İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /7. Daire

DANIŞTAY · 7. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 7. Daire E.1993/2376 K.1995/5572

19.2.1992 tarihinde verilen beyanname üzerine tahakkuk ettirilen 1992 yılı Ocak dönemine ait damga vergisinin, 20.2.1992 tarihinde düzenlenip, aynı tarihte bir zarf içine konulmak suretiyle taahhütsüz olarak posta aracılığıyla gönderilen ve vergi dairesi…

Esas1993/2376Karar1995/5572Tarih21 Aralık 1995Okuma6 dk · 1.165 kelime

KÜNYE

7. Daire 1993/2376 E., 1995/5572 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire

Karar tarihi
21 Aralık 1995
Esas No
1993/2376
Karar No
1995/5572
Temyiz İsteminde Bulunan
Setbaşı Vergi Dairesi Müdürlüğü
Karşı Taraf
... T.A.Ş. Genel Müdürlüğü
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.165 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

İstemin Özeti

19.2.1992 tarihinde verilen beyanname üzerine tahakkuk ettirilen 1992 yılı Ocak dönemine ait damga vergisinin, 20.2.1992 tarihinde düzenlenip, aynı tarihte bir zarf içine konulmak suretiyle taahhütsüz olarak posta aracılığıyla gönderilen ve vergi dairesi kayıtlarına 16.3.1992 tarihinde intikal eden çekle ödenmesi üzerine, söz konusu verginin vadesinden sonra ödendiğinden bahisle hesaplanan gecikme zammının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrini.

6183 sayılı Kanunun 44. maddesinde, anılan kanunun 41. Maddesine göre yapılan ödemelerde çekin tahsil dairesine, postaya veya bankaya verildiği gün ödemenin yapılmış sayılacağının belirtildiği, sözü edilen kanun hükümlerinde, vergi ödemelerine ilişkin çeklerin posta ile gönderilmesi halinde, postanın mutlaka taahhütlü olacağı yolunda bir düzenleme bulunmaması nedeniyle, çeklerin, taahhütlü ya da taahhütsüz olarak postaya verildiği tarihte ödemenin yapılmış sayılacağı, olayda da söz konusu vergi borcunun, 20.2.1992 tarihli olarak düzenlenip, aynı tarihte taahhütsüz posta aracılığıyla gönderilen çekle, vadesinde ödendiğinin kabulü icap ettiği,

dolayısıyla gecikme zammı hesaplanmasında isabet bulunmadığı gerekçesiyle iptal eden ... Vergi Mahkemesinin ... günlü ve E:.... K:... sayılı kararının. 6183 sayılı Kanunun 44. maddesinde açık hüküm bulunmasa dahi, bu tür bir gönderinin, gönderme tarihinin tespiti bakımından mutlaka taahhütlü olması icap ettiği, söz konusu çekin dairelerine geç intikal etmesi nedeniyle gecikme zammı hesaplanmasının yerinde olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : İstemin reddi gerektiği yolundadır.

Tetkik Hakimi ...'nın Düşüncesi : 6183 sayılı Kanunun 41., 42., 43. ve 44. maddelerinin birlikte değerlendirilmesinden, banka veya posta vasıta kılınmak suretiyle, nakden ya da çekle yapılacak vergi ödemelerinin, sıkı kayıtlamalara, bir takım şekil şartlarına tabi tutulduğu, ilgililer hakkında hukuki ve cezai sorumluluklar getirildiği, ödemenin banka aracılığıyla ve çekle yapılması halinde, ilgililerce çekin bankaya ibraz edileceği, çekin, bankaya verildiği gün veya en çok bir gün evvel düzenlenmiş olması gerektiği, daha eski tarihli çeklerin kabul edilemeyeceği, postaya verilen çekler için de aynı hükümlerin geçerli olduğu,

zira söz konusu düzenlemelerde bankaya ve postaya verilenler yönünden hiçbir ayrım yapılmadığı, postaya verilen çeklerin maddedeki şekil şartlarına uygun düzenlenip düzenlenmediğinin posta idaresince inceleneceği, bu şekle uygun olmayan çeklerin kabul edilmeyeceği, ayrıca on günlük vergi dairesine gönderme süresinin Türk Ticaret Kanununun 708.

Maddesi gereğince "çekte keşide günü" olarak gösterilen tarihten itibaren işleyeceği, bütün bu koşulların, postaya verilen çeklerde var olup olmadığının ve çekin kabul edilip edilemeyeceğinin, ancak postaya "ibraz" edilen çekler için mümkün olabileceği, mektup zarfı içinde postalanan çekler için 6183 sayılı Kanunun yukarıda açıklanan amir hükümlerinin uygulanma olanağından söz edilemeyeceği anlaşılmakta olup, çekin postaya verilmesinden, nakdi ödeme yerine geçmek üzere, çekin, ilgili posta merkezine ibrazının amaçlandığı sonucuna ulaşılmaktadır.

Bu itibarla, 6183 sayılı Kanunun, çekin postaya veya bankaya verildiği gün ödemenin yapılmış sayılacağını öngören 44. maddesi hükmünün, çekin, mektup zarfına konulmak suretiyle taahhütlü, ya da taahhütsüz (adi) postayla gönderilmesi halini de kapsadığının kabulü mümkün değildir.

Bu durumda uyuşmazlık konusu ödeme emrini iptal eden mahkeme kararında isabet bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin kubulü ile kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı ...'ın Düşüncesi: İleri sürülen bozma nedenleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1 numaralı bendinde öngörülen nedenlerden hiçbirisine girmediğinden, temyiz isteğinin reddi ile hukuka ve usul hükümlerine uygun bulunan vergi mahkemesi kararının onanması gerekeceği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince işin gereği görüşüldü:

Uyuşmazlık, taahhütsüz olarak (adi posta ile) postaya verilen çekle ödenen vergilere, çekin vergi dairesine ödeme süresinden sonra ulaşması halinde, gecikme zammı uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin bulunmakta, ödeme emrini iptal eden vergi mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun "Hususi ödeme şekilleri" başlıklı 41. maddesinde "Maliye Vekaletinin tayin edeceği yerlerde, nev'ileri mezkur vekaletçe tespit edilecek amme alacaklarının, bu vekaletçe isimleri belirtilecek bankalar delaletiyle veya postaneler vasıta kılınmak suretiyle ödenebileceği, Maliye Vekaletinin bu madde gereğince ödeme yapılmasını ihtiyar ettiği takdirde, ödemenin:

1- Çizgili çek kullanılmak suretiyle,

2- Mükellef hesabından aynı bankadaki ilgili vergi dairesi veya Merkez Bankası hesabına münakale suretiyle,

3- Vergi dairelerinin veya Merkez Bankasının hesabı bulunan bankalara bu daireler hesabına ödeme suretiyle,

4- Postaneler vasıta kılınmak suretiyle yapılmasını düzenlemeye selahiyetli" olduğu hükme bağlanmış, 3418 sayılı Kanunla değiştirilen üçüncü fıkrasında da, "postaneler vasıta kılınmak suretiyle yapılan ödemelerde, yapılan ödemelerin ilgili vergi dairelerine intikal ettirilme süresi, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren azami 10 gündür" denilmiştir.

Aynı maddenin değişik beşinci fıkrasında ise, yapılan ödemelerin süresinde vergi dairelerine intikal ettirilmemesi halinde, söz konusu amme alacağının, tahsilatı yapan P.T.T. kuruluşundan gecikme zammı uygulanmak suretiyle alınacağı, 6. fıkrasında, postane veya posta çek merkezi müdürlüğünün, postane vasıta kılınmak suretiyle yapılan ödemelerin belirlenen sürelerde ilgili vergi dairelerine intikal ettirilmesinden sorumlu oldukları, 7. fıkrasında da tahsilatı yapan ilgili kuruluşların bu görevleri süresinde yerine getirmeyen sorumlularından, ödemeye konu olan kamu alacağının %10'u oranında ayrıca ceza tahsil olunacağı belirtilmiştir.

Bankalar vasıtasıyla yapılan ödemelerde de buna paralel şekilde süre ve müeyyideler konulmuştur.

Söz konusu kanunun 43. maddesinde ise, çeklerin postaya veya bankaya verildiği tarihle veya en çok bir gün önceki tarihle tanzim edilmiş olması gerektiği, daha eski tarihli çeklerin kabul edilmeyeceği, 42. maddesinde çizgili çekle yapılan ödemelerin Ticaret Kanunu hükümlerine tabi olduğu, 44. Maddesinde de,"41. maddeye göre yapılan ödemelerde çekin tahsil dairesine, postaya veya bankaya verildiği, paranın bankaya veya postaneye yatırıldığı .... gün ödeme yapılmış sayılacağı, 42. maddenin 2. fıkrası hükmünün mahfuz olduğu" hükme bağlanmıştır.

Dosyanın incelenmesinden, kanuni süresi içinde verilen 1992 yılı Ocak dönemine ait damga vergisi beyannamesi üzerine tahakkuk eden verginin ödenmesi için, 20.2.1992 tarihli olarak düzenlenen çekin , bir zarf içine konulmak suretiyle vergi dairesine gönderilmek üzere taahhütsüz (adi) olarak postaya verildiği, mektubun vergi dairesine 16.3.1992 tarihinde intikal etmesi üzerine, ödemenin geç yapıldığından bahisle tahakkuk eden vergi üzerinden gecikme zammı hesaplandığı, söz konusu gecikme zammının tahsili amacıyla da yükümlü banka adına ödeme emri düzenlendiği anlaşılmaktadır.

Yukarıda değinilen kanun hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, banka veya posta vasıta kılınmak suretiyle, nakden ya da çekle yapılacak vergi ödemelerinin, sıkı kayıtlamalara, bir takım şekil şartlarına tabi tutulduğu, ilgililer hakkında hukuki ve cezai sorumluluklar getirildiği, ödemenin banka aracılığıyla ve çekle yapılması halinde, ilgililerce çekin bankaya ibraz edileceği, çekin, bankaya verildiği gün veya en çok bir gün evvel düzenlenmiş olması gerektiği, daha eski tarihli çeklerin kabul edilemeyeceği, postaya verilen çekler için de aynı hükümlerin geçerli olduğu,

zira söz konusu düzenlemelerde bankaya ve postaya verilenler yönünden hiçbir ayrım yapılmadığı, postaya verilen çeklerin maddedeki şekil şartlarına uygun düzenlenip düzenlenmediğinin posta idaresince inceleneceği, bu şekle uygun olmayan çeklerin kabul edilmeyeceği, ayrıca on günlük vergi dairesine gönderme süresinin Türk Ticaret Kanununun 708. maddesi gereğince "çekte keşide günü" olarak gösterilen tarihten itibaren işleyeceği,

bu hükümlerin,ancak postaya "ibraz" edilen çekler için uygulanabileceği,mektup zarfı içinde postalanan çekler için 6183 sayılı Kanunun yukarıda açıklanan amir hükümlerinin uygulanma olanağından söz edilemeyeceği anlaşılmakta olup, çekin postaya verilmesinden, nakdi ödeme yerine geçmek üzere, çekin, ilgili posta merkezine ibrazının amaçlandığı sonucuna ulaşılmaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

Bu itibarla, 6183 sayılı Kanunun, çekin postaya veya bankaya verildiği gün ödemenin yapılmış sayılacağını öngören 44. maddesi hükmünün, çekin, mektup zarfına konulmak suretiyle taahhütlü, ya da taahhütsüz (adi) postayla gönderilmesi halini de kapsadığının kabulü mümkün değildir. Bu durumda uyuşmazlık konusu ödeme emrini iptal eden mahkeme kararında isabet bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin kabulüne, mahkeme kararının bozulmasına, bozma kararı üzerine yeniden verilecek kararla birlikte yargılama giderleri de hüküm altına alınacağından, bu hususta ayrıca hüküm tesisine gerek bulunmadığına, 21.12.1995 gününde oybirliği ile karar verildi.

Danıştay 7. Daire, E. 1993/2376, K. 1995/5572, 21 Aralık 1995 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemin Özeti
  4. Türk Milleti Adına
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
7. Daire
Esas No
1993/2376
Karar No
1995/5572
Tarih
21 Aralık 1995

İlgili Kararlar

  • Danıştay 5. Daire E.1993/3084 K.1995/3898
  • Danıştay 7. Daire E.1993/3358 K.1995/5117
  • Danıştay 7. Daire E.1993/3420 K.1995/5568
  • Danıştay 7. Daire E.1993/3607 K.1995/5243
  • Danıştay 7. Daire E.1993/4590 K.1995/4940
  • Danıştay 7. Daire E.1993/4604 K.1995/5517

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.