KÜNYE
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/7874 E., 2025/5256 K.·T.C. Danıştay Altıncı Daire
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2025
- Esas No
- 2023/7874
- Karar No
- 2025/5256
- Temyiz eden (davalılar)
- 1- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
1.517 kelime·8 dk okuma·7 bölüm
2- ... Belediye Başkanlığı- ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- ... 2- ... VEKİLLERİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU
Danıştay Altıncı Dairesinin 19/12/2019 tarih ve E:2015/7780, K:2019/14827 sayılı bozma kararına uyularak verilen; ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: İstanbul ili, Silivri ilçesi, ... Mahallesi, ... mevkii, ... ada, ... sayılı parselin bulunduğu alana yönelik 05/03/2009 onay tarihli 1/5000 ölçekli Silivri Merkez ve Yakın Çevresi Nazım İmar Planı ile 02/07/2012 onay tarihli 1/1000 ölçekli Silivri İlçesi - TEM Bağlantı Yolu Doğusu ve Batısı ile Yakın Çevresi Uygulama İmar Planının ve parselasyon işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; dosyanın ve yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporun birlikte değerlendirilmesinden, imar planlarının nitelikleri gereği kesinlik içermesi gereken belgeler olması hususu göz önünden bulundurulduğunda, hem planlama alanında yaşayacak nüfusun ve bu nüfusun ihtiyacı olan sosyal altyapı alanlarının tespiti, hem de her bir parsel özelinde yapılaşma koşullarının net ve kesin olarak hesaplanabilmesi için imar planlarında ve plan notlarında muğlak ifadelerin ve hükümlerin yer almaması gerekirken,
uyuşmazlığa konu uygulama imar planı raporunda her bir yapılaşma koşuluna göre alan ve nüfus hesabı yapıldığı halde 3.12 sayılı plan notunda aynı parselde kamuya bedelsiz terk oranına göre değişen oranlarda inşaat emsali kullanılmasının olanaklı hale getirildiği, bedelsiz terkin zorunlu olamayacağı ilkesi gereğince mezkur plan notunun uygulamaya yönelik belirsizliği daha fazla artırdığı ve bu durumun parselasyonu da sakatladığı anlaşıldığından, belirtilen nedenlerle uyuşmazlığa konu imar planların mevzuata, şehircilik ilke ve esasları ile planlama tekniklerine uygun olmadığı,
bu planlara dayalı olarak tesis edilen parselasyon işleminde de hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Mahkeme kararının Dairemiz kararında belirtilen gerekçelerle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İLGİLİ MEVZUAT VE HUKUKİ DEĞERLENDİRME
3194 sayılı İmar Yasası'nın işlem tarihinde yürürlükteki şekliyle 5. maddesinde; nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının;
genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan, uygulama imar planı ise;
tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
Dava konusu işlemler tarihi itibarıyla yürürlükte olan Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmelik'in 3.maddesinin 1.fıkrasında.
"Nazım İmar Planı:(Değişik: RG 2/9/1999-23804) Onaylı halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olan, varsa bölge ve çevre düzeni planlarına uygun olarak hazırlanan ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere 1/2000 veya 1/5000 ölçekte düzenlenen,
detaylı bir raporla açıklanan ve raporu ile bir bütün olan plandır." şeklinde, 2.fıkrasında.
"Uygulama İmar Planı:(Değişik: RG 2/9/1999-23804)Onaylı halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olan ve nazım imar planına uygun olarak hazırlanan ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve esaslarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren ve 1/1000 ölçekte düzenlenen raporuyla bir bütün olan plandır." şeklinde tanımlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile bu planın dayanağı durumundaki 1/5000 ölçekli nazım imar planının dava konusu edildiği, İdare Mahkemesince Danıştay Altıncı Dairesinin 19/12/2019 tarihli, E:2015/7780, K:2019/14827 sayılı bozma kararına uyularak dava konusu işlemlerin iptaline karar verildiği, ancak kararda, diğer hususlara ilişkin açıklama ve değerlendirmelere yer verilmiş ise de, nazım imar planına dair yeterli düzeyde iptal gerekçesine yer verilmediği görülmektedir.
Bu itibarla, uyuşmazlığa konu nazım imar planının, uygulama imar planı düzeyinde yer alması gereken minimum parsel büyüklüğü ve bina yüksekliği gibi ayrıntıları içermesinde mevzuata uygunluk bulunmaması nedeniyle iptalinin gerektiği, dolayısıyla nazım imar planının iptaline karar verilmesi halinde uygulama imar planının ve buna bağlı olarak da parselasyon işleminin iptalinin gerekeceği açık olduğundan, temyize konu İdare Mahkemesi kararında sonucu itibariyle isabetsizlik görülmemiştir.
Danıştay 6. Daire, E. 2023/7874, K. 2025/5256, 23 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama