KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2016/12533 E., 2021/1467 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 9 Mart 2021
- Esas No
- 2016/12533
- Karar No
- 2021/1467
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Vergi Dairesi Müdürlüğü
- İstemin konusu
- … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının redde ilişkin hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
593 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, vergi inceleme raporuna dayanılarak 2013 yılı Mart ayı 1. dönemi için re'sen tarh edilen özel tüketim vergisi ve tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen vergi ziyaı cezasının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dosyanın incelenmesinden, motorlu kara taşıtı yakıtı perakende ticareti faaliyetinde bulunan davacının iş yerinde yapılan denetim sonucunda yetkili memurlarca tutulan tutanaklar, vergi inceleme tutanağı ve vergi inceleme raporundan, davacının 14/03/2015 tarihi itibariyle işyerinde 35.553,53 litre motorini belgesiz olarak bulundurduğu ve kendisine verilen 10 günlük süre içinde alış belgelerini ibraz etmediği anlaşıldığından,
4760 sayılı Kanun'un 4. maddesinin 3. fıkrasına uygun olarak davacı adına 2013 yılı Mart ayı 1. dönemi için re'sen tarh edilen dava konusu özel tüketim vergisinde ve bu verginin bir katı tutarındaki vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı; dava konusu vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen (özel tüketim vergisinin bir katından fazla olan) kısmında ise;
tekerrür uygulamasına esas alınan cezanın 2012 yılının Ocak ilâ Aralık dönemine ilişkin olmakla birlikte, 26/11/2013 tarihinde kesinleştiği, 2013 yılının Mart için kesilen vergi ziyaı cezasında tekerrüre esas alınmasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, işlemin vergi aslı ve bir katı vergi ziyaı cezasına ilişkin kısmı yönünden davanın reddi, cezanın tekerrüre isabet eden kısmının ise iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Kaydi envanter incelemesinde satış rakamları olarak daha önce başka bir denetim sonucunda elde edildiği iddia edilen rakamların dikkate alındığı, bahsi geçen hesaplama kaydının vergi inceleme raporuna ek yapılmadığı, 15/03/2013 tarihli tutanakta özel yetkili yoklama memurunun imzasının olmadığı, tutanakların eksik, yetersiz ve hatalı olduğu, tutanaklar tutulurken mükellefin bulunmadığı, hiçbir tutanakta imzasının bulunmamasının mükellef haklarının korunmadığı tutanakların işyerinde değil de başka yerde düzenlendiğinin kanıtı niteliğinde olduğu,
yoklama fişi ve tutanağa hiçbir ek (z-raporu, mali hafıza raporu) yapılmamış olması ve mükellef imzasının da bulunmaması tutanağın ispat gücünü ortadan kaldırdığı, yazar kasa fişlerini ve Z raporlarını inceleme elemanlarına ibraz ettikleri, Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 4. maddesinin 3. fıkrasında "belgesiz mal bulundurulduğunun tespiti halinde.." ifadesinin kullanıldığı, "belgesiz mal satın aldıkları" ifadesinin kullanılmadığı ayrıca aynı maddenin 4. fıkrası uyarınca, malı satan hakkında bir işlem yapılıp yapılmadığının tespit edilmediği, suçun maddi unsurunun gerçekleşmediği,
dava konusu cezalı tarhiyatın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın temyize konu hüküm fıkrasının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın temyize konu hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 7. Daire, E. 2016/12533, K. 2021/1467, 9 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama