İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /7. Daire

DANIŞTAY · 7. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 7. Daire E.2016/4511 K.2020/4208

Davacı tarafından, 2009 yılının Nisan, Temmuz, Ağustos ve Eylül dönemlerine ilişkin olarak beyan edilmek suretiyle ödenen özel tüketim vergisinin fazla ve yersiz ödendiği belirtilerek, vergi borçlarına mahsup edilmesi yoluyla iadesine dair talebinin, mal…

Esas2016/4511Karar2020/4208Tarih22 Ekim 2020Okuma6 dk · 1.255 kelime

KÜNYE

Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2016/4511 E., 2020/4208 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire

Karar tarihi
22 Ekim 2020
Esas No
2016/4511
Karar No
2020/4208
Temyiz eden (davalı)
… Vergi Dairesi Başkanlığı (…Vergi Dairesi Müdürlüğü) …
Vekili
Av. …
Karşı taraf (davacı)
… Anonim Şirketi
Vekili
Av. …
İstemin konusu
… Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.255 kelime·6 dk okuma·9 bölüm

Dava Konusu İstem

Davacı tarafından, 2009 yılının Nisan, Temmuz, Ağustos ve Eylül dönemlerine ilişkin olarak beyan edilmek suretiyle ödenen özel tüketim vergisinin fazla ve yersiz ödendiği belirtilerek, vergi borçlarına mahsup edilmesi yoluyla iadesine dair talebinin, mal tesliminde bulunulan mükelleflerden tahsil edilen verginin alıcılara iade edildiğine dair herhangi bir ödeme belgesi ibraz edilmediğinden bahisle reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Dava dosyasının incelenmesinden; davacının, ilgili dönemlerde yurt içinden özel tüketim vergisi mükelleflerinden doğal gaz temin ettiği, alışları sırasında düzenlenen faturalarda özel tüketim vergisi hesaplandığı ve ödediği, satışı sırasında da özel tüketim vergisine tabi olmadığı halde düzenlediği belgelerde özel tüketim vergisi göstermiş olması nedeniyle, yurt içinden temin edilen doğal gaz için özel tüketim vergisinin mükerrer olarak ödendiğinden bahisle, her dönem için özel amaçlı raporlarının davalı daireye sunularak düzeltme talebinde bulunulduğu,

anılan başvuru üzerine davalı idare tarafından özel tüketim vergisinin mükerrer olarak ödendiği hususunun tespit edildiği ve düzeltmenin gerçekleştirildiği anlaşıldığından, vergi alacağı bulunduğu hususu tartışmasız olan davacı tarafından, alacağının vergi borçlarına mahsup edilmesi yolundaki talebinin reddine dair işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından teslim edilen eşya karşılığında tahsil edilen fazla ve yersiz vergilerin alıcılara iade edildiğine dair belgelerin verilmemesi nedeniyle özel tüketim vergisi iade talebinin reddedilmesinin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

İstemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Olayda, teslimleri özel tüketim vergisine tabi olan davacı, söz konusu verginin kanuni ve şekli mükellefi ise de; dolaylı bir vergi olup, yansıtılabilir bir özelliğe haiz olan bu verginin, davacı tarafından verginin yüklenicisi konumundaki nihai tüketicilerden tahsil edilmesi sebebiyle, üzerinde herhangi bir vergi yükü kalmamaktadır. Ayrıca; 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (I) sayılı listede yer alan eşyaya isabet eden özel tüketim vergisinin fazla ödendiği iddia edilen kısmının mükellefine iadesi halinde; bu verginin, imal ve satışa konu edilen eşyanın özelliği ve ticari koşulları itibarıyla, vergi yükü üzerinde kalan nihai tüketicilere ödenmesinin fiilen mümkün olmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.

Bu durum karşısında; davacı tarafından katlanılmayan, vergi yükü üzerinde kalan nihai tüketicilere intikali de fiilen mümkün olmayan verginin davacıya iadesi, sebepsiz zenginleşmeye yol açacağından, tahakkukun iptali suretiyle vergilerin iadesi sonucunu doğuran temyize konu mahkeme kararında isabet görülmemiştir. Bu nedenle, temyiz isteminin kabulü ile anılan husus gözetilmeksizin verilen kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Davacı tarafından, 2009 yılının Nisan, Temmuz, Ağustos ve Eylül dönemlerinde yurt içinden satın alınan doğalgaz nedeniyle mal bedeli ile birlikte ödenen özel tüketim vergisinin verginin mükellefi satıcısı tarafından ilgili dönem beyannamelerinde beyan edildiği, aynı eşyanın yurt içinde davacı tarafından başka şirketlere satışında da verginin alıcılardan yeniden tahsil edilmek ve davacı tarafından da beyan edilmek suretiyle mükerrer olarak bir kez daha ödendiği, fazla ve yersiz ödenen söz konusu özel tüketim vergisi için tanzim edilen özel amaçlı raporlar üzerine,

düzeltme işleminin yapılmasını müteakip davacı tarafından, vergi borçlarının mahsubunu teminen iadesi istemiyle başvurulduğu, İdarece başvuru, davacının mal tesliminde bulunduğu şirketlerden tahsil edilen özel tüketim vergisinin bu şirketlere iade edildiğini gösteren herhangi bir ödeme belgesi sunulmadığından bahisle reddedildiği, işbu işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 1. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, (I) sayılı listedeki malların ithalatçıları veya rafineriler dahil imal edenler tarafından tesliminin bir defaya mahsus olmak üzere özel tüketim vergisine tabi olduğu; 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, Kanuna ekli (I), (III) ve (IV) sayılı listelerde yer alan mallar ile (II) sayılı listedeki mallardan kayıt ve tescile tabi olmayanları imal, inşa veya ithal edenler ile bu malların müzayede yoluyla satışını gerçekleştirenlerin, özel tüketim vergisinin mükellefi oldukları hükme bağlanmıştır.

4760 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 1. fıkrasında, mükelleflerin özel tüketim vergisini satış belgelerinde ayrıca göstermeye mecbur oldukları, vergiye tâbi bir işlem söz konusu olmadığı veya bu Kanun kapsamına giren vergiyi fatura veya benzeri belgelerde göstermeye hakkı bulunmadığı halde, düzenlediği bu tür belgelerde bu vergiyi gösterenlerin, söz konusu vergiyi beyan ve ödemekle mükellef oldukları, bu hükmün Kanuna göre borçlu oldukları vergi tutarından daha yüksek bir tutarı gösteren mükellefler için de geçerli olduğu,

4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri saklı kalmak üzere, (II) sayılı listedeki kayıt ve tescile tâbi olan malların kayıt ve tescil edildikten sonra iade edilmesi hali hariç, malların iade edilmesi, işlemin gerçekleşmemesi, işlemden vazgeçilmesi veya diğer nedenlerle matrahta değişiklik vuku bulduğu ya da yersiz veya fazla vergi hesaplandığı hallerde vergiye tâbi işlemleri yapmış olan mükelleflerin;

bunlarla ilgili borçlandıkları ya da ödedikleri vergiler için değişikliğin mahiyetine uygun şekilde ve meydana geldiği dönem içinde düzeltme yapabilecekleri, bu vergiden mahsup edebilecekleri veya iade talebinde bulunabilecekleri, (II) sayılı listede yer alan kayıt ve tescile tâbi olan mallar için dönem şartının aranmayacağı, şu kadar ki, iade olunan malların fiilen işletmeye girmiş olmasının, yersiz veya fazla ödenen verginin alıcıya iade edilmesinin ve bu işlemlerin defter kayıtları, belgeler ile beyannamede gösterilmesinin şart olduğu hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanuna ekli (I) sayılı listede yer alan doğal gazın yurtiçinden temin edilmesi suretiyle satışıyla iştigal eden davacının bu faaliyetinin özel tüketim vergisine tabi ve davacının da verginin mükellefi olduğu tartışmasızdır. Kanunda, alıcılardan tahsili suretiyle beyan edilen; ancak, olayda olduğu gibi yersiz ve fazladan tahsil ve beyan edildiği anlaşılan verginin mükellefine iadesi, söz konusu verginin, davacı tarafından vergi yükü üzerinde kalan alıcılara iade edilmesi şartına bağlanmıştır.

Öte yandan. Vergi Hukukunda, yansıtılabilir olup olmamasına göre, vergiler dolaylı ve dolaysız olarak ikili ayrıma tabi tutulmaktadır.

Vergiyi ödeyen kanuni mükellefin, ödediği vergiyi başkasına devredebildiği; diğer bir ifadeyle, vergiyi ödeyen ile vergi yüküne nihai olarak katlananların aynı kişiler olmadığı, özel tüketim vergisinin de dahil bulunduğu, dolaylı vergilerde, vergi yükünün, çeşitli ekonomik durumlardan yararlanılmak suretiyle, başkalarına devredilmesi sebebiyle, nihai katlanıcısı olmamasına; yani, vergiyi kendi malvarlığından ödememesine karşın;

vergilendirme işleminde vergi İdaresinin muhatabı konumunda olan mükellef, verginin zamanında ve eksiksiz bir biçimde Hazineye intikalinin sağlanması gibi maddi yükümlülüğü yanında, beyannamenin zamanında verilmesi gibi şekli yükümlülüğü de bulunan kişidir.

Olayda; satış bedeliyle birlikte alıcılardan tahsil edilmesi sebebiyle davacı üzerinde herhangi bir vergi yükü kalmamaktadır.

Bu bakımdan, 4760 sayılı Kanuna ekli (I) sayılı listedeki mallara isabet eden ve yersiz ve fazla ödendiği anlaşılan ancak, davacı tarafından katlanılmayan, özel tüketim vergisinin vergi yükü üzerinde kalan şirketlere ödendiğine dair ödeme belgeleri sunamayan davacıya iadesine, anılan Kanunun 15. maddesinin yukarıda yer verilen 1. fıkrası hükmü nedeniyle hukuken olanak bulunmadığı gibi, dava dilekçesi ekinde sunulan yazılarla vergi yüküne katlandığı görülen şirketler tarafından vergi kadar tutarın malın maliyet unsuru olarak değerlendirildiğinin belirtilmesi nedeniyle bunlara intikalinin de fiilen mümkün olmadığının anlaşılması karşısında,

söz konusu verginin davacıya iadesi, sebepsiz zenginleşmeye yol açacağından, bu husus gözetilmeksizin verilen temyize konu mahkeme kararında yasal isabet görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/10/2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY

Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddedilerek kararın onanması gerektiği oyuyla, Daire kararına katılmıyorum.

Danıştay 7. Daire, E. 2016/4511, K. 2020/4208, 22 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava Konusu İstem
  4. Temyiz Edenin İddiaları
  5. Karşı Tarafın Savunması
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. Maddi Olay
  9. İlgili Mevzuat
  10. Hukuki Değerlendirme
  11. (X) Karşı Oy
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
7. Daire
Esas No
2016/4511
Karar No
2020/4208
Tarih
22 Ekim 2020

İlgili Kararlar

  • Danıştay 7. Daire E.2016/4520 K.2020/4074
  • Danıştay 7. Daire E.2016/4536 K.2020/4030
  • Danıştay 7. Daire E.2016/4592 K.2020/4308
  • Danıştay 7. Daire E.2016/4611 K.2020/3671
  • Danıştay 7. Daire E.2016/4628 K.2020/3672
  • Danıştay 7. Daire E.2016/4629 K.2020/3670

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.