KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2018/62 E., 2021/4718 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2021
- Esas No
- 2018/62
- Karar No
- 2021/4718
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü) …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- İstemin konusu
- … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
904 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
Dava Konusu İstem
… Petrol Enerji Nakliyat Sanayi Ticaret Limited Şirketine ait 2012 yılının Haziran ilâ Ekim dönemlerine ilişkin ödenmemiş özel tüketim vergisinden kaynaklanan ve ihtiyati olarak tahakkuk ettirilen amme alacağının tahsilini güvence altına almak amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 13. maddesinin 1. ve 3. fıkraları uyarınca, şirket ortağı sıfatıyla davacı adına alınan ihtiyatı haciz kararının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 13. maddesinde yer alan düzenlemenin, kamu alacağının cebren tahsiline yönelik olmadığı, icrai muamelelere başlanmadan önce tahsile konu amme alacağının korunmasına yönelik işlemleri içerdiği, bu düzenlemede esas amme borçlusu olmayan şirket ortağı adına teminat isteme, ihtiyati haciz ve ihtiyati tahakkuk gibi amme alacağının korunmasına ilişkin işlemlerin uygulanabileceğine dair bir açıklamanın yer almadığı, dolayısıyla, korumaya yönelik olan bu işlemin muhatabının asıl borçlu şirket olduğu,
kesinleşmemiş ya da asıl kamu borçlusu şirketten tahsil olanağı bulunan vergi borçlarından dolayı, kanuni temsilciler ve ortaklar hakkında bu hükmün uygulanamayacağı, kamu borçlusu şirket yönünden tahsil olanağının devam ettiği anlaşıldığından, henüz amme borçlusu sıfatı taşımayan davacı adına alınan ihtiyati haciz kararında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Şirket ortağı olan davacının asıl borçlu şirketin ödenmemiş vergi borçlarından dolayı sorumluluğuna gidilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'İN DÜŞÜNCESİ : Mahkemece, ihtiyati haciz koşullarının varlığı yönünden yapılacak incelemenin sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, kamu alacağının gerçek borçlusu şirket tüzel kişiliği hakkında uygulanabilecek olan ihtiyati haciz hükümlerinin bu aşamada ortaklar için uygulanamayacağı gerekçesiyle davaya konu ihtiyati haciz işleminin iptal edilmesinde ve bu karara yönelik istinaf başvurusunun reddedilmesinde hukuki isabet bulunmadığı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
… Petrol Enerji Nakliyat Sanayi Ticaret Limited Şirketine ait 2012 yılının Haziran ilâ Ekim dönemlerine ilişkin ödenmemiş özel tüketim vergisinden kaynaklanan ve ihtiyati olarak tahakkuk ettirilen amme alacağının tahsilini güvence altına almak amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 13. maddesinin 1. ve 3. fıkraları uyarınca, şirket ortağı sıfatıyla davacı adına alınan ihtiyatı haciz kararının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 5766 sayılı Kanun'la değişik 35. maddesinin 1. fıkrasında, limited şirket ortaklarının şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacağı ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacağı.
2. fıkrasında, ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahısların devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden 1. fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulacağı. 3. fıkrasında ise, amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahısların, amme alacağının ödenmesinden 1. fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulacağı kurala bağlanmıştır.
6183 sayılı Kanun'un 3. maddesinde, amme borçlusu teriminin; amme alacağını ödemek mecburiyetinde olan hakiki ve hükmi şahısların yanında bunların kanuni temsilcilerini de ifade ettiği belirtilmiş.
9. maddesinin 1. fıkrasında, 213 sayılı Kanun'un 344. maddesi uyarınca vergi ziyaı cezası kesilmesini gerektiren haller ile 359. maddesinde sayılan hallere temas eden bir amme alacağının salınması için gerekli muamelelere başlanmış olduğu takdirde vergi incelemesine yetkili memurlarca yapılan ilk hesaplara göre belirtilen miktar üzerinden tahsil dairelerince teminat isteneceği.
13. maddede ihtiyati haczin, maddede sayılan hallerden herhangi birinin mevcudiyeti halinde hiçbir müddetle mukayyet olmaksızın alacaklı amme idaresinin mahalli en büyük memurunun kararıyla derhal uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bu hükümlere göre, şirketin borcu nedeniyle sorumluluğu olan ve bu Kanun hükümleri gereğince takibi mümkün bulunan kanuni temsilcilerin veya ortakların amme alacaklısı idareye karşı amme borçlusu sıfatını haiz olduğu açıktır.
Öte yandan, sözü edilen düzenlemeler uyarınca, teminat istenilmesi ve ihtiyati haciz kararı alınabilmesi için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 344 ve 359. maddelerinde sayılan hususlara ilişkin bir kamu alacağının salınması yolunda gereken işlemlere başlanılması yeterli görülerek, süreyle sınırlı olmaksızın ihtiyati haczin uygulanacağı kurala bağlandığından ve şirket borçlarından sorumlu olan ortakların; aynı zamanda bu borçlardan ihtiyati haciz aşamasında da sorumlu tutulabileceklerinden, kamu alacağının asıl borçlusu şirketin yüzde 10 hisseye sahip ortağı olduğunda ihtilaf bulunmayan davacı hakkında ihtiyati haciz kararı alınması açıklanan hukuki duruma aykırılık taşımamaktadır.
Bu bakımdan, Mahkemece, ihtiyati haciz koşullarının varlığı yönünden yapılacak incelemenin sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, kamu alacağının gerçek borçlusu şirket tüzel kişiliği hakkında uygulanabilecek olan ihtiyati haciz hükümlerinin bu aşamada şirket ortakları için uygulanamayacağı gerekçesiyle davaya konu ihtiyati haciz işleminin iptal edilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.
X- KARŞI OY
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan mahkeme kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle de uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, mahkeme kararının onanması gerektiği oyu ile, karara katılmıyoruz.
Danıştay 7. Daire, E. 2018/62, K. 2021/4718, 11 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama