarın söz konusu yönetmelik kapsamı dışında tutulması ve dahası meslek ve meslek odası mensubu olmayan,

davaya konu yönetmelikle verilen görev ve yetkilerin gerektirdiği eğitimi almamış olan kişilerin yetkilendirilerek şantiye şefi tanımına dahil edilmesinin mevzuata aykırı olduğu.

1963 yılında kurulan Uluslararası İçmimarlar Konfederasyonunun (IFI) içmimarlık ve tasarımcılık kavramlarını, "iç mekanların seviyeli ve işlevsel olabilmesine ilişkin problemleri tanımlayarak araştıran ve yaratıcılığını ekleyerek çözen; mekan tasarlayan, tasarım analizi yapan, şantiye denetimi, yapı sistemleri, estetik, iç mekana ilişkin konstrüksiyon bilgisi, donatı, malzeme ekipman konusunda bilgi veren; iç mekana ilişkin çizim ve dokümanları hazırlamak üzere eğitim ve deneyim sahibi olan kişidir" şeklinde tanımladığı, mimarlığın zaman içinde farklı uzmanlık alanlarına bölünmesi,

toplumların bilimsel ve teknolojik gelişmeler paralelinde sürekli değişen ve farklılaşan gereksinimlerinden dolayı ortaya çıktığı, temel amacı insanlara sağlıklı, güvenli, işlevsel ve seviyeli mekanlar üretmek olan "İçmimarlık Mesleği"nin Avrupa ülkelerinde, sanat, teknik ve ekonomi açısından en önemli 5 meslek arasında, son derece geniş yetki ve haklara sahip olduğu, iç mimarsız inşa edilen ve tadilata uğrayan binaların, estetik ve fonksiyonel olmadığı, mevcut durumda, iç mimardan yararlanılmadan icra edilen projelerde; estetik ve konforu bulmak adına hacim ve maliyetleri büyüdüğü,

uygun ortamda yangın dayanımı, ısı, nem kaymazlık, renk ve dokusal özellikleri dikkate alınmadan uygun malzeme kullanılamadığı, istenilen kalite, konfor ve güvenlik koşullarının oluşturulamadığı, kamusal mekanların, estetik ve fonksiyonel olmadığı gerekçesi ile kullanıma açılmadan ya da kabul aşamalarının akabinde; tadilata uğradığı, mal alımı kalemlerinden ciddi harcamaların yapıldığı ve bu harcamaların bina toplam maliyetinin %20'sine tekabül ettiği, kamusal yapıların yapı üretim süreci ve tadilatlarında, iç mimar desteği alınmadan yapılan mekan tadilat periyotlarının 5 yıl olduğu,

iç mimarların yapı tasarım üretim ve sürdürülebilirliği süreçlerine dahil edilmesinin tadilat periyodunun 10 yıla çıkartılmasını sağlayacağı, ülkemiz kurumlarının tadilat harcamalarında % 50 tasarruf sağlanacağı, deprem kuşağında yer alan coğrafyamızda en büyük can kayıplarının mobilya ve donanımların altında kalınarak oluştuğu, ülkemizde proje ve uygulama, kusurlarından dolayı ev kazalarında yılda 2500 çocuğun hayatını kaybettiğinin bilimsel bir gerçek olduğu, uzman olmayan ellerce, estetik ve fonksiyonu bulmak adına ciddi harcamalarla oluşturulan, iç mimari kültürümüzü yansıtmayan;

makam odaları, çalışma ofisleri gibi kamusal mekanların, ülkemiz açısından ciddi bir maddi yük ve itibar kaybı oluşturduğu, Anadolu'da binlerce yıllık deneyimlerle oluşmuş kültürel miras, malzeme ve detay zenginliği, mimari rölöve, restorasyon ve restitüsyon projelerinde yeterli düzeyde detay, doku, renk ve 3 boyutlu anlatımların bulunmaması ilgili yasa ve yönetmelikler gereği iç mimarsız icra edilmesinden dolayı uygulamalarda aksaklıklar yaşandığı, kültürel mirasımızın zarar gördüğü, binlerce yıllık iç mimarı geleneğimiz olan künde kari'ler, kalem işleri ve bezemelerin iç mekanlara yansıtılmadığı,

tarihi eserlerimizin kimliksizleştirildiği ileri sürülmektedir.

DAVALININ SAVUNMASI

Şantiye şefliği tanımının 5/2/2008 tarih ve 26778 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinin 3. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendinde yapılarak "Konusuna ve niteliğine göre yapım işlerini yapı müteahhidi adına yöneterek uygulayan, mühendis veya mimar diplomasına sahip teknik personel" olarak tanımlandığı, 29/12/2018 tarih ve 30640 sayılı Resmi Gazete'de yapılan değişiklikle "teknik öğretmen veya tekniker diplomasına sahip teknik personel"in tanıma eklendiği,

16/12/2010 tarih ve 27787 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve dava konusu Yönetmeliğin yerini aldığı gerek mülga "Yapı Müteahhitlerinin Kayıtları İle Şantiye Şefleri ve Yetki Belgeli Ustalar Hakkında Yönetmelik" ve gerekse "Şantiye Şefleri Hakkında Yönetmelik"te aynı esasların takip edildiği, dava konusu düzenlemenin ilk kez getirilmiş bir kural olmadığı, sektörde istikrar kazanmış, bilimsel ve teknik açıdan doğru bir uygulama olduğu, yapı işlerinin planlama, projelendirme ve yapım aşamalarından oluşan karmaşık bir süreç olduğu,

yerleşim yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun gerçekleşmesini sağlamayı amaçlayan 3/5/1985 tarih ve 3194 sayılı İmar Kanununun bu yapılaşma süreçlerinde görev alanların görev, yetki ve sorumlulukları konusunda da hükümler getirdiği, Kanunun "Müelliflik, fenni mesuliyet, şantiye şefliği, yapı müteahhitliği ve kayıtlar" başlıklı 28. maddesinin, yapım öncesi etüt, proje ve tasarım süreçlerini kapsayan müelliflik faaliyetlerini;

yapım süreçlerinde görev alan, şantiye şefliği ve yapı müteahhitliği faaliyetleri ile denetim aşamasında fonksiyon üstlenen fenni mesuliyet faaliyetlerini görev, sorumluluk ve yetki yönünden ayrı ayrı tanımladığı, müelliflik, şantiye şefliği ve fenni mesuliyeti birbirlerinden ayrı faaliyetler olduğundan ikincil mevzuatla düzenlendiği, mevzuata göre şantiye şefinin, üstlenmiş olduğu yapıyla alakalı teknik mevzuat, imalat usulleri ve kullanılan malzeme hakkında bilgi sahibi olması gerektiği, bu teknik mevzuatın dayandığı bilimsel geri plan bakımından temel lisans eğitiminin alınmış olması gerektiği, şantiye şefinin imalatın;

plan, proje, resim ve hesaplarına, fen ve sanat kurallarına, genel şantiye organizasyonu işlerine dair teknik mevzuata uygun olarak yürütebilmesi ve denetleyebilmesi, yapıya ilişkin projeleri okuyup anlayabilmesi, bu amaçla gerekli olan eğitime ve formasyona da sahip olması gerektiği, genel inşaat yapım süreçleri birlikte düşünüldüğünde temelden çatıya kadar ağırlıklı olarak betonarme imalatlar (kaba) ve sıva, boya, yer/duvar kaplaması gibi imilatlar (ince) içeren bir inşaatta, taşıyıcı sistemin imalatı sırasında son derece önemli olan "yapı statiği, malzeme,

betonarme ve farklı yüklerin (düşey/deprem/rüzgar) etkileri" bakımından temel bilgi sahibi olanların şantiye şefliği yapmasının gerektiği, aksi durumda, taşıyıcı sistem imal edilirken gerekli teknik hizmetin görülemeyeceği, gerekli bilgi ve donanıma sahip ehliyet sahibi kişilerin şantiye şefliği yapmasının mümkün olmayacağı, Kahramanmaraş-Pazarcık depreminde de gözlendiği üzere büyük zararların oluşabileceği, iç mimarların uzmanlaşmış olduğu çalışma alanları dikkate alındığında şantiye şefliği üstlenmesinde kamu yararı olmadığı gibi kamunun can ve mal güvenliğini tehlikeye atacağı,

almış oldukları eğitim bakımından teknik gereklere aykırı olacağı, nitekim 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinde şantiye şefi mimar ve mühendislerin, cezaları ve haklarındaki kesinleşmiş mahkeme kararlarının üyesi bulundukları meslek odasına bildirileceği denilirken iç mimarlardan bahsedilmediği, yapı işlerinde proje düzenleme ve fenni mesuliyet sorumluluğu alma ehliyetine sahip bu meslek disiplinleri haricindekiler tarafından şantiye şefliğinin üstlenilmesinin, mesleki eğitim ve iştigal alanları bakımından fen ve sanat kurallarına, bilime ve tekniğe aykırı olduğu,

dava konusu Yönetmelikte yapılan bu düzenlemenin can ve mal güvenliğini sağlamaya yönelik kamu yararı olan bir belirleme olduğu, dava konusu düzenleme ile ilgili olarak ileri sürülen gerekçelerin hiçbirinin yerinde olmadığı, Yönetmelikte sınırlı düzeyde şantiye şefliği yapılmasına olanak sağlanan "teknik öğretmen ve tekniker ünvanlı meslek mensupları"yla ilgili olarak davacının bağlı bulunduğu TMMOB tarafından,

aralarında bu hususu düzenleyen "02/03/2019 tarihli ve 30702 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Şantiye Şefleri Hakkında Yönetmelik'in 4. Maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde yer alan 'veya bunlara ilişkin teknik öğretmen veya tekniker diplomasına sahip teknik personeli' ibaresinin de bulunduğu bazı düzenlemelere karşı açılan davanın Danıştay Altıncı Dairesinin E:2019/13675 K:2022/12015 sayılı kararı ile reddine karar verildiği, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ

İç mekan tasarımına dair iç mimarlığın uğraş alanı ile yapı müteahhidi adına, yapım/yıkım işinin ruhsata ve ruhsat eki etüt ve projelere uygun olarak gerçekleştirilebilmesi için gerekli olan inşaat ve iş organizasyonunu sağlamak, mevzuatın öngördüğü her türlü tedbiri almak, uygulamak ve uygulatmakla sorumlu şantiye şefliği işinin ayrı nitelikte olduğundan dava konusu düzenlemede iç mimarın şantiye şefi olarak belirlenmemesinde hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI ...'İN DÜŞÜNCESİ

Dava, 18.11.2022 tarihli, 32017 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Şantiye Şefleri Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2. maddesinde yer alan "e) Şantiye şefi: Konusuna ve niteliğine göre yapım/yıkım işlerini yapı müteahhidi adına yöneterek uygulayan teknik personeli” ibaresinin, 3. maddesinin, 4. maddesinde yer alan "(4) Mimar veya mühendis unvanlı şantiye şefleri aynı anda herhangi birisinin" ve "(9) Teknik öğretmenler ve teknikerler, meslek alanlarına uygun olarak" ibarelerinin,

6. maddesinde yer alan “a) Şantiye şefinin 6 ncı maddede sayılan koşulları sağlayıp sağlamadığını kontrol eder.” ve "h) Şantiye şeflerinin talebine bağlı olarak, fenni mesullerce denetime ilişkin mimarlık ve mühendislik raporları hazırlanan, yapı sahibi, fenni mesuller ve ilgili idare elemanlarının” şeklindeki ibarelerinin iptali istemiyle açılmıştır.

Davalı idarenin usule ilişkin iddiası yerinde görülmemiştir.

3194 sayılı İmar Kanununun 28. maddesinin 5. fıkrasında, "Fenni mesuller, uzmanlık alanlarına göre yapım işlerinin denetimine ilişkin ayrıntılı bütün belgeler ile mimarlık ve mühendislik hizmetleri raporunu idareye vermek ve yapı kullanma izin belgesini imzalamak mecburiyetindedir.

Yapıya ilişkin bilgiler, ilgili idarece, etüt ve proje müelliflerinin, fenni mesullerin, yapı müteahhitlerinin ve şantiye şefi mimar veya mühendisin üyesi bulunduğu meslek odasına, üyelik kayıtlarına işlenmek üzere bildirilir." 8.fıkrasında, "Yapı müteahhidi ve şantiye şefi;

yapıyı, tesisatı ve malzemeleriyle birlikte bu Kanuna, ilgili diğer mevzuata, uygulama imar planına, ruhsata, ruhsat eki etüd ve projelere, standartlara ve teknik şartnamelere uygun olarak inşa etmek, neden olduğu mevzuata aykırılığı gidermek mecburiyetindedir." hükmü, 38. maddesinin 2. fıkrasında, "Yapıların mimari, statik ve her türlü plan, proje, resim ve hesaplarının hazırlanmasını ve bunların uygulanmasıyla ilgili fenni mesuliyetleri, uzmanlık konularına göre mühendisler, mimarlar ile görev, yetki ve sorumlulukları yönetmelikle düzenlenecek olan fen adamları deruhte eder." hükmü yer almış, 42. maddesinde,

Kanun'a uyulmamasından doğan müeyyideler düzenlenmiş ve maddenin 3. fıkrasında, "18, 28, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 40 ve 41 inci maddelerde belirtilen mükellefiyetleri yerine getirmeyen veya bu maddelere aykırı davranan yapı veya parsel sahibine, harita, plan, etüt ve proje müelliflerine ve gözetmenlerine, fenni mesullere, yapı müteahhidine ve şantiye şefine, ilgisine göre ayrı ayrı olmak üzere ikibin Türk Lirası, bu fiillerin çevre ve sağlık şartlarına aykırı olması halinde dörtbin Türk Lirası, can ve mal emniyetini tehdit etmesi halinde altıbin Türk Lirası idari para cezası verilir." hükmüne yer verilmiştir.

Davacı Oda'nın dava açma nedeninin, meslek odası mensubu olmayan ve davaya konu Yönetmelikle verilen görev ve yetkilerin gerektirdiği eğitimi almamış olan kişilerin şantiye şefi olarak yetkilendirilmesi ve anılan niteliğe sahip olan iç mimarların ise Yönetmelik kapsamı dışında tutulması olduğu anlaşılmaktadır.

İç mimarlık, mekânı kullanan bireylerin yaşam kalitesinin, konforunun artırılmasına, daha yaşanabilir ve güzel mekanların oluşturulmasına, biçimlendirilmesine ve bunun gibi hususlara yönelik bir meslek dalıdır. Şantiye şefiliği ise yukarıda yer alan hükümler uyarınca, malzemeleriyle birlikte yapıyı ve tesisatı İmar Kanununa, ilgili diğer mevzuata, uygulama imar planına, ruhsata, ruhsat eki etüd ve projelere, standartlara ve teknik şartnamelere uygun olarak inşa ettirmek, neden olduğu mevzuata aykırılığı gidermekle ilgili bir görevdir.

Bu durumda inşaatın, imar planına, yapı ruhsatı ve eklerine, özellikle statik ve mimari projeye uygunluğu için gerekli olan inşaat ve iş organizasyonunu sağlamak, mevzuatın öngördüğü her türlü tedbiri almak, uygulamak ve uygulatmakla sorumlu olan şantiye şefinin işinin, iç mimarların uğraş alanından ayrı nitelikte olduğu sonucuna ulaşıldığından, iç mimarların şantiye şefi olarak belirlenmemesine ilişkin dava konusu Yönetmelik düzenlemelerinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

Öte yandan Kanun'un 38. maddesinde, mühendisler ve mimarlar dışında, görev, yetki ve sorumlulukları yönetmelikle düzenlenmek üzere, fen adamlarına da yapıların mimari, statik ve her türlü plan, proje, resim ve hesaplarının hazırlanması ve bunların uygulanmasıyla ilgili fenni mesuliyetin verileceği hükme bağlandığından, tekniker ve teknik öğretmenlerin şantiye şefliği yapabileceğine ilişkin düzenlemede hukuka aykırılık görülmemiştir.

Ayrıca Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 11.03.2021 tarihli, 2020/606 sayılı itirazın kısmen reddine, kısmen itirazın kabulüne ve yürütmenin durdurulması isteminin reddine ilişkin kararında belirtildiği üzere, fen adamlarının basit nitelikteki yapılar için şantiye şefliği yapabileceği açık olmakla birlikte bu konunun iç mimarların şantiye şefi kapsamına alınıp alınmamasına ilişkin bu dava ile bir ilgisi bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

18/11/2022 tarih ve 32017 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Şantiye Şefleri Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2. maddesinde yer alan "e) Şantiye şefi: Konusuna ve niteliğine göre yapım/yıkım işlerini yapı müteahhidi adına yöneterek uygulayan teknik personeli,” ibaresinin, 3. maddesinin, 4. maddesinde yer alan "(4) Mimar veya mühendis unvanlı şantiye şefleri aynı anda herhangi birisinin " şeklindeki ibarenin ve "(9) Teknik öğretmenler ve teknikerler, meslek alanlarına uygun olarak" ibaresinin,

6. maddesinde yer alan "“a) Şantiye şefinin 6 ncı maddede sayılan koşulları sağlayıp sağlamadığını kontrol eder.” ibaresinin ve "h) Şantiye şeflerinin talebine bağlı olarak, fenni mesullerce denetime ilişkin mimarlık ve mühendislik raporları hazırlanan, yapı sahibi, fenni mesuller ve ilgili idare elemanlarının” şeklindeki ibaresinin iptali istemiyle davacı TMMOB İçmimarlar Odası tarafından bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

3194 sayılı İmar Kanunu'nun 28. maddesinin 5. fıkrasında. "Fenni mesuller, uzmanlık alanlarına göre yapım işlerinin denetimine ilişkin ayrıntılı bütün belgeler ile mimarlık ve mühendislik hizmetleri raporunu idareye vermek ve yapı kullanma izin belgesini imzalamak mecburiyetindedir.

Yapıya ilişkin bilgiler, ilgili idarece, etüt ve proje müelliflerinin, fenni mesullerin, yapı müteahhitlerinin ve şantiye şefi mimar veya mühendisin üyesi bulunduğu meslek odasına, üyelik kayıtlarına işlenmek üzere bildirilir.", 8. fıkrasında "Yapı müteahhidi ve şantiye şefi; yapıyı, tesisatı ve malzemeleriyle birlikte bu Kanuna, ilgili diğer mevzuata, uygulama imar planına, ruhsata, ruhsat eki etüd ve projelere, standartlara ve teknik şartnamelere uygun olarak inşa etmek, neden olduğu mevzuata aykırılığı gidermek mecburiyetindedir." hükmü yer almaktadır.

Aynı Kanun'un 38. maddesinin 2. fıkrasında, "Yapıların mimari, statik ve her türlü plan, proje, resim ve hesaplarının hazırlanmasını ve bunların uygulanmasıyla ilgili fenni mesuliyetleri, uzmanlık konularına göre mühendisler, mimarlar ile görev, yetki ve sorumlulukları yönetmelikle düzenlenecek olan fen adamları deruhte eder." hükmüne yer verilmiştir.

İmar Kanunu'nun 28. maddesinin gerekçesinden, kanun koyucunun beşinci fıkra ile, yapının denetim sorumluluğunu üstlenen fenni mesullere, yapının tamamlanmasını tespit bakımından, ayrıntılı tüm belge, mimarlık ve mühendislik hizmetleri raporunu idareye verme ve yapı kullanma izin belgesini imzalama zorunluluğu getirdiği, yapılan bu düzenlemeyle, TS

10970 Yapı Kullanma İzin Belgesi Standardı ile uyum sağlandığı, ayrıca etüt ve proje müellifleri, fenni mesuller, yapı müteahhidi ve şantiye şefi mimar ve mühendislerin görev aldığı yapılara ilişkin bilgilerin, bu kişilerin üyesi olduğu meslek odasına gönderilecek bilgilerin güncel şeklide otokontrolünün hedeflendiği, yapı ruhsatı ve yapı kullanma izninin Ulusal Adres Veri Tabanına dayalı olarak elektronik ortamda düzenlemesi aşamasında meslek odaları, Bakanlık ve Ulusal Adres Veri Tabanı arasında link oluşturulması ve sonucunda sürecin kısaltılmasının amaçlandığı anlaşılmaktadır.

3194 sayılı Kanun'un 44.maddesinin 1.fıkrasının (e) bendinde, "Her türlü inşaat ve tesisat dahil yapım işlerine dair yapı müteahhitlerinin yetki belgelendirilmesi işlemlerine; yapı

müteahhitlerinin iş gruplarına, ihtisaslaşmalarına ve yüklenilecek işin büyüklüğüne göre sınıflandırılmasına ve bunların sahip olmaları gereken asgari eğitim, iş tecrübesi, teknik donanımı ve kapasitesi, mali durumu, idari yapısı ve personel şartları ile niteliklerine; yapı müteahhitlerinin faaliyetlerinin denetlenmesine, kayıtlarının tutulmasına ve değerlendirilmesine; mimar ve mühendis unvanlı şantiye şefi çalıştırılması mecburi ve yapı müteahhidi olmaksızın da yapılması mümkün olan yapılara;

şantiye şeflerine, yapım ve denetim işlerinde istihdam edilecek fen adamlarına ve yetki belgeli ustalara ilişkin usul ve esaslar ile diğer hususlar, Milli Eğitim Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Mesleki Yeterlilik Kurumu, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliğinin görüşleri alınarak, Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmü yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Dosyadaki bilgi ve belgeler ile davalı idare savunmasından, Şantiye şefliği tanımının 5/2/2008 tarih ve 26778 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinin 3. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendinde yapılarak "Konusuna ve niteliğine göre yapım işlerini yapı müteahhidi adına yöneterek uygulayan, mühendis veya mimar diplomasına sahip teknik personel" olarak tanımlandığı, 29/12/2018 tarih ve 30640 sayılı Resmi Gazete'de yapılan değişiklikle "teknik öğretmen veya tekniker diplomasına sahip teknik personel"in tanıma eklendiği,

16/12/2010 tarih ve 27787 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve dava konusu Yönetmeliğin yerini aldığı gerek mülga "Yapı Müteahhitlerinin Kayıtları İle Şantiye Şefleri ve Yetki Belgeli Ustalar Hakkında Yönetmelik" ve gerekse "Şantiye Şefleri Hakkında Yönetmelik"te aynı esasların takip edildiği, dava konusu düzenlemenin ilk kez getirilmiş bir kural olmadığı, sektörde istikrar kazanmış, bilimsel ve teknik açıdan doğru bir uygulama olduğu, yapı işlerinin planlama, projelendirme ve yapım aşamalarından oluşan karmaşık bir süreç olduğu,

yerleşim yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun gerçekleşmesini sağlamayı amaçlayan 3/5/1985 tarih ve 3194 sayılı İmar Kanununun bu yapılaşma süreçlerinde görev alanların görev, yetki ve sorumlulukları konusunda da hükümler getirdiği, mevzuata göre şantiye şefinin, üstlenmiş olduğu yapıyla alakalı teknik mevzuat, imalat usulleri ve kullanılan malzeme hakkında bilgi sahibi olması gerektiği, bu teknik mevzuatın dayandığı bilimsel geri plan bakımından temel lisans eğitiminin alınmış olması gerektiği, şantiye şefinin imalatın;

plan, proje, resim ve hesaplarına, fen ve sanat kurallarına, genel şantiye organizasyonu işlerine dair teknik mevzuata uygun olarak yürütebilmesi ve denetleyebilmesi, yapıya ilişkin projeleri okuyup anlayabilmesi, bu amaçla gerekli olan eğitime ve formasyona da sahip olması gerektiği, genel inşaat yapım süreçleri birlikte düşünüldüğünde temelden çatıya kadar ağırlıklı olarak betonarme imalatlar (kaba) ve sıva, boya, yer/duvar kaplaması gibi imilatlar (ince) içeren bir inşaatta, taşıyıcı sistemin imalatı sırasında son derece önemli olan "yapı statiği, malzeme,

betonarme ve farklı yüklerin (düşey/deprem/rüzgar) etkileri" bakımından temel bilgi sahibi olanların şantiye şefliği yapmasının gerektiği, aksi durumda, taşıyıcı sistem imal edilirken gerekli teknik hizmetin görülemeyeceği, gerekli bilgi ve donanıma sahip ehliyet sahibi kişilerin şantiye şefliği yapmasının mümkün olmayacağı, Yönetmelikte sınırlı düzeyde şantiye şefliği yapılmasına olanak sağlanan "teknik öğretmen ve tekniker ünvanlı meslek mensupları"yla ilgili olarak davacının bağlı bulunduğu TMMOB tarafından,

aralarında bu hususu düzenleyen "02/03/2019 tarihli ve 30702 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Şantiye Şefleri Hakkında Yönetmelik'in 4. Maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde yer alan 'veya bunlara ilişkin teknik öğretmen veya tekniker diplomasına sahip teknik personeli' ibaresinin de bulunduğu bazı düzenlemelere karşı açılan davanın Danıştay Altıncı Dairesinin E:2019/13675 K:2022/12015 sayılı kararı ile reddine karar verildiği görülmektedir.

İç mimarlık mesleği, bir mimari mekânın içinde, kullanıcılara işlevsel, yapısal ve estetik ölçütlere göre en uygun tasarımı sunmak için çözümler üreten meslek dalıdır. Başka bir ifadeyle, mekanların iç mekan tasarımı ve düzenlemesi ile ilgilenen bir disiplin dalıdır. İç mimarlar; estetik, fonksiyonellik, ergonomi ve güvenlik gibi faktörleri dikkate alarak yaşam alanlarını tasarlarlar.

İç mimarların bir bina içinde yer alan mekânların hacim ve yüzeylerini değerlendiren bir boyutta konuya yaklaşmasının yanı sıra, yapı sistemleri, fiziksel çevre kontrolü, aydınlatma, ergonomi, ısıtma, gibi mekân konforu konularında da bilgili olması gerekmektedir. Bu açıdan bakıldığında mesleğin temel amacı, mekânı kullanan bireylerin yaşam kalitesini ve konforunu öne çıkartan tanımlı mekânların, tanımlı işlevlerle, kullanıcı için biçimlendirilmesi ve tasarlanmasıdır.

Bu çerçevede, iç mekan tasarımına dair iç mimarlığın uğraş alanı ile yapı müteahhidi adına, yapım/yıkım işinin ruhsata ve ruhsat eki etüt ve projelere uygun olarak gerçekleştirilebilmesi için gerekli olan inşaat ve iş organizasyonunu sağlamak, mevzuatın öngördüğü her türlü tedbiri almak, uygulamak ve uygulatmakla sorumlu şantiye şefliği işinin ayrı nitelikte olduğundan dava konusu düzenlemede iç mimarın şantiye şefi olarak belirlenmemesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Öte yandan 3194 sayılı İmar Kanununun 38. maddesinde, mühendisler ve mimarlar dışında, görev, yetki ve sorumlulukları yönetmelikle düzenlenmek üzere, fen adamlarına da yapıların mimari, statik ve her türlü plan, proje, resim ve hesaplarının hazırlanması ve bunların uygulanmasıyla ilgili fenni mesuliyetin verileceği hükme bağlandığından, tekniker ve teknik öğretmenlerin şantiye şefliği yapabileceğine ilişkin düzenlemede hukuka aykırılık görülmemiştir.

Ayrıca Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 11.03.2021 tarihli, 2020/606 sayılı itirazın kısmen reddine, kısmen itirazın kabulüne ve yürütmenin durdurulması isteminin reddine ilişkin kararında belirtildiği üzere, fen adamlarının basit nitelikteki yapılar için şantiye şefliği yapabileceği açık olmakla birlikte bu konunun iç mimarların şantiye şefi kapsamına alınıp alınmamasına ilişkin bu dava ile bir ilgisi bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ....-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmasız işler için belirlenen ....-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 03/06/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 6. Daire, E. 2023/4728, K. 2024/3501, 3 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Davanın konusu
  4. Davacının İddiaları
  5. Davalının Savunması
  6. Danıştay Tetkik Hakimi ...'ın Düşüncesi
  7. Danıştay Savcısı ...'in Düşüncesi
  8. Türk Milleti Adına
  9. İnceleme Ve Gerekçe
  10. Maddi Olay
  11. İlgili Mevzuat
  12. Hukuki Değerlendirme
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
6. Daire
Esas No
2023/4728
Karar No
2024/3501
Tarih
3 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay 4. Daire E.2023/4733 K.2024/4026
  • Danıştay 4. Daire E.2023/4735 K.2024/4021
  • Danıştay 4. Daire E.2023/4739 K.2024/4146
  • Danıştay 4. Daire E.2023/4743 K.2024/3621
  • Danıştay 4. Daire E.2023/4745 K.2024/3695
  • Danıştay 4. Daire E.2023/4746 K.2024/3875

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.