KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2016/223 E., 2020/5203 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 22 Aralık 2020
- Esas No
- 2016/223
- Karar No
- 2020/5203
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E: … , K: … sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
527 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacının POS cihazı aracılığıyla herhangi bir ticari faaliyete dayanmayan nakit temin etmek suretiyle komisyon karşılığı ikrazatçılık faaliyetinde bulunduğundan bahisle düzenlenen vergi tekniği raporundaki tespitlere dayalı olarak takdir komisyonu kararına istinaden 2011 yılının Ocak ila Nisan dönemleri için resen tarh edilen banka ve sigorta muameleleri vergileri ile kesilen vergi ziyaı cezalarının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dosyanın incelenmesinden; davacının ilgili dönemde aynı mükelleflerden alışı ve satışının bulunduğu, tali bayi olan davacının GSM şirketlerinden kontör alması gerekirken, kendi gibi tali bayilerden kontör alması daha pahalı olacağından ticari teamüllere uygun olmadığı, bunun sebebinin ise, tefecilik faaliyetinin gizlenmesi amacını taşıdığı kanaatini oluşturduğu, 2010 ve 2011 yıllarında davacıdan kredi kartı çekimi yapan bir kısım alıcıların verdiği ifadelerde; "adı geçen mükelleften herhangi bir mal alışlarının olmadığı, adlarına bir belge düzenlenmediği,
kredi kartı borçlarını bir süre ertelemek ve kart borçlarını ödemek amacıyla komisyon ödemesi yaptıklarını, bir kısmını da nakit ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla komisyon ödeyerek nakit olarak aldıklarını" beyan ettikleri, dolayısıyla kredi kartı çekimlerinin gerçek anlamda bir kontör alım-satımı işine dayanmadığı, davacının gerçek faaliyetinin olmadığı, kontörlerin ana bayii veya bölge bayii gibi yerlerden alınıp daha çok kar elde edilmesi söz konusu iken küçük esnaflardan alınması, mal alınan kişiye tekrar malın satılması, kredi kartı çekimlerinin 50-60 bin TL tutarlara kadar çıkması,
nihai tüketicilerin bu tutarlarda kontör almasının ticari teknik icaplar ile hayatın olağan akışına uygun olmaması, davacı ile aralarında husumet olmayan farklı şahısların davacıdan faiz karşılığı borç para aldıkları yönünde birbirine benzer ifade verdiği hususları birlikte değerlendirildiğinde davacının pos cihazlarından komisyon karşılığı ikrazatcılık faaliyetinde bulunduğu, ikrazatçılık faalyetini gizlemek amacıyla fatura düzenlediği sonucuna varıldığından tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı 51 kişiye yapılan kontör satışları arasında 6 kişinin ifadesinin tüm satışlara teşmil ettirilerek tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 7. Daire, E. 2016/223, K. 2020/5203, 22 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama