İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /7. Daire

DANIŞTAY · 7. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 7. Daire E.1993/5131 K.1995/121

3577 SAYILI İTHALATTA HAKSIZ REKABETİN ÖNLENMESİ HAKKINDA KANUNUN 6. VE 7.MADDELERİNİN ANAYASANIN 73.MADDESİNE AYKIRI OLMADIĞI, İHRACATI TEŞVİK BELGESİ KAPSAMINDA İTHAL EDİLEN EŞYA NEDENİYLE DAMPİNGE KARŞI VERGİ ALINMASINDA KANUNA AYKIRILIK BULUNMADIĞI HK.<

Esas1993/5131Karar1995/121Tarih24 Ocak 1995Okuma6 dk · 1.288 kelime

KÜNYE

7. Daire 1993/5131 E., 1995/121 K.

Mercii
Danıştay
Karar tarihi
24 Ocak 1995
Daire
YEDİNCİ DAİRE
Karar Yılı
1995
Karar No
121
Esas Yılı
1993
Esas No
5131
Karar Tarihi
24/01/995
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.288 kelime·6 dk okuma

3577 SAYILI İTHALATTA HAKSIZ REKABETİN ÖNLENMESİ HAKKINDA KANUNUN 6. VE 7.MADDELERİNİN ANAYASANIN 73.MADDESİNE AYKIRI OLMADIĞI, İHRACATI TEŞVİK BELGESİ KAPSAMINDA İTHAL EDİLEN EŞYA NEDENİYLE DAMPİNGE KARŞI VERGİ ALINMASINDA KANUNA AYKIRILIK BULUNMADIĞI HK.<

İzmir Giriş Gümrük Müdürlüğünce tescilli 24.2.1992 gün ve ... sayılı beyanname kapsamı Pakistan menşeli pamuk ipliğinin ithali sırasında alının dampinge karşı verginin iadesi istemiyle açılan davayı.

3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun hükümlerinin, Anayasa'nın 6, 7, 8, 11. ve 73.maddelerine aykırı olduğu yolundaki davacı iddialarının ciddi görülmediği, işin esasında da, 3577 sayılı Kanun ve bu kanuna göre yürürlüğe konulan yönetmelik hükümleri gereğince yayımlanan 90/21 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ ile, 52.05 tarife poızisyonunda yer alan Pakistan ve Hindistan menşeli pamuk ipliği için soruşturma açıldığı,

91/18 sayılı Tebliğ ile de, söz konusu eşyanın Pakistan menşeli olanlarının ithalinde, CİF bedeli üzerinden % 20 oranında teminatın geçici önlem olarak alınmasının kararlaştırıldığı, 91/21 sayılı tebliğin "Geçici Önlemlerin Kesin Olarak Tahsili" bölümünde ise, "Pakistan için açılmış olan soruşturmanın kesin Olarak Tahsili" bölümünde ise, "Pakistan için açılmış olan soruşturmanın kesin önlem alınması kararı ile sonuçlandırılması nedeniyle, İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Karar'ın 4.maddesi uyarınca,

23.9.1991 tarih ve 21002 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin 91/18 sayılı Tebliğ ile Pakistan menşeli soruşturma konusu madde ithilatı için yürürlüğe konulan ve kesin karar ile ilgili bu tebliğin yürürlük tarihine kadar alınmış olan CİF bedelin % 20'si oranındaki teminat şeklindeki geçici önlemler kesin olarak tahsil edilir." yolunda açıklamaya yer verdiği, bu durumda, ithale konu Pakistan menşeli pamuk ipliğinin CİF bedelinin % 20'si oranında dampinge karşı vergi alınmasında isabetsizlik görülmediği,

öte yandan, söz konusu verginin, ithalatta haksız rekabet hallerinde dampinge veya sübvansiyona konu olan ithalatın sebep olacağı haksız rekabete karşı bir üretim dalanın korunması ve piyasa dengesinin bozulmasını önleme amacıyla konulduğu göz önüne alındığında, eşyanın, ihracatı teşvik belgesi kapsamında ithal edilmesinin, anılan verginin alınmasına engel teşkil etmediği,

nitekim, 91/21 sayılı Tebliğin yayımlanmasından sonra verilen ihracatı teşvik belgelerine, "bu belge, dampinge karşı vergiyi kapsamaz" şeklinde şerh konulmak suretiyle konuya açıklık getirildiği gerekçesiyle reddeden ....Vergi Mahkemesinin ... günlü, ... sayılı kararının gerektiği ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

Uyuşmazlık, 3577 sayılı Kanunun, İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulu'nun kuruluş ve görevlerini belirleyen 6.maddesi ile dampinge karşı vergi ve telafi edici verginin konulmasına ilişkin esasları düzenleyen 7.maddesinin, Anayasa'nın 73.maddesine aykırı olup olmadığı, ihracatı teşvik belgesi kapsamında yapılan ithalatın dampinge karşı vergiden muaf tutulup tutulamayacağı noktasından doğmuş bulunmaktadır.

Anayasanın 73.maddesinde aynen; "Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre vergi ödemekle yükümlüdür.

Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı, maliye politikasının sosyal amacıdır.

Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, dediştirilir veya kaldırılır.

Vergi, resim, harç ve benzeri yükümlülüklerin muaflık, istisnalar veya indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Bakanlar Kuruluna verilebilir." denilmektedir.

3577 sayılı Kanunun 6.maddesinin 1.fıkrasında, İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulu'nun oluşumu belirtildikten sonra 2.fıkrasında, Kurulun görevleri; "a- Soruşturma açılıp açılmamasına veya açılmış bir soruşturmanın durdurulmasına karar vermek, b- Soruşturmanın herhangi bir safhasında yeterli delil olması halinde geçici önlem alınmasını Bkanlığa teklif etmek, c- Soruşturma sonuçlarını değerlendirmek, bunun gerektireceği tedbirleri almak,

damping marjı ve/veya sübvansiyon miktarını belirlemek ve alınacak nihai kararları gerekçesiyle birlikte Genel Müdürlüğük (İthalat Genel Müdürlüğü) aracılığıyla Bakanlığın (İthalat Genel Müdürlüğünün bağlı olduğu Bakanlığın) onayına sunmak." şeklinde sayılmış, aynı Kanunun 7.maddesinin 1.fıkrasında ise, "Yapılan soruşturma sonucunda Kurul tarafından belirlenen ve Bakanlıkça onaylanan damping marjı veya sübvansiyon miktarı kadar dampinge konu malın fiili ithalinde dampinge karşı vergi, sübvansiyona konu malın fiili ithalinde ise telafi edici vergi alınır.

Bununla birlikte, dampinge ve/veya sübvansiyona konu ithalat nedeni ile meydana gelen zararın telafisinin, tespit edilen damping marjı veya sübvansiyon miktarından daha az bir miktar veya oranda vergi konulmasıyla mümkün olabileceğinin belirlenmesi halinde bu oran veya miktarda vergi uygulanır." hükmü yer almıştır.

Davacı şirket tarafından, 3577 sayılı Kanunun 6.maddesi ile, damping marjının veya sübvansiyon miktarının belirlenmesi yetkisinin İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulu'na verildiği, kurulun, söz konusu yetkiye dayanarak herhangi bir ülkenin herhangi bir malına istediği oranda ve istediği bir tarihte vergi koyabileceği veya bu vergiyi kaldırabileceği, nitekim bu yetkisinin belirtildiği şekilde kullanıldığına ilişkin örneklerin görüldüğü, öte yandan, anılan kanunun 7.maddesinde ise, kurulunun belirlediği damping marjı kadar vergi veya sübvansiyon miktarı kadar telafi edici verginin fiili ithalat sırasında alınacağının öngörüldüğü,

bu haliyle, 3577 sayılı Kanunun 6 ve 7.maddelirinin, vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklere ilişkin oranların kanunda yer alacağını öngören Anayasa'nın 73.maddesine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

3577 sayılı Kanunun bütünü incelendiğinde, damping marjı veya sübvansiyon miktarı hususunda herhangi bir oran veya miktarın belirlenmediği görülmektedir. Konunun özelliği göz önüne alındığında, böyle bir oran veya miktarın önceden belirlenmesinin mümkün olmadığı da anlaşılmaktadır.

Zira, damping marjı veya sübvansiyon miktarı, ihracatçı ülkelerin tutumuna bağlı olarak, zaman içinde çok büyük farklılıklar gösterebileceği gibi, ülkeden ülkeye veya mal çeşidine göre de büyük farklılıklar gösterdiğinden, oran veya miktarın önceden tespiti ve bir üst sınırın belirlenmesi mümkün değildir. Ancak, bu durum, damping marjı veya sübvansiyon miktarının keyfi bir şekilde belirlenmesi yetkisinin idareye verilmesine gerekçe teşkil etmez.

Anayasa Mahkemesinin benzer bir konuda verdiği ... günlü, E:..., K:... sayılı kararında da belirtildiği üzere, "Anayasa koyucusu, mali yükümlerin kanunla konulmasını emrederken, keyfi ve takdiri uygulamaları önleyecek ilkelerin kanunlarda yer almasını kastettiği süphesizdir.

Bu yapılmadıkça bir mali yüküm, kanunla konulmuş sayılamaz." 3577 sayılı Kanun bu açıdan incelendiğinde, herhangi bir oran veya miktar belirtilmemekle birlikte, idareye (Kurula) keyfi ve sınırsız bir yetkinin de tanınmadığı, damping marjı veya sübvansiyon miktarının tespitine esas teşkil edecek ölçütlerin kanunda yer aldığı anlaşılmaktadır.

Nitekim, anılan kanunun "Tanımlar" başlıklı 2.maddesinin (C) bendinde "ihraç fiyatı", (e) bendinde "normal değer" tanımlandıktan sonra (g) bendinde ise, "Damping Marjı"; "normal değerin" "ihraç fiyatı"nı aştığı miktar olaraktanımlanmak suretiyle damping marjının tespitinde esas alınacak kriterler belirlenmiş bulunmaktadır.

Bu haliyle de, kanunun, damping marjı veya sübvansiyon miktarının tespiti hususunda idareye (Kurula), keyfi ve sınırsız bir yetki verdiğinin kabulü mümkün değildir.

Öte yandan, damping marjı veya sübvansiyon miktarının tespiti hususunda idareye tanınan yetkinin, kanunda belirtilen esaslar dikkate alınmaksızın kullanılması halinde, buna ilişkin idari işlemlere karşı, Anayasanın 125.maddesi uyarınca yargı yoluna gidilebileceği açıktır.

Yukarıda belirtilen nedenlerle, 3577 sayılı Kanunun ilgli hükümlerinin Anayasaya aykırı olduğu yolundaki davacı iddiaları ciddi görülmemiştir.

İhracatı teşvik belgesi kapsamında ithal edilen malların dampinge karşı vergiden muaf tutulup tutulamayacağı hususuna gelince; olay tarihinde yürürlükte bulunan 8.11.1990 gün ve 90/115 sayılı Kararnamenin eki Karar hükümlerine istinaden, İhracatı Teşvik Tedbirlerinin uygulanma usul ve esaslarını belirlemek üzere, Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı tarafından hazırlanarak 13.11.1990 gün ve 20694 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 91/1 nolu İhracatı ve Döviz Kazandırıcı Faaliyetleri Teşvik Tebliği'nin 22.maddesinin 1.fıkrasında, İhracatı Teşvik Belgesine istinaden yapılacak ithalatın,

gümrük vergisi ve buna bağlı olarak ithalde alınan diğer vergi ve fonlardan, ithalde alınan damga vergisi dahil, muaf olduğu belirtilmiş, 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun'un 9.maddesinde ise, dampinge karşı vergi veya telafi edici verginin gümrük idarelerince, ithalde aelınan diğer vergilerden "ayrı" olarak tahsil olunacağı veya teminata bağlanacağı hükme bağlanmıştır.

Yukarıda açıklanan tebliğ ve kanun hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, 91/1 sayılı Tebliğin 22.maddesiyle ihracatı teşvik belgesi kapsamında yapılan ithalata sağlanan istisnanın, gümrük vergisi ve buna bağlı olarak ithalde alınan diğer vergi ve fonlarla sınırlandırılması karşısında, 3577 sayılı Kanunun 9.maddesinde de belirtildiği gibi, gümrük vergisinden "ayrı" olarak tahsil edilen veya teminata bağlanan dampinge karşı vergi veya telafi edici verginin, anılan tebliğ hükmünde belirtilen muafiyet kapsamında olduğunun kabulü mümkün değildir.

Kaldı ki, 3577 sayılı Kanunun, 1.maddede ifadesini bulan "haksız rekabete karşı bir üretim dalının korunması ve/veya piyasanın bozulmasının önlenmesi" amacı ile, dampingli fiyatla ithal edilen bir malın ihracatı teşvik belgesi kapsamında veya bu kapsam dışındaki bir yolla ithalinin, bir üretim dalına vereceği zarar veya piyasanın bozulmasına yapacağı etki bakımından bir farklılık bulunmadığı göz önüne alındığında, ihracatı teşvik belgesi kapsamında yapılan ithalatın dampinge karşı vergiden muaf tutulmasının, kanunun konuluş amacına ters düşeceği şüphesizdir. Bu nedenle, davacı şirketin bu yöne ilişkin iddialarında da isabet görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddine, mahkeme kararının onanmasına karar verildi.

Danıştay 7. Daire, E. 1993/5131, K. 1995/121, 24 Ocak 1995 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
7. Daire
Esas No
1993/5131
Karar No
1995/121
Tarih
24 Ocak 1995

İlgili Kararlar

  • Danıştay 4. Daire E.1993/5947 K.1995/173
  • Danıştay 3. Daire E.1994/90 K.1995/25
  • Danıştay 8. Daire E.1994/1223 K.1995/174
  • Danıştay 8. Daire E.1994/1761 K.1994/4088
  • Danıştay 4. Daire E.1994/3073 K.1995/21
  • Danıştay 8. Daire E.1994/3716 K.1995/297

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.