KÜNYE
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/9144 E., 2025/5258 K.·T.C. Danıştay Altıncı Daire
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2025
- Esas No
- 2023/9144
- Karar No
- 2025/5258
- Temyiz edenler
- I- (DAVACI) ...
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
2.255 kelime·11 dk okuma·12 bölüm
II- (DAVALILAR)
1- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ... Belediye Başkanlığı/... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF : I- (DAVALILAR)
1- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı 2- ... Belediye Başkanlığı II- (DAVACI) ...
İSTEMİN KONUSU
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: İstanbul ili, Silivri ilçesi, ... Mahallesi, ... Sahil mevkii, ... pafta, ... sayılı parselin bulunduğu alana yönelik Silivri Belediye Meclisi’nin ... tarih ve ... sayılı kararı ile kabul edilerek İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nin ... tarihli, ... sayılı kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli Silivri Merkez Sahil Bölgesi Uygulama İmar Planı'nın ve dayanağı 17/10/2017 tasdik tarihli 1/5000 ölçekli Silivri Merkez Sahil Bölgesi Revizyon Nazım İmar Planı'nın iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; dosyanın ve yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporun birlikte değerlendirilmesinden, İSKİ görüşleri dikkate alınarak su kanalları koruma kuşağının dava konusu imar planlarına aktarıldığı, bu kapsamda uyuşmazlığa konu parselin bulunduğu alanlarda, su koruma kuşağına isabet eden bölümlerin park olarak planlandığı,
keşif mahallinde yapılan incelemelerde, D100 Karayolunun kuzeyine konumlanan göletin su biriktirmeye devam ettiği, arazi üzerine su hareketliliğinin bulunduğu ve var olan derenin tarım uygulamaları ve inşai faaliyetler nedeniyle zamanla kaybolduğunun görüldüğü, parselde planlanan 15 ve 10 metre en kesitli taşıt yollarından ilkinin, D100 yan yolun üzerinde çıkacak yükü azaltacak şekilde kurgulanan ve 7,5 km boyunca devamlılık arz eden ana aks olarak planlandığı, ikincisinin ise 15 metrelik yol ile sahil bandı arasında lokal olarak erişim imkanı sunmak amacıyla kurgulandığı,
komşu parsellere mahreç sunduğu ve zaten bir çok noktada kadastral olarak oluşturulduğu, taşıt yollarına ilişkin anılan plan kararlarının benzer şekilde planlama sahasının bütününde de oluşturulduğu, planların kademeliği birlikteliği ilkesine uygun olan ve üst ölçekli planlara aykırılık bulunmayan dava konusu imar planlarının, mevzuat hükümleri, planlama esasları ve teknikleri, şehircilik ilkeleri ve kamu yararına uygun olduğu sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İdari Dava Dairesince verilen kararda; davanın reddi yolundaki Mahkeme kararının 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planı ile getirilen 10 metrelik yola ilişkin bölümü bakımından.
Danıştay Altıncı Dairesinin yerleşmiş içtihatlarına göre, taşıt yolu olan 10,00 metre ve üzerindeki en kesitli yolların ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümünü gösterecek olan 1/5000 ölçekli nazım imar planında yer alması gerektiğinden, dayanak 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planında gösterilmeyen 10 metre en kesitli yolun dava konusu 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planında gösterilmesinin,
uygulama imar planını dayanağı nazım imar planına aykırı hale getirdiği sonucuna ulaşılmış ve dava konusu 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planının bu kısmında planlama ilkelerine ve mevzuata uyarlık görülmeyerek istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına, bu kısım yönünden dava konusu işlemin iptaline.
1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planı ile getirilen 10 metrelik yola yönelik bölümü haricindeki kısmı ile dayanak 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planı yönünden ise; istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, temyize konu kararın redde ilişkin bölümünün usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idareler tarafından, temyize konu kararın iptale dair bölümünün usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
SAVUNMALARIN ÖZETİ
Silivri Belediye Başkanlığı tarafından, temyiz edilen kararın redde yönelik bölümünde bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın belirtilen kısmının onanması gerektiği savunulmaktadır. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Davacının temyiz isteminin kısmen kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının, dava konusu nazım imar planında "dere yapı yaklaşma sınırı", uygulama imar planında "su kanalları koruma kuşağı" olarak öngörülen kısmının bozulması, diğer kısımların onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Bakılan dava, İstanbul ili, Silivri ilçesi, ... Mahallesi, ... Sahil mevkii, ... pafta, ... sayılı parselin bulunduğu alana yönelik Silivri Belediye Meclisi’nin ... tarih ve ... sayılı kararı ile kabul edilerek İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nin ... tarihli, ... sayılı kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli Silivri Merkez Sahil Bölgesi Uygulama İmar Planı'nın ve dayanağı 17/10/2017 tasdik tarihli 1/5000 ölçekli Silivri Merkez Sahil Bölgesi Revizyon Nazım İmar Planı'nın iptali istemiyle açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde de "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir." kuralına yer verilmiştir.
