İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /7. Daire

DANIŞTAY · 7. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 7. Daire E.1997/3729 K.1998/197

1990 yılının Eylül dönemine ilişkin damga vergisinin vadesinde ödenmediğinden bahisle tahakkuk ettirilen ve vergi aslı gibi addolunan gecikme zammının tahsili amacıyla düzenlenerek tebliğ edilen ödeme emrini iptal eden .... Vergi Mahkemesinin ... günlü;…

Esas1997/3729Karar1998/197Tarih26 Ocak 1998Okuma5 dk · 1.025 kelime

KÜNYE

7. Daire 1997/3729 E., 1998/197 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire

Karar tarihi
26 Ocak 1998
Esas No
1997/3729
Karar No
1998/197
Kararın Düzeltilmesini İsteyen
Çankaya Vergi Dairesi Müdürlüğü
Karşı Taraf
... Ziraat ve Ticaret A.Ş.
Vekili
Av. ...
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.025 kelime·5 dk okuma·3 bölüm

İstemin Özeti

1990 yılının Eylül dönemine ilişkin damga vergisinin vadesinde ödenmediğinden bahisle tahakkuk ettirilen ve vergi aslı gibi addolunan gecikme zammının tahsili amacıyla düzenlenerek tebliğ edilen ödeme emrini iptal eden .... Vergi Mahkemesinin ... günlü; E:...; K:...sayılı kararının onanması yolundaki Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 15.5.1996 günlü, E:1996/380; K:1996/1716 sayılı kararının; ödeme emrinde, amme alacağının türü ve miktarının gösterildiği ileri sürülerek düzeltilmesi istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Tetkik Hakimi ...'ın Düşüncesi : Uyuşmazlık, davacı şirket tarafından, beyan üzerine tahakkuk ederek kesinleşen damga vergisinin vadesinden sonra ödenmesi nedeniyle, verginin normal vadesi ile ödeme tarihi arasında geçen süre için hesaplanan gecikme zammının, asıl addolunarak tahsili amacıyla ödeme emri tanzim ve tebliğinden doğmuştur.

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 54'üncü maddesinde, ödeme müddeti içinde ödenmeyen kamu alacağının tahsil dairesince cebren tahsil olunacağı belirtilmiş, 55'inci maddesinde de, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emriyle tebliğ olunacağı, ödeme emrinde borcun asıl ve ferilerinin mahiyet ve miktarları, nereye ödeneceği, müddetinde ödenmediği veya mal bildiriminde bulunulmadığı takdirde borcun cebren tahsil olunacağı gibi ödeme emrinde bulunması gereken şekil şartlarına yer verilmiştir.

Öte yandan; 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51'inci maddesinin 3505 sayılı Kanunun 24'üncü maddesiyle değişen 2'nci fıkrasında, içinde bulunulan yıl sonuna kadar ödenmemiş olan gecikme zammı ile gecikme faizinin, müteakip yılın başından itibaren doğmalarına neden olan amme alacağı gibi addolunması ve tebliğ edilmeksizin tahakkuk etmesi ve üzerinden hesaplandıkları amme alacağı aslına uygulanan hükümlerin aynen uygulanması hükme bağlanmıştır.

Olayda da, dava dilekçesinde, her ne kadar, ödeme emri içeriği borcun mahiyetinin bilinmediği ileri sürülmüş ise de, mahkemece verilen ara kararı üzerine vergi dairesince gönderilen ve dosyada mevcut cevap yazısında, asıl borcun nev'i, tutarı, vadesi, gecikme zammının oranı ve tutarı gibi unsurların gösterilmiş olması karşısında, ödeme emrinde, amme alacağının gecikme zammı yerin, asıl borç gibi, damga vergisi olarak gösterilmiş olmasının, ödeme emrinin iptalini gerektirecek bir şekil noksanlığı olarak kabulü mümkün değildir.

Kaldı ki, vadelerinde ödenmeyen gecikme zammının, müteakip yıl başından itibaren, doğmalarına neden olan vergi aslı gibi addoluması ve vergi aslının tabi olduğu hukuki rejime tabi olması, 6183 sayılı Kanunun 51'inci maddesinin 3505 sayılı Kanun ile değişik (olay tarihinde yürürlükte bulunan) 2'nci fıkrası hükmü gereğidir.

Bu itibarla, karar düzeltme isteminin kabulü ile, düzeltilmesi istenilen karar ortadan kaldırıldıktan sonra, ödeme emrinin, mevcut amme alacağının asıl ve ferilerinin mahiyet ve miktarlarını göstermediği gerekçesiyle iptali yolundaki mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Başsavcısı ...'un Düşüncesi : Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54'üncü maddesinde yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi gerekeceği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince işin gereği görüşüldü:

Karar düzeltme dilekçesinde ileri sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesinin 1'inci fıkrasının (c) bendine uygun görüldüğünden, Danıştay Dokuzuncu Dairesince verilen 15.5.1996 günlü, E:1996/380; K:1996/1716 sayılı karar ortadan kaldırıldıktan sonra işin esası yeniden incelendi:

Uyuşmazlık, davacı şirketin 1990 yılının Eylül dönemine ait damga vergisini, vadesinden sonra, 19.2.1992 tarihinde ödemesi nedeniyle, verginin normal vadesi ile ödeme tarihi arasında geçen süre için hesaplanıp, 6183 sayılı Kanunun olay tarihinde yürürlükte bulunan 51'inci maddesinin 3505 sayılı Kanunun 24'üncü maddesiyle değişik 2'nci fıkrası uyarınca vergi aslına dönüştürülen gecikme zammının tahsili amacıyla ödeme emri tanzim ve tebliğ edilmesinden kaynaklanmıştır.

Söz konusu ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davaya ilişkin dilekçede, yükümlü şirketin, adlarına tahakkuk ettirilen damga vergisi borcunun ödendiği, dolayısıyla, ödeme emri ile istenilen böyle bir borcun bulunmadığı yolundaki iddia üzerine, mahkemece verilen 6.12.1994 gün ve ... sayılı ara kararı ile, uyuşmazlığa konu ödeme emri içeriği amme alacağının 3505 sayılı Yasanın 24'üncü maddesine göre vergi aslına dönüşmeden önceki vergi asıllarının dönemleri itibarıyla miktar ve vade tarihlerinin bildirilmesinin istenildiği;

vergi dairesince gönderilen cevap yazısında, ödeme emrine konu olup asla dönüştürülen gecikme zamlarının oranını, miktarını, asıl addolunan tarihlerini, vadelerini ve uygulandıkları asıl vergiye ilişkin bilgileri içeren ayrıntılı açıklamalara yer verildiği anlaşılmaktadır.

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 54'üncü maddesinde, ödeme müddeti içinde ödenmeyen kamu alacağının, tahsil dairesince cebren tahsil olunacağı belirtilmiş, 55'inci maddesinde de, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emriyle tebliğ olunacağı, ödeme emrinde borcun asıl ve ferilerinin mahiyet ve miktarları, nereye ödeneceği, müddetinde ödenmediği veya mal bildiriminde bulunulmadığı takdirde borcun cebren tahsil olunacağı gibi, ödeme emrinde bulunması gereken şekil şartlarına yer verilmiştir.

Öte yandan; 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51'inci maddesinin 3505 sayılı Kanunun 24'üncü maddesiyle değişen 2'nci fıkrasında, içinde bulunulan yıl sonuna kadar ödenmemiş olan gecikme zammı ile gecikme faizinin, müteakip yılın başından itibaren doğmalarına neden olan amme alacağı gibi addolunması ve tebliğ edilmeksizin tahakkuk etmesi ve üzerinden hesaplandıkları amme alacağı aslına uygulanan hükümlerin aynen uygulanması hükme bağlanmıştır.

Her ne kadar, 6183 sayılı Kanunun yukarıda açıklanan 55'inci maddesinde, borcun asıl ve ferilerinin mahiyet ve miktarlarının ödeme emrinde belirtileceği hüküm altına alınmış ve mahkeme tarafından da, bu hükme dayanılarak, davaya konu ödeme emri, gerçek mevcut amme alacağının asıl ve ferilerinin mahiyet ve miktarlarını göstermemiş olması nedeniyle, kanuni unsurları taşıyan muteber bir belge olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle iptal edilmiş ise de, içinde bulunulan yıl sonuna kadar ödenmemiş olan gecikme zammının asıl gibi addolunması ve onun hukuki rejimine tabi tutulması,

6183 sayılı Kanunun 51'inci maddesinin 3505 sayılı Kanun ile değişik (olay tarihinde yürürlükte bulunan) 2'nci fıkrası hükmü gereği olduğundan, hesaplanan gecikme zammının, ödeme emrinde "gecikme zammı" yerine vergi aslı gibi, "damga vergisi" şeklinde gösterilmesinin, ödeme emrinin ipalini gerektirecek nitelikte bir şekil noksanlığı olarak kabulü mümkün değildir.

Bu itibarla, işin esası hakkında bir karar tesisi gerekirken, ödeme emrinin, 6183 sayılı Kanunun 55'inci maddesinde sayılan unsurları taşımadığı gerekçesiyle iptali yolunda verilen mahkeme kararında isabet görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin kabulüne; mahkeme kararının bozulmasına, bozma kararı üzerine mahkemece yeniden verilecek kararla birlikte yargılama giderleri de hüküm altına alınacağından, bu hususta ayrıca hükümtesisine gerek bulunmadığına, 26.1.1998 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

AZLIK OYU

Dava daireleri ve İdari veya Vergi Dava Daireleri Genel Kurulları kararlarının düzeltme yoluyla yeniden incelenebilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54'üncü maddesine yazılı nedenlerden birinin bulunması ile mümkün olup, dilekçede ileri sürülen nedenlerin ise bunlardan hiçbirine uymaması karşısında, kararın düzeltilmesi isteğinin reddi gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.

Danıştay 7. Daire, E. 1997/3729, K. 1998/197, 26 Ocak 1998 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemin Özeti
  4. Türk Milleti Adına
  5. Azlık Oyu

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
7. Daire
Esas No
1997/3729
Karar No
1998/197
Tarih
26 Ocak 1998

İlgili Kararlar

  • Danıştay 9. Daire E.1997/3810 K.1998/262
  • Danıştay 4. Daire E.1997/4257 K.1998/168
  • Danıştay 1. Daire E.1998/1 K.1998/2
  • Danıştay 1. Daire E.1998/3 K.1998/8
  • Danıştay 8. Daire E.1995/1196 K.1998/489
  • Danıştay 8. Daire E.1995/3162 K.1998/252

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.