İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /7. Daire

DANIŞTAY · 7. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 7. Daire E.1997/1721 K.1998/1669

Yükümlü bankanın vadesinde ödenmeyen 1992 ve 1993 yılının muhtelif dönemlerine ilişkin banka ve sigorta muameleleri vergisinin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrine konu vergiler ödendikten sonra, ileride hesaplanacak gecikme zammına esas alınacak…

Esas1997/1721Karar1998/1669Tarih30 Nisan 1998Okuma5 dk · 1.043 kelime

KÜNYE

7. Daire 1997/1721 E., 1998/1669 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire

Karar tarihi
30 Nisan 1998
Esas No
1997/1721
Karar No
1998/1669
Temyiz İsteminde Bulunan
... Bankası T.A.Ş.
Vekili
Av. ...
Karşı Taraf
Beyoğlu Vergi Dairesi Başkanlığı
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.043 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

İstemin Özeti

Yükümlü bankanın vadesinde ödenmeyen 1992 ve 1993 yılının muhtelif dönemlerine ilişkin banka ve sigorta muameleleri vergisinin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrine konu vergiler ödendikten sonra, ileride hesaplanacak gecikme zammına esas alınacak olması bakımından söz konusu ödeme emrinin, vade tarihleri açısından iptali istemiyle açılan davayı.

6183 sayılı Kanunun 51'inci maddesinden bahisle, olayda, davacı banka tarafından ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerinden hesaplanan banka ve sigorta muameleleri vergilerinin vadesinde ödenmediği, ancak söz konusu işlemlerin vergiye tabi olmadığı iddiasıyla açılan davaların yükümlü lehine sonuçlanması üzerine ödenen vergilerin tahakkuk eden başka vergi borçlarına mahsup edildiği, mahkeme kararlarının Danıştay Yedinci Dairesince bozulması neticesinde, vadelerinde ödenmediği görülen vergilerin tahsili amacıyla ödeme emri düzenlendiğinin anlaşıldığı,

ödeme emrine konu vergileri ödeyen yükümlü adına 6183 sayılı Kanunun 51'inci maddesi uyarınca hesaplanan gecikme zammında yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddeden ... Vergi Mahkemesinin ... gün ve E:.... K:...sayılı kararının.

Danıştayın bozma kararı üzerine ödeme emrinde yer alan ve evvelce mahsubu yapılan vergilerin vergi dairesine ödendiği, uyuşmazlığın konusunu, vergi asıllarının ödenip ödenmediği değil, gecikme zammının hangi tarihten itibaren hesaplanacağı hususunun oluşturduğu, dava konusu edilen ödeme emrinde yer alan vergilere mahsup tarihinden değil, Danıştayın bozma kararından itibaren gecikme zammı tatbik edilmesi gerektiği, konunun vergi kanunlarıyla düzenlenmemiş olduğu ve kıyas yoluyla vade tarihi belirlenemeyeceği, konuya açıklık getirilmesi amacıyla Maliye Bakanlığına başvurulduğu, ancak makul sürede cevap verilmediği,

bu suretle bakanlıkça ihtilafın oluşmasına sebebiyet verilmesi nedeniyle kendilerinin sorumlu tutulamayacağı ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Tetkik Hakimi ...'ın Düşüncesi : Dava açma anına kadar mevcut olmayan, hukuk aleminde yer almayan, ileride tesisi muhtemel işlemlerin tesis edilme ihtimali göz önünde bulundurularak, idari davaya konu edilemeyecekleri idare hukukunun temel ilkelerindendir.

Olayda, davanın açıldığı anda, hesaplanmış bir gecikme zammı ve bu gecikme zammının yükümlüden tahsili cihetinde tesis edilmiş bir işlemin mevcut olmadığı anlaşılmakla, ileride hesaplanacak gecikme zammının uygulanacağı sürelerde esas alınacağı endişesiyle, ödeme emrinde yer alan "vade tarihleri" açısından ödeme emrinin iptalinin talep edilmesinde davacının menfaati bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin reddiyle, sonucu itibarıyla yerinde görülen mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı ...'ın Düşüncesi : Davacı bankanın ihtirazi kayıtla verilen beyannamelere göre hesaplanan banka ve sigorta muameleleri vergisinin vade tarihinde ödenmemesi nedeniyle tahakkuk ettirilen gecikme faizinin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrini tasdik eden vergi mahkemesi kararının temyizen bozulması istenilmektedir.

6183 sayılı Yasanın 52. maddesine göre gecikme zammının borcun vadesinden itibaren ödeme tarihine kadar geçen süre için hesaplanacağı belirtilmiştir.

Dosyanın incelenmesinde tahakkuk eden verginin Danıştay bozma kararı üzerine mahkemece tasdik edilerek kesinleştiği anlaşılmış olup, vade tarihinden, ödemenin yapıldığı tarihe kadar geçen süre için uygulanan gecikme faizinin ödeme emri ile istenilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

Açıklanan nedenle temyiz isteminin reddi ile mahkeme kararının onanması gerekeceği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince işin gereği görüşüldü:

Dosyanın incelenmesinden, yükümlü bankaca, zorunlu döviz devrine ilişkin olarak hesaplanan banka ve sigorta muameleleri vergileri ihtirazi kayıtla ödendikten sonra açılan davalarda, sözü edilen işlemlerin vergiye tabi olmadığı yolunda verilen vergi mahkemesi kararlarına istinaden, ödenen bu vergilerin, bankanın diğer dönemlere ilişkin vergi borçlarından mahsup edildiği, ancak, Danıştay Yedinci Dairesince, zorunlu döviz devrinin vergiye tabi olacağı gerekçesiyle mahkeme kararlarının bozulmasından sonra,

mahsup yapılan dönemlere ilişkin olup vadelerinde ödenmeyen banka ve sigorta muameleleri vergilerinin tahsili amacıyla tanzim olunan 9.7.1996 gün ve … takip nolu ödeme emrinin tebliği üzerine 16.7.1996 tarihinde talep edilen vergilerin bankaca ödendiği ve aynı gün açılan davada, vergiler ihtilaf konusu yapılmaksızın, ödeme emrinde yazılı vade tarihinin, mahsup tarihlerine göre belirlendiği, bunun ise gecikme zammının mahsup tarihi esas alınarak hesaplandığı anlamına geldiği,

oysa Danıştayın bozma kararından itibaren gecikme zammı tatbik edilmesi gerektiği, ödeme emrinin bu haliyle kesinleşmesi durumunda, ödeme emrinde yer alan vade tarihlerinden itibaren gecikme zammı ödemek durumunda kalınacağından, vade tarihleri açısından yasaya aykırı olduğu iddiasıyla ödeme emrinin iptalinin talep edildiği, dava açma tarihinde gecikme zammı hesaplandığı ya da hesaplanan gecikme zammının tahsili yolunda işlem tesis edildiği hususunda herhangi bir bilgi, belge ve iddianın bulunmadığı anlaşılmıştır.

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunun 54'üncü maddesinde, ödeme müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının, tahsil dairesince, maddede belirtilen şekillerden herhangi birinin tatbiki suretiyle cebren tahsil olunacağı; 55'inci maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere yedi gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı hüküm altına alınmış; 51'inci maddesinde ise, amme alacağının ödeme müddeti içinde ödenmeyen kısmına gecikme zammı tatbik olunacağı hükme bağlanmış olup, anılan Kanunun 1'inci maddesinde, 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip edilecek alacaklar arasında gecikme zammı yer almıştır.

İptal davasının tanımı, öğreti ve uygulamada, idari işlemler hakkında yetki, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaaleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak yapılmaktadır. Bu tanıma göre; iptal davası açılabilmesi için davacının medeni hakları kullanma ehliyetine sahip olması yeterli değildir. Ayrıca, iptali istenilen idari işlemin davacının menfaatini ihlal ediyor olması da gereklidir. İdari Yargılama Hukukunda, davada taraf olma ehliyetinin bir koşulu olarak kabul edilen menfaat ihlali olmadan iptal davası açılmasına olanak bulunmamaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14'üncü maddesine göre de, idari davada, kesin ve yürütülmesi gerekli bir işlemin varlığı aranılacaktır.

Dava açma anına kadar mevcut olmayan, hukuk aleminde yer almayan, ileride tesisi muhtemel işlemlerin tesis edilme ihtimali göz önünde bulundurularak, idari davaya konu edilemeyecekleri idare hukukunun temel ilkelerindendir.

Olayda, davanın açıldığı tarihte, hesaplanmış bir gecikme zammı ve bu gecikme zammının davacıdan tahsili için tesis edilmiş bir işlemin mevcut olmadığı anlaşılmakla, ileride hesaplanacak gecikme zammının uygulanacağı sürelerde esas alınacağı endişesiyle, ödeme emrinde yer alan "vade tarihleri" açısından ödeme emrinin iptalinin talep edilmesinde davacının korunmaya değer hukuki menfaatinden söz etmek mümkün değildir.

Yükümlüce, her ne kadar, ödeme emrinin bu şekilde kesinleşmesi durumunda, gecikme zammının ödeme emrinde yer alan vade tarihi esas alınarak hesaplanacağı, oysa, vergi mahkemesi kararları doğrultusunda hareket etmeleri sebebiyle Danıştayın bozma kararı tarihi esas alınarak gecikme zammı hesaplanması gerektiği ileri sürülerek ödeme emrinin iptali istenilmekte ise de, bu iddialar, hesaplanan gecikme zammının tahsili amacıyla düzenlenecek işlemin iptali istemiyle açılan bir davada irdelenebileceğinden, bu aşamada, davacının, ödeme emrinin vade tarihine ilişkin kısmı yönünden yasaya aykırı olduğundan bahisle iptalini istemesinde menfaati ve hukuki yararı bulunmamaktadır.

Bu durumda, açılan davanın yukarıda belirlenen sebeplerle reddi gerekirken, istemin özeti bölümünde yazılı gerekçeyle verilen mahkeme kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin reddine; mahkeme kararının onanmasına; … lira maktu karar harcının temyiz edenden alınmasına, 30.4.1998 gününde oybirliği ile karar verildi.

Danıştay 7. Daire, E. 1997/1721, K. 1998/1669, 30 Nisan 1998 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemin Özeti
  4. Türk Milleti Adına
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
7. Daire
Esas No
1997/1721
Karar No
1998/1669
Tarih
30 Nisan 1998

İlgili Kararlar

  • Danıştay 10. Daire E.1997/1790 K.1998/1796
  • Danıştay 3. Daire E.1997/1936 K.1998/1706
  • Danıştay 4. Daire E.1997/2016 K.1998/2272
  • Danıştay 9. Daire E.1997/2060 K.1998/1848
  • Danıştay 4. Daire E.1997/2065 K.1998/2082
  • Danıştay 3. Daire E.1997/2123 K.1998/1901

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.