3194 sayılı İmar Yasası'nın işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 5. maddesinde, nazım imar planı, varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Vergi Usul Kanununun uygulanacağı haller" başlıklı 31.maddesinin 1.fıkrası "Bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, dosyanın taraflar ve ilgililerce incelenmesi,
feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler, elektronik işlemler ile ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşma icrasında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır. Ancak, davanın ihbarı Danıştay, mahkeme veya hakim tarafından re'sen yapılır.
Bilirkişiler, bilirkişilik bölge kurulları tarafından hazırlanan listelerden seçilir ve bilirkişiler hakkında Bilirkişilik Kanunu ve 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri uygulanır." hükmünü içermektedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren hâller" başlıklı 266.maddesinde "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir.
(Değişik cümle: 3/11/2016-6754/49 md.) Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz.
(Ek cümle: 3/11/2016-6754/49 md.) Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez.", "Uzman görüşü" başlıklı 293.maddesinde ise "(1) Taraflar, dava konusu olayla ilgili olarak, uzmanından bilimsel mütalaa alabilirler. Sadece bu nedenle ayrıca süre istenemez. (2) Hâkim, talep üzerine veya resen, kendisinden rapor alınan uzman kişinin davet edilerek dinlenilmesine karar verebilir.
Uzman kişinin çağrıldığı duruşmada hâkim ve taraflar gerekli soruları sorabilir. (3) Uzman kişi çağrıldığı duruşmaya geçerli bir özrü olmadan gelmezse, hazırlamış olduğu rapor mahkemece değerlendirmeye tabi tutulmaz." hükümlerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planının "dere yapı yaklaşma sınırı", 1/1000 ölçekli uygulama imar planının ise "su kanalları koruma kuşağı" plan kararı dışındaki bölümleri yönünden;
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, yukarıda belirtilen bölümü usul ve hukuka uygun olup dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planının "dere yapı yaklaşma sınırı", 1/1000 ölçekli uygulama imar planının ise "su kanalları koruma kuşağı" plan kararı yönünden;
Dosyanın ve Dairemizin 23/10/2025 tarihi, E:2021/8243, K:2025/5257 sayılı kararının birlikte incelenmesinden; dava konusu 620 sayılı parselin uyuşmazlığa konu nazım imar planında "dere yapı yaklaşma sınırı", uygulama imar planında "su kanalları koruma kuşağı" olarak öngörüldüğü, davacı tarafından parsele ilişkin plan kararlarında belirleyici rol oynayan derenin, kuru dere vasfında olduğu ileri sürülerek, belirtilen kullanım kararlarına itiraz edildiği,
Dairemizin yukarıda değinilen kararı ile komşu 629 sayılı parsele yönelik olarak uyuşmazlık konusu nazım imar planının iptali istemiyle açılan davada, planda öngörülen dere koruma bandı kararı bakımından, söz konusu dereye dair yeterli araştırma yapılmadan eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğinden bahisle nihai olarak davanın reddi yolundaki İdari Dava Dairesi kararının bozulmasına karar verildiği, anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, dava konusu parseli ve komşuluğunda bulunan 629 sayılı parseli etkileyen derenin aynı dere olması nedeniyle, 629 sayılı parsele yönelik olarak açılan davada, bozma kararından sonra verilecek karar sonucuna göre bu dosyada, gerekirse ek rapor alınmak suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddine ilişkin Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun, 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planı ile getirilen 10 metrelik yola yönelik bölümünün kabulü ile, kararın kaldırılmasına, bu kısım bakımından dava konusu işlemin iptaline; kararın 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planının diğer bölümleri ile dayanağı 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planı yönünden istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının, 1/5000 ölçekli nazım imar planının "dere yapı yaklaşma sınırı", 1/1000 ölçekli uygulama imar planının ise "su kanalları koruma kuşağı" plan kararına dair bölümünde isabet bulunmamaktadır.
Danıştay 6. Daire, E. 2023/9144, K. 2025/5258, 23 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama